Dün Adala’dan çıktım yola, Salihli,Turgutlu ovalarında yol alarak Kemalpaşa Orman Kampında geceyi geçirdim.20 gün boyunca İnönü Muharebelerini,Sakarya Meydan Muharebesini,Büyük Taarruz ve Başkomutan Meydan Muharebesini, düşmanın İzmir’e doğru kaçışını işledim.Bugün büyük gün,Zafere Doğru Projemin 21’nci ve son gününde İzmir’e Belkahve’den giriş yapacağım İzmir’de Hükümet Konağının önünde projemi sonlandıracağım.Ne mutlu bana,çok güzel ve anlamlı bir projeyi hayata geçirdiğim için.
21 nci 25 Haziran 2024 Gün Kemalpaşa Orman Kampı-Kemalpaşa-Belkahve-İzmir:
Kemalpaşa Orman Kampı.
Kemalpaşa Orman Kampı’nda geceyi geçirdim ama aşırı sıcakla birlikte gece 1-2 defa kalkıp hemen yakınımdaki çeşmeden duş almam bile fayda etmedi.Çadırımın yan kapıları açık uyumuştum, gece çadırımın üstünü tamamen çıkarıp ancak uyuyabildim.İşte böyle sıcak bir günün güzel sabahına erkenden uyandım.Kahvaltı sonrası,toparlanma ve 07:00 gibi harekete hazır durumdayım.Kamp yeri ayrılık pozu vermeden kamp yerini terk etmek etik olmaz,bana bu işi bulaştıran Ferdi’ye de ayıp olur.
Atatürk Evi Müzesi.
Kamp yerimden ayrılıp Kemalpaşa ilçesine yol aldım, burada görmeyi arzuladığım yere vardım,Atatürk Evi Müzesi.Buraya gelirken kafamda bir sürü şeyler dolaşıyordu acaba düşüncesi ile Atatürk Evi Müzesine vardım.Müzeyi açık olduğu 2015 ve 2017 yıllarında gezmiştim,2020 yılında Zafere Giden Yol projemde Ferdi ile beraber geldiğimde ise depo olarak kullanıldığını görünce kahrolmuştum.Sonradan öğrendiğime göre 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde ilçe diğer siyasi partiye geçince tadilat çalışmaları başlamış ve aslına uygun olarak yapılacakmış,bunu duyunca çok sevindim. İsterseniz kaynağımı paylaşabilirim;Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının 8 Eylül gecesi konakladığı Kurtuluş Savaşı’nın son durağı olarak bilinen Atatürk Anı Evi ilçemizin merkezinde bulunmaktadır. Bu tarihi bina Kültür ve Turizm ile Milli Savunma Bakanlıkları ile gerekli görüşmeler yapılarak belediyemize tahsis edilmiştir.Kaynak:T.C.Kemalpaşa Belediyesi.
Bu sevinçle Atatürk Evi Müzesi hakkında bilgi verebilirim.
Atatürk Evi Müzesi:Bina, 1884 yılında yapıldı. İlk kullanım redif Taburuna verilmiştir. (Redif taburu : Osmanlı ordusunun muvazzaf birliklerine, ihtiyaç halinde kaynak olması için yeni terhis edilmiş askerlerden kurulu birlik ) Uzun yıllar askerlik şubesi olarak kullanılmıştır. 1939 yılından 2012 yılına kadar askerlik şubesi faaliyetini burada yürütmüştür.1919 yılında yunan işgalinde Rum konağı olmuştur. İzmir’ in düşman işgalinden kurtuluşunda,9 Eylül 1922 yılında,Gazi Mustafa Kemal, 8 Eylül gecesi askerlik şubesinde konaklamıştır. Atatürk : ”Arkadaşlar bütün hayatımda sevinçle geçirdiğim bir gece vardır. O gece ordumuzun İzmir’e girdiği günün burada geçirdiğim gecesidir. O vakit buradan geçerken bu muhterem halkın gördüğü zulume teaddiye reğmen resmimi koyunlarından çıkararak beni tanıdıklarını ve otomobilime atılarak kucakladıklarını unutamam. Bugün o hatırayı halen yaşıyorum”, sözüyle memnuniyetini belirttiği Atatürk’ ün kaldığı bu oda 2015 yılında aslına uygun şekilde düzenlenmiş ve halkın ziyaretine açılmıştır.
