
Dün güne Ulubey Kanyonları’ndan hareketle başlamış,Ulubey-Eşme arasını gayet güzel bir atmosferde almıştım.Eşme ve Takmak Şehitlik ziyaretleri sonrası Eşme-Kula ana yoluna çıkmış ve sıcağı tüm şiddeti ile hissederek Kula’ya akşam saatlerinde varmıştım.Kula Şehitliği sonrası Halk Eğitim Merkezi ve Anadolu Lisesi bahçesinde kamp yaparak geceyi geçirmiştim.Dünün genel özeti böyle ve Zafere Doğru projem tüm hızı ile devam ediyor.Bu günkü programım ise Kula’dan hareketle Alaşehir’e gitmek ovanın sıcağı nasılmış görmek ve Adala’da Gediz Nehri kenarında kamp yapmak.Planım böyle, hep planlarına,ilkelerine sadık olan ben yine planlar dahilinde yol alabilecekmiyim,günü yaşayalım görelim.
19 ncu Gün 23 Haziran 2024 Kula-Gölbaşı-Alaşehir-Durasıllı-Adala:
Geceyi Kula merkezde bulunan Halk Eğitim Merkezi ve Anadolu Lisesi bahçesinde geçirdim,umduğumun aksine rahat bir gece oldu.Kamp yaptığım yer ilçe merkezinde
olması nedeniyle oyalanmaya gerek yok 06:00 gibi uyandım,kahvaltı ve sonrasında toparlanma derken 07:30 gibi kamp yeri ayrılış pozu alarak kamp yerimden ayrıldım.
Geceyi geçirdiğim yer Kula Şehitliğinin karşısı olduğundan akşam ziyaret ettiğim Şehitliği birde sabah ziyaret ettim.
Kula Şehitliği:Şehitliğin Yapıldığı Tarih 1923, Şehit Sayısı 27. Bakımından Sorumlu Makam Kula Belediye Başkanlığı.Şehitlik, İstiklal Savaşı’nda 04 Eylül 1922 tarihinde Kula’nın Kurtuluşu sırasında ve Kıbrıs Barış Harekâtı’nda şehit düşen askerlerimiz adına yaptırılmıştır.
Kula.
Kula’dayım Kula’yı tekrar hatırlayarak sabah serinliği ile birlikte Kula’dan ayrılabiliriz.
Kula:İlin doğusunda Uşak il sınırında, İzmir-Ankara karayolu üzerinde, Kara Divlit Dağı yakınlarındaki volkanik bir arazi üzerinde yer almaktadır. İlçenin doğusunda Uşak’ın Eşme ve Gediz ilçeleri, batısında Salihli, kuzeyinde Selendi ve Demirci, güneyinde ise Alaşehir bulunmaktadır.Volkanik özelliğinden dolayı tarihte “Yanık Ülke” anlamına gelen “Katakekaumene” adıyla anılan Kula; Lidya, Pers, Roma ve Bizans yönetiminde kaldıktan sonra 1300’lerin başında Germiyanoğulları’nın 1420’lerde ise Osmanoğulları’nın egemenliğine girmiştir. 1896 yılına kadar Kütahya Sancağı’na bağlı bir kaza olan Kula, bu tarihte Saruhan Sancağı’na bağlanmıştır. Kurtuluş Savaşı sırasında, 28 Haziran 1920 – 4 Eylül 1922 tarihleri arasında işgal altında kalmıştır.Özellikle kırsal kesim itibariyle tarım ve hayvancılık en önemli gelir kaynağıdır. Başlıca ürünler tütün başta olmak üzere buğday, arpa, sebze ve meyvedir. Dokumacılık, dericilik, ayakkabıcılık, leblebicilik ve halıcılık da ilçede gelişmiş işkollarıdır.Kaynak:Türkiye Kültür Portalı.
Pazar sabahı olması nedeniyle çok sakin olan Kula içinden yoğun trafikli Ankara-İzmir yolunu geçerek Alaşehir yoluna girdim.Dün şayet modum yerinde olsa, yorgun düşmesem ve Kula’ya vakitlice varsaydım fotoğrafta görülen 5 kilometre mesafedeki Gölbaşı Göletinde kalacaktım.Sağlık olsun akşam kamp yapamadım,sabah yanından geçerken şöyle bir fotoğraflayıp ta yoluma devam edeyim istedim.
