KOZAK YAYLASI-ÖREN TURU 27-29 AĞUSTOS 2019 (Çandarlı-Bergama-Kozak Yaylası-Bağyüzü-Ulubeyler-Gömeç-Ören-Ayvalık-Altınova-Dikili)



Aylardan Ağustos ve ben her yıl rutine binen bir şey yapmak için yola çıkıyorum.Kozak Yaylası,olmazsa olmazım oldu ve ben her yıl en azından bir gece konaklamayı alışkanlık haline getirdim diyeceğim ama alışkanlık değil bu,tutku.
Bu yıl yaz döneminde iki büyük tur yaptım,evden çok ayrı kaldım ve yoruldum.Kozak Yaylasına çıkmak ancak Ağustos ayının sonunu buldu. Her yıl yaylaya çıkıyorum ama her defasında farklı bir yol izleyip yuvaya dönüş yapıyorum.
Bu yıl favorim ve tutkum olan iki yere gidecek, kamp yapacak ve döneceğim.
Adından da belli Kozak Yaylası -Ören Turu.
Ben artık yola çıkayım bakalım bu üç günlük turda neler olmuş.

1 nci Gün 27 Ağustos 2019 Çandarlı-Bergama-Yukarıbey-Kozak Yaylası:

Çandarlı Doğu Sahili.
Yılın bir bölümünü geçirdiğim Çandarlı tura çıkış noktam.Çıkış noktam Çandarlı olunca başlangıç fotoğrafı olmayı da hak ediyor.
Burası Çandarlı' nın doğu sahili, arka planda ise Ada Mahallesi ve Çandarlı Kalesi fotoğraf karesindeki yerlerini aldı. Çandarlı' yı tanıtıp Kozak Yaylası yolunu öyle  tutayım.


Çandarlı;Dikili'nin güneyindeki Çandarlı Körfezinin kuzey kıyısında yer alan bir yerleşim yeridir. Tarihte Pitane adı ile anılan Çandarlı,efsaneye göre Amazon kadın savaşçılarının egemen olduğu bölgedir. Unesco dünya mirası geçici listesi nde yer alan Çandarlı'daki tarihi kale en önemli zenginliklerdendir. Cenovalılar tarafından yapılan Çandarlı Kalesi, 15. yüzyılda Osmanlı Sadrazamı Çandarlı Haili Paşa tarafından onarılmıştır.1957 yılında ve 2017 yıllarında yenilenmiştir.
Bakırçay.
Bakırçay ile bu gün iki defa haşır neşir oldum, iki defa üzerindeki köprülerden geçip Bergama yönüne devam ettim.
Bakırçay,Balıkesir'in güneyindeki dağlardan doğar,Soma ve Bergama ovalarını geçerek Çandarlı Körfezinde Ege Denizi ile buluşur.
Geçtiği yerlere bereket katar.
Bergama.
Çandarlı-Bergama arasındaki 35 kilometreyi karşıdan  şiddetli rüzgar alarak yol aldım.Bergama 'ya gelince ise rüzgar bıçak gibi kesildi.Bergama içinde kısa bir mola verip, bir şeylerde atıştırıp,yönümü Kozak Yaylası tarafına çevirdim.




Kozak Yayla Yolu.
Rüzgar esmez oldu,sıcak bastırdı,çoğu yerde asfalt resmen erimiş.Ama çok olumsuzluk saydım değil mi? bu olumsuzluklar bana vız gelir tırıs gider.
İşin ucunda Kozak Yaylası varsa her şeye değer.Yukarı çıktığımda her şeyin çok güzel olacağını biliyor ve eminim.
Önemli olan yolun olumsuzluklarını değil, olumlu taraflarını görmek, daha sular akmaya devam ederken her viraj sonrasında karşınıza çıkan çeşmelerde serinlemek.
Yılkı Atları.
Tırmanışın son aşamasında Yılkı Atları ile karşı karşıyayım. Özgürlüğün sembolü Yılkı Atları,hiç ürkmeden karşılıklı bakıştık, sonra ben yoluma devam ettim.
Kozak Yaylası.
16 köye ev sahipliği yapan Kozak Yaylasına saat 15:00 gibi vardım.Bu benim için erken varmak anlamına geliyor. Yaylanın en büyük köyü eski adıyla beldesi olan Yukarıbey Köyüne girip akşam ve sabah için bir şeyler aldım.
Yazının başından beri Kozak Yaylası diyorum ama Kozak Yaylasından bahsetmemiştim şimdi bahsedeyim.

