ATA YOLU-KURTULUŞ YOLU 12 HAZİRAN-06 TEMMUZ 2019 (8 nci ve 9 ncu Gün Suşehri-Kelkit Çayı-Çağlayan-Katırcı Pınarı-Şebinkarahisar-Alucra)


Yağmur ile girdiğimiz Suşehri'nde geceyi öğretmenevinde geçirdik.Temizlendik,kurulandık,iyice dinlendik.
Suşehri rotamızda ve projemizde önemli bir yere sahip Mustafa Kemal Atatürk bu ilçeye dört defa gelmiş.Bizde Mustafa Kemal Atatürk'ün geldiği ilçedeyiz.Onun gittiği yerlere uğramak projemizin bir parçası.
Bu gün Suşehri-Şebinkarahisar rotasını takip edeceğiz,dün şiddetli fırtına altında tırmandığımız 10 kilometreyi ineceğiz.
Ata Yolu-Kurtuluş Yolu projesinin 8 nci günündeyiz,bu yazı bölümünde 8 ve 9 ncu günü kaleme alacağım.Vakit geçirmeden yola çıkıp ne görmüş,ne yaşamışız kaleme almaya başlayayım.

(Projeyi Ferdi Kızıl kardeşim ile beraber gerçekleştiriyoruz,haliyle fotoğraf katkısı da kendisinin büyük)


8 nci Gün 19 Haziran 2019 Suşehri-Kelkit Çayı-Katırcı Pınarı:

Öğretmenevinden Ayrılış.
Dün akşamki yağmurdan eser yok.

Kahvaltımızı öğretmenevinin menüsünden yaptıktan sonra karnı tok,dinlenmiş vaziyette yola çıkmaya hazırız.İlk 10 kilometre iniş olduğundan keyfimiz yerinde,gerisi muamma!!!!!
Kurtuluş Savaşı Ve Cumhuriyet Döneminde Suşehri.
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, Erzurum Kongresi'ne giderken 28 Haziran 1919 günü Suşehri'ne uğramış, Mehmet Ali Efendi Konağında ağırlanmıştır. Bu misafirlik sırasında Suşehri Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Şubesi Kurulmuş; başkanlığa Mehmet Ali Efendi getirilmiştir. Atatürk, Erzurum Kongresi dönüşünde İlçemize tekrar uğramıştır. Büyük Önderin ilçemizden geçtikleri bu gün 1 Eylül 1919  Suşehri'nin mahalli günü olarak kabul edilmiş olup her yıl törenlerle kutlanmaktadır.
Cumhuriyetin ilanından sonra Atatürk yaptığı Doğu Anadolu gezisi sırasında 28 Eylül 1924 beraberinde Latife Hanım ve kalabalık bir heyetle Suşehri'ne uğramış, Kurtuluş Savaşı anılarını tazelemek niyetiyle Mehmet Ali Efendi' nin Konağına misafir olmuştur.Kuzeydoğu Anadolu' yu gezen Atatürk dönüşünde 11 Ekim'de Şebinkarahisar 'da geceyi geçirmiş ve dördüncü kez 12 Ekim 1924 tarihinde beraberindekilerle tekrar Suşehri'nden geçmiştir
Kaynak :Suşehri Kaymakamlığı.
Mehmet Efendi Konağı' nın günümüzde olmaması ve bu konak ile ilgili bilgiye ulaşamadığımdan Suşehri'nden ayrılmaya karar verdik.
Suşehri'nden Ayrılış.
Suşehri'nden 10 kilometrelik sert bir inişle Reşadiye-Şebinkarahisar-Suşehri kavşağına iniyoruz.Bu aynı zamanda ana yol kavşağı,bu gün rüzgar gibi indiğimiz 10 kilometrelik yolu,dün ittir kaktır fırtınaya karşı çıkıp Suşehri'ne ulaşmıştık.
Şimdi yönümüzü Şebinkarahisar tarafına çevirip Kelkit Çayı üzerine kurulmuş olan Çamlıca Barajı'na paralel bir süre yol alacağız.


