ZAFERE GİDEN YOL 20 HAZİRAN-11 TEMMUZ 2020 (12 ve 13 ncü gün Gevrekseydi-Kütahya-Belkavak-Demirözü-Körs-Yiğitpınarı-İhsaniye-Gazlıgöl-Afyonkarahisar-Şuhut)



Gevrekseydi'de kamp yaptığımız çeşme başı yola biraz yakındı gece gürültü olur diye düşündük ama tam tersine,ne geleni vardı nede gideni.Çok sessiz bir gece geçirdik,güzel bir uyku uyuduk.Sabah yine gün doğmadan uyandık,zaten mecburuz.Güneş yükselmeden toparlanmaya başladık,kahvaltımızı başka yerde yapacağız.
Bu bölümde Gevrekseydi'den başlayıp,Kütahya,Porsuk çayının doğusu,Afyankarahisar,Şuhut'a kadar uzanan 2 günü yazıya dökeceğim.
Bu uzun yolda Kütahya-Döğer hattı olacağı gibi Milli Mücadele'de önemli yere sahip,Büyük Taarruz'un başlangıcına Afyonkarahisar'a yol alacağız, Zafer Yolu'na ulaşacağız.Zafere Giden Yol'da yol almaktan onur duymaktayız.
Not:Ferdi Kızıl kardeşimin fotoğrafları yazılarımda çok önemli yer tutmakta.

12 nci Gün 01 Temmuz 2020 Gevrekseydi-Kütahya-Belkavak-Körs-Yiğitpınarı:

Gevrekseydi İle Vedalaşma Zamanı.
Sabah yine erkenden kalktık.Hemen toparlandık,kahvaltımızı başka yerde yapacağımızdan kamp yeri veda fotoğrafı alıp yola çıktık,fazla değil 100 metre sonra kahvaltı edeceğimiz başka çeşmenin başındayız.
Burası mescidi ve oturma yeri olan çeşmeli yer,tek dezavantajı her yere beton atmaları.Ama gölgelik yer olması kahvaltımızı rahat etmemize yardımcı oldu.
Kütahya.
 Gevrekseydi-Kütahya arasını sabahın serinliğinde çok seri aldık.Kütahya'ya girdik,Ferdi'nin sanayide bir arkadaşı var,onu ziyaret ettik,bol sohbet edip, ziyaretin kısası makbuldür deyip vedalaşıp ayrıldık.Kütahya merkezden ayrılmadan da eksik kumanyalarımızı tamamladık.
Şimdi Kütahya'dayız, biraz bu ilimizden bahsetmek isterim.

Kütahya: Ege Bölgesi'nde yer alan 272.367 nüfuslu Kütahya ilinin merkezi şehirdir. Kütahya bölgesi, kuzey ve batıdaki yüksek dağ sırtlarında doruğa ulaşan tarım arazileri ile geniş bir yamaç alanına sahiptir. 
I. Dünya savaşından sonra,17 Temmuz 1921 tarihinde Yunan işgaline uğrayan Kütahya,Türk Ordularının 26 Ağustos 1922 tarihinde başlattığı Büyük Taarruzla makus talihini yenmiş ve 30 Ağustos 1922 tarihinde Başkomutanlık Meydan Muharebesinin kazanılmasıyla sonsuza dek yaşayacak olan Türkiye Cumhuriyetinin temellerinin atıldığı bir il olmuştur.

Ana yol üzerinde yol alırken Şehitler Anıtı ve Parkının önünden geçtik,geçerken anıtın fotoğrafını albüme koyduk.

Kütahya Şehitler Anıtı Ve Parkı:65.000 m2 lik alan üzerine kurulmuştur. Anıtın ana kaidesi 15 metre yükseklikte ve geleneksel Türk mimarisi tarzında yapılmıştır. Ana kaidenin sağ ve sol tarafında yurdumuzun 81 ilini temsil eden sütunlar mevcut olup, her biri üzerinde temsil ettikleri ilin adı yazılıdır. Bu vatan için şahadet mertebesine ulaşmış bütün şehitlerimiz ve yaşayan gazilerimiz anısına yapılmış olan anıt park, 14 Ağustos 2003 tarihinde ziyarete açılmıştır. Kaynak: İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü''Kütahya Tanıtım Broşürü''

Mola Vakti.
Kütahya'da önce çevre yolunda yol aldık,sonra Zafertepe bölgesinden merkezden uzaklaşarak mahalle aralarından Çubukiçi köyü tarafına geçtik.Çubukiçi'nde çeşme başında kahve molası verdiğimizde de doğanın gerçek sahipleri teşrif etti.

