Sıcak bir Haziran ayı yaşıyoruz,bu sıcak havanın etkisi bile Zafere Doğru projemde kararlılıkla yol almama mani değil.Dün Çiğiltepe Şehitliği ziyareti,yeni Şehitlik yerleri tespiti,mevziler, Yıldırım Kemal Şehitlik ziyareti ve sonrasında Zafertepeçalköy’de geceyi kamp yaparak geçirdim.Başkomutan Meydan Muharebesi’nin olduğu bölgedeyim.
Bugün,Mustafa Kemal Atatürk’ün Başkomutan Meydan Muharebesini sevk ve idare ettiği Zafertepe’ye çıkacak,Başkomutan Meydan Muharebesi alanlarında çok sayıda şehitlik ziyaretim olacak ve sonrasında Dumlupınar Şehitliğinde geceyi geçireceğim, planlamam bu yönde.Benimle aynı duyguları paylaşacağınızı umuyorum ve güne başlıyorum.
15 nci Gün 19 Haziran 2024 Zafertepeçalköy-Zafertepe-Büyükaslıhanlar-Dumlupınar:
Geceyi Zafertepeçalköy İlköğretim okulunun bahçesinde kamp yaparak geçirdim.06:00 sıralarında sıcak bir güne uyandım.Sabah kahvaltısı ve sonrasında toparlanma derken yola çıkmaya hazırım.Okul bahçesi kamp yeri ayrılış fotoğrafı alarak kamp yerinden ayrıldım.
Zafertepeçalköy içindeyim, Kırık Kağnı ve Üç Komutan Anıtı’na çok yakınım.Sabah ilk olarak anıta uğradım.Anıtı hatırlayalım ve Zafertepe’ye çıkalım.
Zafertepeçalköy Kırık Kağnı ve Üç Komutan Anıtı:Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün, 31 Ağustos 1922 günü muharebe alanını dolaştıktan sonra İsmet Paşa ve Fevzi Paşa ile Çalköy’de yıkık bir evin avlusunda, kırık bir kağnı üzerinde son durum değerlendirmesini yaptıkları anı sembolize eder. Anıt 2007 yılında yaptırılmıştır.Mustafa Kemal Atatürk; 30 Ağustos 1924’te Şehit Sancaktar Mehmetçik Anıtı temel atma törenindeki konuşmasından sonra ise o günü şöyle anlatmıştır:
“Efendiler, Ağustos’un otuz birinci günü takriben zevalde idi ki, yine bu Çalköyü’nde, yıkık bir evin avlusu içinde İsmet Paşa ve Fevzi Paşa ile buluştuk. Kırık Kağnı arabalarının döşeme ve oklarına ilişerek bundan sonraki vaziyeti mütalaa ettik. Kazandığımız Meydan Muharebesi’nin bütün seferi hitama erdirebilecek bir azamet ve ehemmiyette olduğunda ittifak ettik. Şimdi Bursa istikametinde çekilen düşman kuvvetlerini mahvetmekle beraber bütün ordu-yı asli ile bila-aram İzmir’e yürüyecektik.” İfadesini kullanır.
Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk 30 Ağustos 1922 de Zafertepeçalköy’ü ziyaretinde şu konuşmayı yapmış ve yaptığı bu konuşma anıt duvarına işlenmiştir.Kaynak:T.C.Altıntaş Kaymakamlığı
Zafertepe.
Dün şiddetli rüzgar nedeniyle Zafertepe’ye girip gezememiş,çekimler yapamamıştım.Bu sabah sakin bir havada Zafertepeçalköy’den 3 kilometre yol kat ederek Zafertepe’ye ulaştım.Günün ilk ziyaretini,gezisini Zafertepe’ye yapacağım.
Zafertepe.
Mustafa Kemal Atatürk’ün Başkomutan Meydan Muharebesi’ni sevk ve idare ettiği Zafertepe’deyim.Ferdi Kızıl kardeşimin dron destekli görseli ile Zafertepe hakkında bilgi sahibi olalım.
