GELİBOLU YARIMADASI ŞEHİTLERE SAYGI TURU 2 NCİ GÜN 11-14 EYLÜL 2017 (MAHMUT PAŞA KOYU-TAYFUR-ECEBEY-YALOVA ZABİTAN ŞEHİTLİĞİ-AKBAŞ ŞEHİTLİĞİ-BİGALI KALESİ-BİGALI)

                                            Gelibolu Yarımadası Şehitlere Saygı Turu

                                        


     Gelibolu Yarımadası Şehitlere Saygı Turu' nun ilk günü Gelibolu'dan ve Şehitlikten tura başlayıp, Avrupa Kıtasına ilk geçen ve Gelibolu Yarımadasını Türk toprağı yapan Gazi Süleyman Paşa'nın Anıt Mezarını ziyaret edip, geceyi Mahmut Paşa Koyunda kamp yaparak geçirdik.
     Doğru ve güzel bir yoldayız. Gelibolu'nun önemini hafızalarımıza kazıdık,ilk feth edilen yerlerden ve ilk şehitlerimizi ziyaret ederek Gelibolu Yarımadası Şehitlere Saygı Turu'na devam ediyoruz.
     Bu gün turun ikinci günü Gelibolu Savaşlarının olduğu bölgeye doğru hareket edeceğiz.Adeta cephe gerisinde bulunan ihtiyat birlikleri gibi Gelibolu ve Bolayır istikametinden asıl cepheye ulaşacağız.Tüm Şehitlikleri dolaşıp saygımızı sunacağız.Yola çıkma zamanı geldi.....

2 nci Gün 12 Eylül 2017 Mahmut Paşa Koyu-Tayfur-Karainebeyli-Yalova-Akbaş Şehitliği-Bigalı:
Mahmut Paşa Koyu.
Sabah önce ben,sonra Selim,en sonda Gökhan yeni güne uyandı.
Allah ne verdiyse masaya yaydık.Rüzgarlı Saroz sabahında kahvaltılarımızı yaptık.Erken saatlerde de yola çıkmaya hazır hale geldik.
Mahmut Paşa Koyundan ayrılıp Güneyli üzeri Ocaklı Köyüne gelirken yol üzerinde çocukluk arkadaşım Şaban Çoban' a da denk geldik,hararetli bir muhabbete tutuştuk.Meyve bahçesinden topladıklarının bir kısmını bize yolluk olarak verdi, sağ olsun çok makbule geçti.
Selim burada bizden ayrıldı onun katılımı bu kadardı, artık Ben ve Gökhan yola devam edeceğiz.


Yıl 1341 !!!!!!
Yıl 1341 Nasuf amcanın doğum tarihi,rahmetli babam ile yaşıtlar.Hicri 1341,Miladi 1925 yılına tekamül eder.Daha önceki yıllarda  iki defa bisiklet ile Fındıklı Köyüne geldim, yine geldim ve Nasuf amca hep aynı yerde kahvehanenin önünde. Nasuf amca hiç değişmemiş,hep aynı hoş sohbet ve cana yakın.Kulakları biraz ağır işitiyor ama olsun, o buna da şükür diyor.
Allah sağlık versin deyip,bir hatıra pozu istiyorum kendinden,kendine has bu pozu veriyor, maşallah kendisine.

Asırlık Çınar.
Fındıklı Köyünden Tayfur köyüne geçiyoruz yol bu bölgede bozuk,  yıllardır hep aynı zaten.Tozlu ve bozuk yolun sonunda Tayfur köyüne varıp kısa bir mola veriyoruz.Burada asırlık bir ağaç var,görmeden geçmek yakışık almaz.Ziyaret ediyoruz kendisini hakikaten asırlık ve yıllara meydan okuyor.
Hemen yanındaki yazıtta ekim tarihi 1354 yazıyor yani Gelibolu'nun fethi ile aynı yıl.Bu çınarın yaşının bilinmediği,sembolik olarak fetih tarihi verildiği anlamına geliyor.
Yer güzel,çeşme de var,çınar ağacı asırlık buraya kadar çok güzel.
Ancak bu güzel yer köyün çöplüğü konumuna gelmiş, her taraf korkunç derece de pis ve etraf içki şişelerinde geçilmiyor.
Köye ve yarımadaya bu resmen hakaret.
Umarım yetkililer bunu görür yada işitir.