Belkavak Yolu.
Mola verdiğimiz yerden Belkavak tarafına giden toprak bir yol vardı,ana yoldan gitmektense orayı tercih ettik.İyi de yapmışız,bizden başka kimsenin olmadığı yollarda Belkavak köyüne kadar geldik.Belkavak'ta öğle molası verip bir şeyler atıştırdık.
Serinleme Zamanı. 
Belkavak'tan sonra hafif tırmanış sıcakla birlikte kötü yaptı ama bu bölge de nadir de olsa denk gelen çeşmelerden biri imdadımıza yetişti.Ben yalağa girip serinlerken,Ferdi'de beni görüntülemek ile meşgul.
Döğer Dönüm Noktası. 
Kurtuluş Savaşı' nda Döğer bölgesininde önemi var,planlama yaparken oraya rotamızı belirlemiş ve Döğer üzeri Afyonkarahisar'a varacaktık.
Yönümüz Döğer,ama tabelada görünen Demirözü köyüne serinlemek ve bakkal varsa dondurma almak için girdik,iyi ki de girmişiz.
Döğer haberini orada aldık,korona virüs covid-19 yüzünden Döğer karantina altına alınmış,oradan geçmemizin imkanı yok.İyi ki Demirözü köyüne girmişiz yoksa haberimiz olmadan 10 km gidip,tekrar geri gelecektik.

Körs-Oğulbeyli-Kadımürsel Yolu.
Hemen Ferdi ile değerlendirme yaptık ve haritada alternetif yolu belirledik.
Yolumuz uzayacak ama olsun hiç olmazsa karantinanın göbeğine girmeyeceğiz.
Demirözü'nde bakkal bulup dondurma alamadık ama İhsaniye'de dondurma ile beraber akşam ve sabah için ihtiyacımız olacak her şeyi aldık.

İhsaniye, Körs,Oğulbeyli yolu ise muaazam güzellikteydi, iyiki bu tarafa girmişiz dedirtecek derecedeydi.
Yeni Keşifler,Yeni Yerler.
Kadımürsel köyünün üstüne geldiğimizde jandarma ekipleri ile karşılaştık,kısa sohbet arasında İhsaniye tarafları hakkında bilgi aldık.İhsaniye-Afyonkarahisar tarafında karantina yokmuş.Jandarmaları gönderdikten sonra altımızda bulunan İhsaniye ovası ve ileride Afyonkarahisar ovası hakkında biraz konuşurken Ferdi beni fotoğraf karesine almış.
 Güzel Değil Mi?
Kadımürsel tarafından Yiğitpınarı bölgesine yöneldik,artık akşam olmak üzere İhsaniye ovasına inmeden kamp yeri arayışındayız.Tam Yiğitpınarı köyüne inişe geçtiğimizde ise altımızda bu göleti gördük.Tam aradığımız gibi,hatta fazlası.
Bizim planlamamızda bugün Döğer yönüne gidip,sonra Emre gölünde kamp yapmak vardı, karantina engeline yakalandık,Emre gölüne gidemedik  ama kısmete bak daha küçüğü olan Yiğitpınarı Göletindeyiz. 


Yiğitpınarı Kampı.
Yiğitpınarı Köyü İhsaniye'ye 10 km,Afyonkarahisar'a 45 km uzaklıkta bir küçük köy.Köyün hemen girişinde de sulama amaçlı yapılmış bu gölet var.Gölete vardığımızda temizliği ve balıklar dikkatimizi çekti.Sorduk, öğrendik İhsaniye'ye su pompalayan  deponun fazla suyu buraya gölete veriliyormuş,temizliği o yüzdenmiş.Bu akşam böyle bir yerde kamp yapmak bize nasip oldu.Hiç tereddüt yaşamadan setin üzerine uygun bir yere çadırlarımızı kurduk.
Bu gece burası bize ait.