Kozak Yaylası;Türkiye'nin en kaliteli çam fıstıklarının yetiştiği,bir doğa cenneti olan Kozak yaylası,Antik Dönem'den bu yana çam fıstığının yanı sıra üzümü ve şarabıyla da ünlenmiştir.Bölgede,Aşağıbey Köyü yakınlarında Roma Dönemi' nden kalma kaplıcalar ve Antik Perperene Kenti yer almaktadır.Piknik alanları da bulunan yaylada,doğa ve köy turları yapılmakta,dağcılık ev av turizmi gibi etkinlikler düzenlenmektedir.
Kozak Yaylası Kampı.
Yukarıbey köyünde oyalanma ve alışveriş olmasına rağmen saat 17:00 gibi  kamp kuracağım yerdeydim.Yerim her zaman ki yerim, Aşağıcuma ile Göbeller köyü arasında yoldan biraz içeride güzel bir yer.İlk işim Kozak Yaylasına gelince muhakkak içilmesi,tadına bakılması gereken şarabı çeşmenin soğuk yalağına yatırmak oldu.Bakkal derin dondurucu da soğutmuştu ama çadırı kuruncaya kadar biraz daha soğusun.
Çadırı kurdum,malzemeleri yerleştirdim ve kendimi tekrar çeşmenin yanına attım,şimdi sıra bende,güzel bir temizlik yaptım.Bu kadar işi yapmama rağmen hala güneşin ortadan kaybolmaya niyeti yok!!!
Bu akşam hafif atıştırmalıklarla beraber soğuttuğum şarabı yudumlamaya başladım.
İyi ki 2 tane 0.75 lik almışım, erken başladığımdan ikincisi de geç vakte kadar bana yarenlik etti.
Saatin kaç olduğunu bilmiyorum ama sızma,uyku arasındaki bir hal ile çadırda buldum kendimi.Sonrası mı? uyumuşum, hiç bir şey hatırlamıyorum, rüzgarın ve çamların sesinden başka!!!!!

1 nci Gün Çandarlı-Bergama-Yukarıbey-Kozak Yaylası:65 KM



Powered by Wikiloc


2 nci Gün 28 Ağustos 2019 Kozak Yaylası-Bağyüzü-Ulubeyler-Gömeç-Ören:


Yayla Sabahı.
Ne geceydi ama..... rüzgar esti esti,gecenin bir yarısından sonra ise tam bir sessizlik ve durgunluk.
Rüzgar ninni söylerken iyiydi,durgunluk sıcak yaptı,pencereleri açınca hava iyi geldi.İyi uyudum,erken kaktım,daha Kozak Yaylası yeni yeni güne merhaba derken ben kahvaltımı yaptım bile,demek ki uykumu almışım.


Kamp Yerine Veda.
İşim tamam,hazırım ve yola çıkma vakti.O kadar geceyi beraber geçirdik, havanı kokladım,suyunu içtim seninle veda fotoğrafı almadan gidermiyim.
Seneye görüşmek üzere Kozak Yaylası ve  kamp yerim.


Atatürk Anıtı.
Kamp yerimden ayrıldım,ara yoldan Aşağıcuma köyünün içine ve oradan da Bağyüzü köyü tarafına yöneldim.Şimdi Atatürk Anıtı' nın önündeyim.Bu dağ başında Atatürk Anıtı' nın ne işi var? diyenler aşağıdaki açıklamayı okumalı  ve gerçeği öğrenmeli derim.