Tayfur köyüne hiç yakışmamış.
Karainebeyli Köyü Ve Ecebey.
Tayfur,Değirmendüzü Köyleri derken Karainebeyli Köyü yakınlarındayız.
Karainebeyli Köyüne girmeden tepeyi iyi konumda gören bir yerde durup bisikletimden iniyorum.Burası çok önemli bir yer,Gökhan Elmaslı arkadaşıma da anlatıyorum ve sonrasında mola vermek üzere Karainebeyli köyüne geçiyoruz.
Fotoğrafta görülen tepede Ecebey' in Anıt Mezarı var. Ecebey kimdir neler yapmış kısaca bahsetmek isterim.
Ecebey;Yakup Ece olarak ta bilinen Ece Bey,1330 yılında Dobruca' dan Anadolu'ya dönerek Karasi Bey'in hizmetine girmiştir.Balıkesir ve Çanakkale yöresinde hüküm süren Anadolu Beyliklerinde Karasi Beyliği'nin büyük komutanlarındandır. Karasi Beyliği' nin Osmanlı Ordusu tarafından alınmasından sonra Orhan Gazi'nin oğlu Süleyman Paşa ile birlikte savaşmıştır.Gazi Süleyman Paşa'nın emrinde bir komutan olan Ece Bey,1354 yılında Süleyman Paşa ile birlikte Rumeli'ye geçmiş, Gelibolu'nun fethinde ve Rumeli'nin Türkleştirilmesinde etkin rol oynamıştır. Ecebey,Gelibolu'nun fethinden sonra, yarımadayı tamamen fethetmiş ve Maydos' a anısına Eceabat adı verilmiştir.Anıt Mezarı Karainebeyli Köyündedir.Anıt Mezarı 1989 yılında yapılmıştır.
Karainebeyli Köyü;Burası Gelibolu Yarımadasında kurulan ilk Türk Köyü olarak bilinir.KarNebi (Kara İnebey) birlikte getirdiği Türk boyunu yerleştirmiştir.Köye ismini veren kişi de odur. Karainebeyli Köyü,Ecebeyin Anıt Mezarı,tarihi camii,eski evleri,yıkık yel değirmenleri,Ece Ovası ve Ece Koyu ile görülmeye değerdir.
NOT:Gelibolu Yarımadası Şehitlere Saygı Turu' nun 1 nci ve 2 nci günün bu saatlerine kadar Gelibolu'nun fethi,Avrupa Kıtasına ilk geçişimiz,Anıt Mezar ziyaretleri,Gazi Süleyman Paşa'nın mezarını ziyaret,Ecebey' e saygı,Gelibolu'nun Türkler için neden önemli olduğu,tarihte Gelibolu'nun bizim için yeri kafamızda yer etti.
Şimdi bu saatten sonra da Gelibolu Savaşında Şehit olanların mekanlarını,Şehitlikleri ziyarete başlayacağız.Nasıl şimdiye kadar saygımızı sunduysak, bundan sonra da sunacağız.

Madam Erica Mezarı.
Karainebeyli Köyünden sonra Yolağzı-Kumköy ve sonrasında Yalova köyü girişindeyiz.Yalova Köy girişinde mezarlıkta duruyoruz.Burada ilk ziyaret yerimiz Madam Erica' nın mezarı oluyor. Madam Erica kimdir ve niye ziyaret ettik.
Madam Erica;Yaralı Türk askerlerini tedavi ederken top mermisi ile hayatını kaybeden Doktor Yüzbaşı Ragıp Beyin eşi Alman Hemşiredir.
Şehadet tarihi 26 Eylül 1915' dir.





