SULARIN DOĞDUĞU TOPRAKLARDA 31 MAYIS-10 HAZİRAN 2017 ( 1 ve 2 nci gün Dinar-Gökgöl-Gümüşsu-Işıklı Gölü-Büyük Menderes-Sorkun-Sandıklı-Dutağaç)

                               Suların Doğduğu Topraklarda.                                     


İçi içine sığmayan, planlar peşinde koşan,proje üretmeye çalışan,araştırma yapan,rotalar hazırlayan,notlar çıkarıp onları değerlendirme yoluna giden için kış uykusu diye bir şey yoktur. Gerçi benim pek kış uykum olmaz,faal kalmaya çalışırım,bu kış da pek durduğum da söylenemez. Hem gezdim, hem de yukarı da saydıklarımın hazırlığını yaptım.
     İçime sinecek rotalardan bir tanesini yapmaya hazırım.Buna ister rota diyelim, ister tur, ister proje....... adından da belli, Suların Doğduğu Topraklarda. Su bereket demek,su hayat demek, su medeniyet demek, su tarih demek. Suların doğduğu topraklar ve geçtiği yerler hep medeniyetlerin izlerini taşımakta.Ben de bu medeniyetlerin izleri içinde yol alacağım.
    Suyun Doğduğu Topraklarda yol alacağım gün ve kilometreleri bölümler halinde ele alacağım.Yazı dizimi takip edenler, her bölümde farklı bir yer ile karşılaşacak.
     Bu bölüm yani ilk iki gün Büyük Menderes Nehri'nin doğduğu topraklar ağırlıklı olacak.Buraların bereketi ve ve güzelliğinde yol alacağım.




1 nci Gün 31 Mayıs 2017 Dinar-Gökgöl-Gümüşsu:

Her şey hazır yola çıkma zamanı.
Turumun başlayacağı yer olan Dinar ilçesine İzmir'den 6 saatlik otobüs yolculuğu yaparak geldim.
Akşam 17:30 gibi Dinar otogarına ayak bastım.

Suçıkan,Dinar.
Dinar ilçesinde otobüsten inip,bagaj yüklemesi ve bisikletimin hazırlığını yapıp,kendime göre turumu başlatacağım suçıkan parkının olduğu bölgeye hareket ediyorum.
Suçıkan;
Büyük Menderes nehrinin çıktığı eski Dinar hidroelektrik santralinin suyunu toplamak için yapılmış olan suçıkan havuzu daha sonra etrafı tesviye edilerek ağaçlandırılıp dinlenme parkı haline getirilmiş.Burada havuza 85 metreden dökülen şelale hemen dikkatimi çekiyor.Muhteşem bir güzellik.Ayrıca burası belediye tarafından düzenleme yapılarak,ziyarete açık bir halde tutuluyor.


Dinar.

Dinar, Afyonkarahisar ilinin bir ilçesidir.
 İlçe ismini, Orta Asya'dan gelen Türk Göçleri sırasında bölgeye yerleşen Kitiş Bey'in oğlu Dinar Bey'den alır. Eski ismi Geyikler' dir.
Kısa bir alışveriş,biraz Dinar içinde gezi,patlayan lastiği değiştirme ve sonrasında Dinar'dan Çivril yönüne hareket.

Dinar-Çivril Yolu ve Akdağ.
İstikametim dahilinde yol almaya devam ederken Akdağ üzerinde bulutlanma çoğaldı her halde yağmur yağacak.
Akdağ: 
Denizli ilinde Çal, Çivril ve Afyonkarahisar  ilinde Dinar, Sandıklı ilçeleri arasında kalan bir dağ. İki zirvesinden yüksek olanı 2446 metre, diğeri 2345 metre.
Akdağ aynı zamanda bir tabiat parkı.


Gökgöl ve Yağmur.
Gökgöl' e vardığımda yağmur iyiden iyiye ıslatmaya başladı.
Biraz göl bölgesinde oyalandım.Manzaranın ve yağmurun tadını çıkardım.Burası Işıklı Gölünün uzantısının olduğu bölge ve bol miktarda balık çiftliği var.Etrafta da çok sayıda balık tutan vardı.

Gün Sonu.
Yağmur azalınca alabildiğim kadar yol alayım düşüncesi ile yola devam ettim.
Ama yağmur yine başladı.5 kilometre sonra Gümüşsu köyüne vardım.İlk etapta Gümüşsu Şelalesinde kamp atmayı düşünmüştüm ama hem yağmur, hem de şelale beni fazlası ile ıslatır düşüncesi ile Gümüşsu içinde kamp yapmayı uygun buldum.
Sabah duruma göre hareket ederim,zaten gün batmak üzere.
Gümüşsu köyünde uygun bir alanda sundurma altında çadırımı kurup,yemek faslına geçtim.
Bu gün 6 saatlik otobüs yolculuğu,30 kilometre kadar güzellikler içinde yol alıp,geceyi Gümüşsu' da geçirdim.


