GÜNEYBATI KIYILARI 20-29 EKİM 2019 ( 7 ve 8 nci Gün Ören-Çökertme-Mazı-Mumcular-Uyku Vadisi-Milas-Euromos Antik Kenti-Selimiye-Bafa-Kapıkırı-Herakleia)



20 Ekim 2019'da Kemer'den yola çıktım.
Turumun adını Güneybatı Kıyıları olarak koydum ve 20 Ekim'den beri Güneybatı Kıyılarının eşsiz güzellikleri içinde yol almaktayım.
6 günü geride bıraktım,dün Ören'e erken saatte gelmenin avantajını kullanıp, denize girdim,güneşlendim,duş aldım,kıyafetlerimi yıkadım, çok güzelde dinlendim.
6 gün boyunca Güneybatı Kıyılarında doğudan batıya yol alırken bu gün itibari ile yönümü kuzeye çevirmeye başlayacağım.
Bu bölümde 7 ve 8 nci günümde neler görmüş,nerelere girmiş,neler yaşamışım onları kaleme alacağım.
Rotam; Ören,Mumcular,Uyku Vadisi,Milas,Bafa Gölü istikametinde olacak.
Bu iki gün içerisinde nerelere kadar gelmişim hep beraber göreceğiz.
O halde 7  ve 8 nci güne başlayabiliriz.

7 nci Gün 26 Ekim 2019 Ören-Çökertme-Mazı-Mumcular-Uyku Vadisi-Milas:

Ören Sabahı.
Bazı yerlerin özel anları vardır,Ören'in de gün doğumu o özel anlardan biri.
Bu anı ve güneşin doğuş saatini bildiğimden sabah 06:30 gibi daha hava aydınlanmadan uyandım.Çadır nemlendiği için onu havalandırmaya  çıkarıp,kahvaltıya başladığımda beklediğim an geldi.
Gökova Körfezi üzerinde,Datça Yarımadası üzerinden güneş yavaş yavaş doğmaya başladı.İşte zamanın durduğu ve görselliğin ön plana çıktığı anlardan bir tanesinin fotoğrafını buraya koydum.

Ören'e Veda.
Kamp yaptığım ve gölgesine sığındığım Atamızın Heykeli önünde Ören'den ayrılık fotoğrafı alarak bu günkü yolculuğuma başlıyorum.

Türkevleri Mevki.
Ören'den ayrıldıktan sonra yönümü Mumcular tarafına çevirdim. Deniz kenarında olan Türkevleri' ni geçip Çökertme tarafına yol alırken sıcak hava da kendini göstermeye başladı.Bu mevki de rastladığım çeşme hızır gibi yetişti.Tüm sularımı tazeleyip, ben de güzelce serinledim.


Çökertme'deyim.
Belli noktaya kadar denize paralel yol aldıktan,küçük bir tepeyi çıkıp Çökertme'ye indikten sonra artık deniz ile bağımı da koparmış oldum.
Muğla’ nın Milas ilçesine bağlı küçük bir köy ÇökertmeÇökertme' den sonra Mazı'ya tırmanma başlıyor.


Mazı Tırmanışı.
Çökertme'den itibaren 10 kilometrelik sıkı bir tırmanış,35 metreden 480 metreye çıkış,aslında fazla değil ama sıcak hava ile beraber olunca sıkıcı oluyor. Türkevleri' nde tamamladığım sularımın faydalarını bu rampalarda gördüm. Serinlemeye bir nebze faydaları oldu.Yine de Mazı Köyünde kısa bir mola vererek kendimi dinlendirdim.
Mumcular Yolu.
Mazı Köyünden sonra kısa bir çıkış daha yaptıktan sonra saldım kendimi aşağılara, Mumcular' a doğru yol alıyorum.Uzun bir süre düz bir yolda yol almanın keyfini yaşadım.
Mumcular.
Mumcular' a girerken ve içinde fotoğraf alamadım ancak çıkarken bu kareyi alabildim.
Ören-Mumcular arası 40 kilometre,öğle vakti Mumcular' a vardım.Hemen esnaf lokantasına girip yemek yedim.Eksilen kumanyalarımı da  tamamladım ve bundan sonra ki hedefim olan Uyku Vadisi yoluna yönümü çevirdim.