Yalova Zabitan Şehitliği.
Çanakkale Savaşları' nda iki sahra hastahanesi vardı.Harp sahasının hemen arkasında bulunan güney cephesi hastahanesi,Eceabat ilçesindeki Ağadere mevkiinde, kuzey cephesindeki hastahane ise Yalova köyünde kurulmuştu.Savaş sırasında yaralanan askerler bu hastahanelerde tedavi ediliyordu.Durumu ağır olanlar, gemilerle İstanbul'a sevk ediliyordu.Burada yapılan müdahalelere rağmen şehit olan subaylar,mezarlık yanında özel olarak ayrılmış Şehitliğe defnediliyordu.Savaştan sonra Şehitlik özel olarak yapıldı.Daha sonra ilgilenilmediği için harabeye döndü.
Burayı görünce içim sızladı,ecdatımıza hiç mi saygımız olmaz.Hakikaten çok ilgisiz kalmış bir şehitlikle karşı karşıya kaldık,vicdanım sızladı.İnşallah ilgilenen bir yetkili ve insanoğlu çıkarda Şehitlerimiz gerekli saygıya layık duruma gelir.

'' Yadigar-ı Zafer İlkokulu''
Savaş zamanı hep üzücü olaylar olmuyor,bazende çok güzel şeyler oluyor.O örneklerden biri ile Yalova'da karşılaşıyoruz.Burası Yalova Zafer İlkokulu,hikayesi ise şöyle(Tabeladan alıntı);
''Kayıtlara göre, köyün en yaşlısı Hüseyin ORAL okulun hikayesini şöyle anlatmıştır.'' 1915 yılının baharıydı.Öğretmenimiz Süleyman Bey,hepimizi topladı Cevat Paşa' yı ziyaret edeceğiz dedi.Yola çıktık.Yol kenarından topladığımız çiçeklerle demet yaptık.Paşa bizi görünce sevindi.Hatırımızı sordu.'' İsteğiniz nedir çocuklar?'' deyince hep beraber '' okul istiyoruz''diye cevap verdik.
Okul yapımı için Cevat Paşa,İstihkam Binbaşı Zeynel Abidin'i (Çarpanlı) görevlendirmiştir.Köy halkı ise taş ve kum çekerek okul yapımına katkıda bulunmuşlardır.İki katlı okulun yapımı amele taburu tarafından kısa sürede tamamlanmıştır.
Okulun açılışı 18 Mart 1915 tarihinden sonra gerçekleştiği için büyük deniz zaferi hatırasına'' Yadigar-ı Zafer İlkokulu''adını almıştır.
1948 yılının aralık ayında yanan,1963 yılında depremden hasar gören bina, küçük onarımlarla ayakta kalmayı başarmıştır.
Şimdi ise Cevat Paşa Zafer Okulu (Kültür Merkezi) olarak 2008 yılından beri  ziyarete açıktır.
Ne mutlu bize, böyle bir güzellik gördük ve hikayesi içimi ısıttı.








Akbaş Şehitliği.
Şehitliğin bulunduğu Akbaş Limanı muharebeler esnasında Türk Birliklerinin ana ikmal noktalarından biri olup özellikle İstanbul'dan denizyolu ile gelen savaş malzemelerinin karaya çıkarıldığı dağıtımının yapıldığı önemli bir merkezdir.
Akbaş Mevkiinde 19. Tümen' in bir seyyar hastahanesi bulunmaktaydı.Esas  olarak burası '' sevk hastahanesi'' niteliğinde görev yapan bu mevki üzerinden kuzey cephesinde ağır yaralanan askerlerimiz,Akbaş veya Ağadere Hastahanesinde müşahade altında tutulurlardı.Düşman taarruzları sırasında batan ya da ağır saldırı altında kalan gemilerdeki şehitler,Yalova yönüne giden yolun sağ tarafında kalan asıl Şehitlik alanına  gömülmüşlerdir.Asıl şehitlik yoldan 25 metre yukarıdadır.Alan 1915'teki yapısını korumakta olup,etrafı çevrilmiştir.
Eceabat-Gelibolu yolu üzerinde ise Gerçek Şehitliğin hemen karşısında sembolik Akbaş Şehitliği,Anıt ve 759 Şehidin isimleri rölyefte anılmaktadır.

