Akşam ve gece neydi öyle, korkunç bir kalabalık vardı,resmen faciaydı.Gece 01’e 02’ye kadar kalabalık devam etti,bir takım kişilerin açtığı son ses müzik yayını da işin sosu .Çadırıma gece yarısına yakın girdim ama ancak 02:00’den sonra uyayabildim.Her neyse 02:00’den sonra el ayak çekildi de ortalık sessizleşti.Evet Adala’da Gediz Nehri kenarından bahsediyorum.Burada kamp yaparak güne merhaba dedim.Dün akşam geldiğimde kalabalık yüzünden sağlıklı ve güzel görseller alamamıştım, sabah kimsecikler yokken ooooo neler yaparım ben neler.Dün,Kula,Alaşehir rotasını takiben Adala’ya gelmiştim.Bugün İzmir’e bir adım daha yaklaşmış olacağım.Adala,Salihli,Turgutlu rotasını takiben Kemalpaşa yakınlarında kamp yapacağım,planım aynen bu.Bakalım planıma sadık kalacakmıyım.
20 nci Gün 24 Haziran 2024 Adala-Salihli-Ahmetli-Turgutlu-Yiğitler-Kemalpaşa Orman Kampı:
Adala Sabahı.
Dünkü faciadan eser yok değil mi?.Sabah 06:00’da uyandım,Gediz Nehri manzaralı kahvaltımı yaptım,sonra da toparlandım, hemen gideceğimi sanıyorsanız aldanıyorsunuz.Dün kalabalık yüzünden bu güzellikleri seyredememiş, doğru düzgün çekim yapamamıştım.Şimdi benden, çöpleri kurcalayan bir kaç köpekten ve boş şişe toplayan arkadaştan başka kimsenin olmadığı ortamda bol bol görsel alırım artık.Tabii her zaman olduğu gibi Adala ve Gediz Nehrini anlatarak.

Gediz Nehri:Kütahya’nın Gediz ilçesinde doğan ve İzmir’in Menemen ilçesinde Ege Denizi’ne kavuşan Gediz Nehri, 401 km uzunluğunda günümüzde. Önce Kütahya il sınırları içinde akan Gediz, Uşak merkez ilçeye bağlı Emirfakı Köyü’nün kuzeyinde Uşak topraklarına girer. Irmak, merkez ilçenin Güre Bucağı’na kadar kuzey-güney yönünde akar. Bu bucağın yakınlarında batıya döner ve Salihli ilçesinin kuzeydoğusundan Gediz Ovası’na girer ve güneyden Kemalpaşa Ovası’ndan gelen Nif Çayı ile Turgutlu’dan gelen Irlamaz Çayı’nı da yedeğine alarak, Foça tepelerinin güneydoğusundan İzmir Körfezi’ne dökülür. Irmağın kaynağı olan Murat Dağı’ndan Ege Denizi’ne ulaştığı noktaya kadarki uzunluğu 401 km olup, su toplama havzası ise 17.500 km²’dir.

Adala:Ege Bölgesi’nin hayat ve bereket kaynağı olan Gediz Nehri’nin iki yakasına kurulmuş bir belde olan Adala, yemyeşil doğası, antik çağdan günümüze uzanan binlerce yıllık geçmişi ve volkanik coğrafi yapısı ile adeta keşfedilmeyi bekleyen bir cennet. Manisa’nın Salihli ilçesine bağlı Adala beldesi, Üşümen Tepesi ile Dibek Dağı’nın arasından geçen Gediz Nehri’nin Salihli Ovası’na açıldığı düzlükte kurulmuş bir yerleşim merkezi.Kaynak:Salihli Kaymakamlığı
Gediz Nehri’ni ve Adala’yı öğrendik,2 gündür de benim buradaki maceralarıma tanıklık ediyorsunuz o zaman hadi daha fazla görselle güne devam edelim.
”Akşamlar sizin olsun sabahlar benim”.
