
Trakya Turu diye bir programı, rotayı yaklaşık 10 yıl önce hazırlamıştım.Memleketim de aslında Trakya’da, Gelibolu.Ama bir türlü olmamıştı,Türkiye’min her noktasını gezmiş,görmüş her tarafını kırmızı işaretlemişim yalnız Trakya bölgesi gride kalmıştı.Bu zamanla bana dokunmaya başlayınca geçen yıl ”hayde Şafak artık açıl Trakya’ya” demiştim.Evet,2025 yılında 9 gün süren Trakya Turu 2025’i yapmıştım,bu yılda Trakya Turu 2026’yı gerçekleştirerek bu eksikliğimi gidermiş bulunmaktayım.Evet bu güne böyle başlamak istedim,içimi dökerek, çünkü saat 05:00’de uyandım ve tüm gece tüm şiddeti ile yağan yağmur hala devam ediyor.Ben de çadır içinde hava durumunu kontrol ediyorum,galiba bir saate kadar dinecek.Bu gün yağmur dinsede,yağsa da yola devam edeceğim, planlamam da Gelibolu var,Gelibolu turumun son noktası.Bakalım Şarköy-Gelibolu arası neler yaşamışım.
8. Gün 22 Nisan 2026 Şarköy-Kavakköy-Gelibolu:
Trakya Turu 2026’da sona doğru yaklaşırken son sabaha da uyanmak güzel bir şey
olsa gerek.Evet hava tahminleri tuttu 06:00 gibi yağmur dindi,1-2 saat mola verecekmiş.Bende bunu fırsat bilip hemen toparlanma aşamasına geçtim,çadırımı
hızlıca topladım ve yola çıkmaya hazır hale geldim (Fotoğraf akşamdan kalma).
Dünkü planlamamda şayet yağmur olmasa idi Kızılcaterzi yolunu kullanacaktım ama
gece yağan şiddetli yağmur ve gün içinde yağacak yağmuru hesap ederek ana yolu kullanmaya karar verdim.
Kamp yerimden kahvaltı yapmadan çıktığımdan kahvaltımı çıkıştaki benzin
istasyonun kameriyesinde soğuk çay destekli olarak yaptım.Kahvaltım da tam,
o zaman yola çıkabilirim.
Şarköy’den ayrılır ayrılmaz tırmanmaya başladım.Daha 1-2 kilometre gitmeden
kuzeyli rüzgar destekli yağmur taneleri etrafı dövmeye başladı.Hava daha
sertleşmeden uzaklardan Şarköy’e el sallayıp Yeniköy tarafına devam ettim.
Şarköy deniz kenarında ve sıfır rakıma sahip.İlçeden itibaren Yeniköy yakınlarına
kadar 7 kilometre kadar 320 rakıma şiddetli yağmur ile beraber tırmandım.Yağmurla
beraber tırmanışın elbette bir faturası olacak, insanın dışı yağmurdan,içi de terden
sırılsıklam oluyor.Manzara,ortam her şey çok güzel ama birde şiddetli yağmur
olmasa deyip önce 200 rakımdaki Yeniköy’e sonra da adını ovaya veren
10 rakımdaki Kavakköy’e indim.
Kavakköy’e vardığımda yağmur iyice hafiflemişti ama ben sırılsıklamdım.
Kavak çayı kenarında bulunan kameriyelerin birine geçerek hemen ıslak olan
yağmurluk ve diğer şeyleri rüzgarın insafına bırakırken bende kuru bir şeyler giydim.
Kıyafetler kururken de öğle yemeğimi yedim,kıyafet ve yemek işi sonrası ise
Gelibolu tarafına hareket ettim.
il sınırına yakın olan beldenin batısında Ege Denizi, güneyinde Marmara Denizi bulunmaktadır. Gelibolu’ya 35 km Şarköy’e 25 km uzaklıkta olup,
Çanakkale Boğazı‘nın girişinde ve Saros Körfezi‘nin iç tarafında yer almaktadır.
2011 itibarıyla köyde 2485 kişi yaşamaktadır. Köy 1865 yılında kurulmuştur.