Zafertepe:Dumlupınar-Uşak doğrultusunda canlarını kurtarmak için kaçan Yunanlıların büyük kısmı güneyden 1 nci Ordu, kuzeyden de 2 nci Ordu birliklerinin tazyiki sonucu Aslıhanlar bölgesinde sıkıştırıldı ve kuşatıldı. 30 Ağustos günü Başkomutan Mareşal Mustafa Kemal Paşa’nın, muharebe sahasının içinde bulunan Zafertepe’den yönettiği taarruz sonucunda bu kuvvetlerin büyük kısmı imha edildi. Başkomutan Meydan Muharebesi adı verilen bu muharebeden kurtulan ve arta kalan Yunanlılar, vahşi ve insana yaraşmayacak davranışlar içinde, önüne gelen masum Türk’ü keserek, köyünü barkını yakarak, daha doğrusu kendi ırkına mahsus imzasını geçtiği yerlere atarak, İzmir’e doğru kaçmaya başladı. Türk Ordusu yaptığı takip harekatı sonucunda 9 Eylül’de İzmir’e ulaştı ve Anadolu’yu Yunan’dan temizledi.Kaynak Türk Tarih Kurumu.
Zafer Anıtı:Anıt, Kütahya-Afyon Karayolunda, Afyon’a 60 km kala “Abideler Sapağı” levhasından itibaren 29 km sonra 1181 rakımlı tepededir. 1964 de 220 sayılı yasa ile inşaatına başlanmış ve 1968’de tamamlanıp ziyarete açılmıştır.
Anıt gerek 30 Ağustos Zaferinin bütünü ile Kurtuluş savaşının, gerekse Türk Milletinin birlik ve beraberlik içinde olmasıyla zaferin kalıcı olabileceğini sembolize etmektedir. 1964 yılında yapılmasına karar verilen anıt 1972 yılında yapılmış olup Zafertepeçalköy Beldemizde bulunmaktadır.Çatılmış silahların uzaktan görünüşü veya alev meşale hissini uyandıran Zafer Abidesi, asıl manası ile Kurtuluş Savaşı’nı sembolize eder.
Abideyi bir kül olarak meydana getiren değişik yöndeki üçgen bloklar; milletimizin, yakın ve uzak milletlerin göstermeye hazırladıkları haksızlığa feveranını iç ve dıştaki düşman kuvvetlerinin mukabil hareketlerini ve çeşitli mücadelelerden sonra bütün milletin tek vücut halinde birleşerek kazandığı 30 Ağustos zaferini canlandırır ve gelecek nesillere Türk Milletinin içte ve dışta meydana gelebilecek kötü tesirlere karşı er geç birleşerek zafere gidebileceğini sembolize eder.Eser sahibine ait yazılmış blok büyük zaferin 50. yılı münasebetiyle Korgeneral Bahattin ALPKAN tarafından yazdırılmış ve yaptırılmıştır.Kaynak:T.C. AltıntaşKaymakamlığı.
Anıt gerek 30 Ağustos Zaferinin bütünü ile Kurtuluş savaşının, gerekse Türk Milletinin birlik ve beraberlik içinde olmasıyla zaferin kalıcı olabileceğini sembolize etmektedir. 1964 yılında yapılmasına karar verilen anıt 1972 yılında yapılmış olup Zafertepeçalköy Beldemizde bulunmaktadır.Çatılmış silahların uzaktan görünüşü veya alev meşale hissini uyandıran Zafer Abidesi, asıl manası ile Kurtuluş Savaşı’nı sembolize eder.
Abideyi bir kül olarak meydana getiren değişik yöndeki üçgen bloklar; milletimizin, yakın ve uzak milletlerin göstermeye hazırladıkları haksızlığa feveranını iç ve dıştaki düşman kuvvetlerinin mukabil hareketlerini ve çeşitli mücadelelerden sonra bütün milletin tek vücut halinde birleşerek kazandığı 30 Ağustos zaferini canlandırır ve gelecek nesillere Türk Milletinin içte ve dışta meydana gelebilecek kötü tesirlere karşı er geç birleşerek zafere gidebileceğini sembolize eder.Eser sahibine ait yazılmış blok büyük zaferin 50. yılı münasebetiyle Korgeneral Bahattin ALPKAN tarafından yazdırılmış ve yaptırılmıştır.Kaynak:T.C. AltıntaşKaymakamlığı.