Mumcular; Bodrum ilçesine bağlı,1720 nüfusa sahip mahalle.
Mumcular'da halkın özellikle yaz aylarında ihtiyacı olan suyu karşılayan bir gölet mevcuttur. Bu baraj göleti aynı zamanda sulama için de kullanılmaktadır. Mumcular' ın denize kıyısı olmadığından bu baraj göleti beldeye ayrı bir güzellik katmaktadır.

Köy Yollarındayım.
Mumcular-Milas arasındaki köy yollarına ilk defa gireceğim.Burada özellikle görmek istediğim bir yer var,Uyku Vadisi,diğer adıyla Gökçeler Kanyonu.Yönümü o tarafa çevirdim ve doğanın tüm güzelliklerinin süslediği köy yollarında yol almaktayım.


Uyku Vadisi-Gökçeler Kanyonu-İncirliin Mağarası.
Gökçeler Kanyonu,Mumcular' a 20 kilometre mesafede,kanyonu yukarıdan görmek için son 1.5 kilometreyi tırmanmak zorundasınız.Buraya kadar her şey güzel ve normal,kanyonu seyredecek yere geldiğimde bir teras cafe diye yer görünce hayal kırıklığı yaşadım ama çabuk atlattım.Kanyonu görmek için muhakkak cafenin içinden geçmek zorundasınız.Şayet masaya oturursanız hemen başınızda bitiyorlar. Ben oturmadım, kanyonu seyretmek ve fotoğraflamakla yetindim.Ben orayı terk ederken bana dövecek gibi bakmalarına aldırmadım.
İncirliin Mağarası ise seyir yerine 500 metre uzaklıkta oraya giriş 10 TL,ben gidemedim çünkü bisikletimi götürmem mümkün değil,işletmeye ise bırakamazdım.


İncirliin Mağarası; Milas’ ın güneybatısındaki Manastır Dağı’ nın Gökçeler Kanyonu’na bakan kuzey yamacında bulunmaktadır. Ülkemizin en güzel mağaralarından olan İncirliin Mağarası, içindeki jeolojik oluşumlar, tarihi kalıntılar, doğal çevresi ve turizme açılması için yapılan hassas çalışmalarla örnek bir mağara konumundadır.Toplam Uzunluğu 345 metredir.

Gökçeler Kanyonu-Uyku Vadisi;Gökçeler Mahallesi Mevkiinde bulunan Gökçeler Kanyonu, Karacahisar Mahallesi Suçıkan mevkinden başlayıp, Gökçeler Mahallesi’ne kadar yaklaşık 8 km. uzunluğunda eşsiz bir doğal çevreye sahiptir. Kanyonda yer yer arkeolojik buluntulara rastlanmıştır.Kanyonu baştan sona iki yakaya ayıran Hamzabey Çayı, üzerinde oluşan irili ufaklı şelaleleri ve göletleri ile doğa severler için vazgeçilmez bir güzergahtır.Gökçeler kanyonunda yaklaşık 30 adet mağara bulunmaktadır. 

Kaynak:Türkiye Kültür Portalı.
Milas'tayım.
Önce Gökçeler Köyü okul bahçesinde kamp yapmayı düşündüm,ortam iyiydi,su da vardı ama saate baktığımda daha erken olduğunu görünce Milas'a gitmeye karar verdim.Uyku Vadisi-Gökçeler Kanyonu Milas'a 20 kilometre mesafede.
Saat 18:00 'e gelirken Milas'a vardım.İlk işim hemen öğretmenevinin yolunu tutmak oldu ama maalesef doluydu.Görevli şehir içinde bir otel önerdi,bizim gönderdiğimizi ve memur olduğunuzu söyleyin dedi. Ben de denileni yaptım ve öğretmenevi fiyatına otele yerleştim.
Fiyat iyi,otel fena sayılmaz,en azından temiz,kahvaltı da veriyor, makul sayılır.
Bu gün 82 kilometre yol almanın terini ve tozunu duşa girerek attım.Yıkadığım kıyafetleri de balkona astım.
Yemeğimi balkona hazırlayıp,ilçenin meydanını,ışıklarını seyrederek yedim ve balkonda uzun süre dinlendim.Radyomun çaldığı müzik eşliğinde çerezimi yeyip,ateş suyumu yudumladım.
Yarın çok özel yerlere yolculuk var.
7 nci Gün  Ören-Çökertme-Mazı-Mumcular-Uyku Vadisi-Milas:82 KM


