YAKIN DİYARLAR 05-08 ARALIK 2016 (İzmir-Bademler-Sığacık-Ürkmez-Özdere-Ahmetbeyli-Gebekirse Gölü-Selçuk-Şirince-Belevi-Torbalı)

                           Yakın Diyarlar 05-08 Aralık 2016   
   
  İki gün önce doğum günümdü, kendim için bir şeyler yapmak istedim.Önce kendime yeni bir uyku tulumu aldım,yeni uyku tulumumla beraber bu turu kendime hediye olarak yapıyorum.İzmir'den fazla uzaklaşmayacağım yani yakınlardayım. 
    Hepimizin bildiği rotalarda olacağım,sakin rotalarda.Gezeceğim yerler bu mevsimde sessiz ve sakindir,bende zaten sakinliği seviyorum.Yani tur ve rota bana göre.
    Deniz,göl,güzellikler rotamda olacak.Günlük mesafeleri kısa tuttum,malum hava erken kararıyor.Keyifli bir tur olacağa benziyor,o yüzden ben fazla oyalanmadan yola çıkayım.                                                                     
1 nci gün 05-12 2016 İzmir-Bademler-Sığacık:


Yola Çıkma Zamanı.
Saat 09:30 tura başlıyorum.
Güneş daha yeni yüzünü göstermeye başlıyor.Sabah ayazı biraz üşütüyor,daha fazla üşümeden yoluma devam edeyim,hareket ettikçe ısınırım.

Güzelbahçe.
Güzelbahçe-Narlıdere arasında bulunan bu parkın olduğu bölgeden bisiklete başladığım zamandan beri geçerim.Tek başıma geçtiğimde muhakkak burada durup soluklanır, tabeladaki yazıyı okurum.
Burası Devlet Büyüğü Rauf Denktaş adına Narlıdere Belediyesi tarafından yapılmış bir parktır.
Yolu düşen rahatça dinlenebilir.
Çamlı Köy.
İlk molamı Çamlı köyünde veriyorum ve bu arkadaş beni karşılayanlar arasındaydı.Korkulacak bir şey yok,ısırmaz..
Çamlı köy de çay içecektim ama burnuma mis gibi kokular gelince ayaklarım beni o tarafa götürdü.Kahvehanenin yanında  ev yemekleri yapılan bir yer açılmış,bende soluğu orada aldım. Çorba pişmiş,diğer yemekler pişiyordu.
Çorba bana yeterli geldi,afiyetle mideye indirdim.


Bademler.
Çamlı köyünden sonra bir süre daha ana yolda yol aldıktan sonra Bademler köyüne sapıyorum.Bademler köyü ve sonrasında ara yollardan gideceğim.
Bademler köyü; kültürel zenginliği,tiyatrosu ve pazar günleri kurulan köy pazarı ile ünlü.Bu gün pazartesi, dün benim durduğum yer pazar dolayısıyla kalabalıktı,şimdi ise sakin.


Turgut Köyü
Sessiz,sakin ve küçük bir köy.
Benim sevdiğim köylerden biri. Köyün çay bahçesinde kısa bir mola verip,biraz dinleniyorum.Burada çay bahçesini bayanlar işletiyor.Temiz ve düzenli bir yer.Odun sobası da güzel yanıyordu.

Sığacık Yolu!!!!
Burası gerçek Sığacık yolu değil.
Benim Sığacık yolum.Turgut köyünden ayrıldıktan bir müddet sonra bu yola girip,sakin sakin yoluma devam ediyorum.Sevdiğim yollarda birisi burası.
Yol Hali.
Turgut-Sığacık arası güzel ve zevkli olasına rağmen bazı riskleri de var.
Benim için değil,köpeklerden korkanlar için. Bu yol üzerinde bir kaç noktada köpekler hatır soruyor.
Bence hepsi zararsız,sadece biz buradayız diyorlar.Ben de buradayım deyip yoluma devam ediyorum.


Sığacık
Arkadan esen rüzgarında desteğiyle erken vakitte Sığacık' a ulaştım.
Kale tarafından girdiğim Sığacık' ın kalesini ve sokaklarını gezmeye başladım.
Defalarca buraya gelmeme rağmen,her defasında zevk alarak geziyorum.

Sığacık Evleri.
Kale içinde ki evler restorasyon sonu bu güzelliğe kavuştu.
Bu sokaklarda da her pazar köy pazarı kurulur ve değişik tatlar sergilenir. Dün yine buraları doluydu,bu gün ise böyle sessiz.