Atatürk Anıtı;
Türkiye deki Atatürk anıtlarının en farklısı BERGAMA – KOZAK YAYLASI –BAĞYÜZÜ Köyündeki anıttır. Bu anıtta Atatürk, golf pantolonlu spor takım giysisi , başındaki kasketiyle bir kayanın üzerine oturmuş, elini üst üste dizilmiş beş kitaba dayanmış olarak dinlenirken görülüyor. Kitapların adları : (Milli Mücadele ), (Cumhuriyet ), (Devrimler ), (Bilim ve Sanat), ve (Nutuk) olan bu kitapların adları uzaktan okunabilecek büyüklükte harflerle kitap sırtlarında yer alıyor. Yaşamını Almanya da sürdüren 30 yıllık eğitimci, doğa sever SÜHA ŞEN Kozak Yaylasında fıstık çamları arasında yürüyüş yaparken bir heykel kaidesi görünümündeki iri bir kayayı görmüş ve köye giderek muhtara bu kayanın bulunduğu araziyi almak istediğini bildirmiş. Arazi sahibi Bağyüzü Köyünden YÜCEL KORAY , Süha Beye bu araziyi ne amaçla istediğini sormuş, Süha Şen ( Bu kayanın üzerine bir Atatürk Anıtı yaptırmak istiyorum ) yanıtını alınca ; Arazi sahibi (Bu amaçla almak istediğin araziyi parayla satmam ! Çamlığımdan sınırını sen çiz, istediğin kadar araziyi bu amaç için benim armağanım olarak kabul et! ) demiş. Daha sonra Süha Bey Türkiye de 18 ilde Atatürk ve Cumhuriyet konulu heykelleri ile 90 şehitlikte bu çeşit heykelleri bulunan Prof. Dr. TANKUT ÖKTEM beyi bulmuş. (Bu güzel girişime benim de katkım olsun ) diyen ve anıtı hiçbir ücret almadan yapan Prof. Dr. TANKUT ÖKTEM bey bu eseri tamamladıktan çok kısa bir zaman sonra trafik kazasında yaşamını yitirmiş.
Kaynak:Tarihi Mekanlar Kişisel Ansiklopedisi,Erol Şaşmaz


Fıstık Çamları Diyarı.
Atatürk Anıtı' ndan sonra Kozak Yaylası' nda Bergama'nın son köyü olan Okçular Köyü yanından geçip,Ayvalık' ın köyü olan Bağyüzü köyüne vardım.
Bağyüzü'nden de Hacıveliler istikametine giderken çam ormanının kokusunu ciğerlerime doldurdum.
Orman içinde ilerlerken sol yanımdaki Kozak Yaylası' nın çamları  sel gibi akıyordu.

Mola Zamanı.
Bağyüzü' nden Hacıveliler istikametine çam ormanı içinde yol alırken yolun sağ tarafında yakın zamanda yapılan çeşme ve seyir yeri tartışılmaz şekilde beni çekti.
Yer çok uygun, keyfimde yerinde,o zaman cezve ocağa sürülür.
Çam Ormanlarına Veda.
Dün öğleden beri çam ağaçlarının havaya yaydığı o enfes koku ile yol aldım.Onların serinlettiği gölgelerinde dinlendim.Geceyi onların himayesinde geçirdim.
Şimdi çam ormanlarından ayrılma zamanı!!!! şimdilik çamlar diyarına veda edip,zeytin diyarına geçiş yapıyorum.