Yiğitpınarı. 
Gölete yakın bir evin sahibi yakında çeşme olduğunu söyledi,ben gün içinde duş işimi hallettiğimden Ferdi hemen çeşme sözünü duyunca atladı.Bir kaç yüz metre ilerideki çeşmenin yolunu tuttu,o duş işine gitmişken bende akşam yemeği hazırlıklarına giriştim.Menü de fazla bir şey yok ama fakir sofrası çeşidi bol olur, içeceğimiz de bol.Ben yemek hazırlığı yaparken komşu amca da bahçesinden bir torba dolusu kiraz getirdi, sofraya koydu.Ferdi duştan dönünce baktı yemek hazır, bir de kiraz var,keyfi iyice yerine geldi,benim mi? ben zaten Ferdi gelinceye kadar kirazı yarılamıştım.
Gevrekseydi' den Kütahya üzeri,Porsuk çayına paralel yol alıp Yiğitpınarı'na kadar geldik.Yiğitpınarı' nda kamp yapmaktayız.
Yarın Zafere Giden Yol'da İhsaniye-Afyonkarahisar-Şuhut rotasında yol alacağız.

12 nci Gün 01 Temmuz 2020 Gevrekseydi-Kütahya-Belkavak-Körs-Yiğitpınarı:87 Km


Powered by Wikiloc


13 ncü Gün 02 Temmuz 2020 Yiğitpınarı-İhsaniye-Gazlıgöl-Afyonkarahisar-Şuhut:

Yiğitpınar Kamp Yerimiz. 
Çok güzel bir uyku uyuduk,dinlendik.Sabah gün ağarmadan kalktık.Biliyoruz ki güneş yükselmeye başladığında gölet etrafındaki sineklerde harekete geçecek.O yüzden oyalanmadan toparlandık.Kamp yerinden ayrılış fotoğrafını alıp caminin yolunu tuttuk.

Yiğitpınar Ve Sonrası. 
Yiğitpınar camisinin önündeki çeşmede bir daha el yüz yıkayıp bahçe içerisindeki kameriye de kahvaltımızı yaptık. Burada bir not düşeyim, o kadar çok yer gezdim,burada ki cami tuvaleti ve şadırvanı kadar temiz bir yer görmedim.Kahvaltıdan sonra düz ovaya inip 10 km ilerideki İhsaniye'ye yol almaya başladık.

İhsaniye.
İhsaniye kamp yaptığımız Yiğitpınarı'na 10 km uzaklıkta İhsaniye'ye çabuk geldik.İhsaniye'de durmadık,ben çıkışında tabela fotoğrafını alıp yolumuza devam ettik.
İhsaniye:İlçenin Gazlıgöl Beldesinde Kızılay Madensuyu Fabrikası bulunmaktadır. Meşe, çam, ardıç ormanları ve koruluklarla çevrilidir. Gazlıgöl kaplıcası ve içmeleri, Frig Kaya Anıtları, Roma-Bizans kaya yerleşimleri, mezar odaları, peribacaları ve yaylaları ilgi odaklarından bazılarıdır. Kaynak:Afyonkarahisar Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Gazlıgöl. 
İhsaniye'ye 10 km uzaklıktaki kaplıcaları bol olan Gazlıgöl'e kısa sürede vardık. Gazlıgöl'de kısa bir mola verip, fotoğraf alıp yönümüzü Afyonkarahisar'a çevirdik.
Afyonkarahisar.
 Gazlıgöl'den sonra 20 km kadar Afyonkarahisar-Eskişehir yolunda yol aldık.Köy yolları,dağ yolları ne kadar rahatsa,ana yollar ise o kadar rahatsız edici.Bu sıkıcı 20 km sonrasında Afyonkarahisar girişindeyiz. Afyonkarahisar'a girerken bu önemli kentten biraz bahsetmekte fayda var.
Afyonkarahisar:Eski ve halk arasındaki ismiyle Afyon, aynı isimli ilin merkezidir. Mermercilik ve gıda sektöründe Türkiye içinde ve dışında isim yapmıştır. Şehrin Afyon olan ismi, 2005 yılında Afyonkarahisar olarak değiştirilmiştir.Yerleşimin eski adı Karahisâr-ı Sâhib'dir. Karahisar ismi, şehrin ortasında yükselen koyu renkli volkanik kayaların renginden ve üstünde bulunan hisardan gelir.Şehir bulunduğu konum itibarıyla kavşak noktada olan bir yer olduğundan kara yolu ulaşımı çok kolay ve gelişmiştir.