Sığacık Kalesi.
Kale içi gezimin son noktasında,kalenin boşluğundayım.
Burada şanlı bayrağımızın altında ve kale pozunu çekip,kaleden ayrılıyorum.
Sığacık ve Sığacık kalesi hakkında tek tek anlatımlarda bulunmama gerek yok,şunu söyleyebilirim, kalesi,yerel tatları,narenciyesi,denizi ve yat limanı ile görülmesi gerek yerlerden birisi Sığacık.

Akkum.
Önce kaleye yakın, yat limanın önündeki parkta kamp atarım diye düşünmüştüm ama şiddetli rüzgar hayır dedi. Bende yönümü Akkum' a çevirdim ama burası daha fazla alıyor galiba!!!
Akkum Sahili.
ABAK turlarında 2 defa kamp attığımız Akkum Sahili bu sefer geçit vermiyor.
Şiddetli poyraz burada etkili.
Buraya gelirken yat limanı yakınlarında uygun bir alan tespit etmiştim,ben en iyisi oraya gideyim.
Bu güzelim sahilde bu sefer kamp atmak nasip değilmiş demek ki....
Akkum-Sığacık Yolu.
Yönüm yine Sığacık.
Bu küçük tepeden Sığacık,Sığacık kalesi ve yat limanı manzarası eşliğinde kamp atacağım yere inişteyim.





Sığacık Kamp Yerim
Burası rüzgar almadığı gibi site bitişiğinde ve sakin.
Zaten bu mevsimde benden başka kim olur ki sokaklarda.
Sitede bir kaç aile kalmış,kısa süre de beni gören ve yanımdan geçenlerle muhabbeti ilerletiyoruz.
Burada üşümeyecekmisin,zor değil mi? sözlerinin ardından bir süre sonra çay ve kek geliyor.
Yemek yapma faslına geçtiğim zamanda da sıcak bir çorba getiren site sakinine minnettarım,içimi ısıttı.
Hava karardıktan sonra el ayak çekildi,bende gecenin keyfini sürmeye başladım,ta ki üşüyünceye kadar.
Çadır ve uyku tulumu beni rüzgardan ve soğuktan koruyacak iki şey, bende onlara sığınıp,uykuya dalıyorum.
Yarın başka bir gün olacak.

1 nci gün rotası İzmir-Bademli-Sığacık:57 KM


)
Powered by Wikiloc


2 nci gün 06-12-2016 Sığacık-Akarca-Ürkmez-Özdere-Ahmetbeyli:

Günaydın Sığacık.
Sabah dinlenmiş,uykumu almış bir şekilde sıcak yuvamdan(Çadırımdan) çıkıp,toparlanmaya başlıyorum.
Çadır topla,bisikleti hazırla derken saat 08:30 gibi kahvaltı faslına geçiyorum.
Kahvaltımı kalenin hemen yanında ki havuzlu kahvehanede yapıyorum.
Sığacık'tan ayrılmadan öncede havuzda ayrılık fotoğrafı çekiyorum.

Akarca Sahili.
Sığacık'tan eski Seferihisar yolunu takip ederek çıkıyorum.
Yeni yola birleşmeden yönümü Akarca sahil şeridindeki yola çeviriyorum.Akarca yazlıkların bol olduğu bölge, mevsim itibari ile çok az kişi var.Akarca içinde yol alırken bir çok noktada kamp yapılabilecek nokta tespit ettim.
İleride ne olur ne olmaz lazım olur.

Sahil
Akarca-Doğanbey arasında bazı bölgelerde göze ve ruha hitap edebilecek bir çok görüntü ile karşı karşıya gelmek mümkün.
Bazı görüntüler çok güzel hele çıplak gözle daha da güzel.Onlardan birinin fotoğrafını çektim ama gözle gördüğüm gibi olmamış ama yine de güzel.

Doğanbey Yolu.
Güneşin yola yansıması ayrı bir güzellik katmış.
Düz gibi görünüp,yukarı çıkan yollardan.
Bir yol hatırası çekip yoluma devam ediyorum.

Ürkmez Sahili.
Öğlen vakti Ürkmez' e ulaştım.
Ulaşır ulaşmaz hemen sahil yoluna geçiyorum. Burası insana huzur verici özellikte.Güneşin ısıttığı sahilde banklara oturarak kendime öğlen istirahati veriyorum.İyice dinleniyorum.
Sonra da yine sahil yolunu takip ederek yoluma devam ediyorum.


