
Bozkırın Ruhu Turumun 3 ve 4 ncü günlerinde Bozkırda 100’er kilometreye yakın bol indili çıktılı,fırtınalı, aşırı sıcak,ağaç gölgesinin olmadığı ve susuzluğun hüküm sürdüğü bir rotada yol aldım.4 ncü günün sonunda Kızılırmak’a 300 metre mesafede,bol rüzgar alan bir tarlada geceyi geçirdim.İnanmazsınız ama beş yıldızlı otel bu kadar rahat olamaz,o yorgunluğun üzerine mışıl mışıl uyumuşum.Yazımın başında ilk günde belirtmiştim, ben Bozkırın Ruhunu hissetmek,yaşamak niyetindeyim demiştim,galiba yaşıyorum.Bugün turumun beşinci günü rotam Büyükkayapa-Gülşehir-Nevşehir rotası olacak,hafif sayılabilecek bir rota ama sabah bölümü yine tamamen bozkırı kapsıyor,öğleden sonra artık şehre inme vakti diyebiliriz.Sizi fazla merakta bırakmak istemem o yüzden güne başlayalım derim.
5.Gün 05 Ağustos 2025 Büyükkayapa-Gülşehir-Nevşehir:
Büyükkayapa köyü yakın olduğundan sabah ezanı çadırıma kadar geldi,ben de
sabah namazı vakti kalktım.Daha ortalık alaca karanlıkken kahvaltımı yaptım ve toparlanmaya başladım.Ben yola çıkmaya hazırken güneş tepenin ardından kendini
hafiften göstermeye başladığında saat 06:15 idi.Evet bu vakitte tarladaki
kamp yerinden ayrıldım.
Tarladaki yerimden ayrıldım 1,5 km ilerideki Büyükkayapa köyüne vardım.
Büyükkayapa içindeki tabela nereye gitmem gerektiğini zaten gösteriyor.
Büyükkayapa ve Küçükkayapa köyleri Kızılırmak’tan az biraz yüksekte,ben
Büyükkayapa köyünden itibaren tekrar aşağı sarkıldım ve Kızılırmak kenarındayım.
İsterseniz bu manzara eşliğinde Kızılırmak’ı bir hatırlayalım.
Kızılırmak Nehri:İç Anadolu’nun en doğusundaki Sivas ili İmranlı ilçesinde 3025 rakıma sahip Kızıldağ’ın güney yamaçlarından doğar, Bafra kıyılarından Karadeniz’e ulaşır.Türkiye topraklarından doğarak yine, Türkiye topraklarından denize dökülen en uzun akarsudur. Uzunluğu 1.355 km’ dir. Havzada bazı alanlarda vadi genişleyerek ovaya dönüşür. Yukarı havzada; Hafik, Zara, Sivas ovaları, aşağı havzada; Kargı, Osmancık, Tosya ve en büyüğü Bafra Ovasıdır.Nehir taşımacılığı için kullanılmaz. Başlıca kolları Delice Irmağı, Devrez ve Gökırmak’ tır.
Kızılırmak üzerinde bulunan köprü geçişi ile birlikte Kırşehir’in bozkırlarını geride
bırakıp Nevşehir’in bozkırlarına giriş yaptım.
Nevşehir il sınırlarına girmem toprak yapısında,doğada,yolda herhangi bir değişiklik göstermedi.Kırşehir bölgesinde nasıl kıraç bir bölgede yol aldıysam yine bu bölgede de
bu şekilde yol almaya devam ettim.Yine su yok,kurak ve sıcak bir ortam.Burada beni serinleten tek şey Emmiler köyü bölgesinde traktöründe karpuz satan çiftçiden aldığım karpuzu bir oturuşta afiyetle yemem.Nevşehir il sınırlarına girdiğim Kızılırmak köprüsünden Tuzköy’e kadar Bozkır’da 30 kilometre kadar bol indili çıktılı yol alarak yoluma devam ettim.
Tuzköy girişi biraz kötüydü, bu bölgede tuz fabrikaları,tuz maden ocakları var ama
köy içerisine girdikten sonra bambaşka bir dünyaya girmiş oluyorsunuz.Köy içerisi ile
birlikte artık köy yolları yerini otoban vari yollara bırakıyor.
Gülşehir.
