KÜRE DAĞLARI VE BATI KARADENİZ TURU 17-27 TEMMUZ 2017 ( 5 ve 6 NCI GÜN ERFELEK-SİNOP-AKLİMAN-SARIKUM-GEBELİT KOYU-AYANCIK-TÜRKELİ-ÇATALZEYTİN-ABANA)

                    Küre Dağları Ve Batı Karadeniz Turu 17-27 Temmuz 2017


                                                           
Akşam saat 22:00 civarlarına kadar gelip geçen ile muhabbet, biraz dinlenme, sessizlik derken,saat 22:30 gibi bulunduğum yerde kimseler kalmadı. Sessizlik olunca da çadırımın yolunu tutup güzel bir uyku sonucu Erfelek'te güne uyanma.
Bu gün üst fotoğraftan da anlaşılacağı gibi Sinop ve Sinop içerisinde gezilecek yerler öncelikli sırada olacak.
Sonrada Karadeniz kıyılarında gezinti başlayacak.
Görülecek, gezilecek çok yer var,şimdi durma zamanı değil!!!!

5 nci Gün 21 Temmuz 2017 Erfelek-Sinop-Akliman-Sarıkum-Gebelit Koyu:
  

Erfelek Kamp Yerim.
Akşam buraya geldiğimde park içerinde aileler ve çocuklar, çevrede de az da olsa ev olduğundan havuzun tadına bakamamıştım.Elimi, yüzümü,diğer su ihtiyacımı yandaki çeşmeden görmüştüm.Akşam çok canım çekmiş havuza dalamamıştım. Ama sabah öyle olmadı, daha hava aydınlanmadan uyandığımdan (sabah namazında hoca uyandırıyor) elimi yüzümü yıkayacağıma kadar, dalıverdim havuza.
Su muhteşemdi, soğuk su beni kendime getirdi,uzun süre içinden çıkamadım. Ta ki camiden dönen yaşlı amcam, evlat ne yapıyon orada, donacaksın deyinceye kadar yatmışım suyun içinde.
 Sabah duşundan sonra kahvaltı ve toparlanma.... turcunun kaderi bu.


Erfelek'ten Ayrılış.
Havuzu temiz buldum, temiz bıraktım.
Her şey tamam olunca artık ayrılık zamanı, bu gün ilk hedefim Sinop olacak. İlk defa gittiğim Sinop'ta bakalım beni neler bekliyor.


Erfelek-Sinop Yolu.
Sabah erken yola koyulduğumdan hep ilk etaplar böyle sakin ve sessiz oluyor. Erfelek-Sinop yolu da onlardan biri, bir de buna muazzam yeşillik eklendimi tam oluyor.




Sinop Kalesi.
Erken saatlerde vardığım Sinop merkezde ilk karşılaştığım Sinop Kalesi oldu.
Kale ve etrafında kısa bir gezinti yapıp bol fotoğraf çekimi yaptım. Tarihini ve ne zaman yapıldığını daha önce öğrenmiştim, bir daha gözden geçirdim.

Sinop Kalesi:
Sinop’ta bulunan önemli tarihi yapılardan birisi ise MÖ 2000’li yıllarda o bölgede yaşayan Gaskalar (Kaşkalar) tarafından ya da Sinop’ta yerleşip koloni kuran göçmenler tarafından yapıldığı düşünülen Sinop Kalesi’ dir. VII. Yüzyılda Kimmerler’ in istilasından sonra yeniden onarılan Sinop Kalesi VI. yüzyılda Pers hakimiyetine geçen Pontus Krallığı’ nın önemli bir merkezi olmuş, surlar IV. Mithridates tarafından bugünkü sınırlarıyla onarılıp geliştirilmiştir.
Birçok istilaya maruz kalan Sinop Kalesi Romalılar ve Bizanslılar döneminde de devamlı onarım görmüştür. Kale 1214 ve 1261 yıllarında Selçukluların eline geçmiş ve yeniden onarılarak güçlü bir savunma kurmak amacıyla iç kale oluşturulmuştur. Kalenin kuzey surları 880 m, güney surları 400 m, doğu surları 500 m, batı surları 270 m’dir. Sur kalınlığı 8 m olup yüksekliği 25-30 m arasında değişir.
Diyojen Heykeli.
Kale içerinde Sinop'ta yaşamış Diyojenin heykelini de ziyaret sayfama yazıyorum.
Diyojen (Fıçı içinde yaşayan Bilge):
Diyojen, MÖ 412 - MÖ 323 yılları arasında yaşamış Kinik felsefesinin öncüsü ünlü filozoftur. Sinop'ta doğmuş Korint' de ölmüştür. Sinoplu Diyojen ve Kinik Diyojen olarak da bilinmektedir.