Özdere Sahili.
Ürkmez sahil yolu, Gümüldür yolunda mandalina bahçeleri derken Özdere' ye vardım.Burası Özdere sahili,karşıdaki yeşil alan ise Kalemlik Orman Mesire yeri.Kalemlik' te bir kaç defa kamp atmışlığım var.
Özdere' de bakkal, market çok olduğundan Ahmetbeyli' de bulamayacağım şeyleri alıp, kumanyamı tamamlıyorum.
Ne olur ne olmaz!!!!


Özdere-Ahmetbeyli Arası.
Kıvrım kıvrım yollar, isteyeni,istediği yere yollar.
Bizde Ahmetbeyli' ye doğru yol alıyoruz. Çoğul söyledim,çünkü ben ve küheylanım yollardayız.

Ahmetbeyli Sahili.
Evet gün sonuna yaklaştım.Aşağıdaki yeşillik alan benim bu gece kamp alanım olacak. Nation Antik Kentinin tam altı yani Ahmetbeyli sahili.



Yemek Zamanı.
Hava kararmadan geldiğim Ahmetbeyli sahilinde önce kamp yapacağım yeri tespit edip,sonrada ateşimi yakıyorum.Hazır ateş yanmışken aç olan karnımı da doyuruyorum.O kadar yol aldım,haliyle giden enerjiyi yerine koymak gerek.
Kamp Ateşi.
Gün kavuşmak üzere,hava serinledi ama ateş sayesinde  ısınıyorum.
Bu gece bu ateş yanabildiği yere kadar yanacak.
Mevsim itibariyle buraları sakin,aynı yerde Temmuz sonunda kamp attığımda burası çok kalabalıktı.Şimdi ben ve çevrede bir kaç yazlıkçı var.


Ahmetbeyli' de  Gece.
Sığacık-Ahmetbeyli arası 56 kilometre, fazla yorucu olmayan bir yol.Zaten bende fazla yorulmadım.
Sakinliği ile bana aitmiş gibi duran bu yerde gecenin sessizliğini dinliyorum.
Rüzgarın burada fazla etkisi olmadığından ateş başında geç vakte kadar zaman geçirdim.
Artık uykum gelip te,bedenim tamam deyince ateşi iyice söndürüp,çadırıma çekiliyorum.
Yarın yoluma devam edeceğim, başka güzelliklere doğru...

2 nci gün rotası Sığacık-Akarca-Ürkmez-Özdere-Ahmetbeyli :56 KM



Powered by Wikiloc


3 ncü gün 07-12-2016 Ahmetbeyli-Zeytinköy-Gebekirse Göl-Selçuk-Şirince:

Ahmetbeyli' de Sabah.
Güneş Nation Antik Kentinin bulunduğu tepeden Ahmetbeyli sahilinin üzerine doğuyor.Gün güzel ama aynı zamanda soğuk.Sabah ayazı üşütüyor,çadırı toplarken eldiven kullanmak zorunda kaldım.Ayaz insanın içini dondurur derecede idi.
Ahmetbeyli' den Çıkış.
Kamp yerinden ayrılıp hemen yakındaki kahveye geçip,kahvaltı faslına geçiyorum.Kahveci piyasada yok,ben bahçedeki masalarda çayımı demleyip kahvaltımı yapıyorum.
Sonrada yola çıkmaya hazır hale geliyorum.
Bilenler bilir,Ahmetbeyli' den Selçuk yönüne giderken ilk çıkışta rampa size merhaba der.
Rampa benim kurtarıcım,üşüyen bedenimi ısıtacak,hemen üstümdekileri azalttım,rampaya sarıyorum.

Yol Manzaraları.
Daha ilk rampanın tepesinde güneşin deniz üzerine yansıması ile karşılaşıyorum.İnsanın içini okşayan bir görüntü,en azından benim için öyle....

Zeytinköy Yolu.
13 kilometre sonra Zeytinköy' deyim.
Zeytinköy' de kısa bir mola veriyorum.Bu fotoğrafı buraya koyduysam ve bu yola girdiysem demek ki,güzelliklere doğru yol almaya devam edeceğim.


Gebekirse Gölü.
Evet Gebekirse gölü kenarındayım.
Gebekirse gölünde alabalık ve sazan balığı mevcut.Küçük bir göl olan Gebekirse Gölü,Gebekirse Milli Parkının içinde yer almaktadır.Küçük Menderes Nehrine bir kanal ile bağlı olup,Küçük Menderes ile de denize kavuşmaktadır.