Sabahın ilk saatlerinde Zafertepe ve Zafertepe Anıtı hakkında bilgi sahibi oldum,gezdim gördüm,inceledim.Gezimin bitiminde günün anlamına binaen bir anı fotoğrafı almayı da ihmal etmedim.
Zafer Anıtı’ndan ayrılmış değilim,Zafertepe’de bulunan banklardan birinde Zafertepe’yi gezmenin mutluluğu,huzuru içinde küfür küfür esen ortamda sabah kahvemi yudumladım.
Şehit Sancaktar Mehmetçik Anıtı.
Bölge Başkomutan Meydan Muharebesi’nin geçtiği alanlar içinde,bugün sıklıkla Şehitlik ziyaretlerim olacak.Kahvemi içtikten sonra Zafertepe’den aşağıya gölete doğru yol aldım,yaklaşık 3 kilometre sonra ikinci ziyaret yerime ulaştım, Şehit Sancaktar Mehmetçik Anıtı.
Şehit Sancaktar Mehmetçik Anıtı:Atatürk, 31 Ağustos 1922 günü muharebe meydanını gezerken şehitler arasında düşman topçu mermisinin açtığı çukura gömülmüş bir sancaktar görür. Bu aziz şehit, toprağın üstünde katılaşmış kolu ile sancağı dimdik tutmaktadır. Manzara karşısında duygulanan Başkomutan, savaş sonrasında yapılacak Şehit Asker Anıtı için bunun sembol alınmasını emreder. Bu Anıtın temeli 30 Ağustos 1924 tarihinde Atatürk tarafından Zafertepe’de atılmış ve 1927 yılında törenle ziyarete açılmıştır. 1961 yılında 220 Sayılı Yasa ile Anıtın, olayın geçtiği Berberçam Tepesine taşınması kararlaştırılmış, 1964 yılında Zafertepe’de Zafer Anıtının yapılması ile yerinden kaldırılarak Afyonkarahisar Müzesine taşınmış, 1979 yılında şimdiki yerine yapılarak 30 Ağustos 1979 tarihinde ziyarete açılmıştır. Kaynak: Kütahya Kültür ve Turizm Müdürlüğü
Şehit Sancaktar Mehmetçik Anıtı ziyaretim sonrası anı fotoğrafı alarak ziyaretimi tamamladım.
Şehit Sancaktar Mehmetçik Anıtı ziyareti sonrası tekrar Zafertepeçalköy tarafına yöneldim ve köyün hemen girişindeki Yüzbaşı Şekip Efendi Şehitliği’ni ziyaret edeceğim.Şehitliği en son dört yıl önce ziyaret etmiştim,aradan geçen dört yıllık süreçte bir çok düzenleme,bakım yapılmış bu gerçekten sevindirici,zaten olması gerekende bu.
Yüzbaşı Şekip Efendi Şehitliği:29 Ağustos 1922 günü 14. Süvari Tümeninin 3. Alayı, 2. Bölük Komutanı Yüzbaşı Şekip Efendi, bölüğünün başında büyük bir cesaretle, çevre savunmasında bulunan 20 keşif düşman grubunun içerisine saldırarak 2000 kadar düşman askerini esir alır. Derinliklerde bulunan düşman toplarını ele geçirmek üzere hücuma geçtiğinde bir kısım askeriyle birlikte bu bölgede şehit düşer. Şehitliğin bir yüzünde; 29 Ağustos 1922 Muharebesinde Yunanlılara hücum eden Türk Süvari Kolordusunun verdiği şehitler anısına yapılmıştır. Şehitliğin diğer yüzünde Yüzbaşı Harputlu Şekip Efendi, neferlerden Düzce’nin Üsküp Nahiyesinden Veysel Ömer, Keskin’in Yağlıken Köyünden Veli Mehmet, Akhisar’ın Tatasut Köyünden İbiş Ömer adlı şehitlerin isimleri yazılıdır.Kaynak: İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü”Kütahya Tanıtım Broşürü”
Şehitlik ziyareti sonrası Zafertepeçalköy içinden geçip 7 kilometre ilerideki Allıören istikametine yöneldim.Allıören’de Zafertepeçalköy gibi savaşın en yoğun olduğu bölge içinde olup Trikupis’in birlikleri burada bozguna uğratılmıştır.Bozguna uğrayan Trikupis Kızıltaş Vadisi’nden Gediz istikametine doğru kaçmak zorunda kalmıştır.
