BOZDAĞLAR TURU 30 HAZİRAN - 04 TEMMUZ 2015 (3 NCÜ GÜN OVACIK-TURGUTLU-HORZUM YAYLASI-SUBATAN YAYLASI-GÖLCÜK GÖLÜ)

                      BOZDAĞLAR TURU 30 HAZİRAN- 04 TEMMUZ 2015




İki gündür kırk ikindi yağmurları peşimizi bırakmadı.İlk gün Helvacı-Dağtekke arası yağmura yakalanmıştık.Dün de Dereköy' den Ovacık Yaylasına kadar iyi yağmur yedik.Yağmur gece de hiç durmadı sabaha kadar yağış devam etti.Çadırları sundurma altına kurduğumuzdan,kendimizi koruma altına almış olduk.Sabahleyin  çadır kurutma derdi ile uğraşmamış olduk.
Sabah kalktığımızda yağmur dinmişti ama her yer sırılsıklamdı,üstelik yağmur bulutları etrafımızda dolaşıyordu.Bizde tedbiri elden bırakmamak için eşyaları iyice sardık.Yağmur sonrası havanın güzel kokusunu içimize çekerek kahvaltımızı da yaptık.
Tesis sahibi Gökhan ve babasının konukseverliğini de unutmamak gerek.
Tesis sahipleri ile de veda zamanı deyip vedalaştık.
Sıra şimdi yola çıkmaya geldi. Rota belli yolumuz yine indili çıktılı olacak,700 metreden Turgutlu'ya inip,tekrar yukarı çıkarak 700 ile 1000 rakımlardaki yaylaları ve köyleri gezeceğiz.
Bakalım bu gün bize neler getirecek.


3 ncü Gün 02 Temmuz 2015  Ovacık-Turgutlu-Horzum Yaylası-Subatan Yaylası-Gölcük gölü.




Ovacık Yaylası Kamp Yerimiz.
Bütün gece yağan yağmur havayı da soğutmuş.Sabahleyin ıslak ve serin havaya uyanıyoruz.Dinlenmiş ve neşeli bir şekilde güne merhaba diyoruz.
Kamp yerimiz, Ovacık Yaylasında bulunan Vadi Dinlenme Tesisinin sundurma altı oldu.
Tesis sahibi Gökhan ve babasının konukseverliği bizi ıslanmaktan kurtardı.

Akşam yediğimiz kuru fasulyede güzeldi hani.

Ovacık Yaylası Ve Tepeler.
Kavak ağaçlarının tepelerinin kesildiğini görünce şaşırıyoruz.Ama gerçeği öğrenince yapılmalıydı diyoruz.Kış çetin geçtiğinden tüm kavak ağaçları eğilmiş ve tepeleri kırılmış, o yüzden bu şekil de budayarak kurtarmaya çalışmışlar.Islak bir günün getirdiği bulutlar arka plandaki Dededağ' ın uzantısı üzerinde büyüleyici güzellik sunuyor.


Paşa Çeşmesi.
Ovacık'a gelip te Paşa Çeşmesinden su içmeden olmaz.

Paşa çeşmesinin önünde küheylanım tüm haşmeti ile poz veriyor.
Bu çeşme 19 Aralık 1932 tarihinde İzmir Valisi Kazım Dirik tarafından yaptırılmış olup,hala şahane suyu geçenleri serinletiyor.Nice akmayan çeşmeleri gördükten sonra bu çeşmenin akması mutluluk verici.


Ovacık Yaylası.
Yayladan Turgutlu yönüne hareket ediyoruz.

Hafif çıkış,iniş ve biraz daha çıkarak bir süre yol alıyoruz.Güzel bir noktadan arkamıza Ovacık Yaylasına son bir defa daha bakıyoruz.
Ovacık yaylası sabah pusunu daha üzerinden atamamış.Yağmur sonrası bir başka güzel oluyor buraları.


Seyirtepe Hatırası.
 Buranın adı bu olmasa da Ovacık yaylasına veda edişimizin akabinde öyle bir noktaya ulaşıyoruz ki,biz tam tepe noktasında iken Turgutlu ovası tam altımızda görünüyor.