Zeytin Diyarına Yukarıdan Baktım.
Hacıveliler' i geçtikten sonra çam ormanlarının içinden sıyrıldım,ege sahillerine iniş halindeyim.Önümün tam açıldığı anda tepeden bu manzara çıktı karşıma;sağ yanımda Ulubeyler,daha ileride Gömeç ve sonrasında Edremit Körfezi.
Gömeç Molası.
Ulubeyler' den sonra düz sayılabilecek bir yolda,zeytin ağaçlarının arasında uzun süre yol aldım,karşıma domates tarlaları da çıktı ama incir bir başkaydı.
Saat 12:00 gibi Gömeç' e vardım.Gömeç içinde market alışverişi yapıp,belediyenin karşısındaki parka geçtim. Burası benim favori yerim,her geçtiğimde muhakkak uğrarım.
Burada yemeğimi hazırladım ve sonrasında yemeğin üzerine günün ikinci keyif kahvesini yudumladım.Gömeç molam uzun sürdü,çünkü daha çok erken ve yolum kısa sayılır.
Gömeç,Ören arası 16 kilometre,saat 15:00 gibi yola çıktım.

Ören ve Ören Sahili.
Ören'e iskele tarafından giriş yaptım,ilk işim akşam için alışveriş oldu.
Sıvı işini ise kamp yapacağım yere bıraktım,yakınımda bakkal var ve yaz kış açık.
Sıvılar bana akşam soğuk lazım.
Ören Sahili.
Sahile, akşamı geçireceğim yere geldiğimde her çam ve palmiye gölgesi adeta parsellenmişti.Beş dakika sonra bir aile hareketlenince onların yerini kaptım,işte icraat şimdi başlıyor.
Bisikletimi gölgeye yerleştirdim,ufak masamı ve sandalyemi kurdum,peştemali ve sonra giyeceklerimi hazır ettim.
Denize girdim serinledim,duşumu altım, üstümü tazeledim ve çimlere yayıldım.
Şimdi  gün batımına ve geceye hazırım.


Ören'de Gün Batımı.
Bu muazzam doğa olayını seyretmek için en uygun yerlerden birindeyim.
Ören sahili bu işin tadını çıkarmak isteyenlerin uğrak yeri.
 Gün batımı eşliğinde yemeğin tadını çıkararak yemek,hafiften de demlenmek.
Hayat bu olsa gerek,bitmedi devamı var.....
Ören Geceleri.
Güneşi dağların arkasına gönderdim ama gökyüzündeki kızıllığı uzun süre devam etti.
Bu muazzam atmosfer uzun süre devam etti,çevredekilerde bu güzelliğin tadını çıkarmak için gelenlerden olduğu için,sihir hiç bozulmadan devam etti.
Güzel saatlerdi,bazısına göre çabuk geçer, bazısına da yavaş geçer.
Ben her anını değerlendirdim.Gün batımı manzarası eşliğinde yemeğimi yedim,şarabımı keyifle yudumladım,keyif biraz uzun sürdü,çünkü ben öyle istedim.
Geç vakte kadar sahilde oturdum,saatler gece yarısına gelirken de kamp yapmayı planladığım bana özel yere geçiş yaptım.
Buraya uzun yıllardır çadırımı kurar,geceyi geçiririm,kimse görmez, kimse rahatsız etmez.
Dedim ya.... bana özel.

2 nci Gün Kozak Yaylası-Bağyüzü-Ulubeyler-Gömeç-Ören:52 KM



Powered by Wikiloc


3 ncü Gün 29 Ağustos 2019 Ören-Gömeç-Ayvalık-Altınova-Dikili-Çandarlı:

Ören Kamp Yerim.
Burası Ören'de bana özel kamp yerim.Sahilde ne yaparsam yapayım ama burada çok sessiz ve ışıksızım.Çünkü rahatsız edilmek istemediğim gibi kimseyi de ürkütmek istemem.
O yüzden geç vakit çadırımı kurdum ve sabahın ilk ışıkları ile çadırımı toplayıp yola çıkıyorum.

Pegasus Heykeli.
Kamp yerinden ayrılıp mavi bayraklı sahillere sahip Ören' de yol alırken Pegasus heykelini kareye aldım.Daha sonrada kahvaltımı yapacağım Öğretmenler Mahallesindeki fırının yolunu tuttum.