Afyonkarahisar’ın Kurtuluş Savaşı’nda ki Yeri:Afyonkarahisar, Kurtuluş Savaşı açısından son derece önemli bir bölgedir.Yunanlıların son durağı olduğundan, istikbâldeki Millî Mücadele bu topraklar üzerinde başlayacaktı.Afyonkarahisar, Ege Bölgesi’ndeki sivil direnişin temel taşlarından biri olan Afyonkarahisar Kongresi’ni gerçekleştirmekle Doğu’da yapılan kongrelerle Batı’da yapılan kongrelerin birleşmesini sağlamış, iki bölge arasında çıkması muhtemel sürtüşmeler bu toplantıyla önlenmiştir.Yunanlılar, İngilizler tarafından Anadolu’yu işgale teşvik edilmişler ve onlardan büyük destek görmüşlerdir. Birinci işgal çok uzun sürmemiş ancak ikinci işgal yaklaşık olarak 14 ay sürmüştür. Yunanlılar tarafından ilk işgal 28 Mart 1921 tarihinde olmuştur. 10 gün süren ilk işgal sonrası 07 Nisan tarihinde şehri boşaltmışlardır. 13 Temmuz 1921 tarihinde başlayan ikinci Yunan işgali ise Büyük Taarruza kadar sürecektir. 26 Ağustos 1922 günü, saat 05.30 ‘da top ateşiyle aydınlanan Kocatepe’den fırlayan ordumuz, sıra sıra tel örgülü, makinalı tüfek ve top yuvalarıyla pekiştirilmiş Yunan mevzilerine, büyük bir insan üstü güçle atılarak saldırıya geçmiş, makasla, dipçikle hatta elleriyle, bedenleriyle parçaladıkları tel örgüleri aşıp, mevzileri bir bir ele geçirerek Kurtuluş Savaşı destanını yazdırmıştır. Başkomutanımızın önderliğinde, Milletimizin bütün insanlarının büyük çaba ve destekleri ile yurdumuz içinde bir tek düşman eri bırakılmayıncaya dek bu taarruz harekatımız sürdürülmüş ve İzmir’de noktalanmıştır. Kaynak:Afyonkarahisar Kültür ve Turizm Müdürlüğü


Zafer Müzesi.
Afyonkarahisar'da ilk ziyaret yerimiz Zafer Müzesi,hiç bir yerde duraksamadan doğruca oraya gidiyoruz.Zafer Müzesi'ne vardığımızda ise hayal kırıklığı yaşıyoruz,müze kapalı.Burasınında korona virüs tedbirleri nedeniye kapalı olduğunu zannetttik ama öyle değilmiş! Zafer Müzesi tadilattaymış,bunu da gözümüzle gördük.Kısmet değilmiş demek ki,şimdi gezemedik başka zaman gelmek için bahanemiz olsun.Zafer Müzesi'ni dışarıdan fotoğraflamak ile yetindik.Ve hemen karşısındaki Zafer Anıtı'na geçtik.

Zafer Müzesi:27 Ağustos 1922’de Afyon’un düşman işgalinden kurtulmasından sonra Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Garp Cephesi Komutanı İsmet İnönü, Genel Kurmay Başkanı Fevzi Çakmak Paşa ve Garp Cephesi Hareket Şube Müdürü Tevfik Bıyıklıoğlu tarafından Batı Cephesi karargâh binası olarak kullanılmış, Başkomutan Meydan Muharebesi burada planlanmıştır. Bina bu bakımdan büyük bir öneme sahiptir. 1935 yılında yeni belediye binası yapılınca boşaltılan bina 1985 yılına kadar farklı amaçlarla kullanılmış, 1985 yılında Başkomutan Tarihî Millî Park Müdürlüğü’ne Zafer Müzesi yapılmak üzere devredilmiştir.Kaynak:Türkiye Kültür Portalı.