Biz Yalova tarafından gelir gelmez Gerçek Şehitliğin önünde durduk ve manevi görevimizi burada ifa ettik.Şehitlerimiz için dua edip,saygımızı sunduk.Hepsinin ruhu şaad olsun.Daha sonra da yakın zamanda yenilenen Akbaş Şehitliği Ve Anıtını ziyaret ettik.
Daha gün bitmedi,akşama vakit var,kamp yapmayı düşündüğüm çok özel bir yer var,inşallah gerçekleşir deyip yola devam ediyoruz.




                        
Bigalı Kalesi.
Hep bilir, görürdüm,içim cız ederdi,harap durumda yıkılmaya yüz tutmuş,perişan bir şekildeydi Bigalı Kalesi.Nihayet Restorasyon çalışmaları başlamış, ölmeden önce göreceğim demek ki!!!!!!!
Bigalı Kalesinden biraz bahsetmekte fayda var.
Bigalı Kalesi;Çanakkale Boğazı' nın Avrupa yakasında Nara Burnunun hemen karşısında Osmanlı dönemi bir kaledir.19 Şubat 1807 de İngiliz Donanması hiç bir direniş görmeden boğazı geçmesi nedeniyle ilave tedbirler almak icap etmiştir.
Bu kapsamda 1807 yılında III. Selim zamanında Çanakkale Boğazına yeni istihkamlar yaptırılmaya karar verilmiştir.Bu karar doğrultusunda Çanakkale Boğazının en dar yeri olan Çanakkale-Kilitbahir hattı ile Nara Burnu-Bigalı hattı arasında savunmanın güçlendirilmesi planlandı.Böylece Anadolu yakasına Nara  Burnu ve Köse Burnu kaleleri,Rumeli sahiline de bunların tam karşısına denk gelecek şekilde Bigalı ve Çamburnu Kaleleri yaptırılmıştır.1807 yılında yapımına başlanan kaleler 1822 yılında II. Mahmut zamanında tamamlanabilmiştir.Bigalı Kalesi,Hemen karşı kıyıdaki Nara Burnu üzerinde yer alan Nara Kalesi ile birlikte Çanakkale Boğazı' nın Marmara denizi doğrultusundaki son savunma istihkamlarını oluşturmuştur.
Bigalı Kalesi niye bu kadar önemli çok iyi anlaşılıyor.






Bigalı Köyü.
Tarihimiz de büyük öneme sahip, tarihin akışını değiştiren dahi bir komutanın komuta ettiği 19. Tümen Karargahının bulunduğu,maneviyatımızın coştuğu köydeyiz, Bigalı Köyündeyiz.
Bigalı Köyü 19 Nisan 1915 tarihinden sonra 19. Tümen Karargahına ev sahipliği yapmış.57.Piyade Alay' ı bu köyden yola çıkarak düşmana geçit vermemiştir.
Bigalı Köyünde bir Mustafa Kemal vardı,dahi bir komutan 19.Tümen'in komutanı.
İşte o büyük komutan ve karargahının kaldığı bu köyde biz bu geceyi geçireceğiz.
Muhtarı sorduk yoktu,köyün tek bakkalında  muhtar azasını bulduk, iznimizi aldık ve hava kararırken 19.Tümen'in de ordu karargahını kurduğu bölgeye,şimdi Atatürk heykelinin olduğu alana kampımızı attık.
Ne mutlu bize,büyük komutan ve onun Karargahının bulunduğu yerde bizde kampımızı attık ve yarın sabah bambaşka bir duygu ile uyanacağımıza inanıyorum.

2 nci Gün Mahmut Paşa Koyu-Tayfur-Karainebeyli-Yalova-Akbaş Şehitliği-Bigalı Rotası:62 KM



Powered by Wikiloc







Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.