Osmanlı döneminde yerleşimin ismi “Seydi Kavağı”ydı.
Dünden beri kuzeyli rüzgar var bu benim işime geliyor arkadan ittirdiği için
hızlı yol alıyorum.Kavakköy’de yağmurluğu iptal edip parka giymiştim,
hiç olmaz ise yağmurluktan üşüyen bedenim parka ile bir nebze olsa ısındı.
Gelibolu istikametine giderken yağmur sabah ki şiddeti gibi olmasa da
yağmaya devam ederken Bolayır altına da varmış oldum.
Güneyli bölgesine geldiğimde ise yağmur artık etkisini kaybetmişti.
Durup Saroz Körfezi manzarası ile Güneyli köyünün yazlıklar bölümünü
fotoğraflayıp Gelibolu istikametine inişe geçtim.
Gelibolu.
Ve artık Şarköy’den buraya kadar süren 57 kilometrelik yolculuk sonrası Gelibolu’dayım.Gelibolu Trakya Turu 2026 turumun son noktası.Bu küçük
açıklama ile Gelibolu tanıtımı yapıp turumun kritiğine geçebilirim.
Gelibolu:Çanakkale Boğazı’nın başladığı yerde kurulan Gelibolu’nun,
Saroz Körfezi kıyıları tamamen temiz kumsallardan oluşmaktadır.
Korudağı’ndan doğan Kavak Çayı, bu bölgeyi sulayan tek hayat kaynağıdır.
Kente ve yarımadaya isim babalığı yapan antik kentin ilk olarak ne zaman ve
kimler tarafından kurulduğu kesin olmamakla beraber, şimdiki ilçe toprakları
üzerinde kurulmuş olan Gallipolis olduğu bilinmektedir. Gallipolis ismi
Gazi Süleyman Paşa’nın 1354 yılında bu bölgeyi fethetmesinden sonra
“Gelibolu” olarak kullanılmağa başlanmıştır. Antik dönemde Khersonesos
olarak bilinen yarımadanın adı da, zaman içinde Gelibolu Yarımadası’na
dönüşmüştür. Avrupa’ya geçmek isteyen Türkler için, eşi bulunmaz bir köprü
vazifesi gören Gelibolu, Osmanlı Devletinin deniz üssü haline gelmiş, burada
bir tersane inşa edilmiş, böylece Osmanlı’nın Akdeniz’e açılan kapısı olmuştur.
1923 yılında il olan Gelibolu, 1926 yılında Çanakkale’ye bağlı bir ilçe
merkezi durumuna getirilmiştir. 1915 yılında I.Dünya Savaşının
en kanlı cephesi olan Çanakkale Savaşları Gelibolu’nun hemen yanında
cereyan etmiştir.
Gelibolu; Kırım Savaşı öncesi binlerce Fransız askerinin ve Bolşevik
İhtilalinden sonra ülkelerinden kaçan Rus Wrangel Ordusu askerlerinin de
ağırlandığı bir vatan parçasıdır.İlçedeki konserve fabrikalarında üretilen ürünler
Avrupa’da isim yapmıştır. Deniz ve karayolu ile kavşak noktasında olan
Gelibolu’nun geleceği turizme bağlıdır.Kaynak:T.C. Çanakkale Valiliği
Trakya Turu 2026’nın son günü geldi çattı.2025 yılının Nisan ayında
9 gün sürmüştü,2026 yılı Nisan ayında 8 gün, toplamda 17 gün.Ben Trakya’yı
iki yıla bölerek gezmek ile çok iyi yaptım düşüncesindeyim.Bu ölçüde
Trakya bölgesinin %80’ni ni gezmiş bulunmaktayım.%20’si ise İstanbul çevresi
olduğundan bana fazla kalabalık gelmekte,o tarafa geçmeyi hiç düşünmedim.
Evet gün sonu aynı zamanda Trakya Turu 2026’nında sonu anlamı
taşıdığından burada sizlere veda ederken başka turlarda görüşmek
dileğiyle sağlıcakla kalın diyorum.
8. Gün 22 Nisan 202 Şarköy-Kavak-Gelibolu:57 KM
Discussion about this post