Çamlıca Baraj Gölü.
Çamlıca Barajının ve gölün en yüksek yerine çıkıp suyun ve doğanın güzelliğini bir süre seyrettik.Hatıra fotoğrafı da çekilmeyi ihmal etmedik.

Kelkit Vadisinde Yol Almak.
Coğrafyanın cezbedici güzelliği içinde kafamıza göre aheste aheste yol alıp,manzaranın ve ortamın tadını çıkarmaya devam ediyoruz.
Burası Bayburt yolu ve diğer ana yollara göre çok daha sakin,bu sakinlik,bizim işimize geliyor,daha rahat yol alıyoruz.




Kelkit Çayı-Kelkit Vadisi-Çamlıca Baraj Gölü.
Niksar'da tanıştık Kelkit Çayı ve Vadisi ile, onunla beraber 3 gündür yol alıyoruz.Her güzelliğine şahit olduk.Şimdi de önüne set gerilmiş Çamlıca Barajının oluşturduğu bentle gölet haline gelen Kelkit Çayının tüm güzelliklerini bu üç karede yansıtmaya çalıştık.Göz alıcı yolculuğumuz bize göre kısa sürdü,bundan sonra tırmanacağız galiba.

Mola Zamanı.
Hava ısındı,rampalar da başlayacak,hemen önümüzde çeşme var,rampalara sarmadan önce cezveyi ateşe sürüp kahvemizi yudumladık. Hem dinlenmiş hem de keyfimiz yerine gelmiş oldu.


Tırmanışımız Başladı.
Bu iki fotoğraf tırmanışı anlatır durumda, önümüzde 25 kilometrelik tırmanış bizi bekliyor.Bu tırmanışı zevkli hale getirmek elimizde.

Giresun İl Sınırı.
Tırmanışımız devam ederken Sökün bölgesinde Giresun il sınırlarına giriş yapıyoruz.Bundan sonra bir süre Giresun il sınırlarında yol alacağız.Giresun bölgesi Ata Yolu-Kurtuluş Yolu projemizde yer alan beşinci il.

Psikolojik Baskı Buna Denir.
Söze gerek var mı?var,var.....Bu güne kadar % 16 levhası hiç görmedim,Ferdi'de görmemiş,bizim için ilk oldu.% 16 demek,yüklü bisikleti elde çıkarmak gerek,zaten %10 'u geçen yerler vardı,bayıltıyordu şimdi her halde çatlarız.
Ama yine de yılmak yok, yola devam.

Yolun En Güzel Anları...
Tırmanışın sonuna doğru denk geldim ona,çok yakındık bir birimize,aramız 3-4 metre kadar,başladı şakımaya.O kadar güzel şakıyordu ki,kımıldamadan,hatta nefes bile almadan dinledim onu.Ferdi geriden geliyordu ona işaret ettim gelme diye oda geride bekleyip dinledi onu.
Ne kadar zaman geçirdik karşılıklı bilmiyorum ama belki 10 belki 15 dakika, o kadar güzel anlardı ki anlatamam.