Kale Ve Cezaevi.
Sonraki durağım Tarihi Sinop Cezaevi olacak bakalım nelerle karşılaşacağım.

Sinop Cezaevi. 
Önce işe cezaevini tanıyarak başlamak istiyorum.
(Resim I. Kısım avlusunu göstermekte)
Şu anda Kültür ve Turizm Bakanlığınca Müze statüsüne çevrilen Tarihi Sinop Cezaevindeyim. Çocuk ıslah evi, kadınlar koğuşu, metrelerce yükseklikte taş surlar, gözetleme kuleleri, tarihe meydan okuyan demir kapılar, ürpertici zindan ve dahası… 
Tarihi Sinop Kapalı Cezaevi yaklaşık 4.000 yıl önce bölgede hüküm süren Gaskalılar tarafından yaptırılmış devasa bir hapishanedir.1214 yılında Selçuklular şehri ele geçirmiş ve kullanmaya devam etmişlerdir. Bu süreden günümüze kadar cezaevinin çeşitli yerlerine 11 adet Burç yaptırılmış ve çeşitli komutanların isimleri verilmiştir. Bu burçlar denize hakim güney cephesinde 22 metre diğer cephelerde 18 metredir ve sur kalınlığı 3 metredir. Tarihi Sinop Cezaevi üç tarafı denizlerle çevrili bir konumdadır. 
1999 yılında kapatılmış ve müze haline çevrilmiştir. Şarkılara, şiirlere konu olan cezaevi önemli bir tarihi mirastır.
Bir çok ünlü ismin yattığı Sinop Cezaevinde bir çok film ve dizi  de çekilmiş.

Yorumsuz.















Sebahattin Ali.
Sinop Cezaevinin III. Kısım 3 ncü katta yani Sebahattin Ali' nin koğuşundayım.
Ne hüzün verici, ne bunaltıcı bir ortam.Yıllardır sözlerini yazdığı şarkıları dinlerdim. Şimdi 9 ay yattığı koğuşundayım Sebahattin Ali'nin. Edip Akbayram' ın sesinden ''Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz'' sözleri duvarlarda yankılanıyor. Ardından Sezen Aksu' nun seslendirdiği, Dağlar şarkısı, koğuşların duvarlarında yer açmaya çalışıyor.


Koğuş Kapıları.
İçeri Allah düşürmesin.

Koğuşlar.


Disiplin Hücreleri....




Sinop Cezaevinin Film Setleri.
Sinop Cevazevinde çekilen bazı dizi filmlerde kullanılan koğuşlar.



Cezaevi Hamamı.


Yorumsuz.
Sahildeyim.....
Yazıma bir kaç fotoğraf koyup Sinop Cezaevini anlatmaya ya da göstermeye çalıştım ama hiç de öyle değil !!!!!!.
(Yedeğimde çok ama çok fotoğraf var, ama anlatmaya yetmez)
 Benliğim karma karışık.
Gezerken bile dehşete düşen, burada yıllarca kalırsa nasıl bir hal alır,düşünmek bile istemiyorum.
Cezaevi burası ,çabuk gezer çıkarım diye girdiğim Sinop cezaevinde 3 saatten fazla zaman geçirmişim.Bu bile bana yetti.
Ziyareti bitirdikten sonra sahile inip biraz nefeslendim de kendime öyle geldim.
(Niye öyle oldun diye düşünen... empati cevabı yeterli olur mu acaba!!!)
Bu arada her yeri gezmeme rağmen sübyen koğuşunu gezmedim, içimin elvermeyeceğini biliyordum.

Sinop Sahilleri.
 Sahile modu düşmüş bir şekilde geldim. 

Sıcakta fena bastırdı bu arada....
İçim yandı bir şeyler içerken bundan sonra ne yapayım, nasıl bir yol haritası çıkarayım diye düşündüm.
Sinop için üç şık vardı, en iyisi kura dedim.
a-) Sinop Yarımadasının kuzeyini gezmek.
b-Sinop Yarımadasının güneyini gezmek.
c-) Sinop Yarımadasının Tamamını Gezmek
d-) Hiçbirini yapmadan, Şehri gezip yoluna devam etmek.
 Sonuçta '' b '' şıkkı kuradan çıktı.