Göl Hatırası.
Bu yıl içerisinde yapmış olduğumuz Suyun Kaynağına Yolculuk turunda da buradan geçmiş ve burasını da rotaya dahil etmiştik.

Daha öncede bir kaç defa  geldiğim Gebekirse Gölü kenarında bir hatıra fotoğrafı alıp,yoluma devam ediyorum.

Gebekirse' den Çıkış.
Arşivime bol bol fotoğraf yükleyip,Gebekirse Gölünden Barutçu köyü yönüne hareket ediyorum.Son virajda durup göle son bir defa el sallamayı da ihmal etmiyorum.



Çatal Gölü.
Gebekirse gölü görüş alanımdan çıktı,Barutçu köyü yolunda ikinci göl olan Çatal gölü kenarından geçiyorum.
Gölde iki tane tekne dikkatimi çekiyor.Balıkçılar kısmetlerine açılmışlar,göle attıkları ağları topluyorlardı.Çatal gölü kenarındaki yolum Barutçu istikametinde son buluyor.

Selçuk Kalesi.
Tarihin,kültürün,değişik tatların bol olduğu Selçuk yönüne yol almaktayım.
Uzaktan puslu havanın içinde Selçuk kalesi bana göz kırpıyor.Selçuk'ta bir dostum var,şayet orada ve müsaitse uğramayı düşünüyorum.

Adnan Barım.
Selçuk içine girip,Şirince kavşağına varınca Adnan Barım' ı merhaba demek için aradım.Hemen gel evdeyim deyince evinin yolunu tuttum.Dostane bir karşılama ve sıcaklık, uzun muhabbetin yolunu açtı.
Adnan Barım' ın eli öpülesice annesinin ikramları ise bir başkaydı.Kahvemiz de Ayşe Barım' ın ellerinde daha bir lezzetli hale gelmişti.
Adnan Barım' a,annesine,eşine saygılarımı sunuyorum.
Barım Pansiyon.
Barım ailesinin işlettiği bu sevimli pansiyonda daha kalmak nasip olmadı,inşallah bir daha yolum düşerse kalmak isterim.

Su Kemerleri.
Barım ailesine vedalaşıp,yolumu bu akşam kamp yapacağım Şirince'ye çeviriyorum.
Yolun ilk kilometrelerindeki su kemerleri dikkatimi çekiyor.


Şirince Yolu.
Şirince, Selçuk' a 8 kilometre kadar bir mesafede, bu 8 kilometrenin tamamına yakını tırmanış.Ve büyük bölümü de bu vadi içinden geçiyor.Gerçi fazla bir rakıma çıkılmıyor 350 rakıma kadar ama, dinamik değilseniz yorucu oluyor.
Şahsen ben yoruldum!!!!!


Şirince.
Şirince'ye vardım.Şirince bana hoş geldin diyor, ben de ona hoş gördük diyorum.
Şirince Sokakları.
Şirince köyüne gelince bisikletten inip sokakları arşınlamaya başlıyorum.
Gerçi küçük bir köy ama görülecek bir sürü yeri var.Köy; üzümü,şarabı,zeytini ve turizmi ile öne çıkıyor.Tabii tarihi dokusu da yabana atılmamalı.



Şirince'den Bir Kare.
Görülecek çok yer ve tadılacak çok şey olan Şirince'de gezmeye devam ediyorum.Ben buraya geldiğimde fazla kalabalık yoktu o yüzden rahat rahat gezdim ve her türlü şarabın tadına da baktım.
Ben ısrar etmedim, zorla tattırdılar!!!!!
Beğenirsem belki alırım cümlesini her defasında kullandım,olsun almasanız da tadın ısrarı üzerine bedava gurmelik yaptım.

Çamlık Tepe.
Kumanyamı tamamladım, içeceğim de tamam.
Şimdi kamp yeri neresi olmalı.Köy içerisinde okul bahçesi garanti yer.Ama bir de köyün karşısında çamlık tepe var, bir de oraya bakmalı.
Çamlık tepe kamp atmaya müsait,4-5 çadırlık bir kamp alanı da var,ancak rüzgara açık o yüzden bu kış günü burayı eliyorum ama kafama yazdım,bir daha geldiğimde niye olmasın.

Çamlık Tepeden Şirince'ye.
Manzarası güzel olan Çamlık tepede bir süre daha oyalanıyorum.
Burası her tarafa hakim bir yer,tam kafa dinlenecek bir yer, o yüzden acele etmeden  çayımı demleyip  keyif çayımı da içiyorum.