Ben size dün akşam demiştim, vatandaşlar gidecek sabah ortam bana kalacak, dediğim oldu,ortam benim.Bol bol görsel aldım,görsellerin bir bölümünü burada paylaştım,diğer çoğunlukta olan ben de kalsın.Adala ve Gediz Nehri’den dolayısıyla kamp yerimden ayrılış vakti de artık geldi. Afili pozumu vererek Adala Kamp yerimden ayrıldım.
Salihli.
Adala’da 06:00’da kalktığımı biliyorum ama saat kaçta hareket ettiğimi bilmiyorum,pek te önemi yok zaten.Adala hareketle Taytan üzeri 20 kilometre mesafedeki Salihli’ye güle oynaya geldim.Salihli’de İzmir-Ankara yolunda biraz macera oldu ama kayda değer bir şey yok.Salihli merkeze girmeden ilçenin İzmir çıkışında bulunan asıl gezmek istediğim yere ulaştım,Salihli Şehitliği.Bisikletimi park ettikten sonra gezime başlayabilirim.
Salihli: Türkiye’nin Ege Bölgesi’nde bulunan Manisa ili ilçelerinden biridir. Odun köftesi, kirazı ve üzümü ile meşhurdur. Tarihte ilk paranın basıldığı ve günümüzde UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne giren Sardes antik kenti bu ilçede bulunmaktadır.1927 yılında Saruhan Sancağı’nın adının değiştirilmesinden sonra Manisa’ya bağlı en büyük ilçelerden biri durumunda olan Salihli, 24 Haziran 1920–5 Eylül 1922 tarihleri arasında işgal altında kalmıştır.
Salihli’nin işgal edildiği 24 Haziran 1919-05 Eylül1922 tarihleri arasında vatanın savunmasında Şehit olanlar için yapılan Şehitliği ziyaret ettim.Şehitlerimizin hepsinin
ruhları şad olsun.
Salihli Şehitlik ziyareti sonrası Sardes’e yakın konumda bir benzin istasyonunda kısa bir moladan sonra ana yolda gitmeyip Sardes yoluna saptım.Bir süre bu yolda yol alacağım.
Sardes: Manisa’nın Salihli ilçesine bağlı Sart kasabası yakınlarında bulunan ve Lidya devletine başkentlik yapmış antik kent. MÖ 1300’de kurulup MS 1200’de yıkılmıştır. Salihli merkezine 9 km, İzmir’e 82 km uzaklıkta olup, İzmir–Ankara karayolunun iki yanına yayılmıştır.
Nazmi Efe.
Sart’ta bir efe heykeli var,hiç dikkatinizi çekti mi?,bilmem, gördüyseniz o efe heykeli kimindir, biliyormusunuz?.Ben biliyorum,yeri de Sardes’in giriş kapısı yakınında.Heykel Nazmi Efe’ye ait,Nazmi Efe kimdir isterseniz size anlatayım.
Nazmi Efe:Bugün, bu topraklarda yaşayanların çoğunluğu eminim ki Nazmi Efe’yi de, heykelinin ve kabrinin de nerede olduğunu bilmiyorlar. Oysa bu yiğit Efe, tek başına bir tabur Yunan askeri ile bir gün süren savaş vermiştir. Kendisi Sart Mahallesindendir.
Kurtuluş Savaşı başlarında Birgi – Bozdağ – Gölcük Cephesini kurarak Yunanlılarla çarpışan; Yerel ayaklanmaların bastırılmasına katılan, Postlu Mestan Efe’nin yanında görev almış kızanlarındandır.