Ağaçköy Şehitlikleri.
Allıören’den 6 kilometrelik bir yolculuk sonrası Ağaçköy girişindeyim.Ağaçköy’de iki tane Şehitlik var biraz sonra ikisini de
ziyaret edeceğim.
Ağaçköy Şehitliği:Kütahya Valisi Dr. Ömer Toraman’ın talimat ve destekleriyle başlatılan “Başkomutan Tarihi Milli Parkı Gelişim Projesi ve Tanıtım Faaliyetleri” projesi kapsamında şehitlik ve anıtlarda başlatılan çevre düzenleme, bakım ve onarım çalışmaları devam ediyor.
Kütahya’nın Dumlupınar ilçesinde yer alan 12 şehidimizin kabrinin bulunduğu Ağaçköy Yukarı Şehitliği’nin bordürle çevrelenmesi çalışmaları başlatıldı. Şehitlere yakışan bir görüntüye kavuşması için gerçekleştirilen çalışmalarda bin 800 m2 kilitli parke ile 650 metretül bordür kullanılması planlanıyor. Dumlupınar Büyükaslıhanlar Köyü Üç Tepeler Şehitliği’nde başlatılan çevre düzenlemesi ve otopark yapımı çalışmalarında da ön hazırlıklar tamamlandı. Konukların ulaşımını kolaylaştırmak, özellikle tur otobüslerinin park sorunu yaşamaması için başlatılan çalışmalarda park alanına bin 700 m2 kilitli parke taşı ve 150 metretül bordür kullanılması planlanıyor. Kaynak:Kütahya Valiliği
(Ağaçköy Şehitlikleri 2019 yılı Zafer Haftasında ziyarete açılmıştır.
Savaş alanlarında gezmeye devam ediyorum.Ağaçköy Şehitlik ziyareti sonrası 4 kilometre ilerideki Büyükaslıhanlar köyündeyim.Şehitlik köyün hemen üst bölümünde, vakit geçirmeden oraya yöneldim.

Büyükaslıhanlar Şehitliği’ndeyim,Şehitlerimize saygı duruşunda bulundum, duamı okudum,minnet duygularımı sundum.Ferdi Kızıl kardeşimin gün batımı fotoğraf desteği ile Büyükaslıhanlar Şehitliği hakkında hep beraber bilgi sahibi olalım.
Büyükaslıhanlar-Üçtepeler Şehitliği:30 Ağustos 1922 tarihinde yapılan Başkomutan Meydan Muharebesinde, Büyükaslıhanlar Köyünde şehit düşen Elazığ’lı Binbaşı Hacı Ömeroğlu Yusuf Ziya, Diyarbakır’lı Üsteğmen Mehmetoğlu Ahmet, Urfa’lı Teğmen Halil, İbrahimoğlu Mustafa Hilmi ile beraber 42 Mehmetçik anısına yapılmış olan şehitlik 1995 yılında ziyarete açılmıştır.Kaynak:Türkiye Kültür Portalı
Bugünün de diğer günlerden geri kalan tarafı yok, aşırı sıcak adeta ortalığı kavuruyor.Şehitlik ziyareti sonrası Şehitliğin hemen altında bulunan ve çok temiz vaziyetteki abdest alma yerlerinde yanımda taşıdığım hortumumu devreye sokarak güzelce duşumu aldım.Rahatladım, serinledim, kendime geldim, bedenen, ruhen,manen rahatlamış olarak Büyükaslıhanlar Şehitliğinden ayrıldım.Köyün bir kaç kilometre ilerisinde bulunan bu çeşmede de öğle yemeğimi yedikten sonra yola devam ettim.
Bir süre yol aldıktan sonra Küçükaslıhanlar’dan ana yola çıkış yaptım.8 kilometrelik ana yol sürecinden sonra Dumlupınar girişindeyim.