En kalabalık en fazla denize girilen güney sahilinde keşif ve gezi yaparak şehre geri döndüm.

Akliman Yolu.
Kültür Turu, Sahil Turu, Şehir Turu derken Sinop'ta bitti.
 Merkezde alışveriş yapıp rahat bir konumda denize girebileceğim, sakin taraflara doğru yol almaya başladım.Galiba bana en uygunu Akliman sahili olacak, öyle düşünüyorum. Çünkü rüzgar ve dalgalar beni dinç tutar, bir de duş yeri varsa eh işte keyif şimdi başlar.

Bu hayalle Akliman' ın yolunu tutuyorum.

Akliman Sahili.
Tam da hayal ettiğim gibi oluyor, burada her şey var.
Rüzgar bol, dalgalar irice,denize girdim, duşumu aldım, çamaşırları yıkadım, karnımı doyurdum, bir güzelde dinlendim.
Eh işletme sahibi bir girişimde bulunup masa parası isteme gafletine kapıldı (bulunduğum yer piknik masaları imiş) ama başaramadı. Gözleme  parası verdim kardeş bir de masa parası mı vereceğim dedim. Şayet içerideki masalarda yeseydim para alacakmıydın deyince sustu...... oda haklı ne yapsın ekmek parası, ne tutturursa!!!!!
Her şey paramı benim güzel kardeşim, bırakın da rahat rahat tur atıp dinlenelim.Sen toptan gelen piknikçilerden masrafını çıkarırsın.


Rip Akıntısı.
Çok önemli bir uyarı, yüzmeyi çok iyi bilseniz bile RİP AKINTISINI bilmiyorsanız, boğulma size yakındır.O yüzden Rip Akıntısı çok iyi bilinmeli.Çok dikkatli olunmalı.
Önleyici, uyarıcı levhalar tüm Karadeniz Sahili boyunca var.


Yola Çıkma Zamanı.
Akliman' da ne kadar zaman geçirdim bilmiyorum,saatle de pek aram olmadığından kaçta ayrıldım oradan bilmiyorum. Karnım doydu, dinlendim, kıyafetlerim de kurudu hadi bana yol göründü deyip yola, ana yola çıktım. İstikametim Ayancık tarafı ama bu akşam orada değilde başka bir yerde kamp atmayı düşünüyorum.
Kısmet diyelim.....

Sarıkum Tabiatı Koruma Alanı.
Akliman' dan ayrılalı 10 kilometre kadar olmuştu ki, Sinop merkeze 20 kilometre mesafedeki Sarıkum' dayım. Soldaki işletmede soğuk bir ayran içip Tabiat parkının içerisine doğru yol alıyorum.




Sarıkum'da küçük bir gezinti ve Sarıkum' un ev sahipleri ile tanışma fırsatı.Gönül isterdi ki, yaban hayvanlarını da görüntüleyeyim ama maalesef onu başaramadım.
Özel bir çaba gerektiğini biliyorum.


Sarıkum Tabiatı Koruma Alanı.
Deniz seviyesinde olan Sarıkum Tabiatı Koruma Alanı, göl, ormanlar, yalancı maki toplulukları, kıyı kumulları, deniz kıyısı kayalıkları, sulak çayırlar, ağaçlandırma sahaları, tarım alanları ve yerleşim birimlerinden oluşmaktadır. Alan, içerisinde zenginlik ve çeşitlilik içeren bir çok ekosistemin bulunması sebebiyle 1987 yılında Tabiatı Koruma Alanı olarak ayrılmış, 1991 yılında da I. Derece Doğal Sit Alanı ilan edilmiştir.
Alana ismini veren Sarıkum Gölü tektonik hareketler sonucu oluşmuş çukur alanlar üzerinde yer alır. Göl eski bir körfez ve bu körfeze akan derelerin önünün, karayel rüzgarlarının hareketlendirdiği kıyı kumullarınca kapatılması sonucu oluşmuş bir lagün gölüdür. Halen 25-30 metrelik bir boğazla denize bağlantısı vardır. Göl ortalama 102 hektarlık bir alanı kaplamaktadır. Alan birçok nadir bitki türü için önemlidir. Alanda yapılan araştırmalarda 97 familya, 328 cins, 522 tür ve 6 takson tespit edilmiştir. Bunların 14 tanesi endemiktir. Endemiklerin içinde yer aldığı 26 tür ise Dünya Doğayı Koruma Birliği’nin (IUCN) kriterlerine göre Korumada Öncelikli Tehdit Altındaki Türlerdendir. Sarıkum Gölü çok sayıda kışı geçiren su kuşunu barındırması sebebiyle Önemli Kuş Alanı (ÖKA) olarak da belirlenen bir alandır. Alanda 233 adet kuş türü tespit edilmiştir. Bunların dışında diğer hayvan çeşitleri yönünden de oldukça zengin bir yerdir. Alanda çok sayıda sürüngen, böcek ve kelebek çeşidi ile yaban domuzu, çakal, tilki, sansar, sincap, karaca gibi yabani hayvanları görmemiz mümkündür.