Powered by Wikiloc

8 nci Gün 27 Ekim 2019 Milas-Euromos Antik Kenti-Selimiye-Bafa-Kapıkırı-Herakleia:

Turların bazı lüks anları vardır, o lükste bazen otel ve benzeri yerlerde kalmaktır.Dün öyle bir şey oldu ve Milas merkezde otelde geceledim.
Sabah  otelimde kahvaltımı yaptım, hazırlandım ve güne başlamak için her şey tamam.
Bugünkü program yoğun ama kilometre bazında kısa olacak.
 Milas kültür gezisi var,Euromos Antik Kenti,Bafa Gölü ve Herakleia, hep bu günkü programımda var.
Önce bütün gece kendisini seyrettiğim Atamızın Heykelinin yanına gitmeliyim.

Atam İzindeyiz.
Kaldığım otel Ata Park' ın karşısında olunca otelden çıkar çıkmaz Atamızın Heykelinin bulunduğu yere giderek 8 nci güne başlamanın fotoğrafını çektim ve kendisini minnet ile andım.Bu güne böyle başlamak çok iyi oldu.Şimdi Milas Kültür gezisi yapabilirim.
Macar Evleri.1922 yılında Macar Mimar Pier Kubin’ in planını çizdiği Milaslıların “Madam Murat’ ın Evi” diye adlandırdıkları ev Macar mimarisinin Milas’ taki ilk örneğidir.1931’de Milas’ a getirtilen Macar ustalar da üç ev daha yapmışlardır. Macar mimarisi özelliklerinde yapılan bu evler “Macar Evleri” olarak adlandırılmaktadır.
Kaynak:Türkiye Kültür Portalı.
Çöllüoğlu Hanı.
      1719-1720 yılları arasında Abdülaziz Ağa tarafından inşa ettirilen hanın yapımında moloz taş ve devşirme taş kullanıldığı görülmektedir. Han, dikdörtgen planlı olup, iki kattan meydana gelmektedir. Hanın odaları avlunun etrafında bulunan han yapı itibariyle Osmanlı han planının örneklerinden biridir. 

Baltalı Kapı.
Baltalı Kapı, Antik Mylasa Kenti' nin giriş kapısı ve günümüzde Milas'ın kuzey kapısıdır. Esentepe' nin batısında, Hacıapdi Mahallesi sınırları içinde yer alır. 
5 x 12 metre genişliğindedir. Adını kilit taşı üzerinde bulunan ve antik çağlarda "Labrys" adı verilen çift yüzlü balta figüründen almıştır. 

Milas.
Milas ilçe merkezinde tarihi mekan ve çarşı harici diğer yollarda hep bisiklet yolunu tercih ettim.Bisiklet yolları için Milas Belediyesi güzel bir çalışma yapmış.Çoğu yerlerde gidiş-dönüş olarak tasarlanmış ve hiç bir ağaca zarar vermeden yollar uygun hale getirilmiş.
Milas; Muğla'nın 13 ilçesinden birisidir, Nüfusu 139.446 dır.2014 senesine kadar 13 mahallesi, 114 köyü ve 5 beldesi olan kent yeni çıkan büyük şehir yasası ile ilçe sınırları içerisindeki bütün yerleşim birimlerinin mahalle olmasıyla ilçe sınırları içerisinde toplam 132 mahalle sayısıyla ayrı bir konuma gelmiştir. 

Milas'tan Ayrılış.
Kültür gezimi yaptıktan sonra Milas'tan 09:00 gibi ayrıldım.Daha önce defalarca kullandığım Söke-Milas karayolunun Sarıçay mevkiinde bu taş köprüyü ilk defa bu gün görebildim ve albüme koyarak günün ilk antik kentinin yolunu tuttum.