Dumlupınar: Ege Bölgesi’nin doğusunda nüfus bakımından Kütahya’nın en küçük ilçesidir. Bağlı bulunduğu Kütahya ilinin güneyinde yer alır. İl merkezine 80 km,Uşak’a 59 km,Afyonkarahisar şehir merkezine ise 59 km mesafededir. İlçe, Afyonkarahisar-Uşak-İzmir karayolu ile Afyon-Uşak-İzmir demiryolu üzerinde bir platoda kurulmuştur. Denizden yüksekliği 1222 m’dir. Yüzölçümü 305 km²’dir.
Dumlupınar Kurtuluş Savaşı Müzesi.
Yol sapağından ilçe merkezine girdim ve doğruca en son dört yıl önce gezdiğim müzeye geldim.Bisikletimi müze önündeki kameriyeye yanaştırdım.Bugün Kurban Bayramının dördüncü günü müzenin açık olacağını tahmin etmiyorum ama, ama ile kapısını yokladım açık.Hemen içeri süzüldüm, kadın görevli arkadaş gezebileceğimi söyledi,müzeyi gezeceğim ne mutlu bana.O zaman hep beraber gezelim.
Dumlupınar Kurtuluş Savaşı Müzesi:Kurtuluş Savaşımızın cereyan ettiği topraklar üzerinde kurulan ve bu savaşın anısına yaptırılan müze, Kültür ve Turizm Bakanlığından alınan bir izinle 30 Ağustos 1997 tarihinde ziyarete açılmıştır. Orman ve Su İşleri Bakanlığına bağlı özel müze statüsündedir. Müzede Kurtuluş Savaşına ait çeşitli silahlar, kılıçlar, fotoğraflar, belgeler, araç ve gereçler sergilenmektedir. Kaynak: İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
Atatürk Karargah Evi.
Kurtuluş Savaşı Müze gezim bittikten sonra aynı kadın görevli arkadaş ile birlikte hemen müzenin yakınında bulunan Atatürk Karargah Evi’ne gittik.Atatürk Karargah Evi’ni kısaca anlattıktan sonra içerisini gezebiliriz.
Dumlupınar Atatürk Karargah Evi :Kurtuluş Savaşı sırasında Gazi Mustafa Kemal’in karargah olarak kullandığı ev aslına uygun olarak yeniden yapılmış ve Atatürk Karargah Evi olarak 30 Ağustos 2003 tarihinde ziyarete açılmıştır.Kaynak:İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Kütahya
Müze ve Atatürk Karargah Evi gezim sonrası hiç bisikletimi yerinden oynatmadan çok yakında olan Dumlupınar İlk Hedef Anıtı’na gittim.Anıtın görsellerini alırken anıt hakkında da kısa bir bilgi vermek isterim.
Dumlupınar İlk Hedef anıtı: Bu Anıt; Başkomutan Meydan Muharebesinde, Mustafa Kemal Paşa’nın ”Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!.” emrini verdiği karargahın yeridir. 1964 yılında yapımına başlanmış,1968 yılında kısmen bitirilmiş, 26 Ağustos 1972 tarihinde ziyarete açılmıştır. Anıt, Bronz Atatürk Heykeli, arka planda betonarme bir anıtsal yapı, bronzdan süvari birliklerini canlandırır rölyeften oluşmaktadır. Atatürk Heykelinin yüksekliği 4 metre, beton fon yüksekliği 12 metredir. Bu fon, yıldırım şerarelerini göstermekte olup, Başkomutan Meydan Muharebesini sembolize etmektedir. Kaynak: İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
Dumlupınar ve Akşama Hazırlık.
Dumlupınar küçük bir yer, o yüzden her şey elinizin altında sayılır.Kurtuluş Parkı ilçenin merkezi konumunda olduğundan alışveriş yerleri de bu bölgede.Salma çeşmeden tüm kaplarımı doldurdum,suyundan da bol bol içtim.Alışveriş işini ihtiyacım doğrultusunda iki zincir marketten hallettim ve geceyi geçirmeyi planladığım yere gitmeden önce Kurtuluş Parkı’ndan bahsetmek istedim.