Köyler Ve Dağlar.
 Sarıkum' dan ayrıldıktan bir süre sonra iç taraflara doğru yol alıyorum. Yine Ayancık yolundayım ama sol tarafımdaki köyler dikkatimi çekiyor. Bu köylerin hepsi Erfelek' e bağlı ve ben şu anda Erfelek sırasındayım tek farkla dün Erfelek' e dağlardan inerek ulaşmıştım, şimdi ise Erfelek sahil şeridinde yol almaktayım.


Kazakyalısı Sahili.
Bir süreliğine iç taraflara gittiğimden Karadeniz sahil şeridinden uzaklaşmıştım. Şimdi Kazakyalısı Sahili ile yine Karadeniz ile buluşuyorum.


Gebelit Koyu.
Ayancık sınırları içinde bulunan Gebelit Koyundayım.
Burası hakkında pek bilgi bulamadım,zaten bulmaya da gerek yok, ne kadar bilen olursa o kadar gelen olur. Burası muazzam sakinlik de çok güzel bir yer.
Koya girdiğimde bir balık restaurantı olduğunu gördüm, selam verip bahçesine girdim, daha bir şey söylemeden istediğin yere kamp kurabilirsen abi, burası senin sayılır dediler.
Gel de şaşırma.........
Balık restaurantı olunca ben de balığı söyleyip,çadırımı kurdum, deniz üzerine çıkıntı vaziyette duran masada da afiyet ile yedim.Benden kamp parası istemediler, yemek zorunlu değildi ama burada da balık yenir her halde....

Gebelit Koyunca Akşam.
Yorucu bir günün ardından Gebelit Koyu gibi muhteşem bir yerde kamp atmak ve lezzetli bir balığın ardından kendime başka bir ziyafet yada mükafat vermek hakkım her halde.(Burada içki servisi yok, ben yanımda getirdim.)
Dalgaların sesi arasında, hafif rüzgar ile birlikte güzel bir akşamı yaşadım Gebelit koyunda.
Restaurantın müşterisi boldu ama pek ses çıkaran, taşkınlık yapan yoktu. Müşterilerin hepsi aileydi.Çoğuda saat 22:00-22:30 gibi ayrılıp evlerinin yolunu tuttu.
Yani Gebelit Koyunda dalgaların sesiyle baş başa kaldım.
 Zaten dalgaların sesi, ortam, benimde uykumu getirince doğru çadırın yolunu tuttum.

5 nci Gün Erfelek-Sinop-Akliman-Sarıkum-Gebelit Koyu Rotası:88 KM


Powered by Wikiloc



6 ncı Gün 22 Temmuz 2017 Gebelit Koyu-Ayancık-Türkeli-Çatalzeytin-Abana:

Gebelit Koyunda Sabah.
En çok sevdiğim zaman dilimlerinden bir tanesi.
Gün doğarken uyanmak ve güneşin doğuşunu seyretmek.
 Gebelit Koyunda da bu bana nasip oluyor.
Kahvaltı Zamanı.
Benim zevkim de bu işte.
Gün doğumunu seyrettim şimdi sırada gün doğumuna karşı, bu sessiz, sakin koyda sakin sakin kahvaltımı yapmak.
Paha biçilemez değerde bir şey bu.

Veda Zamanı.
Her şey hazır şimdi yola yada Gebelit Koyunu keşfe çıkma zamanı.
Kamp yerinde son bir fotoğraf ve ayrılış.



Gebelit Koyu Girişi.
Burası küçük bir koy.
Gebelit deresinin deniz ile buluştuğu nokta.Aynı zamanda balıkçı tekneleri için doğal bir barınak.
Her haliyle güzel bir koy.