Öğleye yakın Gülşehir’e ulaştım.Kamp yaptığım Büyükkayapa’daki tarladan Gülşehir’e
kadar 48 kilometrelik indili çıktılı ve sıcak havadaki yolculuğum haliyle beni ter içinde bıraktı,serinlemeye ihtiyacım var.Bunu ilçe içinde bulunan caminin şadırvanında hallettim, güzelce elimi yüzümü,bacaklarımı yıkayarak serinledim.Sonra da öğle vakti olması nedeniyle görünüşü ve müşteri potansiyelini dikkate alarak pide/kebap salonuna geçip güzelce karnımı doyurdum.Menüm mü?,1,5 kuşbaşı,2 büyük boy bardak ayran, bana yetti.Haaaa bu arada Gülşehri’nden bahsetmeyi az daha unutuyordum.
Gülşehir:Kızılırmak kenarında Nevşehir iline bağlı bir ilçedir.Eski adı Arapsun olan Gülşehir, 879 km² yüz ölçümüne sahiptir. İlçenin 2022 yılı nüfusu 21.396 olup Nevşehir Merkeze olan uzaklığı 17 km’dir. Gülşehir, Nevşehir ilinin en köklü ilçelerinden biridir. Nevşehir merkezine yaklaşık 20 km. uzaklıkta bulunan, Kızılırmak’ın kıyısında yer alan Gülşehir’in antik ismi Zoropassos olarak kayıtlara geçmiştir. Eski ismi Arapsun olan ilçenin tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber Civelek Köyü mağarasında bulunan çeşitli kalıntı ve eserler
sayesinde M.Ö. 8 binli yıllara kadar uzandığı anlaşılmaktadır.
Gülşehir’nden Nevşehir istikametine çıkar çıkmaz Açık Saray Müzesi var.Gönül oraya
girip gezmek isterdi ama yemeği daha yeni yemişim,hava sıcak ve müze içi toz toprak,
yaz günü burayı gezmek eziyet olur.Girmekten vazgeçtim, yoldan seyretmek, fotoğraflamakla yetindim.
Gülşehir Açık Saray Müzesi: Kapadokya’nın gizli kalmış köşelerinden Açık Saray (Open Palas), şehrin en mistik yerlerinden biridir. Tarih bilimcilerinin yaptığı araştırmalarca milattan sonra 960-965 yılları arasında Bizanslılar tarafından yapıldığı anlaşılan Açık Saray, Bizans İmparatoru Nikephoros Phokas’ın askerleri tarafından kullanılır. Tüf kayaların oyulmasıyla oluşturulan sayısız odadan meydana gelen yapı, ihtişamıyla göz doldurur. Yemek salonları, kişisel odalar ve pek çok kilise ile manastırın yer aldığı saray, yapıldığı dönemin yerleşkeleri arasında ihtişamıyla kendine hayran bırakır. Kapadokya’nın tek örneği Mantar Kaya’yı da kapsayan yer, aynı zamanda Gülşehir’in de simgesidir. Kültür Varlıklarını Koruma Başkanlığı ve Nevşehir Müze Müdürlüğü tarafından koruma altına alınan yapı günümüzde bir müze olarak hizmet verir. Tarihi ve mimari açıdan oldukça değerli olan Açık Saray Müzesi, günümüzde Nevşehir’in saklı güzelliklerinden biridir. Açık Saray Müzesi 10’uncu yüzyılda tamamlandığı dönemde önemli Piskoposluk merkezlerinden birisi olur. Uzun yıllar şehirdeki ve Anadolu’daki Hristiyan vatandaşlara hizmet eden bu yer, mistik havasıyla hala insanları etkiler.

Nevşehir.
Gülşehir ile Nevşehir arası 17-18 km kadar,burası ilçe,il arasında olan bir yol olduğundan kalabalık ve pekte anlatılacak bir yer değil o yüzden biz direk Nevşehir’le ilgilenelelim.Nevşehir girişine saat 16:00 gibi vardım, kalacağım yer şehir merkezinde,
bu pozumu aldıktan sonra il merkezine doğru hareket ederken Nevşehir nasıl bir yermiş anlatalım.
Nevşehir: Antik ismi Nissa ve Yunancada “Yeni Şehir” anlamına gelen Neapolis’tir.