1 nci Gün Dinar-Gökgöl-Gümüşsu Rotası: 31 KM


Powered by Wikiloc


2 nci Gün 01 Haziran 2017 Gümüşsu-Işıklı Gölü-Büyük Menderes-Sorkun-Sandıklı-Dutağaç:


Gümüşsu.
Gece ara sıra yağmur çiseledi ama sabah yerini güneşe bırakmıştı.
Fırsat bu fırsat düşüncesi ile hemen toparlanıp,kahvaltımı yapıp şelaleye çıkmak için hazırlanmıştım ki,yağmur yine başladı. Gümüşsu şelalesini görmek nasip değilmiş demek ki..... ne yapalım başka zaman gezerim.


Gümüşsu Şelalesi:Çivril' in Doğu kesiminde, Çivril-Dinar yolu üzerinde Çivril' e 30 Km. mesafedeki kasabaya buradaki suyun iyi niteliği nedeni ile Gümüşsu adı verilmiştir. Gümüşsu Şelalesi yaklaşık 30 metre yükseklikten akmaktadır.Suyu çok soğuk ve tatlıdır.Şelale etrafı Gümüşsu Belediyesi  tarafından piknik alanı olarak düzenlenmiştir. 

Işıklı Gölü.
Gümüşsu - Beydilli arasında Işıklı Gölü ile tamamen tanışıyorum.Işıklı gölü bir süre solumda görüş alanımda.


Işıklı Gölü : Büyük Menderes Nehrini besleyen kaynakların üzerinde, Akdağ’ ın güneyinde yer alan maksimum 7 m. derinliğinde tatlısu gölüdür. Göl; Kufi Çayı, Akçay, Işıklı kaynakları, yeraltı suları ve Büyük Menderes’in yukarı havzadaki iki büyük kolu tarafından beslenir. Işıklı gölün orta kesimlerinde kuvvetli rüzgârlarla yer değiştiren saz adacıkları, kuzey doğusunda sazlık ve bataklık alanlar bulunmaktadır. Bu adacıklar su kuşlarının barınma ve üreme yerleridir. Yüzölçümü 7300 ha. koordinatları 38º14’K 29º55’D, rakım 821 metredir. Kurak ve yağışlı dönemlerde alanı genişleyip daralır. Kuaternerdeki tektonik olaylar sonucu, Kufi çayının taşımış olduğu alüvyonların ovanın güneydoğusundaki çukurluğun batısında birikmesiyle oluşmuştur. Gölün batı, güney ve doğu kıyıları seddelerle çevrilidir. Bugün sulama amaçlı rezervuar olarak kullanılmaktadır.



Işıklı Gölü Ve Büyük Menderes Nehri.
Yuva ve Cumalar köylerini de geçtikten sonra göle ismini veren Işıklı'ya ulaşıyorum.Köyün hemen girişinde Işıklı Gölüne,Büyük Menderes Nehrine kaynak sağlayan su kaynağı var.Büyük Menderes Nehri'nin doğduğu topraklarda kendisine hayat veren su kaynaklarından bir kısmı ile iki günlük kısa yolculukta tanışma fırsatı buldum bile.Kufi Çayını da unutmadan biraz Büyük Menderes Nehrinden bahsedeyim.
Büyük Menderes Nehri:Batı Anadolu'nun en büyük nehri Büyük Menderes Nehridir.548 kilometre uzunluğa sahiptir. Dinar'ın Suçıkan mevkiinden doğan Büyük Menderes Nehri,verimli Menderes Havzasını oluşturduktan sonra Söke yakınlarında Ege Denizi ne kavuşur.(Büyük Menderes Nehrinin anlatılacak çok özelliği var,başlı başına bir ders Büyük Menderes Nehri)

Akdağ Etekleri Ve Kufi Çayı.
Işıklı Köyünden yönümü köylülerin dağ yolu dedikleri Sandıklı yönüne çeviriyorum.Haliyle yükselti biraz artmaya başladı. Akdağ' ın eteklerini çıkıyorum.
Çağlayan köyü yakınlarında Kufi Çayı ile tanışıyorum. Kimdir,nedir bu Kufi Çayı,biraz bahsetmekte fayda var.
Kufi Çayı:B
üyük Menderes Nehri'nin önemli kollarından olan Kufi Çayı, başlangıç noktalarını Küçük Sincanlı Havzası' nı çevreleyen yüksek kesimlerden almaktadır. Sandıklı Ovası' ndan geçerek Çivril havzasında bulunan Işıklı Gölü 'ne boşalan Kufi Çayı 'nın uzunluğu 98.1 km'dir.
Kufi Çayı, Sandıklı - Çivril havzası arasında yer yer boğaz karakterinde olan bir vadiden geçmektedir. Tektonik hareketlerin denetiminde açılmış olan bu vadi, yaklaşık 36 km. uzunluğunda ve azami 1-1.5 km. genişliğindedir. Bu
vadinin oldukça dar ve derin olan kısımları Kufi Çayı Boğazı olarak adlandırılmaktadır.
Kufi Çayı vadisi Çivril ile Sandıklı arasında ulaşım bakımından en elverişli topografik geçiş sahasını meydana getirmektedir. Vadinin taban genişliği ve eğimi ulaşım bakımından elverişli özelliklere sahiptir. Bu nedenle günümüzde olduğu gibi tarihi devirlerde de ulaşım amacıyla yararlanılmıştır. Hatta burası zaman zaman askeri yol olarak kullanılmıştır.
Işıklı-Sandıklı Yolu.
Akdağ tabiat parkını sağıma alıp biraz da onun eteklerinden Sandıklı'ya doğru yol alıyorum.
Burada ilginç bir şey oldu, sakin sakin tırmanıyordum,tahminen 50 metre kadar önümde sağımda bir hareketlenme gördüm.İyice bakınca bir şeyin bana doğru baktığını gördüm, tam göz göze gelmiş iken hızla geri dönüp orman içine koşmaya başladı.Bu bir Karaca idi.Doğal yaşamda ilk defa burada Akdağ civarında 5-10 saniye bile olsa Karaca ile tanışmış oldum.