Postlu Mestan Efe’den çoktandır görmediği ailesini ziyaret etmek için izin alan Nazmi Efe, Bozdağ’dan, köyü olan Sart’a gitmek için atıyla yola çıkar. Çamurhamamı köyünden geçer, amacı Sart tepesinden köyüne inmektir ama bakar ki köyü Yunan askerlerinin işgali altındadır. Hemen atından iner, Yunan askerlerine tek kırma tüfeği ile ateş etmeye başlar. Her sıktığı mermiden sonra yer değiştirirken namluya yeni mermi sürer. O kadar sık yer ve hızlı yer değiştirir ki Yunan karşısında güçlü bir Kuvayı Milliye grubu var sanır. Çatışma akşam saatlerine kadar devam eder, ta ki Nazmi Efe’nin fişeklikleri boşalmış mermisi bitmiştir. İşte o zaman Yunan Nazmi Efe’yi şehit ederler. Tarih 25 Haziran 1920’dir. Bu tarih, Salihli’nin Yunan işgalinden bir gün öncesidir.
Nazmi Efe’nin kabri, şehit olduğu yerde, Sardes Kalesi yamaçlarında yer almaktadır. Buraya belli belirsiz bir patikayla oldukça dik bir yamaçtan yaklaşık 20 dakikalık bir tırmanışla çıkılır. Mezarın bulunduğu yer yüksek bir boyun noktası gibi hafif düzlüktür. Bir tarafı Artemis Tapınağına, diğer tarafı da Sardes Gimnasium’una bakar. Buradan bütün Salihli Ovası, Bintepeler, Göl Marmara kuşbakışı görülür. Sanki halen buraları koruyup gözetiyor gibidir. Ne yazık ki aşağıdakiler bundan haberdar değildir.
Nazmi Efe’nin köyünde, günümüz Sart mahallesinde iki heykeli vardır; birisi Yukarı Sart mahallesinin ortasında, diğeri Gymnasium’un önünde, bayrak direklerinin batı tarafındadır ve sanki hala düşmanı gözlemektedir.


Ahmetli.
Sardes’ten tekrar İzmir-Ankara yoluna çıktım. Ana yolda yoğun trafikle beraber İzmir’e doğru yol almaya devam ettim.Öğleye doğru Ahmetli’ye vardım,sabah tişörtümü giyerken dikkatimi çekmişti sırt bölgesi bir yere takılmış ki 5 cm’lik yırtık var,Ahmetli’de terzide onu diktirdim. Çıkışta ise Şehitliği ziyaret ettim. Ahmetli kazasından Çanakkale Savaşına gidip Şehit olanlar anısına Şehitlik var,orayı ziyaret edip saygımı sundum. 
Turgutlu.
Öğle sıcağında ana yolda ovada yol almak çok sıkıcı ama yapılacak başka bir şey yok.Turgutlu sonrası nasıl olsa ara yola sapacağım avuntusu ile Saat 14:00 sıraları Turgutlu’ya vardım.Öğle yemeği yemek için tercihim Özdilek oldu.Özdilek’te Safahat’ta köfte siparişi verip midemi şenlendirdim.Şimdi dinlenmiş olarak Kemalpaşa rotasına doğru yol alabilirim.
Turgutlu;Türkiye’nin Ege Bölgesi’nde bulunan Manisa ilinin ilçelerinden biridir. Doğusunda Ahmetli, batısında Manisa, Kemalpaşa, kuzeyinde Saruhanlı, güneyinde Ödemiş ve Bayındır ilçeleri ile çevrilidir. Ege Denizi’nin 55 km doğusunda olup, denizden yüksekliği 78 metredir. Yüzölçümü 530 km’dir. Turgutlu 29 Mayıs 1919 tarihinden 7 Eylül 1922 tarihine kadar Yunan işgali altında kalmıştır. Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşından yenik olarak çıkmasından sonra imzalanan Sevr Anlaşması ile ülkeyi paylaşan batılı devletler Yunanlıların da Ege’yi işgal etmelerini kabul etmişlerdi. Buna dayanarak Yunan ordusu 15 Mayıs 1919’da İzmir’i, 29 Mayıs 1919’da da Turgutlu’yu işgal etmiştir.30 Ağustosta kazanılan büyük zaferin ardından Yunan ordusunun Türkiye’yi terk etmeye başlamasıyla ülkede bayram havası esmiştir. Ama bu sefer de Yunanlılar şehirleri yakıp-yıkarak çekilmeye başlamışlardır. Turgutlu yangını 4 Eylül 1922 Pazartesi günü başlamış ve iki gün boyunca sürmüştür. İleri cephelerden batıya dönen Yunan askerlerinin de katılmasıyla olaylar çığırından çıkmıştır. Evleri tek tek ateşe verip insanları öldürmüşler, değerli eşyaları talan etmişlerdir. Bu yangınlar 6 Eylül 1922 Çarşamba akşamına kadar sürmüş şehir adeta bir kül yığını haline gelmiştir.Kaynak:Turgutlu Kaymakamlığı

Turgutlu’da yemek molasından sonra eski Kemalpaşa yoluna devam ettim.Bu yolun güzel yanları olduğu gibi,haliyle kötü yanları da var.Örneğin, Turgutlu yönünden girdiğinizde Irlamaz Vadisinde yoğun trafikle rampa yukarı 6 kilometre çok can sıkıcı.Sonrası mı?,gel keyfim gel.Evet sıkıcı 6 kilometrenin sonunda artık İzmir il sınırlarına da girmiş bulunmaktayım.