Kemalpaşa’da biraz rahatladım, bir çaba olması sevindirici.Bu sevinçle Kemalpaşa’dan ayrılıp İzmir yönüne yol aldım ve Artık Belkahve’deyim.Belkahve’de sabahın ilk saatlerinde fazla vakit geçireceğim bunu sizde tahmin etmişinizdir.
Belkahve Ata Anı Evi.
Belkahve geçidini geçer geçmez Atatürk Anıtı’nda Belkahve Ata Anı vardır.Günün en anlamlı yerine vardığımdan buradaki gezim,ziyaretim uzun olacak.Sabah erken vardığımdan daha açılmamıştı,5-10 dakika beklemek zorunda kaldım.
Belkahve Atatürk Anıtı.
Ata Anı Evi açılıncaya kadar bende Atamızın Heykelinin bulunduğu yere geçip, ihtişamlı anıtı seyredip Atamıza minnet duygularımı sundum.
Belkahve:İzmir ili Bornova ilçesi sınırları içinde,İzmir–Ankara karayolu üzerinde, tarihi önemi olan bir mesire yeridir. İzmir il merkezine 25 Km mesafededir. İzmir`in düşman işgalinden kurtarılmasından bir gün önce,Nif’de (Sonra Kemalpaşa olmuştur) 08 Eylül 1922 akşamı muzaffer orduların komutanı Mustafa Kemal Paşa’nın buraya çıkıldığında ayakların altında uzanan İzmir’i ilk gördüğü yerdir.
Atatürk Anıtı:Belkahve’de Ulu Önder Atatürk’ün Kurtuluştan sonra İzmir’i ilk kez görüp seyrettiği noktada, 1991 yılında Heykeltıraş Tankut Öktem tarafından yapılan, Merdivenle çıkılan bir taban üzerinde yer alan ve 16 metre yüksekliğinde olan Mustafa Kemal Paşa’nın üniformalı heykeli de yer almaktadır.Döneminin en yüksek heykeli olan bu eser Bornova’nın ve İzmir’in en önemli kent sembollerinden biri oldu.Kaynak:İzmir Kültür ve Turizm Müdürlüğü.
Ata Anı Evi.
5-10 dakikalık bekleme çabuk geçti,görevli arkadaş Ata Anı Evi’ni açtı,günün ilk ziyaretçisi olarak Ata Anı Evi’ni gezeceğim. Ata Anı Evi hakkında iki farklı kurumdan bilgi vererek gezime başlamak istiyorum.
Ata Anı Evi:İl Özel İdaresinin bünyesinde bulunan tesis,
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ve Bornova Belediye Başkanı Olgun Atila’nın ısrarlı çabalarıyla Bornova Belediyesi’ne devredildi.Bornova Belediyesi, güzel bir projeyle tesisi kurtuluş mücadelesinin anılarının yaşatılacağı bir anı evine dönüştürdü. Bugün yüzlerce ziyaretçinin, açıldığı 9 Eylül 2016’dan bu yana tarihi yeniden yaşadığı Belkahve Ata Anı Evi’nde, milli mücadele yıllarına ait mataralar, silahlar, kılıçlar, süngüler, İstiklal Madalyası, o dönemde kullanılan gramofon, daktilo, telefon, kahve fincanı gibi günlük eşyalar ve 1927 yılında basılmış olan Nutuk gibi pek çok değerli tarihi eser sergileniyor. İşgal ve kurtuluş yıllarını anlatan kısa film ise konuklarına benzersiz duygular yaşatıyor.Kaynak:Bornova Belediyesi.