Ne mutlu bana.


Kufi Çayı Ve Vadisi.
Otluk Köyüne az bir yolum kaldı.
Orman içindeki biraz yükselişli yolum esnasında solumda Kufi Çayı ve Vadisi muhteşem bir görüntü sunuyor.
Otluk Köyü.
Çocuk mu? olmalı yoksa böylemi? kalmalı!!!!!
Kim yaptıysa biraz da kendini düşünerek yapmış ama güzel olmuş. Eski telefon direklerini değerlendirerek salıncak yapmış.

Sandıklı Ovası.
Buraya ova deniyor ama rakımı 1000 metre.
Deniz kenarından gelen biri olan bana yayla gibi geldi.
Kufi çayı ile muhabbetimiz Sorkun Köyüne kadar devam etti.Ben sandıklı yönüne doğru yol alırken,o doğduğu yere.....
Ovaya varınca başka bir doğal görüntü ile karşı karşıya kaldım.Her yer haşhaş tarlasıydı.

Dutağaç Köyünde Kamp.
Sorkun 'dan Sonra Sandıklı'ya gelip kısa bir alışverişten sonra Şuhut yönüne hareket ettim.Artık akşam yaklaşmakta ve kamp alanı bakmalıyım derken,Dutağaç köyü yol ayrımına geldim.Köy yoldan 600-700 metre kadar içeride, küçük dürbünümü (Menzili 1000 metre)çıkarıp köyü incelemeye aldım.Yeşil alan çok, çeşme çok, su kenarı,okul,cami,bir de çocuk bahçesi var. Fazla düşünmeye gerek yok, direk köye indim ve bu yere geldim.
Dutağaç Köyü Kumalar Dağı eteklerinde ve Sandıklı'ya 4 kilometre uzaklıkta kendi halinde sakin bir köy,tam bana göre.

Gökkuşağı.
Çadırımı kurdum,günün yorgunluğunu çıkarma vakti.Ben tatlı telaş içindeyken teyzemizin biri bahçesinden topladığı marulları bana getirdi.Kendisine teşekkürlerimi sundum.
Marulları yıkamaya,akabinde günün yorgunluğunu üzerimden atmak güzelce temizlenmek için az ilerideki çeşmeye  gittim.
Marullar yıkandı sıra kendimi temizlemeye gelmişti ki, aniden yağmur bastırmaz mı? hem de nasıl, kaçacak bir yer yok.
Zaten yıkanmak, temizlenmek için çeşme başına gitmemişmiydim, bende yağmurun kollarına bıraktım kendimi.......
yağmur suyu ile sabunlanmak ta varmış bugün.
Yarım saatlik sağanak yağmur,iyi geldi.Kıyafetleri de yağmura teslim edip,sabaha kadar kurumasını bekleyeceğim.
Yağmur yarım saat sürdü sonrası mı?
görüldüğü gibi Kumalar Dağında gökkuşağı oluştu.Yani yağmur artık yok.

Dutağaç Köyü Ve Akşam.
Yağmur sonrası gökkuşağı,güneş ve sıcak ile beraber akşam yaklaştıkça otlamaya çıkarılan hayvanlar, sahipleri eşliğinde benim çadırımın önünden resmi geçit yaparak evlerinin yolunu tutmaya
başladı.
Hava kararmak üzere karnım fazla aç olmadığı için ufak tefek bir şeyler atıştırıp, ezana yakın çadırın içinde biraz uzanmıştım ki,dışarıdan biri seslendi.Çadır dışına çıktığımda karşı evdeki amca elinde bir tepsi yemek ile gelmiş,bana getirmiş.
O an sözün bittiği andı,ne diyebilirim ki!!!!!!!
Köylüm,köylüm......
Yine ev sahipliğini yapmıştı.
Dutağaç Köyünde huzur içinde geceyi geçirdim, iyi dinlendim.Yarın zorlu bir rota beni bekliyor.








 2 nci Gün Gümüşsu-Işıklı Gölü-Büyük Menderes-Sorkun-Sandıklı-Dutağaç Rotası:77 KM


Powered by Wikiloc



Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.