Manzara Eşliğinde İniş Zamanı.
25 kilometrelik tırmanışın mükafatı manzaralı olarak geri geliyor.Yaklaşık 10 kilometre kadar iniş yapıyoruz.Bu arada hemen karşımızın sağ tarafında Kelkit Çayına gem vuran Kılıçkaya Baraj Göleti görüş alanımızda belirmeye başlıyor.
Kılıçkaya Barajı.
Kelkit Çayı üzerinde kurulu olan baraj 1990 yılında hizmete girmiştir.Suşehri,Türkmenler Köyü mevkiinde Kelkit Çayı üzerindedir.Ve bu eşsiz manzarayı bize sunmakta.
Çağlayan Köyü Ve Çağlayan.
Taşçılı mevkine kadar 10 kilometrelik bir iniş yapmıştık,şimdi hafif hafif tırmanmaya başladığımızda Şebinkarahisar levhası 12 kilometreyi gösteriyordu,demek ki 12 kilometre tırmanış var.
Bu arada sol yanımızda Çağlayan Köyü ve Çağlayan Şelalesi gözümüze ilişiyor.Bir süre durup seyrediyoruz.Biz seyrederken de hafif hafif yağmur başladı.
Çağlayan Şelalesi:
Çağlayan köyünde bulunan ve ismini köyden alan Çağlayan Şelalesi’ nin kış aylarında azalan debisi, bahar aylarıyla birlikte yükseliyor. Yaklaşık 50 metre yükseklikten akan şelale yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oluyor. Hafta sonu Şebinkarahisar’dan ve komşu ilçelerden şelaleyi görmek için çok sayıda yerli turist gelerek gezinti yapıp, hatıra fotoğrafı çektiriyor.
Yağmurla Beraber Yolculuk.
Bu günde yağmurdan yana nasibimizi aldık.Karadeniz bölgesinin tipik havası yakamızı hiç bırakmadı.Ama bu seferde iyice ıslatıyor.
Katırcı Pınarı Çeşmesi.
Yağmurun şiddetini arttırdığı Şebinkarahisar'a iyice yaklaştığımız anda burasını bulduk. Burası Katırcı Pınarı Çeşmesi ve Şehit Uzman Çavuş Birkan Gündüz Parkı.2016 yılında restore edilmiş ve hizmete açılmış.Sığınılacak en emniyetli yerlerden biri,mobese kameralarına çok yakın.
Ama bir tereddütümüz var,yerleşim yeri dışı yerler akşamcıların da mekanı olabiliyor.Bakalım öyle mi? olacak.
Ben çadırları kurduktan sonra mobeselere şifreli mesaj verdim !!!! (Emekli Jandarma Astsubayı olduğumdan rahat hareket edebiliyorum).Jandarma yarım saat sonra geldi.Kendimizi tanıttık ve gittiler, yani emniyetteyiz,bizi bol bol gözetleyecekler.
Ama sıklıkla gelen akşamcılara dur diyemedik,yerlerinin işgal edildiğini gören geri döndü,bu, gece yarısına kadar sürdü.Bir tanesi fazla kaçırmış, biraz sitem etti ama sonunda ağabeyciğim deyip,elimi öptü, geri gitti.
Her neyse zaten fazla yorulmamıştık, ben de Ferdi de gece yarısına kadar çadırlarımızda oyalanıp,gelenlerle muhatap olmamayı tercih ettik.
Gece yarısından sonra mı? vallahi hatırlamıyorum...
Güzel bir uyku uyumuşum.
Ata Yolu-Kurtuluş Yolu devam ediyor yarın 9 ncu gün ve Şebinkarahisar ilçe merkezine girip, Alucra tarafına yol alacağız.
8 nci Gün Suşehri-Kelkit Çayı-Katırcı Pınarı:52 KM

Powered by Wikiloc

9 ncu Gün 20 Haziran 2019 Gün Katırcı Pınarı-Şebinkarahisar-Alucra:


Katırcı Pınarına Veda.
Sabaha karşı yine yağmur yağdı,yağmurun serinliği devam ederken gün ağarmaya başladı ve bizde uyandık.Hafif hafif yağmur çiselerken toparlandık.
Yola çıkmaya hazırız,kahvaltımızı Şebinkarahisar'da yapacağız.
Geceyi geçirdiğimiz Katırcı Pınarına veda edip ilçe merkezine yöneliyoruz.
5 dakika sonra ilçe tabelasının önünde soluğu alıyoruz.

Şebinkarahisar.
Şebinkarahisar Giresun'un bir ilçesidir. 1923 yılında il olmuş, 1933 yılında Giresun vilayetine bağlanmıştır. Osmanlı dönemindeki adı Şarkikarahisar' dır. Karahisar-ı Şarki şekli de kullanılmıştır. "Doğu Karahisar" anlamına gelir.