Pegasus Heykeli;Antik Çağın en zengin krallarından birisi olarak bilinen Krezüs'ün kardeşi Adramys tarafından kurulan bu günkü adı Ören olan Adramyttion Kentinde yaklaşık 300 yıl boyunca simge olarak kullanılmıştır.
Gömeç Sahili.
Ören'den ayrıldıktan 16 kilometre sonra Gömeç' e vardım.Gömeç'in bende ayrı bir yeri var her geçtiğimde muhakkak mola veririm.Burada kısa bir çay molası verdikten sonra Ayvalık yönüne hareket ettim.
Ayvalık Belediye Çeşme Protokolü.
Milli Mücadele yıllarının ilk resmi anlaşması,protokolü bu çeşmenin bulunduğu yerde yapılmıştır.Yakın zamana kadar suyu gürül gürül akan çeşme, sebebini bilemiyorum ama bu sefer kurumuş, adeta kaderine terk edilmiş olarak görmek beni çok üzdü.
İlk Kurşun Şehitler Anıtı.
29 Mayıs 1919'da şehadete eren Mülazım-Sani (Teğmen) Fahrettin Bey ve bütün ilk kurşun şehitlerinin anıtıdır.

Ayvalık içinde hiç oyalanmamak ile beraber İlk Kurşun Şehitler Anıtı yanında durup  soluklandım,ruhlarına dua okudum,saygımı sundum, şehitler anıtını fotoğraflayıp,blog yazıma dahil ettim.

Küçükköy Sahili Ve Altınova Molası.
Küçükköy sahiline geldiğimde mazi aklıma geldi. Küçükköy sahilinin karşısında Şeytan Sofrası alt bölümünde bir kaç kez kamp yapmıştım,o yüzden albüme koymak istedim.
Küçükköy,Sarımsaklı, Çanakkale yolu derken Altınova'ya öğlen vakti vardım.
Bu öğle 
menümde yoğurt  olacak,marketten alıp Altınova'da parkta yoğurdumu yedim.Üzerine de kahvemi içtim.Dinlendim ve günün ikinci yarısı için hazırım.
Sahilleraltı Yolu.
Altınova molasından sonra bir süre İzmir-Çanakkale yolunda yol aldım.
Ana yol her zaman bana sıkıcı geldiğinden ne kadar alternatif yol varsa değerlendirir ve kullanırım. Sahilleraltı yolu da onlardan biri.Zaten bildiğim ve defalarca geçtiğim ve zevk aldığım yolda, Dikili'ye kadar yol aldım.
Dikili.
Son mola yerim Dikili.
Dikili' de Nazım Hikmet'in heykelinin bulunduğu parkta marketten aldığım soğuk şeyleri yudumlarken,denize girenleri de seyrettim.
Dikili demişken az biraz bahsedeyim,şimdiye kadar o kadar geçtiğim yerden hiç bahsetmemişim.

Dikili;
Kuzey Ege’de yer alan Dikili, masmavi denizi, 40 kilometrelik kumsalı, şifalı termal kaynakları ve kaplıcalarıyla ünlüdür. Birçok kültüre ev sahipliği yapmış olan ilçe, festivalleri ve kültür-sanat etkinlikleri nedeniyle bölgenin simgesi durumundadır. İlçeye her yıl on binlerce ziyaretçi gelmektedir.
Çandarlı' ya Varış.
Dikili-Çandarlı arası 19 kilometre.Bu 19 kilometre bu turumun da son kilometreleri.Bu 3 günlük turumun en uzun kilometresi bu gün oldu.
Çandarlı-Bergama-Kozak Yaylası-Gömeç-Ören-Ayvalık-Altınova-Dikili ve tekrar Çandarlı.
Keyif aldığım bir turdu ve keyif aldığım üç gündü.
Denizden çıktım,çam ormanlarına daldım,tekrar denizdeyim.
Her yılın tekrarı oldu bu, ama,her defasında da ayrı bir zevk vermekte.
Darısı diğer turlarıma olsun, sağlıcakla kalın.

3 ncü Gün Ören-Gömeç-Ayvalık-Altınova-Dikili-Çandarlı: 97 KM



Powered by Wikiloc



Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.