Kula merkez 700 rakıma sahip,ben bugün Alaşehir’e geçmek için 900 rakıma çıkacağım.Görüldüğü gibi fazla bir yükselti yok,zaten aheste aheste çıkıyorum.Çeşmelerde hatırı sayılır çoklukta ama bir çoğu akmıyor yada suyu az.Suyu az olanlardan biri benim sabah serinlememe yetti.

Kula merkezden itibaren 11 kilometre kadar yol aldım ve 917 rakıma ulaştım.Bundan sonra önümde Türkmen köyüne kadar 10 kilometrelik bir iniş var.Hemen altımda Alaşehir ovası ve karşıda da Bozdağ kütlesi tüm ihtişamı ile durmakta.Ne kadar çıkarsan o kadar inersin prensibi burada da geçerli mi?,hayır değil. 700’den 900’e çıkmıştım,şimdi 900’den 200’e iniyorum ve indim.Kula’dan Alaşehir istikametine gidiş nasıl sade ve yumuşak ise Alaşehir’den Kula istikametine gidiş ise o kadar sert.
Artık Alaşehir ovasındayım,ovada uzun bir süre yol alacağım.Ovaya indiğimde fren sıkmaktan sertleşen parmaklarımı yumuşattım,çeşme başında bir süre dinlendim ve tekrar Alaşehir istikametine ovada yol almaya devam ettim.
Alaşehir.
Tepeköy’den Alaşehir’e kadar ovada 7 kilometre yol aldım ve artık ilçe merkezindeyim.İlçe merkezine ulaştım ve artık Alaşehir’den bahsedebiliriz.
Alaşehir: İç Ege Bölgesinde, Batı Anadolu’daki doğu-batı yönlü ovalardan biri olan Gediz Ovasının doğu kesiminde bulunmaktadır. Yüzölçümü 977 km²’dir. İlçe merkezinin deniz seviyesinden yüksekliği 189 metredir.I. Dünya Savaşı’ndan sonra Mondros Mütarekesi’ne dayanılarak başlatılan Ege’deki Yunan işgaline karşı direnişi örgütlemek amacıyla, Erzurum Kongresi’ nden kısa bir süre sonra Alaşehir Kongresi (16 –25 Ağustos 1919) yapılmıştır. Bu kongrenin toplanmasına Balıkesir eski Mutasarrıfı Hacı Muhittin Bey’in önemli katkıları olmuştur. Bu kongrenin Erzurum ve Sivas Kongrelerinden farkı, sivil memurlar ve yerel eşrafın önderliğinde toplanmasıdır. Bu kongre ile Alaşehir’in Anadolu’da Kuvva-yı Milliye’nin örgütlenmesinde katkısı olmuştur.15 Mayıs 1919’da İzmir’e giren Yunan ordusu 24 Haziran 1920’de Alaşehir’e varmış, 5 Eylül 1922 tarihinde Türk ordusu tarafından geri alınmıştır. Millî Mücadele’de işgalci Yunanlara karşı baş kaldıran ve bu amaçla milis teşkilatları kurarak direnen ilk şehirlerimizden birisi Alaşehir’dir.
Alaşehir Ovası-Kavaklıdere ve Durasıllı.
Alaşehir girişinde kısa bir yoğurt molası verdim, sonrasında yine ova.Yönümü Kavaklıdere tarafına çevirdim rüzgara karşı ovanın sıcağını yeni yeni hissede hissede 17 kilometrelik Alaşehir-Kavaklıdere yolunu aldım.Kavaklıdere öğle molası vermem için uygun olduğundan 1 saat kadar burada mola verdim,yemeğimi yedim.Kavaklıdere’den Salihli-Alaşehir yoluna çıkış,bir süre yol aldıktan sonra Mevlütlü sapağından yine köy yoluna geçiş.Ovada aşırı sıcak ve karşıdan gelen rüzgarla Mevlütlü-Torunlu-Yeşilova köylerini geçip Ankara-İzmir yolunda kısa bir yolculuk sonrası Durasıllı köyüne giriş yaptım.
Baba Bu Nedir?.
Durasıllı köyüne girer girmez gözüm ve gönlüm cami aradı,girişe yakın konumda ki cami her şeyi ile bana hitap ediyordu.Hitap ediyordu derken çeşmeler yönünden.Bahçe çeşmesine hortumumu taktığım gibi duşumu aldım.Arkadaş ova sıcağında ilaç gibi geldi bu duş.
Gören göz kılavuz istemez,tabela da o yönde zaten.Durasıllı’dan yönümü Adala istikametine çevirdim. Adala’ya çok az yolum kaldı.
