Bugün Trakya Turu 2026’da 7 nci günü hüküm süreceğim.Geride kalan
6 günde neler yapmışım bir bakalım mı?.Lüleburgaz’dan başlayıp ova köylerini
geçip Kırklareli’ne ulaştım.Kırklareli sonrası Istranca (Yıldız) Dağlarında uzunca bir süre dolaştım, Istranca Dağlarının köylerini bir bir gördüm,Karadeniz kıyılarına ulaştım.
İğneada Longoz Ormanlarını dolaştım.Ovalardan,Marmara denizi kıyılarına geldim.
Sırada Ganos Dağı ve Marmara Denizi kıyıları var.Evet bugün Ganos Dağında bir süre
yol alacak, tırmanacak ve sonra Marmara Denizi kıyılarında yol alacağım.Uçmakdere,Hoşköy,Mürefte rotam dahilinde ve bu gün Şarköy’e ulaşmak niyetindeyim.Bu niyetler hep gerçek oluyor,zaten olmasa niyete de girmem.
Evet,Uçmakdere tarafları ve Marmara kıyılarında beni neler bekliyormuş isterseniz
hep beraber görelim.
7.Gün 21 Nisan 2026 Naipköy Barajı-Uçmakdere-Şarköy:
Geceyi Naipköy Baraj Gölü alt bölümünde geçirdim,havanın durgun,rüzgarsız ve
suya yakın olmam nedeniyle çadır biraz nemli olarak 06:15 gibi uyandım.Çadır içi toparlanma sonrası gece her çadırımdan çıktığımda havlayan karşı çiftlikteki
köpeklere gövde gösterisi! yaptıktan sonra kahvaltımı yaptım.Çadırımı topladım
ve erken erken yola çıkmaya hazırım,tabii ki kamp yeri ayrılık fotoğrafı alarak.
Kamp yaptığım Naipköy Baraj Gölü seti altından Ganos Dağı’na yavaş yavaş tırmanırken aşağıda kenarında kamp yaptığım Naipköy Barajıda net olarak görünmeye başladı.
Biraz sonra görüntümden çıkacak,çıkmadan önce müsaadenizle bir veda edeyim.
Naipköy Barajı:Tekirdağ Süleymanpaşa’da bulunan Naipköy Barajı, 2011-2016
yılları arasında inşa edilmiş olup, şehre yıllık yaklaşık 6,14 milyon içme kullanma
suyu sağlayan önemli bir su kaynağıdır.
Ne güzel kamp yaptığım baraj gölünden itibaren buraya kadar tırmanmıştım,şimdi Mermerköy’e kadar iniş var.Bu inişin daha sıkı bir tırmanışı olacağının farkındayım,çünkü Ganos Dağı’ndayım.Evet tabelada görüldüğü üzere Mermer-Yeniköy-Uçmakdere rotasına doğru yol alacağım.
Mermer köyüne kadar 100 rakıma indim,Mermer köyünden itibaren Ganos Dağı
eteklerinde vadi içinde Yeniköy’e doğru tırmanmaya başladım.Bu tırmanışın 6 kilometre olduğunun farkındayım ama bu 6 kilometre o kadar çok güzelliği barındırıyor ki anlatamam.Yemyeşil bir vadi içinde tırmanmak,bol çeşmeler ve yanında akan dere
hepsi ayrı güzellikte.100 rakımdan 360 rakıma vadi içinden çıkıyorum ama sıkıntı
yok eğimi ürkütücü değil,gayet iyi.
Ganos ya da Işıklar Dağında vadi içinde Yeniköy istikametine yol alırken yol aldığım
Ganos Dağı hakkında da kısa bir bilgi geçmede fayda var.