Ata Anı Evi:İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşunun başladığı yer olarak bilinen Belkahve’de İzmir’e hakim bir noktada yer alan Atatürk Anı Evi, İzmir’in yakın geçmişine önemli bir pencere aralıyor.Bornova Belediyesi tarafından 9 Eylül 2016 tarihinde açılışı yapılan mekanda işgal yıllarına ait eşyalar, dönemin askeri ve halk hareketini ifade eden fotoğraflar ve maketler yer alıyor. Atatürk ile ilgili birçok kitabın da bulunduğu Anı Evi’nde gösterilen bilgilendirici videolar ve belgeseller de ziyaretçilerin duygusal anlar yaşatıyor.9 Eylül 1922’de Atatürk’ün İzmir’i seyredip kahve içtiği noktada yer alan Ata Evi’ni ziyaret eden vatandaşlar eski savaş yıllarını hatırlayarak, Kurtuluş Savaşı ve Atatürk hakkında da bilgi ediniyor.Özellikle okulların ilgi gösterdiği Ata Anı Evi’nde, genç dimağlarda Atatürk sevgisi ve Cumhuriyet bilinci de yeşeriyor.İzmir’in en önemli kent sembollerinden biri olan Ata Anı Evi’nde tarihi değeri olan ve o dönemi yansıtan çok sayıda eşyayı bulabilmek mümkün. Her şeyden önce Kurtuluş Savaşı’nın sembolü olarak o günlerden kalan Dua kitabı, bayrak, Şayek Kalpak ve silahlar bir arada.Ayrıca burada sergilenen bayrakların da bir hikayesi var. İşgalciler tüm Türk Bayraklarını topladıkları için 9 Eylül 1922’de Türk askerleri İzmir’e girerken asılacak bayrak bulmakta zorluk yaşanmış. İzmirli kadınlar hemen yeni bayraklar dikerek açığı kapatmış. O dönemden kalan İstiklal madalyaları da var. Bu madalyalar generalinden, erine kadar herkes için tek tip olarak hazırlanıp verilmiş. Hasan Tahsin’in işgalcilere ateşlediği silahın aynı serisi de Ata Anı Evi’nde sergileniyor.Mekanda dönemin ordu donanımlarının karşılaştırılabilmesi amacıyla Yunan askerlerinin kullandığı malzemeler de sergileniyor. Ayrıca İstiklal Mücadelesini ve Atatürk’ü anlatan pek çok yazılı eser, resim ve haritalar bulunuyor. “9 Eylül İzmir’in kurtuluşu Fotoğraf Sergisi” görülmeye değer bir başka köşe olarak dikkat çekiyor.Kaynak:İzmir Kültür Ve Turizm Dergisi.
Belkahve’deki ziyaretim, gezim bitti ve artık sabahın ilk saatlerinde puslar içindeki İzmir’e yol alma zamanı geldi.Belkahve’den ayrılmadan önce Belkahve Atatürk Anıtı önüne gidip,Atamıza asker selamı verdim ve görevimi yerine getirmenin mutluluğu ile Belkahve’den ayrılıp İzmir’e hareket ettim.
Belkahve’den İzmir tarafına saldım kendimi.İzmir merkeze girmeden önce Bornova’da Özge Bike bisiklet servisi Selim Zıraman ustaya uğradım.Zincirimin kilometre ömrü bitmeye yakın olduğundan zinciri değiştirdik,turun sonuna doğru hafif ses yapmaya başlayan orta göbek değişti ve bir çift pedal alıp Selim ustam ile vedalaşıp projenin geri kalanı için İzmir merkeze yol aldım.
Bornova’dan Alsancak tarafına yol aldım,İzmir merkeze Alsancak’tan giriş yaptım.Alsancak’ta Gündoğdu Caddesinde bulunan Atatürk Müzesini gezeceğim.Gezmeden önce Atatürk Müzesi hakkında bilgi sahibi olalım.
Atatürk Evi Müzesi:1875-1880 yıllarında halı tüccarı Takfor Efendi tarafından ev olarak yaptırılmıştır. İzmir’e giren Türk ordusu burayı karargâh olarak kullanmıştır. Atatürk, 12 Şubat 1923’te toplanan İzmir İktisat Kongresi için şehre geldiğinde bu evde ilk kez konaklamış, toplantılarını ve kişisel çalışmalarını burada sürdürmüştür. 13 Ekim 1926’da bina İzmir Belediyesi tarafından satın alınmış, bazı yeni eşyalar konularak Atatürk’e hediye edilmiştir. Atatürk 1930-1934 yılları arasında İzmir’e beş kez gelmiş ve her gelişinde bu evde kalmıştır. 10 Kasım 1938’de Atatürk’ün ölümü ile kız kardeşi Makbule Baysan’a veraset yoluyla kalan ev, 25 Eylül 1940’da İzmir Belediyesi tarafından müze yapılmak üzere kamulaştırılmıştır. Atatürk’ün İzmir’e gelişinin 19. yılına rastlayan 11 Eylül 1941 tarihinde törenle müze olarak açılmıştır.
