Trakya’da gezmeye devam ediyorum,ovaları,suları,dağları,denizi ile bambaşka birdiyar buraları.Trakya Turu 2026’yı dün başlatmış,lüleburgaz’dan yola çıkarak köy
yollarından, ovadan Kırklareli’ye ulaşmıştım.Kırklareli’nde Atatürk Evini ziyaret edip otobüs yolculuğunun yorgunluğu ile 50 küsür kilometre köy yollarında yol almanın yorgunluğunu geceyi otelde geçirerek telafi etmiştim.Bu gün 16 Nisan 2026 ve Trakya Turu 2026 devam ediyor.Bu günkü planımdan sizlere kısaca bahsetmekte bir sakınca yok sanırım.Kırklareli’nden ayrılıp Istranca dağları eteklerinde bulunan Üsküp taraflarına gidecek,Istranca(Yıldız) Dağlarında yol alacak, şahane bir şelaleyi görecek ve Istranca Dağlarında bulunan bir köyde geceleyeceğim.Bu kısa ön bilgi eşliğinde isterseniz güne başlayalım ne dersiniz.
2.Gün 16 Nisan 2026 Kırklareli-Üsküp-Karapınar Şelalesi-Sarpdere:
Geceyi Moda Hotel’de geçirdim,konum,karşılama,hizmetler,güleryüz,bisikleti muhafaza,kahvaltı hepsi mükemmel, benden çok iyi puan aldı.Eh bu güzellikte sabah dinlenmiş olarak uyandım,08:00 gibi kahvaltımı yaptım ve 08:30 gibi de otelden ayrıldım.Otelim Atatürk Evi civarında olduğundan önünden geçtim ve Kırklareli içini kat ederek il dışına çıktım (Kırklareli ve Atatürk Evi ile ilgili bilgi 1. gün yazımda mevcut).
Kırklareli merkezden ayrıldıktan sonra yönümü Pınarhisar-Vize tarafına çevirdim.
Bu yolda yaklaşık 15 kilometre kadar gittikten sonra Üsküp yönüne saptım.
Yol sapağından itibaren 7 kilometre kadar yol aldığımda Üsküp belde merkezindeyim.
Eh madem belde merkezine geldim her yerde bulunan isim tabelası önünde poz verebilirim.
Üsküp:Üsküp’ün tarihi çok eski devirlere dayanmaktadır; M.Ö. 7. y.y’da Tuna boyları ve Kuzey Karadeniz’de devlet kuran İskitler tarafından ele geçirilmiştir. O zamanlar -İskit-Yüzküp- denilen yer zamanla ”Üsküp” olarak söylenmeye başlanmıştır.Ayrıca Üsküp adının; “Nöbet Yeri, Nöbet Tepesi” anlamına da geldiği belirtilmiştir. Üsküp’ün önce Hisarcık Kalesi yöresinde kurulduğu bilinmektedir. 12 Mayıs 1925 tarihinden beri önemli bir bucak merkezi olarak günümüze kadar gelmiştir.Üsküp Beldesi, Marmara Bölgesi’nin, Trakya kesimindeki, Yıldız Dağları bölümünde yer alır. Kırklareli Merkez ilçe sınırları içerisindedir. Şehrin 17 km. doğusunda yer alır. Denizden yüksekliği 300 metre kadardır.Üsküp, Yıldız Dağları eteklerinde yer alır. Üsküp Deresinin iki yamacında kurulmuştur. Doğu yamacında Cevatpaşa, Gündoğdu, batı yamacında Kemalpaşa,Mehmetçavuş Mahalleleri yer alır. Mahalleler iki köprü ile birbirine bağlanmıştır.Kaynak:T.C. Üsküp Belediyesi
Üsküp’e kadar yol şahane ve hafif hafif tırmanış var iken,Üsküp sonrası yolun şekli
değişti ve artık daha sert indi çıktılar başladı.Bu indi çıktıların çıktıları haliyle
daha fazla olmaya başladı.
Üsküp sonrası tırmanmaya başladım,550 rakımı gördüm ve sonrasında tabii ki
400 rakıma iniş.Tekrar tırmanış başladığı anda yoldan içeride gördüğüm bu çeşme
öğle yemeğim için cazip ortamı bana sundu,burada yemeğimi yiyerek enerjimi topladım.Sonrasında ise 520 rakımdaki Çukurpınar köyü geçildi ve sonrasında
tekrar tırmanış ile 585 rakımı gördüm.
Biraz evvel bahsettiğim 585 rakım gün içinde benim kaydettiğim son rakım değeri.
Artık iniş trendine başlayabilirim,bu iniş yaklaşık 5 kilometre kadar olacak ve malumunuz Istranca (Yıldız) Dağlarında yol alıyorum.Ben böyle temkinli,doğa ile iç içe aşağı eğimli
yol alırken Istranca Dağlarından da kısaca bahsedebilirim.