Selçuklu döneminde fethedilip ismi Muşkara olmuştur. Lale Devri’nin ünlü sadrazamı Damat İbrahim Paşa burada doğmuş ve döneminde şehri imar edip hanlar, camiler, hamamlar gibi yapıların inşasına öncülük ederek bölgenin kalkınmasında önemli bir etkide bulunmuştur. Adını değiştirerek Farsçada “Yeni Şehir” anlamına gelen Nevşehir adını vermiştir.Nevşehir Osmanlı’nın çöküş döneminde Niğde Sancağı’na bağlı bir kaza statüsünde yer almıştır. Cumhuriyetin ilanının ardından, 1924 yılında yapılan yeni idari yapılanmada Niğde il statüsü kazanmış ve Nevşehir ilçe olarak Niğde’ye bağlanmıştır. 20 Temmuz 1954 tarihinde ise 6429 sayılı yasa ile Nevşehir il haline getirilmiştir. Bununla birlikte Kırşehir ve Kırşehir’e bağlı Avanos, Mucur, Hacıbektaş; Kayseri’ye bağlı Ürgüp, Niğde’ye bağlı Arapsun (1948’de Gülşehir adını aldı), Nevşehir’in ilçeleri haline getirilmiştir. Kozaklı ve Hamamorta köyleri Kozaklı’ya bağlı birer köy iken birleştirilerek 1954’te Kozaklı adıyla ilçe olarak Nevşehir’e bağlanmıştır. Kırşehir ise, 1957’de tekrar il statüsü kazanarak Mucur ilçesi ile birlikte Nevşehir’den ayrılmıştır.Şu an Nevşehir’in 8 adet ilçesi bulunmaktadır. Bunlar: Merkez, Avanos, Gülşehir, Ürgüp, Acıgöl, Derinkuyu, Hacıbektaş ve Kozaklı ilçeleridir.

Nevşehir Kalesi: Nevşehir il merkezinin güneyinde yer alır. Kale, tarih boyunca
çeşitli medeniyetler tarafından kullanılmış ve birçok kez el değiştirmiştir. İlk olarak Roma döneminde inşa edildiği düşünülen kalenin, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde de kullanıldığı bilinmektedir. Kale, oylu dağ bazaltından oluşan bir mesa üzerinde kurulu olup, çevresindeki bölgeye hakim bir konumda bulunmaktadır.Nevşehir Kalesi, savunma amaçlı yapılmış olup, zamanla etrafında yerleşim alanları gelişmiştir.
Nevşehir Konaklaması.
Nevşehir merkezde bulunan otelime geldiğimde saat 16:30’u gösteriyordu.Otelimin adı
VE HOTELS KAPADOKYA, rezarvasyon yaptırmadan önce oteli araştırdım,çok kaliteli bir yer, zaten İçişleri Bakanlığına bağlı ”VE” nin anlamı ”Vilayet Evi”.Bence Nevşehir merkezde kalınacak en nezih ve ekonomik yerlerden biri.Hoşuma gitmeseydi bu kadar bahsetmezdim.Kaydımı yaptırdım,eşyalarımı odama yerleştirdim ve günün en güzel kısmı olan duşumu aldım.Akşam üzeri odamdan çıkıp kafetarya ya geçtim,akşam yemeğini dışarıda yemeğe gerek yok,burada gayet kaliteli yemekler mevcut, ben de ortama uyup yemeğimi burada yedim.Yemek sonrası haliyle Nevşehir kültür turum başladı.Nevşehir’e
25 yıl önce gelmiştim, nasıl bir yerdir hiç aklımda kalmamıştı, güzelce keşfettim.Sonra da gecelemek için otelimin yolunu tuttum.Evet arkadaşlar,bir gün önce Kızılırmak kenarında bir tarlada uyuyan Şafak bu gece çok nezih bir otelde uyuyacak.Bugün,bozkırı,sıcağı,Kızılırmak’ı,şehirleri gördük ve Nevşehir’deyim.Yarın belki de bu turun en lüks günü olacak,Kapadokya’nın bir bölümünü gezme niyetindeyim, bakalım memnun kalacakmıyım,sonunu getirebilecekmiyim,merak ediyorum.Evet sizde merak ediyorsanız benimle kalın, takipte kalın.Selamlar.
5.Gün 05 Ağustos 2025 Büyükkayapa-Gülşehir-Nevşehir:68 km
Discussion about this post