5 Ekim 1962’den itibaren Atatürk İl Kütüphanesi ve İzmir Şehri Atatürk Müzesi adını alan binanın mülkiyeti, 28 Aralık 1972’de Başbakanlık Kültür Müsteşarlığınca Maliye Bakanlığı kanalıyla İzmir Arkeoloji Müzesi’ne verilmiştir. 29 Ekim 1978’de restore edilerek törenle Atatürk ve Etnografya Müzesi olarak ziyarete açılmıştır. Etnografik eserlerin 1988 yılında açılan yeni Etnografya Müzesi’ne taşınmasından sonra Atatürk Müzesi olarak anılan müze, 1999-2001 yılları arasında yeni bir restorasyon geçirmiş, 2002’de kapılarını tekrar ziyarete açmıştır.Müze yaz döneminde 08.00-19.00, kış döneminde ise 08.30-18.30 saatleri arasında hizmet vermekte olup haftanın her günü açıktır. Müze dini bayramların birinci günü saat 13.00’e kadar kapalıdır. Girişler ücretsizdir.Kaynak:İzmir Kültür ve Turizm Müdürlüğü.
İzmir Atatürk Müze gezim bitti,Alsancak’tan Gündoğdu caddesini takiben Konak Meydanına doğru gittim.Zafere Doğru Projemin sonuna çok az bir yolum kaldı.
İzmir.
Artık projemin son noktasına İzmir’e gelmiş bulunmaktayım.İzmir’in sembolü olan saat kulesi önünden İzmir, Saat Kulesi ve Hükümet Konağı hakkında bilgiyi buradan paylaşmak isterim.Tabii sonrasında Zafere Doğru Projemin kapanış metni…..
İzmir:Türkiye’nin üçüncü büyük kenti olan İzmir; çağdaş ve gelişmiş bir kent olmasının yanı sıra önemli bir kültür, sanat, turizm ve ticaret merkezidir. Ege Denizi, lacivertten turkuaza mavinin tüm renklerine hakim koyları ve plajlarıyla bir dantel zarafetinde ilin batı kıyısı boyunca uzanır. “Güzel İzmir” olarak da adlandırılan İzmir; 8500 yıllık tarihi ile Anadolu yarımadasının batısında uzun ve dar bir körfezin başlangıcında yer alır. Antik Dönem’in ünlü tarihçisi Herodot, tipik Akdeniz ikliminin yaşandığı kenti binlerce yıl öncesinde; “Onlar kentlerini bizim yeryüzünde bildiğimiz en güzel gökyüzü ve en güzel iklimlerinde kurdular…” ifadesiyle tanımlamıştır. Şehrin güneyinde yer alan Efes ve kuzeyinde yer alan Bergama, Antik Çağ’ın en büyük ve en ünlü kentleri arasında yer almaktaydı. Tüm İyon kültürünün zenginliklerini bünyesinde barındıran bu kentler yoğun sanatsal, kültürel, ticari ve dini etkinliklerle de adını duyuruyordu. Günümüzde de dünyaca bilinen Efes ve Bergama Antik Kentleri tarih meraklıları için büyüleyici birer çekim merkezidir. Şairlerin ustası Homeros’un doğduğu yer olan İzmir, Anadolu’nun hızla değişen tarihi ile Ege’nin renkli tarihinin bir harmanıdır. Kent, modern Türkiye’nin batıya açılan çağdaş yüzü olarak kültür, sanat, turizm, ticaret ve sanayi alanlarındaki gelişimini hızla sürdürmektedir.
İzmir I. Dünya Savaşından sonra 15 Mayıs 1919’da Yunan ordusu tarafından işgal edilir. Bu işgal 9 Eylül 1922 yılında sona erer. Ancak, İzmir 13 Eylül sabahı tarihinin belki de en büyük felaketlerinden birini yaşamaktan kurtulamaz. Basmane semtinde başlayan yangın 2.600.000 metrekarelik bir alanda 20.000’den fazla ev ve işyerini tahrip eder. Bu yangın ne yazık ki kentin dörtte üçünü tahrip etmiştir. Fakat yeni kurulan Türk Cumhuriyeti ile birlikte İzmir zümrütü anka kuşu gibi kendi külleri içinden yeniden doğar.Kaynak:İzmir İl Kültür Ve Turizm Müdürlüğü.
