Kuzey Ege Turum tüm güzelliği ile devam ediyor.
Aliağa’dan çıktım yola, vurdum kendimi Yunt Dağına.Yunt Dağını güneyden kuzeye kat ederken Aigai Antik Kentini gezdim.Bakırçay ovasını geçerken Bergama’ya uğradım.Bergama’dan çam fıstıkları,üzümü,şarabı doğası ile muhteşem bir yer olan Kozak Yaylası’na vardım.Çam ormanları,zeytinlikler arasından Burhaniye Ören’e kadar gelip deniz kenarına intikal ettim.Sizlere yüksek rakımda yol alarak Kuzey Ege Turumda ki dört günümün özetini sundum.Ören Kuzey Ege Turumda gidiş yönünde son noktamdı,bugün itibari ile hem dönüş rotasına geçecek hem de denize sıfır yol alacağım.Bugün kü planlamam ise Ören’den yola çıkarak Altınova’ya kadar yol almak.Gün içerisinde neler olmuş,neler bitmiş görmek yaşamak istiyorsanız takip te kalın derim.
5.Gün 16 Kasım 2025 Ören-Gömeç-Ayvalık-Altınova:

Ören Akşamı ve Sabahı.
Dün Ören sahiline akşam üzeri vardım,Ören ve sahil tahminimden daha kalabalık idi.Ören’i yazlıkçılar daha terk etmemiş, o yüzden sahilde gün batımını seyrederken radyomdaki müzik eşliğinde şarabımı yudumladım,işin keyfini sürdüm. El ayak iyice çekilince de daha önceden belirlediğim yere geçerek çadırımı sessizce kurdum ve hemen uykuya daldım.Sabah ise hava malumunuz geç aydınlanıyor,fazla geçe kalmadan sabahta sessizce girdiğim yazlıklar arasından uyandığım gibi toparlanıp yine sessizce ayrıldım.Kahvaltı olayını sahilde gün doğumu zamanı yaptım ve sonra Pegasus Heykelinin oraya geçiş yaptım,şimdi gün başlayabilir.


Pegasus Heykeli;Antik Çağın en zengin krallarından birisi olarak bilinen Krezüs’ün
kardeşi Adramys tarafından kurulan bu günkü adı Ören olan Adramyttion Kentinde yaklaşık 300 yıl boyunca simge olarak kullanılmıştır.
Evet güne ve turumun beşinci gününe Pegasus Heykeli ve Adramyttion Kentinde başlayabilirim.Gün doğdu,ortam aydınlandı hava hafif hafif ısınmaya başladı ve sabah yürüyüşe çıkanlar varken ben de güne ve turuma başlıyorum.Pegasus’a merhaba deyip 09:30 gibi Ören sahilden Ören içine, Öğretmenler mahallesine doğru yola çıktım.
Öğretmenler mahallesinden Çanakkale-İzmir yoluna çıkış yaptım.Bu çıkıştan sonra
Pelitköy tarafına doğru hafif bir tırmanış ve Karaağaç sonrası 15 kilometrenin sonunda Gömeç’e vardım.”Şimdi misafirimizsiniz Yarın Gömeç’lisiniz” sözünü hatırlayarak Gömeç’e giriş yaptım.Gömeç içinde ilerlerken eski Belediye binasını da albüme koymayı ihmal etmedim.
Kamp yaptığım Ören ile Gömeç arası 15 kilometre,kısa bir mola vermeli değil mi?.
Bunun içinde en uygun yer belediyenin karşısındaki park.Gömeç’e ne zaman gelsem
mola yeri olarak burasını seçerim,bugün de öyle yaptım.
Kahve molamı Gömeç’te verdim.
Gömeç-Keremköy-Ayvalık Arası….
Gömeç molasından sonra Keremköy sapağına kadar az bir tırmanışla Çanakkale-İzmir karayolunda yol aldım.Bugün bir farklılık yapacağım ana yoldan değilde sahilden devam
edip neler varmış neler yokmuş kontrol edeceğim.Keremköy sapağından içeri girip önce Keremköy, sonra sahil bandına doğru siteler içerisinde ilerledim.Sahile vardığımda fotoğraftaki eski zeytin yağ fabrikası adeta bana zeytin diyarına hoş geldin diyordu.
Ayvalık’ın bu bölümüne kısa süreliğine 1 defa girmiştim, benim için büyük kayıpmış!,çok güzel bir rotada zeytinlikler ve denizle birlikte çok zevk duyarak
Ayvalık’a kadar devam ettim.
Ayvalık.
Öğleyi az geçe Ayvalık ilçe merkezine vardım.Her il yada ilçede bu yazılardan muhakkak var,Ayvalık’ta da var.Dikkat ettiyseniz yazı ve Karatay baş başa…..mucize gibi değil mi?.Malumunuz bu tarz yazıların başı çok kalabalık olur,selfi çekilen, fotoğraflama yapan,fotoğraf çekilen,kısacası kıyamet yeri gibidir.Aslında burası da öyleydi.Vardığımda peş peşe fotoğraf çekilen bir grubun son kırıntılarına yetiştim.Konumumu aldım tam bir kalabalık aile grubu pozisyon alacakken ben Karatayı ileri sürdüm,biraz mırın kırın yapıldı ama sıra bende deyip meydanı boşalttım.İyiki de direndim,milleti geri plana çektirdim (oda benim yeteneğim diyelim) yoksa karede gereksiz insanlar fink atacaktı.Bu kareyi aldıktan sonra muzaffer komutan edası ile Ayvalık merkezden Sarımsaklı tarafına yöneldim.