Euromos Antik Kenti' ndeyim.
Milas-Söke karayolunun 12 nci kilometresinde  Euromos Antik Kentine vardım.Uzun zaman kazı çalışması yapılmayan ve kısa zaman önce tekrar başlayan ve şu anda gezilmeye ücretsiz olarak açık olan Euromos Antik Kentindeyim.Bisikletimi girişte görevliye emanet ederek Antik Kent gezime başladım.




Euromos Antik Kenti.
Euromos, antik çağda Mylasa’ dan sonra yörenin en önemli kentiydi. Kentin adı MÖ. 5. yüzyılda “Kyramos” ya da “Hyramos” biçiminde karşımıza çıkıyor. Yunanca’da “güçlü” anlamına gelen Euromos, Mausolos’ un Hellenleştirme politikası sonucu kullanılmaya başlanmış olmalıdır. Kent kalıntıları çok yıpranmış olmalarına karşın, Asya’ nın en iyi korunmuş yarım düzine tapınağından biri de Euromos’ taki Zeus Tapınağı’dır.  Büyük ama oldukça kötü durumdaki tiyatro ovanın hemen üzerindeki yamacın girintisi içinde yer almaktadır. Görülebilen 5 oturma sırasının kuzey kesimleri iyi korunmuştur. Düz bir alan üzerindeki agorayı çevreleyen stoanın birkaç sütunu görülebilir durumdadır. Zeus Tapınağı ve çevresinde 1970' li yıllarda Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu tarafından kazı ve restorasyon çalışmaları yapılmış ancak daha sonraki yıllarda bu çalışmalar yarım kalmıştır.
Kaynak:Türkiye Kültür Portalı.






Benim açımdan güzel bir gezi oldu.Zamanım bol olduğundan doya doya gezdim.Milas-Söke yolunu karşılıklı olarak defalarca kullanmama rağmen burayı gezmek bir türlü nasip olmamıştı.Ve bu şekilde de gezi yapabilme imkanı da yoktu.Ama her defasında burayı gezme arzusu içimde vardı ve bu güne nasip oldu.
Euromos Antik Kenti' ni herkese şiddetle gezmeyi tavsiye ediyorum.Üstelik bu aşamada, Kültür Ve Turizm Bakanlığı Euromos Antik Kenti gezisi için her hangi bir ücret talep etmiyor.

Selimiye Molası.
Euromos Antik Kent gezisine kendimi öyle kaptırmışım ki,Milas'a 16 kilometre uzaklıktaki 6000 nüfuslu Selimiye' ye geldiğimde saatler öğle vaktini gösteriyordu.Demek ki öğle molası Selimiye' de verilecekmiş, esnaf lokantaları benim gibi yoldakiler için lezzet ve fiyat olarak yerinde oluyor ve oldu da.
Karacabel Tüneli.
Güneybatı Kıyıları Turumun geçtiğim ilk ve tek tüneli olarak Karacabel Tüneli sayfamdaki yeri aldı ve buradan geçerek Bafa' ya giriş yaptım.

Bafa.
Milas'a bağlı Bafa' ya geldiğimde de nereye gideceğim açıklığa kavuşmuş oldu. Bafa' da akşam ve sabah için alışveriş yaparak kamp yapmayı planladığım Kapıkırı Köyü'ne doğru yol almaya başladım.
Latmos Dağı (Beşparmak Dağları ).
Yönümü Kapıkırı, Herakleia tarafına çevirdikten sonra sağımda Latmos Dağına paralel yol almaya başladım.


Latmos-Beşparmak Dağı; Bafa Gölünün doğusunda, Batı Menteşe Dağları sisteminde yer alan dağ. Aydın ve Muğla topraklarına yayılan dağın en yüksek yeri 1375 metre ile Tekerlekdağ' dır. Arkeolojik olarak çok önemli olan dağ, Neolitik dönemden Osmanlılara kadar izler taşır.Milas-Söke Karayolu üzerinde yer alan Herakleia’ nın yer aldığı, Antik Çağ’da Latmos Dağları olarak bilinen Beşparmak Dağları sarp ve ormanlarla kaplı olup Latmos Körfezi’ ni çevirmektedir.
Kaynak:Türkiye Kültür Portalı