İzmir il sınırlarına girdikten sonra geceyi geçirmeyi planladığım yere 20 kilometre kadar bir yolum kalmış oluyor.Sarılar,Bağyurdu,Yiğitler, Ören bölgesini keyifle aldım.Yiğitler’de durup soğuk sular ile mataralarımı tazeleyip kısa bir mola verdim.
Armutlu’ya vardım, Armutlu benim ikmal noktam.Kamp yapmayı planladığım Kemalpaşa Orman Mesire Yeri’nden önce son alışveriş yapılacak yer.Burada akşam ve sabah ihtiyaç olabilecek tüm nevaleleri aldım.Kafam artık rahat, sona bir kaldı.

Armutlu’ya gelindiğinde uğranmadan geçilmemesi gereken bir yer var.Aslında yanına gelinceye kadar gözükmüyor ama önemli bir yer.Kurtuluş savaşında Şehitlerimiz için yapılmış bir anıt.Armutlu’nun kurtuluş günü 07 Eylül 1922,burada şehitler anısına yapılmış abide önünde durarak Şehitlerimizi saygı ile andım ve kamp yerine hareket ettim.
Kemalpaşa Orman Kampı (Park Orman Kemalpaşa).
Armutlu sonrası bir süre Kemalpaşa istikametine devam ettikten sonra Aşağıkızılca bölgesinde bulunan Park Orman Kemalpaşa,benim deyimimle Kemal Paşa Orman Kampı girişine vardım ama girmedim.Daha önceleri de defalarca kamp yaptığım yerde yerimi aldım.Zemin kontrolü, temizliği sonrası çadır kurma faaliyetine giriştim.Burayı tercih etmemin en büyük sebebi hemen yanı başımda çeşme olması, hemde yaz kış gürül gürül akan.Hemen duş faaliyetine giriştim,serinledim,rahatladım,temizlendim.
Sonrası ise yemek ve dinlenme moduna geçiş tabii ki.Bugün Adala çıkışlı,Salihli,Turgutlu ovalarını geçip Kemalpaşa yakınlarında kamp halindeyim.Yarın büyük gün;20 gün boyunca İnönü Muharebelerini,Sakarya Meydan Muharebesini,Büyük Taarruz ve Başkomutan Meydan Muharebesini, düşmanın İzmir’e doğru kaçışını işledim.Evet yarın büyük gün,Zafere Doğru Projemin 21’nci ve son gününde Belkahve’den giriş yapacağım İzmir’de Hükümet Konağının önünde projemi sonlandıracağım.Ne mutlu bana,çok güzel ve anlamlı bir projeyi hayata geçirdiğim için.Yarın İzmir’e giriyoruz beyler.
20 nci Gün 24 Haziran 2024 Adala-Salihli-Ahmetli-Turgutlu-Yiğitler-Kemalpaşa Orman Kampı:91 KM
Discussion about this post