 Mustafa Kemal Atatürk 11 Ekim 1924 Şebinkarahisar' da Türk Ocağını ziyaretinde , ocağın imkansızlığı karşısında kendisinden özür dilenmiş , Atatürk burada yaptığı konuşmada: " Ben bu şehri çok beğendim .Sevgimin temadisine alem olmak üzere Şark-ı Karahisar adını Şebinkarahisar olarak tashihini teklif ediyorum.

Kurtuluş Savaşı'nda Şebinkarahisar' lılar'ın  üstün gayret ve fedakarlıkları her türlü takdirin üstündedir. 1919 yılında Erzurum'da toplanan kongreye Şebinkarahisar'ı temsilen  Dr. Cemil ŞENCAN delege olarak katılmıştır. 1920 yılında ilçede Anadolu Müdafa-i Hukuk Cemiyeti Şurası kurulmuştur. Cemiyet bu dönemde dış tahriklerle, şımarık Ermeni ve Rum çetelerinin mezalimlerinin büyümesine engel olmuştur.
Kaynak:Şebinkarahisar Belediyesi.


İstiklal Çeşmesi.
Kahvaltımızı yaptık şimdi sıra kültür gezimizde ve alışverişte.
İstiklal Çeşmesi: 1927 yılında eski belediye binası önüne Belediye Başkanı Hüsnü bey zamanında ahşap çatılı olarak yaptırılmıştır.1985 yılında ilçe meydanına taşınmış ve ahşap çatısı, çinkoyla kaplanmıştır. Çatı içeriden sıvanmıştır. Sıva üzerileri ise kalem işi çeşitli motiflerle süslenmiştir. Çeşmenin su haznesi top, mermi ve ay yıldızlarla süslenmiştir. Şebinkarahisar ilçe meydanında bulunan İstiklal Çeşmesi Şebinkarahisarlıların buluşma yeridir. 
Kaynak:Şebinkarahisar Belediyesi.

Atatürk Evi Ve Müzesi.
Atatürk Evi ve Müzesi : 11 Ekim 1924 tarihinde Ulu Önder Atatürk’ ün ilçemizi ziyaretlerinde bir gece kaldıkları ev hazinece istimlak edilmiş, Karayolları Genel Müdürlüğü' nce ayrılan 3 milyon TL. ödenekle tamir ve restore edildikten sonra 1932 yılı içerisinde yapılan çalışmalar sonucu  ev o tarihlerdeki aslına uygun şekilde döşenerek 11 Ekim 1982 tarihinde “Atatürk Evi ve Müzesi” adı altında ziyarete açılmıştır. Müzede Atatürk’ ün kullandıkları eşyalar, tarihi nitelikteki diğer eşyalar sergilenmekte. Müze içerisinde 500 kitaplık bir Atatürk kütüphanesi ve resimlerle Atatürk Köşesi bulunmaktadır.
Kaynak:Şebinkarahisar Belediyesi.

Atatürk Evi Ve Müzesi sabah çok erken olduğundan kapalı idi,maalesef içini gezme imkanı bulamadık.

Şebinkarahisar Kalesi.
Şebinkarahisar Kalesi: İlçenin güneyinde bazalt bir tepe üzerinde yükselen kalenin ihtişamlı bir görünüşü  vardır. Kalenin ne zaman yapıldığı belli değildir. Ancak Mengücek Hükümdarı Fahrettin Behramşah’ ın 1184 tarihinde kaleye ilaveler yaptığı ve savunma gücünü artırdığı bilinmektedir.
Kaynak:Şebinkarahisar Belediyesi.



Şebinkarahisar'a Veda.
Şebinkarahisar kültür turu ve ziyaretimizi bitirdik,alışverişimizi de yaptık şimdi bu eşsiz iki manzara eşliğinde  yola çıkma vakti.Bu gün yolumuz Karadeniz Bölgesine has coğrafya da indili çıktılı olacak.İlk hedefimiz Alucra,sonra yol nereye sürüklerse diyorum ama bakalım bu gün ne yapacağız.