Utku (Zafer) Anıtı:Afyonkarahisar Şehir Merkezi
Anıtpark’ın içinde yer alan anıt Avusturya’lı heykeltıraş Krippel’e yaptırılmış ve 24 Mart 1936 tarihinde büyük bir törenle, İsmet İnönü tarafından açılmıştır. Kurtuluş Savaşı anısına, taş kaide üzerine galip gelen Türk askeri ve yenik düşen düşman askerini betimleyen bronz heykel bulunmaktadır. Taş kaidenin dört tarafına da, savaşla ilgili bronz kabartmalar işlenmiştir.
Kaynak:Afyonkarahisar Valiliği.


Afyonkarahisar'dan Ayrılış.
Afyonkarahisar'da bugün ziyaret edeceğimiz yerler bu kadar,şimdi ki hedefimiz Şuhut olacak.Öğle vakti vardığımız Afyonkarahisar'da öğle yemeğimizi  yiyip,biraz da dinlendikten sonra Şuhut'a hareket ettik.

Şuhut Yolu. 
 Afyonkarahisar'dan ayrılıp Şuhut tarafına yol almaktayız.Bir yaprak dahi kımıldamıyor,üstelik aşırı sıcak.1000 metrelerden 1300 metrelere çıkarken asfalt eriyi ile beraber sıcak daha da arttı.Yolda bir kaç yerde ağaçların altına kendimizi zor attık.
Şuhut. 
Saat 16:00 sıraları Şuhut'a giriş yaptık. Şuhut'a geldiğimizde cennete gelmiş gibi sevindik.Şuhut'ta çok önemli bir yer var,bu gün mesai bitmeden orayı ziyaret etmek arzusundayız.Büyük Taarruz Karargahı (Atatürk Evi) Şuhut'ta gezeceğimiz yer.Biz vardığımızda içeri de ziyaretçiler vardı,salgın nedeniyle az kişi aldıklarından bize biraz beklemek düştü.Biz dışarıda oyalanırken biraz Şuhut'tan bahsetmek isterim.

Şuhut:Afyonkarahisar iline bağlı, İç Ege Bölgesi'nin en doğusunda yer alan bir ilçedir. İl merkezine uzaklığı 29 km'dir. 1946 yılında ilçe olmuştur. Kurtuluş Savaşında Şuhut, kısa süre  Atatürk'e ve dolayısıyla da başkomutanlık karargahına ev sahipliği yapmıştır.  



Zafere Giden Yol.  
Zafere Giden Yolun Öyküsünü 2018 yılında İstiklal Yolundan Zafer Yoluna projemi yaparken Şuhut ziyaretimde yine burada görmüştüm.Zafere Giden Yol projemin çalışmalarına başladığımda ve sonrasında tam olarak isim kafamda oturtamamıştı.Yakın tarihimizde cereyan eden ve Türk'ün bağımsızlığını ilan ettiği, yedi düvele meydan okuduğu bu dört savaşı işlemek ve o bölgelerde yapacağım projenin adı ne olsun diye düşünürken aklıma Şuhut'ta Büyük Taarruz Karargahı yanıdaki Zafere Giden Yolun Öyküsü'nün resmedildiği tabela aklıma geldi.Evet Sakarya Meydan Muharebesi,Birinci Ve İkinci İnönü Muharebeleri,Büyük Taarruz Ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi'ni işleyeceğim bu projenin adı Zafere Giden Yol olmalıydı.

Büyük Taarruz'un başladığı bölgedeyiz,Mustafa Kemal Atatürk'ün karargah olarak kullandığı evin önündeyiz.Bu gece Şuhut'ta kalıp,bu havayı koklayacak ve Yarın Zafer Yolu'ndan Kocatepe'ye çıkarak Büyük taaruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebe'sini konu alan yolculuğumuz İzmir'e kadar sürecek.

Büyük Taarruz Karargahı (Atatürk Evi).
Bizden önceki ziyaretçiler çabuk çıktı ve şimdi gezme sırası bizde çok değil 2 yıl önce gezdiğimizde Ferdi'de vardı,o zaman nasıl heyecalıysak yine aynı heyecanı yaşıyoruz.Büyük Taarruz Karargahı'ndan bahsedip hemen gezmeye başlayalım.