Bundan sonra son hız ovaya ineceğiz.
Karşıda görünen tepeler ise bizim gidiş yönümüz olacak.
Baattin ile beraber pek poz vermediğimiz aklımıza geliyor ve ekip arkadaşım ile bu pozumuzu günün önemine binaen veriyoruz.


Seyirtepe Ve Ben.
Sarılar üzeri Turgutlu ovasına inmeden son bir poz verip yolumuza devam ediyoruz.
Biraz havamız olsun değil mi?


Sarılar Yolunda.
Biraz hızlı indim galiba!!!
Sarılar' ın biraz üzerinde su kenarında arkadan gelen Baattin Şimşek'i bekliyorum.
Fırsattan istifade bir kare poz çekmek şart oluyor.

Su kenarlarını her zaman sevmişimdir.

Sarılar Köyü ve Turgutlu Ovası.
Artık ovaya inmek üzereyiz, az kaldı.
Bu iniş anında bir poz çekip yolumuza devam ediyoruz.

Sarılar köyüne gelince eski Kemalpaşa-Turgutlu yoluna çıkıp sağa Turgutlu yönüne dönüyoruz.
Bundan sonraki ilk hedefimiz Turgutlu olacak.

Yine Çıkış Zamanı!!!!
Sarılar-Turgutlu arası 10 km,bu yolu hızlı bir şekilde alıp Turgutlu'ya ulaşıyoruz.
Turgutlu içinde kısa bir mola ve ihtiyaç temininden sonra Salihli yönüne ana yoldan 10 km daha yol alarak Çıkrıkçı köyü kavşağına geliyoruz.
 Bu yol ayrımından sonra bugünün asıl turu başlıyor.Yaylalar ve rampalar bizi bekliyor.
Ovaya veda edip yine Bozdağlar' a tırmanmaya başlayacağız.
Yaylaları bir bir geçmeyi hedefliyoruz.


Armut Hasadı.
Çıkrıkçı köyünü geçer geçmez hafiften tırmanmaya başlıyoruz.İlk tırmanma ile beraber kıvamına gelmiş armut ağaçları ile karşılaşıyoruz.
 Alt daldakileri Baattin kolayca topluyor!!!!! Üstekileri bırakıyoruz.....
Tamda rampa başında olması bize ilaç gibi geldi.

Çıkrıkçı Köyü.
Çıkrıkçı köyünü gerilerde bırakıp,Sivrice köyüne doğru tırmanmaya devam ediyoruz.
Bu tırmanma başlangıcında geride kalan Çıkrıkçı köyüne el sallıyoruz.

Çıkrıkçı-Sivrice Yolundan.
Sağ yanımızdaki tepenin yapısı ilgimizi çekiyor.
Değişik bir yapıya sahip olan bu tepeyi fotoğraflamayı ihmal etmiyorum.

Sivrice Yolunda Bir Vadi.
Vadinin ismini bilemedim.
Sivrice tırmanışı anında sağ yanımızda bu güzel vadi görünümü ile karşı karşıya kalıyoruz.
Bu vadinin ve tepenin öteki yanı Ayvacık ve Güney Yaylası.



Sivrice Köyü Çocukları.
Sivrice köyüne 1 km kala karnımız açıkmış bir şekilde havuzlu çeşme başında mola verip kendimize yemek ziyafeti çekiyoruz.Yemek sonrası,
tam malzemeleri toplamışken bu bisikletli afacanlar tüm gürültü ve ihtişamlarıyla  havuzlu çeşme başına, yanımıza geldiler.Kısa bir tanışma ve muhabbet faslından sonra, asıl ne için geldiklerini öğrendik.


Çocukların Havuz Sefası.
Bisikletlerini fırlatan afacanlar doğru havuza daldı.

Bizim orada olduğumuzu bile unuttular.
Havuz içinde de poz verdiler ama buraya koymak bana etik gelmedi, o yüzden onları sildim.
Bu pozu koymayı uygun buldum.
Köy yerinde nerede su bulursa çocuklar oraya dalar hesabı,havuza daldılar.
O kadar oyuna dalmışlar ki ,bir kısmı veda edişimizi bile umursamadı!!!!