Yıldız Dağları (Istranca Dağları):Yıldız Dağları veya Istranca Dağları, Trakya’nın Karadeniz kıyılarına paralel olarak, Bulgaristan’dan İstanbul iline kadar yaklaşık 150 km uzunluğunda bir dağ zincirinden oluşmaktadır. Bu zincirin en yüksek noktası Kırklareli ilinde bulunan yaklaşık 1.031 metrelik Mahya Dağı zirvesidir. Bulgaristan’da “Strandja” adı kullanılır. Türkiye’deki kısmı 197 000 hektarlık bir alan kaplar.Eskiden kayın ormanı olanlar kesilip yerine kızılçam dikilmiştir. Kırklareli’nin kuzeybatı güneydoğu yönündeki Yıldız Dağları’nın asıl ana noktalarını jeolojik yönden granit ve gnayslar oluşturur. Bunun üzerinde de kristalen yüzeyler yer alır. Orta yükseklikte bir dağ sırası olan Yıldız Dağları’nın en yüksek bölümü Kırklareli ile Demirköy arasındadır. Bu bölümdeki büyük ve küçük Mahya Dağları 1.031 metreye ulaşır. Kırklareli Demirköy hattının kuzeybatısına doğru da yükselti azalır. Yıldız Dağları kuzeyden Karadeniz’e dökülen, güneyde de Ergene’ye ulaşan akarsularla parçalanmıştır. İlin dağlık kesimini meydana getiren Kırklareli-Demirköy dışında kalan alanlar, Ergene Havzası’na doğru alçak platolara dönüşür. Bu platolar yer yer parçalanmış ve yarılmıştır.İl topraklarının kuzeyinde yer alan platolar, Yıldız Dağları ile Karadeniz kıyı kuşağı arasında çeşitli yüksekliklerden meydana gelmiştir. Bu kesimde Limanköy Platosu ve Demirköy Platosu bulunmaktadır. Bunlardan Limanköy Platosu Karadeniz’e eğimli alanların kuzeydeki bölümüdür. Düz olan bu plato denize yaklaştıkça dik kayalıklara dönüşür. Bu plato kuzeyde Bulgaristan-Türkiye sınırını oluşturan Rezve Deresi ile ikiye bölünür.Demirköy Platosu ise İğneada Havzası’nın batı ucunda yer alır. Granit bir yapı gösteren bu alan da Karadeniz’e açık olduğu gibi derelerle parçalanmıştır.Güney platolar Ergene Havzası ile Yıldız Dağlarının yüksek kesimleri arasındaki yöreyi kaplar. Ergene Irmağı’nın kolları ile parçalanmış olan bu kesimde çok sayıda düzlükler bulunmaktadır.
Aynı zamanda da derin vadilerle yarılmıştır.

Istranca Dağlarında ki bu bu güzel inişi şelale ile taçlandırmak gerek.Çukurpınar’a
7 kilometre uzaklıktaki Karapınar Şelalesindeyim.Ana yoldan içeri 1,5 kilometre kadar gittikten sonra Şelale bölgesine vardım.Şelale gerçekten güzel,ben vardığımda 4 genç
piknik yapmaktaydı,selamımı verdim ve çekim işlerimi tamamladım.Sonrasında malumunuz Türk insanının misafirperverliği devreye girdi.
Karapınar Şelalesi: Çukurpınar ile Armutveren arasında yer alır. Kat kat oluşmuş olan
ufak ufak havuzlardan suların belli bir yükseklikten düşmesi şelale görüntüsü vermektedir
ve aslında çok büyük bir şelale değildir ama su her zaman insana hayat verir.Etrafta piknik alanları da mevcuttur ve bol miktarda çeşmeye de ev sahipliği yapar.
Karapınar Şelalesi sonrası hafif bir tırmanış ve sonrasında kısa bir inişle Armutveren sapağına vardım.Armutveren, Kırklareli ilinin Demirköy ilçesine bağlı bir köy olup
Bulgaristan sınırına çok yakın bir konumda.Armutveren yoldan biraz içeride olduğundan
köye giriş yapmadım,Sarpdere tarafına iniş ağırlıklı yoluma devam ettim.
İnişim vadi tabanına kadar devam etti,vadi tabanında Rezve diğer adıyla Mutlu deresi üzerinden geçtim.
Mutludere veya Rezve Deresi: Türkiye’nin en kuzeybatısı ve Bulgaristan’ın en güneydoğusunda konumlanan ırmaktır. Istranca Dağları’nın Türkiye kesimindeki uzantısı
olan Mahya Tepesi’nden doğan Velika Deresi ile Kocadere ile birçok küçük akarsuyun birleşmesinden doğar.
Rezve Deresinden sonra biraz tırmanış ve sonrasında 400 rakımdaki Sarpdere’ye
ulaştım Sarpdere’ye ulaştığımda saat 18:30 gibi idi.Bu saatten sonra daha ileri gitmenin
bir anlamı yok.Eski okul bahçesi kalmam için en iyi çözüm olarak bana göründü.Ben vardığımda köyde kimse yoktu,ilk gördüğüm kişiye bilgi verdim, gecenin ilerleyen saatlerinde ise muhtara kimlik bilgilerimi verdim (Jandarmaya bildirmek zorunda).Evet
gün Sarpdere eski okul bahçesinde sonlanmıştır.Bugün Kırklareli çıkışlı güne başladım Istranca Dağlarında yol aldım, Karapınar Şelalesini gördüm ve şu anda Sarpdere’deyim.
Yarın yine Istranca Dağlarında yol alacak sonra Longoz Ormanlarına kavuşacağım.
Bu yaşananları görmek,hissetmek istiyorsanız beni takip etmeye devam edin.
2.Gün 16 Nisan 2026 Kırklareli-Üsküp-Karapınar Şelalesi-Sarpdere:56 KM
TRAKYA TURU 2026 (2. Gün Kırklareli-Üsküp-Sarpdere)




































Discussion about this post