Işıklar ya da Ganos Dağı: Tekirdağ ili sınırlarında, Marmara Denizi’nin kuzey kıyıları boyunca kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda uzanan dağ silsilesidir. Işıklar Dağı,
Şarköy ilçe sınırlarında vilayete adını veren Tekir Dağları’nın 945 metre yüksekliği ile
en yüksek kısmıdır.Dağ ikinci jeolojik devirde kuzey Anadolu dağ kuşağı içinde yer alır. Oluşumuna kuzey anadolu fayının da etkisi vardır. Dağ adını, Ksenofon’un Trak Kralı Seuthes’e ait kıyı şehri oluğunu yazdığı, bugün Gaziköy sınırlarında yer alan antik
Ganos yerleşiminden almaktadır.945 m yüksekliğiyle ilin en yüksek alanı olan
Işıklar dağı 35 kilometre uzunluğu, 10 kilometre genişliği ile genç bir yükselim alanıdır.
Fazla yüksek olmasa da Marmara’nın kıyılarından yükselmeye başladığından heybetli
bir dağ görüntüsü verir. Asimetrik görünümlü dağın güney yamaçları oldukça dik,
kuzey yamaçları daha az eğimlidir.
Vadi içi tırmanış sonunda Yeniköy girişine vardım.Yönüm malumunuz Uçmakdere-Şarköy tarafı o yüzden Yeniköy içinden geçip biraz daha tırmanmaya başladım.Yeniköy içinden geçerken Yeniköy hakkında da kısa bir bilgi geçeyim.
Yeniköy:Eski bir Rum köyü olan Yeniköy’ün tarihinin çok daha eskilere dayandığı düşünülmektedir.Süleymanpaşa’ya 20 km uzaklıktadır. Deniz kıyısında ve iki dağın arasındaki vadide bulunan manastır bölgesinde tarihi eser manastır kalıntıları bulunmaktadır.Yamaç paraşütünün de yapıldığı yer olan Yeniköy’de Marmara Denizinin ve adaların görüntüsü harika bir manzara oluşturur.Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Ayrıca, günübirlik ziyaretler için köy kahvaltısı ve doğal ürün satan yerler mevcuttur.
Kaynak:Türkiye Kültür Portalı
Yeniköy sonrası Kartaltepe Tabiat Parkı bölgesine kadar tırmanışım
devam etti ve 360 rakımdayım.Şimdi bu rakımdan bugün aşağıya deniz seviyesine,
Marmara Denizine kadar inişim olacak ama madem yukarıdayım önce bu muhteşem manzaranın tadını çıkaralım değil mi?,çıkaracağım tabii ki.
Uçmakdere Yolu ve Uçmakdere.
O muhteşem manzaranın olduğu bölgeden Uçmakdere köyüne 7,5 kilometre kadar
bir yol var.Yol bu aralar çok sakin,çünkü Uçmakdere-Gaziköy arası heyelan nedeniyle kapalı.Bu sakin yolda 360 rakımdan 3 kilometrelik bir iniş ile 100 rakıma kadar indim,
daha sonra tekrar 2 kilometrelik tırmanış ile 250 rakıma çıkış ve sonrasında 100 rakımdaki Uçmakdere köyüne varış.Evet Ganos Dağının Marmara Denizi kıyılarındaki engebeli, ürkütücü, dik ama aynı zamanda doğa harikası görüntüsü bu şekilde.Böyle atmosferle Uçmakdere köyüne vardım,köyde bir çok dinlenecek yer var, ben bakkaldan bisküvi ve meyve suyu alarak köy meydanındaki bu parkı kısa bir mola için tercih ettim.Bu arada Uçmakdre köyü hakkında da biraz bilgi sahibi olalım.
Uçmakdere: Tekirdağ’ın Şarköy ilçesine bağlı eski bir Rum köyü olan Uçmakdere eski yerleşim dokusunu ve yaşam kültürünü devam ettirmektedir. İstanbul’a olan yakınlığı sayesinde çok sayıda ziyaretçiyi ağırlayan Uçmakdere, Ganos Dağları’nın yeşili ve
Marmara Denizi’nin mavisi eşliğinde ziyaretçilerine yöresel köy ürünleri ve köy yaşamıyla buluşmanın keyfini yaşatmaktadır.Kaynak:Tekirdağ İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
Uçmakdere köyünden sahile indim Gaziköy tarafına gideceğim.