Sivrice Vadisi.
Sivrice Köyünün dışına çıkar çıkmaz bu doğa güzelliği ile karşılaşıyoruz.
Sivrice Köyünün hemen altında bu güzelim vadi Baktırlı yönüne doğru uzanıyor.
Biz vadinin sağ yanından yine yukarı tırmanmaya devam ediyoruz. Tahminime göre en uzaktaki sivri tepeye tırmanacağız.
Sivrice köyü 580 rakıma sahip.

Sivrice-Baktırlı yolu.
Soğucaksu deresini geçiyoruz,Soğucaksu mevkiinden Baktırlı istikametine çıkışımız devam ediyor.

Bu çıkış anını Baattin' in bu pozu çok iyi anlatıyor.

Yol Ayrımı.
Mezarlığı geçince tepe noktasında yol ayrımı bize gideceğimiz yolu gösteriyor.

Tabii burada da karşılama mangası bizi karşılıyor.2 tane köpek bize uzun uzun havladı ama bizi zararsız görünce peşimizi bıraktılar.
Baktırılı yolunu bırakıp Horzum tarafına devam edeceğiz.
Artık bundan sonraki hedefimiz Horzum Yaylası olacak.


Baattin Şimşek'in Horzum Yaylasına bakışı.

800 rakımlı Baktırılı kavşağından 1,5 km tırmandıktan  sonra 950 rakımlı bu tepeye gelince altımızda Horzum Yaylası beliriyor.
Bu güzel manzara karşısında bir soluklanma yapmak hakkımız diye düşünüyoruz.

Aşağısı muhteşem gözüküyor. 
Hakikaten öylemi yakın zaman da göreceğiz.

Horzum Yaylasındayız.
1.5 km lik güzel bir iniş ile 800 metredeki Horzum Yaylasına ulaşıyoruz.
Vitesleri küçültüp,aheste aheste yaylayı katediyoruz.

Sol yanımızda ara ara Kelebek Deresi gözüküyor.Önümüzde yaylaya ismini veren Horzum köyü var,istikametimiz Horzum köyü olacak.


Köydeyiz.
O kadar yol katettik,yorulduk biraz soluklanmak ve bir şeyler içmek için köye giriyoruz.
Köye giriyoruz ama maalesef bakkal kapalı,kahvede de ramazan ayı dolayısıyla içecek bir şey yok.

Allah'tan su var takviyemizi yapıp yola devam ediyoruz.



Horzum' dan Çamyayla' ya..
Horzum' dan çıkıp Çamyayla yönüne devam ediyoruz.Küçük bir tepeyi aşıyoruz.Tepeden bakınca aşağıda bir yol çatalı var ve tam karşımızda da Keldağ bize bakıyor.

Yukarıdan baktığımıza göre sola giden yol bizim kullanacağımız Çamyayla yolu,düz Keldağ istikametine  giden  yol  ise Suçıktı yönüne giden yol.



Çamyayla Yolunda Kiraz Hasadı...
Sola Vadiyi takiben Çamyayla yönüne devam ederken kiraz bahçeleri ile karşı karşıya kalıyoruz. Bu mevsimde yayla kirazı enfes olur deyip,dalıyoruz hasada.... hakikaten çok lezzetli imiş.
Bize güç verdi.

Çamyayla.
Kısa bir süre sonra Çamyayla' dayız.
Burası çok sulak,enfes bir yer.Ayrıca çok bereketli bir toprak yapısına sahip.
Çamyayla' da kahvede mola veriyoruz.Ufak tefek bir şeyler de atıştırıp,Subatan Yaylasına kestirme dağ yolunun girişini de öğreniyoruz.

Kestirme yol karşıdaki tepeyi aşmaktan geçiyor.


Çamyayla'dan Çıkışımız.
Çamyayla 850 rakıma sahip,Subatan Yaylasına geçmek için 1070 rakımlı tepeyi tırmanmaya başlıyoruz.Kısa ama çetin bir tırmanış bizi bekliyor.Emin adımlarla tırmanışımız devam ediyor.


Baattin Şimşek Subatan Yayla Yolunda...
Tepe noktasından hafif inişe geçmemiz ile birlikte zaten muhteşem olan doğa daha da muhteşem hale geliyor.
Önde Baattin arkada ben hafif hafif Subatan Yaylasına doğru yol alıyoruz.


