BEN KİMİM

 Ben Özgür Adam Şafak;
Hedeflerim, ilkelerim, amaçlarım doğrultusunda tek başıma hareket ederim.’’Gezmek ve Doğada Olmak Ayrıcalığımdır’’, sloganı ile yol alır, adıma yakışan bir gezi ve yazı adı kullanırım; Şafak Yollarda.
Grup ve benzeri oluşumlarla işim ve bağım yoktur. Grupları; toplumda kendine yer bulmaya çalışan, kendini ispat noktasında hissedenlerin, tek başına hareket etme güdüsü olmayanların ve bir gruba ait olmak isteyenlerin buluşma noktası olarak  görürüm. Bir anlamda '' baş nereye giderse,kuyruk ta oraya gider’’ misali bir şeyler yapmak isterler, tabii ki grup çerçevesinde,burada  bireyin hükmü yoktur.
Bisikleti; doğaya, yollara,huzura,sessizliğe açılma aracı olarak görürüm.Bisikleti sosyalleşme aracı görenlerle ters düşüncedeyim.Çünkü gruba dahil olanlar sosyalleştiklerini sandıkları için  Özgür Adam Şafak gibileri anlamaz ve anlama kabiliyetine sahip değillerdir.Çünkü ortada bireyin bir hükmü yoktur,grup vardır ve gruba göre hareket etme ,söz söyleme olgusu vardır.Benim gibiler ise kararları tek başına alır ve uygular, o kadar net.
Ben Özgür Adam Şafak, yazı ve gezilerimde Şafak Yollarda adını kullanır, ‘’Gezmek ve Doğada Olmak Ayrıcalığımdır’’ sloganı ile güzel ülkemin her noktasına gider,dağlarında, yaylalarında,ovalarında,köylerinde  gezerim, kamp yaparım,gidilmemiş yerlere gitmek ve girmek prensibimdir.Tüm plan ve programlarımı tek başıma yaparım,her defasında da belli bir yaş olgunluğunda olsam dahi kendimi geliştirmeye çalışırım ve bir adım ileriye gitmeye çalışırım.Benim düşünceme,tarzıma cesaretime ve uygulama yeteneğime sahip çok az bisikletçi vardır,o yüzden biz pek bir araya gelemeyiz,geldik mi de bir birimizi herkesten çok iyi anlarız, dostluğumuz kalıcı olur.Grup mu?uzak durmak tercihimizdir.
Özgür Adam Şafak, namı değer Şafak Yollarda.
Aslında benim kim olduğumun pek önemi yok.
Ben dünyadaki her hangi faniden biriyim.
Bir farkım, kendime has özelliklerimin olması...
Ben,  kendim ve ailem için önemliyim.
   
1960' lı yılların ortalarında boğazın serin kıyılarında Gelibolu'da hayata gözlerimi açmışım.İlk,orta,lise yıllarım yani çocukluğum ve gençliğe başladığım ilk dönemler hep Gelibolu'da geçti.

1980' li yılların başında hayata yeni bir adım atıp gönül verdiğim Silahlı Kuvvetlere adımımı attım.Ve bundan sonra gurbet yılları başladı.
İlk görev yerim olan İzmir'de hayatımın akışına yön veren eşim ile tanıştım ve mutluluğa adım attım. O benim için çok değerli.Bana iki kız evlat verdi, yaşamı beraber tattık. Zorluğu beraber yendik. Mutluluğu beraber gördük. Eşim çocuklarım ve ben mutluyuz, huzurluyuz. Çocuklarım ve ailem benim her şeyim.


            Çok gurbetler gördüm,çok zorluklar yaşadım,çok mutlu yaşamlarda                            gördüm,ülkenin içinde bulunduğu duruma tanıklık ettim.
                 22 yıl Silahlı Kuvvetlerde görev yaptıktan sonra 
           2000' li yılların ortalarında emekli olarak yeni bir hayata başladım.


Acaba yeni yaşama alışabilirmiyim derken, çabuk alıştım. Eşim ve çocuklarım bana büyük destek oldu.
Sevdiğimiz, özlediğimiz İzmir'e tekrar ayak bastık ve hayata burada devam ettik. Hala da İzmir'deyiz.
Yeni bir yaşam yeni umut.

İzmir'de bir süre özel sektörde çalıştım.İnsanların nasıl bir döngü içinde olduklarına daha iyi tanıklık ettim.Hangisi daha farklı derseniz Silahlı Kuvvetler mi? Özel Sektör mü? bana göre ikisi de aynı,insanın olduğu her yer aynı, yani yok birbirinden farkı....

2010 yılında Çandarlı yaşamım başladı.
Yazları orada geçirirken kızlarımın bisikleti ile sağa sola gitmeye başladım.Derken alıştım galiba, uzaklara da gitmeye başladım(tabii o zamanlar bana göre). O alışkanlık  devam etti sardı beni...
Küçük bisikletti ama işimi görüyordu. 

Sezon bittiğinde o ufak bisikleti İzmir'e yanımda getirdim.
İzmir' de de binmeye devam ettim.
Bisikletleri ve kıyafetleri caf caflı olanların bazılarının alaysı yaklaşımları bile beni bisikletten soğutmadı. Niye soğutsun ki, o davranışları onların karakter yapıları ile ilgiydi.Onlar kişiliğini bulamamış,kendilerini ispatlama yarışında olan garip kişilerdi.(Herkes değil,onlar kendilerini biliyor)Hala da o tiplerden çevremizde var.

Ben ise ne istediğimi gayet iyi biliyorum.Yalnız bir farkım var, doğru zamanda, doğru olanı yapabilmek.

Evet ben bir doğa aşığıyım.
O yüzden MTB tabir edilen bisiklete geçiş yapıp, doğaya yelken açtım. Beni sorarsanız ve takip ederseniz hep doğadayım.
Doğa olduğu gibi davranan daha bozulmamış,tertemiz güzelliği ile bana kucak   açmaya devam ediyor.
Geziyorum şimdi,sağlığım elverdiği sürecede gezmeye devam edeceğim.
Uzun turlarda yapıyorum. Kamp yerlerim hep farklı yerler, rotalarım da hep öyle.
O yüzden benimle gelmek isteyen çok iyi düşünmeli,ağlaşmayı hiç sevmem.Zaten yanıma da kimseyi aldığım söylenemez.


Bu resmi bir yerlerden buldum buraya koydum. Pek hoşuma gitti.Tam olmasa da beni bir anlamda yansıtıyor.
Allah  ailemle beraber sağlık versin, ben yine gezmeye devam edeyim.
Aslında yok birbirimizden pek farkımız ama ben galiba daha farklıyım.



Benim Videom








Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.