İniş halindeyiz ve yukarıdan çevredeki manzara çok daha iyi gözüküyor,biz de bu manzaraların keyfini çıkarırken bu iki fotoğrafı da albüme koyuyoruz.

Çamlıbel.
Çamlıbel köyüne kadar geneli iniş bir yolu takip ettik. Çamlıbel köyü ile beraber tırmanış başlar iken aynı zaman da Alucra Çayı ile buluşma sağlıyoruz.Bir süre Alucra Çayı ile beraber yolculuk yapacağız.



Alucra Çayı Ve Vadisi.
Alucra Çayının  oluşturduğu vadi ve suladığı topraklarda tırmanarak yol almaya devam ederken havada kapatmaya başladı.
Alucra Çayı,Alucra'nın kuzeyindeki dağlardan doğup Kılıçkaya  Baraj Göleti ve dolayısıyla Kelkit Çayı ile birleşmekte.
Beklenen Yağmur Geldi.
Tam Altınçevre Köyüne girerken yağmur atıştırmaya başladı,bizde hemen kahvehanenin yolunu tuttuk.Kahvehanede daha çaylarımızı söyler söylemez yağmur görüldüğü gibi bardaktan boşanırcasına yağmaya başladı.
Bu durum da ne yapılır,elbette ki beklenir.Kahvaltıyı zayıf yaptığımızdan (Şebinkarahisar'daki çorba iyi değildi!!!) madem bekliyoruz yemeğimizi yiyelim dedik ve öyle de yaptık.
1 saatten fazla yağmurun dinmesini bekledik.




Tavukçu İle Yolculuğumuz!!!!!

ilk Altınçevre' de gördük onu,kahvehanedekiler bizden zannetmiş!!!! alakası yok.
Bizden önce hareket etti,yolda yakaladık onu.Elinde poşet, poşetin içinde kafası dışarıda bir tavuk.
Biz bisikletle tırmanırken oda yürüyor ama çok hızlı yürüyor.Normal olmadığını konuşmak istediğimizde anladık.
Ah Ferdi beni geri de bırakmayacaktın!!!! adam hiç susmadı,tüm hayat hikayesini ortaya döktü.
Rampa aşağı kurtulduk, rampa yukarı yine yakalandık ona.



                                                                 İkinci Yağmur Dalgası.
5-6 kilometre sonra tırmanış halindeyken yine yağmura yakalandık.Köy evinin sundurmasına sığındık.Anadolu insanı bize kucak açtı,hoş geldin dedi,ayran ikram etti,yetmedi yanımıza yolluk peynir kattı.
Sağ olun bir şey istemeyiz, ihtiyacımız yok dememize rağmen,ısrar ettiler,biz eli boş göndermeyiz dediler.
Teşekkür ettik,çocuklara elimizde ufak tefek bir şeyler vardı,onları bıraktık ve yola çıktık.


Muhara Köprüsü.
Yolumuz üzerinde tarihi Muhara Köprüsü ile de karşılaştık ve resmedip albümümüze koyduk.

Tarihi İpek yolu üzerinde yapılmış 19.YY Osmanlı Köprülerindendir. Uzunluğu 36.30 metredir. Karayolları tarafından 2016-2018 yıllarında restore edilmiştir.


Yoldan Manzaralar....
Yağmurdan kaçabildiğimiz zamanlarda yol üzerinde gördüğümüz güzellikleri de albüme koymayı ihmal etmiyoruz.Bu iki güzellik onlardan bir demet.

Üçüncü Fasıl Yağmur.
Yine yakalandık yağmura,bu sefer bayağı ıslandık,açıkta yakalandık.Yol üzerinde gördüğümüz bu renkli durak biraz olsun bizi  korudu.Bu seferki birinci yağmur gibi çok şiddetli ama kısa sürdü.



Yağmur Sonrası.
Yağmurun tam dinmesini beklemeden çıktık yola hafif yağmur bize artık tam koymaz oldu.
Mesudiye taraflarda bu iki güzelliği albüme koyup yolumuza devam ettik.