Subatan Yaylası.
950 ile 1000 metre rakıma sahip Subatan Yaylasına giriş yapıyoruz.
Yaylaya hoş geldik,sefa getirdik..

 Patates Tarlaları.
Yaylada çok sayıda patates tarlası dikkatimizi çekiyor.Demek ki Ödemiş patatesi buralarda yetişiyormuş.

Ağaç Fideleri Ve Bahçeler.
Subatan Yaylasında her şey var.
Çok bereketli ve sulak bir yaylada yol alıyoruz.

Subatan Yayla Pozumuz.
Uzun ve yorucu bir yolculuk oldu,güneşte tepelerin ardına saklanmaya başladı.Bu anı ölümsüzleştirmek istercesine pozumuzu veriyoruz.
Selamlar Baattin usta.

Çocuklar Ve Baattin
Çocuklar her yerde, onlarla muhabbet edip,hatırlarını muhakkak soruyoruz.Onlar zor şartlarda yaşam mücadelesi veren köylülerimizin çocukları.
Onlar Subatan Yaylası çocukları.

Sırtlanbayırı.
Zirve noktası 1360 metre olan Sırtlanbayırı yamaçlarını takiben Gölcük Gölüne geçiş yapacağız. Sırtlanbayırı' nın uç noktasında küçük bir Bozdağ levhası görerek
Subatan Yaylası Çağlayan  yolundan ayrılıp,Sırtlanbayırı-Gölcük Gölü dağ yoluna giriyoruz.

Eski Ve Yaşlı Bir Ağaç.
Gölcük Gölü yolunda eski bir ağaç önünde hatıra pozu veriyorum.Her zaman denk gelmeyebilir!!!!!


Sırtlanbayırı Dağ Yolu.
1050 rakım civarı Yamaçlarda aşırı rüzgar altında Subatan-Gölcük Gölü  yolunda yolumuza devam ediyoruz.
Bu yolun devamı Bozdağ' a ulaşıyor.


Sıtlanbayırı' ndan Görünen.
Sağ aşağımız Ödemiş ovası.
Yılan gibi kıvrılan yol ise Ödemiş'ten Gölcük Gölüne çıkan yol.Yukarıdan aşağısı muhteşem gözüküyor.Aşırı rüzgarla birlikte Gölcük Gölüne doğru yol alıyoruz. Bozdağ taraflarında ise gök gürültüsü var. Bakalım yağmura ne zaman yakalanacağız.
Gök gürültüsü ve rüzgar altında tam akşam ezanı, yani iftar vakti Gölcük Gölüne ulaşıyoruz.


Akşam olanlar: Gök gürültüsü altında gölcük gölüne ulaşınca,yağmur yağacak endişesiyle sundurma altı bakıyoruz,o iş tamam olunca kafamızın bir yerine yazıp,yemek işine yoğunlaşıyoruz.Haliyle karnımız zifiri aç. Göl kenarında çok uygun bir yer bularak yemeklerimizi yapmaya başlıyoruz ve ben bulgurun yarısını kazaya kurban bıraksam da güzel bir akşam yemeği yiyiyoruz. 
Yağmur beklentisi azalınca da arka plandaki futbol sahasının kamp için en uygun yer olduğuna karar verip,Baattin' in belirlediği sote yere çadırlarımızı kuruyoruz.
Rüzgarın serinlettiği güzel bir gece de ağaç yapraklarının şırıltıları arasında 1050 rakımlı Gölcük gölü kenarında geceyi geçirmeye başlıyoruz.

Gün içinde olanlar:Yağmurun serinlettiği Ovacık yaylasından Turgutlu ovasına aktık.Tedarikimizi yapıp tekrar yukarılara, yaylalara çıktık.Yayla çocukları ile sohbet ettik.Armudun,kirazın tadına baktık.Sivrice,Horzum, Çamyayla,Subatan yaylalarını aşıp,Sırtlanbayırı' ndan Gölcük gölüne vardık.
Şimdi kamp zamanı......

3 ncü gün Rotası Ovacık-Turgutlu-Horzum Yaylası-Subatan Yaylası-Gölcük Gölü : 78 KM


Powered by Wikiloc




Powered by Wikiloc







Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.