İzmir Saat Kulesi:Konak Meydanı’nda yer alan ve İzmir’in sembolü olan Saat Kulesi Osmanlı Padişahı Sultan 2.Abdülhamit’in tahta çıkışının 25.yılını kutlamak amacıyla 1901 yılında; İzmir Valisi Kıbrıslı Kamil Paşa, Bahriye Mirlivası Said Paşa ve Belediye Reisi Eşref Paşa’dan oluşan komisyon tarafından yaptırılmıştır. Bu yapı 25 metre yüksekliğinde, dört katlı ve sekizgen planlıdır. Platformu beyaz mermerden ve diğer yapıları ise; kesme taştan yapılmıştır. Kolonlar Kuzey Afrika temasını taşır. Kulenin saati Alman İmparatoru 2. Wilhelm tarafından hediye edilmiştir. Saat Kulesi’nin dışı baklava dilimi kabartmaları yapılmış ve 4 tane 75 cm. çapında saat eklenmiştir.İzmirli mimar, Raymond Charles Pere saat kulesi ile aynı tarihte inşa ettiği ve Sultan’ın 25. Yılını simgelemesi sebebi ile 25 musluklu olarak tasarladığı sekizgen havuz ve İzmir Sarı Kışla da günümüze ulaşamamıştır.Kule 1974 yılında 5,2 şiddetinde olan depremde hasar almış ve kulenin saati depremin olduğu saat 02.04’te durmuştur. İki yıl içinde kule tekrar onarılmış ve saati günümüze kadar çalışır hale gelmiştir.Kaynak:İzmir İl Kültür Ve Turizm Müdürlüğü.
İzmir Hükümet Konağı:Zamanında 19. yüzyıldan daha eskiye ait bina bulunmuyordu. Hükümet Konağı gibi resmi hizmet binalarının kent merkezlerinde yerini alması Osmanlı Devleti’nin modernizasyon süreçlerinden birisi olmuştur.1868 – 1869 yılında yerine şimdiki Hükümet Konağı’nın aslı olan yapı inşa edilmiştir. 1970 yılında yaşanan büyük yangına kadar bu bina sağlıklı bir şekilde ayakta kalmıştır. 1970 Ağustos ayındaki yangındaki İdadi/Adliye binasıyla birlikte yanan Hükümet Konağı’nın bazı kısımları restore edilmemiştir. Binanın şimdiki hali ile ilk hali oldukça farklıdır.31 Temmuz 1970 tarihinde yanan Hükümet Konağı, birkaç yıl sonra yıkılmıştır. 125 yıldır İzmir’e hizmet eden bu yapının ana binası aslına sadık kalınarak inşa edilir. Ancak, çevresindeki binalar yıkılır ve yerlerine günümüzde de kullanılan çok katlı hizmet binaları yapılır. Uzun yıllar kullanılan ve yeniden geniş çaplı tamir ve bakıma ihtiyaç duyan tarihi binanın 2017 yılında restorasyon çalışmasına başlanmış, 2021 yılında çalışmalar tamamlanarak yeniden hizmete açılmıştır.Kaynak:T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı
Zafere Doğru.
05 Haziran 2024 günü Eskişehir’de başlayan Zafere Doğru projem 21 günün sonunda 25 Haziran 2024 tarihinde 1700 kilometre yol kat ederek İzmir Hükümet Konağının önünde son buldu.Birinci ve İkinci İnönü Muharebeleri,Sakarya Meydan Muharebesi,Büyük Taarruz Ve Başkomutan Meydan Muharebesi Zafere Doğru projemin ana teması idi.Yakın tarihimizde önemli yer tutan Türk’ün bağımsızlık yolunu açan bu dört savaşı ele aldım.Savaş alanlarını,siperleri gezdim,Şehitlikleri ziyaret ettim,tüm Şehitlerimizi saygı ile andım,müze ve anıt gezilerim oldu.Ülkemin güzel coğrafyasında yol alarak,bir çok şeye tanıklık ettim.21 gün sonunda düşmanı denize döktük ve güzel İzmir’imize ulaştım.Atamızın izinde onun yolunda onur duyarak yol aldım ve almaktayım.
2019 ve 2023 yıllarında Ata Yolu
2017 ve 2021 yıllarında Gelibolu 1915
2018 ve 2022 yıllarında İstiklal Yolu
2020 ve 2024 yıllarında Zafere Doğru
2023 yılında Sarıkamış Harekatı
Her yıl anlamlı bir projeye imza atıyorum,yakın tarihimize ışık tutan olayları,savaşları ele alıyorum,Şehitlikleri,müzeleri,anıtları ziyaret ediyorum. Atamızın izinden gitmeyi vatan borcu biliyorum,ne mutlu bana.Ne Mutlu Türküm Diyene.
21 nci 25 Haziran 2024 Gün Kemalpaşa Orman Kampı-Kemalpaşa-Belkahve-İzmir:42 KM
ZAFERE DOĞRU 05-25 HAZİRAN 2024 (21. Gün Kemalpaşa Orman Kampı-Kemalpaşa-Belkahve-İzmir)











































Discussion about this post