Büyük Taarruz Karargahı (Atatürk Evi):Mustafa Kemal Paşa, 24 Ağustos 1922 Perşembe günü akşam saatlerinde Şuhut'a ulaşmıştır. Paşalar ve maiyetindekilerin kalacakları evler 23 Ağustos 1922 günü Şuhut'a gelen 1'nci Ordu Komutanı Nurettin Paşa ve Oynağanlızade Osman Ağa tarafından belirlenerek en iyi şekilde hazırlanmıştır. Mustafa Kemal Paşa'nın kaldığı Yalı Mahallesi Eğri Sokak'la Çeşme Sokağı'nın birleştiği yerdeki Hacı Veli Konağı (Büyük Taarruz Karargahı) aynı zamanda geçici karargah olarak kullanılmıştır.Konakta Atatürk'le beraber Başyaver Salih Bozok, İkinci Yaver Muzaffer Kılıç, Refakat Subayı Yüzbaşı Mahmut Soydan, ve Emir Çavuşu Ali Metin kalmıştır.Hacı Veli Konağı, 24-25 Ağustos 1922 günleri Başkumandanlık, Genelkurmay Başkanlığı, Batı Cephesi Komutanlığı ve 1'nci Ordu Komutanlığı'nın müşterek karargah binası olarak kullanılmıştır. Mustafa Kemal Paşa, Büyük Taarruz'un son hazırlık çalışmalarını burada yapmış ve "Anadolu ile dış dünya arasındaki bütün haberleşmenin kesilmesi" emrini bu konakta vermiştir. 24 Aralık 1999 tarihinde Kültür Bakanlığı adına Hazine tarafından kamulaştırılan Konak, 2003 yılında restorasyon çalışmaları ile ayağa kaldırılmış ve 2005 yılında "Atatürk Kültür ve Sanat Evi" olarak hizmete açılmıştır. Hacı Veli Konağı, sonradan "Şuhut Atatürk Evi" olarak, "Atatürk Evleri" kervanına katılmıştır. Büyük Taarruz Karargahı “Atatürk Evi” olarak da bilinmektedir.
Kaynak:Türkiye Kültür Portalı.

 








Aynı heyecan ile Büyük Taarruz Karargahı (Atatürk Evi) 'ni, gezdik.Kapalı olma olasılığı  beni ürkütmüştü ama açık bulunca ve de ziyeret edince çok sevindim,Ferdi'ninde sevinci gözlerinden okunuyordu.Ziyaretimiz bitti, Atatürk Evi'nden ayrılma vakti geldiğinde akşam olmak üzere idi,mutlu bir Şekilde Atatürk Evi'nden ayrıldık.


Cumhuriyet Parkı. 
Atatürk Evi ziyaretimiz bittikten sonra 2 yıl önce kamp yaptığımız Cumhuriyet Parkına gittik.Önce kendimize serin,iyi bir yer bulduk ve oraya oturduk.
Bu gün sıcak ile barışık değildik,Ferdi'nin yanından ayırmadığı hortum ile uygun bir yerde duşlarımızı aldık, rahatladık.Amacımız bu gece burada kamp yapmak ama çim sulama boruları işi bozuyor.Buna sonra karar verelim deyip,ben alışveriş işini halledip yemeklerimizi yedik.Hava kararıncaya kadar da burada oyalandık.

Şuhut Kamp Yerimiz.
Gece Cumhuriyet parkı sulamalarının dünyasında rahatsız olmamak için küçük bir keşif ile hemen yakınımızda bulunan lisenin bahçesine hava karardıktan sonra çadırlarımızı kurduk.Sessiz,huzurlu ve rahatsız edikmeyecek ve sulama borularından uzak bir konumda lise bahçesinde geceledik.
Bu gün Yiğitpınarı'ndan başlayan yolculuğumuz Şuhut'ta sona erdi.
 Yarın Büyük Taarruz başlıyor.Zafer Yolu'ndan Kocatepe'ye çıkacak ve İzmir'e kadar sürecek uzun sürece gireceğiz.Zafere Giden Yol projemiz,projenin önemli 4 ncü savaşı ile devam ediyor.
 
 13 ncü Gün 02 Temmuz 2020 Yiğitpınarı-İhsaniye-Gazlıgöl-Afyonkarahisar-Şuhut:80 KM



Powered by Wikiloc



































Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.