Şirince.
Şirince evlerini hep yakından örmüştüm.İlk defa uzaktan ve bu güzellikte görmek nasip oldu, o  da Çamlık tepe sayesinde.

Şirince Hatırası.
Vakit tamam kamp yapacağım yere geçme zamanı geldi.Hareket etmeden önce Çamlık tepeden bir Şirince hatıra fotoğrafı alıp yoluma devam ediyorum.
Şirince Akşamı.....
Okul Jandarma Karakolunun altında ve Jandarma kontrolünde,onlardan kamp izin almıştım. Bariyerlerleri açtırıp okul bahçesine geçtim ve hemen çadırımı kurdum.
Burada kışın güneş geç doğar erken batar o yüzden hava kararmadan yemek faslına geçiyorum.
Bardak; havandan kendim yaptım, iyi bir kullanımı var.(bana göre)
Şişe;Burada şarap fiyatları bayağı yüksek,sıkı pazarlık neticesi yarı fiyatına ev yapımı şarap aldım.(Almasaydım da olurdu,tadımlıklar zaten bana yetmişti)
Zeytinyağ: Olmazsa olmaz,dedim ya, yemek faslına geçtim diye, şimdi yemek yapma zamanı.
Bahçenin kuytu bir alanında yemekten sonra günün yorgunluğunu atıp,Şirince havasını soludum.
Gece ayaz çıkıncada sıcak yuvama geçip,uyku haline transfer oldum.
Sabah yola devam İzmir'e doğru.

3 ncü rotası Ahmetbeyli-Zeytinköy-Gebekirse Gölü-Selçuk-Şirince:35 KM


)
Powered by Wikiloc

4 ncü gün 08-12-2016 Şirince-Selçuk-Belevi-Torbalı:


Şirince Sabahı.
Dışarıda sabah ayazı titretiyor,güneş daha ortalığı ısıtmamış,hal böyle olunca ben de kahvaltımı balkonumda yapıyorum.

Görüşmek Üzere.....
Kahvaltı, çadırı toplama,bisikleti yükleme derken 09:30 gibi yola çıkmaya hazır hale geliyorum.
Köy daha ayaklanmamış, kalabalık oluşmamış.
Şirince'ye veda edip Selçuk yönüne iniş hazırlığına başlıyorum.
Selçuk.
8 kilometrelik iniş sonunda mandalina ve zeytin ağaçları arasında Selçuk'a varıyorum.Burada durmayıp yoluma yani İzmir istikametine devam ediyorum.

Selçuk-Belevi Yolu.
Şimdi rüzgara karşı Belevi' ye hareket halindeyim.
Bu yol aynı zamanda İzmir-Kuşadası yolu.




Belevi ve Çay
Bu bölgede hala olgusunu kaybetmemiş yerlerden biri olan Belevi' ye mola için giriyorum. Belevi' nin çarşı içindeki çay bahçesinde molamı verip sıcak çayımı yudumlamaya başladım.İhtiyacım vardı,iniş anı ve rüzgara karşı yolculuk üşütmüş olacak ki, çay içimi ısıttı.
Yolun Sonuna Doğru.
Tabelada öyle söylüyor, İzmir'e 51 kilometre yolum kalmış.
Ama benim o kadar gitmeye niyetim yok gibi, çünkü Torbalı'dan sonra yoğun trafik var,pek gözüm almıyor.


İZBAN
Evet izban kurtarıcı oluyor.
Torbalı-İzmir arası yoğun trafiğe giripte tüm turun tadını tuzunu kaçırmaktansa Torbalı'dan sonraki yolu izbanla almak daha mantıklı, ben de öyle yapıyorum.

Tur Sonu.
İzbanla yolculuğum Şirinyer' e kadar sürdü, oradan eve geçtim.
4 günlük turunda sonuna gelmiş oluyorum.Bana göre çok zevkli ve verimli bir tur oldu. Günlerin kısa,sabahların ayaz olması bile beni etkilemedi.Zaten rota ve kilometreleri ona göre ayarlamıştım.Tek başıma düşündüğüm rotalardan bir tanesiydi ve yapmış olduğum için mutluyum. Ve de bu turu kendime doğum günü hediyesi olarak ayarladığım için daha da mutluyum.
Şimdi dinlenme zamanı, bir daha ki tura kadar.......

4 ncü gün rotası Şirince-Selçuk-Belevi-Torbalı:37 KM
(Torbalı-İzmir İzban yolculuğu 40 KM)


Powered by Wikiloc



Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.