Gediz Nehri Ve Adala’ya Varış.
Durasıllı’dan rüzgara karşı 12 kilometrelik bir yolculuk sonrası geceyi geçirmeyi planladığım Adala’dayım.Arkadaş ne bu güzellik, baraj kapakları sulama nedeniyle açılmış Gediz Nehri gürül gürül akıyor.Bu güzel görüntü altında Gediz Nehri’ni tanıyalım.
Gediz Nehri:Kütahya’nın Gediz ilçesinde doğan ve İzmir’in Menemen ilçesinde Ege Denizi’ne kavuşan Gediz Nehri, 401 km uzunluğunda.Önce Kütahya il sınırları içinde akan Gediz, Uşak merkez ilçeye bağlı Emirfakı Köyü’nün kuzeyinde Uşak topraklarına girer. Irmak, merkez ilçenin Güre Bucağı’na kadar kuzey-güney yönünde akar. Bu bucağın yakınlarında batıya döner ve Salihli ilçesinin kuzeydoğusundan Gediz Ovası’na girer ve güneyden Kemalpaşa Ovası’ndan gelen Nif Çayı ile Turgutlu’dan gelen Irlamaz Çayı’nı da yedeğine alarak, Foça tepelerinin güneydoğusundan İzmir Körfezi’ne dökülür. Irmağın kaynağı olan Murat Dağı’ndan Ege Denizi’ne ulaştığı noktaya kadarki uzunluğu 401 km olup, su toplama havzası ise 17.500 km²’dir.
Adala Atatürk Evi.
Adala’ya varınca ilk işim restorasyonu bitmiş olan, Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı sırasında bir süre kaldığı ve önemli kararlar aldığı Atatürk Evini gezmek idi ama maalesef yine kapalı.Yine diyorum geçen yıl geldiğimde de kapalı idi.Sağlık olsun, yine gezemeyeceğim.
Günlerden pazar, hava aşırı sıcak olunca millet adeta Adala’yı istila etmiş.Bu istila altında Adala hakkında biraz bilgi geçelim istedim.
Adala:Ege Bölgesi’nin hayat ve bereket kaynağı olan Gediz Nehri’nin iki yakasına kurulmuş bir belde olan Adala, yemyeşil doğası, antik çağdan günümüze uzanan binlerce yıllık geçmişi ve volkanik coğrafi yapısı ile adeta keşfedilmeyi bekleyen bir cennet. Manisa’nın Salihli ilçesine bağlı Adala beldesi, Üşümen Tepesi ile Dibek Dağı’nın arasından geçen Gediz Nehri’nin Salihli Ovası’na açıldığı düzlükte kurulmuş bir yerleşim merkezi.Kaynak:Salihli Kaymakamlığı 

Adala Kampı.
Bu gün pazar istila son hız devam ediyor.Böyle bir ortamda normal bir kamp yaşantısı olması düşünülemez,zaten beklemiyordum da.O yüzden akşam üzeri vardığım Adala’da sahiplendiğim ağaç gölgesinde bisikletimi ortalayıp masa ve sandalyemi kurarak olabildiğince vakit geçirdi.Yedim, içtim,çerez çıtlattım ta ki millet yavaş yavaş dönüşe başlayıncaya kadar.Hava karardıktan sonra iş netleşmeye başlayınca çadırımı kurdum,etrafını da emniyete aldım,bu gece buradayım.Ben uyku alemine çekildim ama patırtı,gürültü,son ses müzik dinlemeler gece 1’e,2’ye kadar devam etti.Yapacak bir şey yok eğlence anlayışı bazı kesim vatandaşın böyle,kültür diyeceğim ama kültürsüzlük ve saygısızlık daha doğru olacak galiba!, 02:00’den sonra ancak uyuyabildim.
Her neyse,bugün Kula’dan çıkıp,Alaşehir ovasına haliyle Alaşehir’e indim.Ovanın sıcağını tattım ve Adala’da sabaha kimse kalmaz temennisi ile kamp halindeyim.Yarın ise Adala,Salihli,Turgutlu derken Kemalpaşa yakınlarına kadar yol almayı hedefliyorum.
19 ncu Gün 23 Haziran 2024 Kula-Gölbaşı-Alaşehir-Durasıllı-Adala:80 km
ZAFERE DOĞRU 05-25 HAZİRAN 2024 (19. Gün Kula-Gölbaşı-Alaşehir-Durasıllı-Adala)





























Discussion about this post