Uçmakdere-Gaziköy yolu kış başlangıcından bu yana heyelan dolayısıyla kapalı,yol yapım çalışmaları devam ediyor.Genelde akşam 18:00’den sonra kontrollü olarak araç trafiğine
bir süreliğine açılıyormuş.Ben bu bilgiyi daha yolda iken 2 kadın sürücüden öğrendim.Arkadaş bana bariyer dayanmaz bir şekilde ben buradan geçerim,geçemez
isem akşam 18:00’i beklerim.Ama sıkıntı yok orada zaten nöbetçi ekip var,araba
geçemez ama sen geçersin dediler,işte o kadar……
Yol bariyerlerden itibaren Gaziköy’e kadar 5 kilometre ve bu 5 kilometrelik alan sanki
bana ait.Benden başka kimse yok,tadını çıkararak yol aldım,Gaziköy yakınlarında
ise asfaltlama çalışmaları devam ediyordu,çalışma ekibine selam verdim yanlarından geçtim.Artık hedef Gaziköy diyelim yolumuza devam edelim.
Bundan böyle denize sıfır yol alacağım,artık dağ, tepe yok….Evet Gaziköy’deyim,
buraya kadar gelmiş iken bu küçük sevimli ve kendi halindeki köyden kısaca bahsetmeden buradan ayrılmak niyetinde değilim.
Gaziköy:Şarköy’e bağlı olan bu köy ilçeye 25 kilometre uzaklıkta ve nüfusu 2022 yılı sayımına göre 354’tür.Halkı geçimini bağcılık,zeytincilik, ve balıkçılıkla sağlar.Gaziköy’de
köy kahvesine oturduğunuzda Biga yarımadasını rahatlıkla seyredebilirsiniz.1923 yılı öncesinde adı Ganos olan Rum köyü idi,1912 yılı depreminde yerle bir oldu,1946 yılında çıkan yangın ile neredeyse tamamen yandı.
Sahillerde yol almaya devam ediyorum, Gaziköy’den 5 kilometre sonra Hoşköy’e geldim.Hoşköy mıntıkasına varmam ile birlikte yazlıklarda çoğalmaya başladı.Bakalım Şarköy’e gelince ne olacak.Hoşköy içinde çok kısa bir mola verip yoluma devam ettim,Hoşköy çıkışında ise Hora Feneri hemen önümde duruyordu.
Hoşköy:Şarköy ilçesinin bir mahallesi. Kasaba halkının çoğu 1923 mübadelesi ile
köye yerleşen Bektaşi ve Türkmen mübadillerdir.
Hora Feneri:Marmara Denizi’nde Tekirdağ/Şarköy/Hoşköy kenarına rota feneri olarak
inşa edilen Hoşköy (Hora) feneri 1861 yılında Fransa’dan özel olarak getirilen malzemelerle Fransızlar tarafından inşa edildi. 2 saatte bir kurulan sarkaç sistemi ile çalışan
Hoşköy (Hora) Feneri 20 metre yüksekliktedir.Kaynak:Türkiye Kültür Portalı
Hoşköy sonrası yazlıkların yoğunlaştığı ve Şarköy’ün beldesi olan Mürefte’ye teşrif ettim.Mürefte bana sorarsanız bayağı büyümüş,ben burayı çocukluğumdan hatırlıyorum küçücük bir yerdi,şimdi kocaman bir belde olmuş.Mürefte de durmayıp Şarköy yönüne devam ettim.
Mürefte:Şarköy ilçesine bağlı bir mahalledir.Tekirdağ il merkezine 90 km, Şarköy ilçesine
13 km uzaklıktadır.Mürefte’nin geçmişinde deniz ticareti, şarap üretimi önemli yer tutar. 1650-1900 yıllarında Fransa ve İtalya’ya Mürefte’den gemilerle şarap ihracatı yapılmıştır. 1912 yılında yaşanan bir depremde gaz lambalarından çıkan yangınla kül olan Mürefte’de bazı tarihi yapılar, geçmişteki önemine tanıklık eder.Daha önceleri köy olan Mürefte,
6 Mart 1946 tarihindeki kararla belediye statüsü alarak beldeye dönüştü.
12 Kasım 2012’de TBMM’de kabul edilen 6360 sayılı kanun ile mahalle oldu.
Nüfusu yaklaşık 2500’dür.