                                                        Bafa Gölü.
           Söke ovası 2000 yıl kadar önce denizdi, burada büyük bir körfez vardı. 
Büyük Menderes ırmağının getirdiği alüvyonlar körfezi doldurdu ve ova haline getirdi. Bugünkü Bafa Gölü denizden bir parça olarak arada kaldı. Gölün üzerinde iki ada bulunmaktadır.  Bafa Gölü’ nde kefal, levrek, yılan balığı tutulmakta Herakleia Antik Kentini de buradadır. Göldeki adalarda manastırlar,    kiliseler kurulmuş.Bunlardan "Yediler Manastırı" en eskisidir. 
                                          Kaynak:Türkiye Kültür Portalı.


Herakleia' dayım.
Kapıkırı'na-Herakleia Antik Kenti'ne vardım.Saat daha çok erken olduğundan gezime kale ve kaya mezarlarının olduğu bölgeden başladım.Daha önceleri bir çok defa gezmeme rağmen yine de her gezimde ayrı bir tat aldım.




Herakleia Antik Kenti.
Kent bu günkü Kapıkırı Köyü içerisinde kalmaktadır. Kent, antik çağda Ege Denizi’ nin bir uzantısı olan Latmos Körfezi’ne sahipti. Ancak Menderes Nehri’ nin getirdiği alüvyonlarla dolması sonucu körfez bu günkü Bafa Gölü’ne dönüşmüştür. Kent, coğrafi olarak İonya ile Karya sınırında hatta İonya bölgesinde yer almasına rağmen karekter ve tarihi geçmişiyle tipik bir Karya şehri olarak kabul görmüştür. Kent, adını ünlü mitoloji kahramanı Herakles’ ten almıştır. Çok engebeli ve kayalık bir arazi üzerine kurulan antik kentin etrafı 65 kule ile takviye edilen 6.5 km uzunluğunda sur ile çevrilmiştir.  İlk kaya resimlerinin 1994 yılında bulunduğu Latmos’ ta bugün 170 kaya resmi bilinmektedir.
Kaynak:Türkiye Kültür Portalı.

Herakleia Kampı Ve Geceye Hazırlık.
Günlerden pazar olması dolayısıyla daha önceleri kamp yaptığım işletmenin olduğu yerde yoğun araba ve insan kalabalığı vardı.Gerçi bir çoğu akşam olmadan oradan ayrılacaklar ama yine de büyük karışıklık olacağından daha sakin bir yere, yine Bafa Gölü'ne yakın  çadırımı kurdum.
Artık geceye hazırım.
Herakleia 'da Gün Batımı.
Bazı bölgelere,yerlere anı yakalamak için giderim.Bu muhteşem manzarayı görmek için 3 yıl önce özellikle buraya gelmiştim ve müptelası oldum. Herakleia'da,Kapıkırı'nda, Bafa Gölü' nde gün batımını seyretmek çok güzel oluyor arkadaş.
Hele bu ana hazırlıklıysan daha da güzel oluyor.



Herakleia-Kapıkırı Geceleri.
İşletmenin olduğu yerdekilerin %80 ni bu anı göremeden oradan ayrıldılar.
Niye geldikleri de anlamış değilim, böyle muhteşem doğa olayını anlayıp, göremedikten sonra niye buraları fazladan işgal edersiniz ki!!!! yemeğe, içmeye geliyor bir çoğu.
İşletme sahibi ile yıllar önceden tanışıklığımız olduğundan,ağabey gel çadırını buraya kur keyfine bak demesine rağmen çadırı yerinden oynatmadım.Ama işletmenin manzaraya ve göle hakim noktasında uzun süre kalarak anın tadını çıkardım.
Bir ara göl kenarında ateş yakan gençlerin yanına da takıldım.
Burada gece hakkında anlatılacak fazla söze gerek yok sanırım, son iki fotoğraf her şeyi anlatıyor.
Bundan sonrası ise özele giriyor.
Yarın son iki gün olacak, İzmir'e az kaldı.

8 nci Gün  Milas-Euromos Antik Kenti-Selimiye-Bafa-Kapıkırı-

Herakleia: 42 KM


Powered by Wikiloc



Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.