Alucra.
Son tepeyi tırmandık ve hemen altımızda Alucra belirdi,şimdi Alucra'ya doğru inişe geçeceğiz.

Alucra:
Alucra'nın yerleşim tarihi Hitit' lere kadar uzanmaktadır. İskitler, Kimmerler, Medler, Persler, Romalılar ve Bizans' lılar bölgede sırasıyla hakimiyet kurmuşlardır.1876 yılına kadar Mindeval ve Kovata adında iki nahiye olarak idare edilen Alucra, bu tarihten sonra Şebinkarahisar Mutasarrıflığa bağlı bir ilçe olmuştur. İlçe merkezi, Karabörk, Kemallı, Koman köylerinde zaman zaman yer değiştirdikten sonra, şimdiki yerine yerleşmiştir.1933 yılında Şebinkarahisar'ın ilçe olması dolayısıyla Alucra Giresun iline bağlı bir ilçe olmuştur.
1 nci Dünya savaşında Alucra'da bir cephe oluşturulmuş, cephe komutanı Mareşal Fevzi ÇAKMAK karargahını bugünkü Çakmak köyünde kurmuştur. Halen bu köyde bir şehitlik mevcuttur.

Alucra' yı ziyaretimizin nedenini  son paragrafta net olarak açıkladım.Yarın ki rotamız bu doğrultu da.



Alucra Şehitliği.
Tepeden aşağı Alucra'ya doğru inerken Alucra girişinde Şehitliği gördük.Alucra Şehitlerini ziyaret etmek,ruhlarına dua etmek,saygımızı sunmak boynumuzun borcu.
Onlar vatanların için Şehit oldular,onlara minnetttarız. Alucra Şehitliğinde 12 Şehidimizin kabri var.
Bir süre Şehitliği ziyaret ettik ve sonra ilçe merkezine doğru yol aldık.


Alucra.
Giresun ilinin bir ilçesidir. Giresun iline 150 km, Gümüşhane iline 147 km, Erzincan iline 148 km uzaklıktadır. Yani üç ile uzaklığı eşit gibi.Biz artık bu küçük şirin Karadeniz ilçesine girmek üzereyiz.


Alucra'da Kamp Yeri.
İlçenin çevresinde bir sürü kamp yapılabilecek alan var.Okul bahçeleri,fazla işlemeyen otogar,futbol sahası ve yeşil alanlar.
Ama yağmur yağdı yağacak biz kapalı alan aramaktayız.Spor salonu uygundu, görevlisinden talep ettik,ilçe gençlik spor müdürü talebimize olumlu cevap vermedi.
Bizde yer problemini başka türlü çözdük,yerimizi ayarladık ve Alucra içine alışverişe geçtik.Tüm ihtiyaçlarımızı aldıktan sonra kamp yapacağımız yere geldik.
Alucra Kamp Yerimiz.
Hep futbol sahasında ya da tribünlerin üstünde kamp yapacak değiliz ya!!!! bu seferde altında kamp yaptık.Tercihimiz tamamen doğruymuş.
Çadırları kurduktan 10 dakika sonra yağmur başladı,hemde aralıksız.Bu gün dördüncü dalga yağmur sorunsuz atlatılmış oldu,tribünlerden su sızıntısı da yok.
Bu gün kısa sayılabilecek, bir o kadarda bol yağmurlu ıslak bir gün geçirdik.
Sıkıntı yok,hedefimize emin adımlarla gidiyoruz.
Bu gün 9 ncu günü de tamamladık,yemeğimizi yedik,muhabbetimizi ettik,geç vakitlerde de yağmurun sesini dinleyerek uykuya daldık.
Yarın önemli bir yere doğru hareket edeceğiz.
Ata Yolu-Kurtuluş Yol'un da yarın 10 ncu güne uyanacağız.
9 ncu Gün Katırcı Pınarı-Şebinkarahisar-Alucra:49 KM

Powered by Wikiloc

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.