Nasip,Kısmet...
Ben kahvaltı ederken balıkçı kardeşte az ileri de ağlarını topluyordu, uzaktan selamlaştık.
Kahvaltım bitip, Gebekirse Koyunu keşfe çıktığımda oda ağlardaki balıkları çıkarmaya çalışıyordu. Biraz muhabbet ettik, koy hakkında kendimce bilgi aldım. Hal hatır sorduk bir birimize.Bu gün kısmetinde fazla bir şey yokmuş, nasip işte belki yarın fazlası olur.


Yoldayım.
Erken kalkan, erken yol alır.
Sabah erken kalkınca 07:00 sıraları yola çıkmış oldum. Sabah serinliğinde de iyi oluyor yolculuk.Sürüş daha rahat oluyor.

Yeni Arkadaşım.
 Harzana Koyu civarında takıldılar peşime iki tane olarak. Arka plandaki siyah renkli olan 3 ncü kilometre de pes etti.Beyaz olan Dereköy' e kadar yani 8 kilometre kadar peşimden geldi.Rampaları benden önce çıktı, inişler ise benimdi!!!! 1,5 Lt suyum ona helal olsun, kana kana iki partide içti. 


Karadeniz Sahil Şeridi.
Ayancık Yolundan.

Ayancık Şehitler Anıtı.
 Sabah erken saatte Ayancık' a vardım.
Biraz ilçe turu yaptıktan sonra, Şehitlik Anıtını ziyaret ettim,gerekli saygıyı sundum.
Şehitlik ziyareti sonunda bisiklet turcularının ve kampçıların sıklıkla kullandığı marketlerin açılması ile birlikte eksiklerimi tamamladım.
Özellikle sıvı ihtiyacını.

Ayancık Çayı
Dün Çangal Dağı inişinde Yenikonak civarında beraberdik,şimdi yine karşılaştık, fakat farklı yönde.

Ayancık-Güzelkent Yolu.
30 kilometrelik Ayancık-Güzelkent yolundayım.
Denizden tamamen uzak, yükseltisi, indisi,çıktısı bol bir yolda yol almaktayım.
 Fotoğraf için düz bir yolu denk getirdim de çektim, yoksa hiç göründüğü gibi değil.Ama yine de zevkli, yolu zevkli kılan ise doğanın güzelliği ve çok sık çeşmelerin olması.


Türkeli Sahili.
Güzelkent' e varınca kısa bir mola verip, çeşme başında öğlen yemeğimi yedim.Sonra da Türkeli istikametine yol almaya devam ettim.Şu anda Türkeli girişinde sahildeyim. Denize girmeyeceğim, bir fotoğraf çekip yoluma devam edeceğim.Çok kalabalık ve sıcak buraları.....


Denizbükü Yolu.
 Kuğu köyü ile Denizbükü arasındaki yol.
Hatırı sayılır bir iniş ve çıkışla bu yolu da atlattım.Ne kadar iniş varsa o kadar da çıkış var kuralı buralarda yoğun vaziyette işliyor.
Günün sonu da yaklaştığından yoruldum galiba!!!!!

Abana Sahili.
Abana sahili göründü, benim içinde gün sonu göründü oluyor.
Abana' da bu gün kamp atmayı düşünüyordum, tam da öyle oldu. Vakit geç olmadan Abana'ya varmış oldum.

Abana Kampı.
Abana' nın doğu sahilinden tarayarak kendime kamp yeri bakıyordum.Yavaş yavaş ilerlerken bir kaç yer gözüme kestirdim. Hatta merkeze gidip alışveriş yapıp buraya kamp atabilirim düşüncesinde olduğum yerde oldu ama ta ki burayı görünceye kadar.
Burası küçük bir kamping, sıcak suyu, tuvaleti,denizi her şeyi olduğu gibi yeri de çok güzel ve temiz bir alan.
Laf olsun diye ne kadar diye sordum 20 TL deyince hemen malzemeleri indirip kampı buraya kurdum.
 Bir kaç kamp yapan vardı benim haricimde, onlarda kendi halindeydi.
 Güzel ve sakin bir gece geçirdim burada.

6 ncı gün Gebelit Koyu-Ayancık-Türkeli-Çatalzeytin-Abana Rotası:89 KM


Powered by Wikiloc


Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.