Ayvalık bölgesinden genellikle yaz döneminde geçtiğimden ve Ayvalık’ın da yaz döneminde çok kalabalık olduğunu bildiğimden,hiç giriş teşebbüsünde bulunmuyordum. Bu sefer bölgeden Kasım ayında geçiyorum,o yüzden kendime ödül olarak Keremköy girişli, Sarımsaklı çıkışlı bir rotayı helal gördüm.Ayvalık’tan ayrıldıktan sonra Küçükköy mıntıkası ve sonrasında Sarımsaklı’ya vardım.Sarımsaklı’ya varmışken tüm eksik kumanyalarımı düzme ihtiyacı duydum,onları hallettim ve tekrar Çanakkale-İzmir yoluna çıktım.
Sarımsaklı’da nevaleyi düzmemin sebebi ikindi vaktini bulmam ve belki Sarımsaklı
civarı kamp yaparım yada Altınova’ya varmadan çadır atarım düşüncesi beni buna tetikledi.Ancak,hiç öyle bir ortam ile karşılaşmadım, ”sür Şafak” dedim.Nereye mi?,Altınova’da ki çamlığa. Altınova içinden geçip Altınova dışındaki bu çamlık içine sızdım.Çamlık yeni budanmış,çamlıkta herkesten uzak olacak dip tarafa doğru geçtim.Budama yapılan ve yerde bırakılan dalları siper edebilecek konuma geçip tamam deyip, 17:30 gibi kamp hazırlığına başladım.
Altınova Kampı.
Yıllardır önünden geçerdim,iç bölgedeki çamlıkta kahvemi içerdim demek ki kamp yapmak bugüne nasipmiş.Yerimi netleştirdikten sonra hemen çadırımı kurup içini yerleştirdim.Her ne kadar sahil bandına insem de akşamları serinlik oluyor hele böyle yeşillikler içinde daha fazla.Çadır içi tamam olunca şahsi temizlik sonrası gece kıyafetlerimi giyip yemek telaşına büründüm.”Gör ama görünme” bu benim sözüm ve buna her zaman sadık kalmışımdır.Hava karadıktan sonra minimum ışıkla kamp yerimin keyfini içecek,çerez ve radyo üçlemesi ile yaptım.Akşam 22:00 sıralarında da uyku moduna giriş öncesi hazır etrafta budanmış dallar varken çadır etrafını budanmış dallarla çevirdim,malumunuz meskun mahale yakınım,emniyetli olmak gerek.Evet bugün Ören-Gömeç-Ayvalık bandını takip ederek Altınova’da geceledim.Yarın Kuzey Ege Turum devam ediyor ve Dikili,Şakran tarafları beni bekliyor.Merak ediyorsanız,ilginizi çekiyorsa takipte kalın derim.
5.Gün 16 Kasım 2025 Ören-Gömeç-Ayvalık-Altınova:59 KM
Discussion about this post