Mürefte’den ayrıldıktan sonra okul tatillerinin olduğu dönemde çocukluluğumuzda
her yıl gittiğimiz Eriklice köyünden geçtim.Eriklice’de durup nostalji yapacaktım ama
hava rüzgarlanmaya ve yağmur bulutları toplamaya başlayınca Şarköy’e hızlandım.
Şarköy’de Eriklice gibi benim için aynı değerde.Çarşı içini çok iyi hatırlıyorum.Evet akşam üzeri Şarköy’e vardığımda artık hava iyiden iyiye kapatmaya ve yağmur taneleri düşmeye başladı.Bu hızlı davran Şafak anlamı taşıyor.Ben Şarköy’ü anlatayım ve kamp faaaliyetine geçeyim.
Şarköy: Tekirdağ ilinin bir ilçesi. Tekirdağ’ın güneybatısında, Marmara Denizi kıyısında kurulmuştur. Doğusunda ve güneyinde Marmara Denizi, batısında Gelibolu ilçesi, kuzeyinde Tekirdağ Merkez ilçesi ve Malkara ilçesi ile çevrilmiştir.Şarköy ilçesinde biri ilçe merkezi ikisi kasaba olmak üzere 3 belediye (Hoşköy, Mürefte) teşkilatı vardır. Bunlar dışında ilçe merkezi 3 mahalleden oluşurken, ilçeye bağlı 26 köy bulunmaktadır.
İlçenin yüzölçümü 487 km²dir. Şarköy ilçe merkezinin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 365 metredir.
Şarköy Kampı.
Şarköy merkezde hızlıca alışverişi yaptım ve kamp nerede yapabilirim sürecine girdim.
Yarın Gelibolu rotasını kullanmayı planladığımdan ve de köy yollarından gitmeyi düşündüğümden Kızılcaterzi tarafına doğru gidip kamp yeri bakmaya başladım.Bu arada
Ferdi bir konum atmış çeşme konumu ama daha ben o yöne yönelmeden rüzgar şiddetini arttırmaya, yağmur taneleri de düşmeye başlayınca sahile 300 metre uzaklıkta sıra çamlıklardan oluşan yere kendimi attım.Hızlıca çadır faaliyetine girişirken rüzgar şiddetini arttırsa da yağmur bir süreliğine dindi.Ben de bunu fırsat bilip çadırı sağlamlaştırdım,etrafını budanmış çam dalları ile korunaklı hale getirdim (bu benim bazen uyguladığım emniyet tedbiri),üstümü sıkıca giyindim ve yemek faaliyetine giriştim.Rüzgar var ama çam ağaçları birazını engelliyor,yağmur şimdilik yok bunu fırsat bilerek yemeğimi yedim.Sonra da radyomun müziği ile teselli buldum.Uykum gelince de çadırın içine süzüldüm.Gece ne mi oldu?,rüzgar hiç kesilmediği gibi saatlerce sağanak yağmur yağdı.Bu yağış hatırladığım kadarı ile sabah 06:00’ya kadar aralıksız sürdü.Naipköy baraj gölünden başlayan günüm,Uçmakdere,Hoşköy rotasında devam edip Şarköy’de son buldu.Yarın Gelibolu’ya geçiyorum,bakalım memleketim ne durumda.
7.Gün 21 Nisan 2026 Naipköy Barajı-Uçmakdere-Şarköy:58 KM
TRAKYA TURU 2026 (7.Gün Naipköy Barajı-Uçmakdere-Şarköy)















































Discussion about this post