Kurtuluş Parkı:Başkomutanlık Meydan Muharebesi’ nde savaşa katılan sivil halkın ellerine ne geçerse düşmana karşı kullanması,düşmanla çarpışması ve yüksek cesaretinin,kahramanlığının sembolüdür.Kaynak:Dumlupınar Belediyesi
Dumlupınar Şehitliği.
Evet geceyi Dumlupınar Şehitliğinde geçirmeyi planlıyorum.Akşam üzeri Şehitliğe vardım,planım akşam üzeri ve sabahın ilk saatlerinde bol çekim yapmak idi.Plan tutmadı,Kurban Bayramı tatili nedeniyle ortalık çok kalabalık akşam üzeri çekim işleri ve geziyi kimsenin olmayacağı sabahın ilk saatlerine bıraktım.Tek bir fotoğrafla Şehitlikten bahsedeyim,ayrıntıları yarın sabaha bırakıyorum.
Dumlupınar Şehitliği:Dumlupınar Şehitliği, Kurtuluş Savaşı boyunca tüm cephelerde şehit düşen vatan evlatlarının anısına, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yaptırılarak, Büyük Taarruz’un 70. yıldönümü olan 30 Ağustos 1992 tarihinde büyük bir törenle ziyarete açılmıştır.Şehitlik, Üç Komutan Anıtı, Milisler Anıtı, 500 kişilik sembolik şehit mezarları ve kitabeleri,Şehit Baba-Oğul Anıtı, Mehmetçik Anıtı, Namazgâh ve Şadırvan’dan oluşmaktadır.Kaynak:İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
Fırtına,Gök Gürültüsü ve Yağmur.
Gezi ve çekim işlerini sabaha bırakmam iyi oldu.Kuzeyden ve Murat Dağı bölümünden şiddetli fırtına üstümüze üstümüze gelmeye başladı, buna birde gök gürültüsü eklendi.Yağmur ve fırtına geliyor,hemen boş bulduğum kameriye ye çantalarımı,eşyalarımı indirdim.Fırtına bir de soğuk estiğinden üstüme kalın bir şeyler giydim.Çadır kurma işini yağmur sonrasına bırakarak eşyaları koyduğum kameriye de yemeğimi yedim, fırtınanın yağmurun geçmesini bekledim.
Dumlupınar Şehitlik Kampı.
Fırtına ve yağmur uzun sürmedi ama soğuğu kalacak galiba!.Fırtına ve yağmur şimdilik yanımızdan ayrılmışken dibe yakın, yola uzak konumdaki kameriye dibine çadırımı kurdum ve içini yerleştirdim.Bu saatten sonra yağmur fırtına bana vız gelir.Her tarafta kameralar var,gözleniyoruz.Bu tarz yerlerde kamp olayına pek izin vermezler,verseler bile şartlı olur. Geleceklerini biliyordum,çünkü kameralar beni olduğu gibi görüyor.İki görevli arkadaş ilçeden geldi, görüştük, kalmamın sakıncası yok,ateş yakmamak şartıyla tabii ki.Evet geceye işte böyle başladım, haaaa bu arada yağmur,fırtına tamamen gitti,soğuğu sabit kaldı.Bugün,Başkomutan Meydan Muharebe Alanlarını gezdim, Şehitlik ziyaretleri yaptım, Anıtları gezdim ve Dumlupınar Şehitliğinde kamp halindeyim.Yarın ki program ise kaçan Franko’yu kovalamak, onu perişan etmek ve Albay Reşat Çiğiltepe’nin intikamını almak.Kaçan Trikupis’i yakalamak üzerine olacak.Anı yaşamak, hissetmek istiyorsanız beni takip edin,benle kalın.
15 nci Gün 19 Haziran 2024 Zafertepeçalköy-Zafertepe-Büyükaslıhanlar-Dumlupınar:45 KM
ZAFERE DOĞRU 05-25 HAZİRAN 2024 (15. Gün Zafertepeçalköy-Zafertepe-Büyükaslıhanlar-Dumlupınar)























































Discussion about this post