Karasu Nehri kenarında, Munzur dağlarından gelen suyun gürül gürül aktığı,ağaçların hışırtısının hiç bitmediği bir yerdeyim.Akşam 20:00’den sonra hava serinledi,bende ona göre tedbirimi aldım, sıkı giyindim.Etrafı dinledim, oyalandım derken uyumuş ve sabah 05:00 gibi gün ağarmaya yakın uyandım.Yolculuk öncesi ve dün biraz sıkıntı yaşamış, moralim bozulmuştu ama bu sabah biraz daha iyi gibiyim.Yaşananları bir tarafa bırakıp kaldığım yerden Anadolu 2024 turuna devam etmek azmindeyim.Bugün programda Kemah ilçe merkezi ziyareti sonrası İliç’e kadar yol almak var,bakalım istediğim gibi bir ortam oluşacak İliç’e varacakmıyım?, hep beraber görelim.
2 nci Gün 06 Ağustos 2024 Kemah-İliç:
05:00 gibi uyandım eldeki mevcut malzemelerle kahvaltımı yaptım, toparlandım ve
07:00 gibi yola çıkmaya hazırım.Kamp yaptığım yerden kamp yeri ayrılık fotoğrafı alıp
güne başladım.
Kamp yerimden ayrılırken dünde geçtiğim tren yolu tünelinden geçerek dün indiğim
1.5 kilometrelik toprak yolu bu sefer tırmanarak ana yola çıktım.
Yola çıktıktan sonra Kemah istikametine bir süre yol aldım ve geriye dönüp baktığımda geceyi geçirdiğim yer hemen altımda tüm güzelliği ile gözükmekteydi.Atmosfer çok güzel, doğa çok güzel, sular çok güzel, her yer cennet gibi ama cenneti de cehenneme çevirenler insanoğlu değil mi?.Düne atıf para göz, üç kağıtçılardan bahsediyorum.Bu arada vitesi de test etme imkanım oldu, her hangi bir sorun yok, ayarı iyi yapmışım.
Kemah.
Kamp yaptığım yerden ayrıldıktan 9 kilometre sonra Kemah girişindeydim.İlçeye giriş yaparken Kemah’ı biraz tanıyalım isterseniz.
Kemah:Erzincan’ın 9 ilçesinden biridir. Eski adı Gamakha olan Kemah; Doğu Anadolu Bölgesinin Yukarı Fırat Bölümünde kendi adını taşıyan bir boğazın güneybatısında yer alan engebeli bir arazide denizden 1053 metre yükseklikte kurulmuş olup, 2354 km²’dir. İlçe, Erzincan şehir merkezine 50 km uzaklıktadır. Görülecek yerler ise,Kemah Kalesi,Sultan Melik Türbesi,Gülabi Bey Cami,Gözetleme Kulesi,Taşdibi Kilisesi.
Sultan Melik Türbesi:1071-1228’de yöreye egemen olan Mengücek Beyliği dönemine aittir. Kemah’ın kuzeybatısındaki, kayalık platform üzerinde yapılmıştır. Tığla duvarlı, sekiz köşeli bir yapıdır. Alttaki mezar odasının ortasında üst katı taşıyan sekizgen bir sütun vardır. Orta direk, tavan silmeleri ve tavan, tuğla örgü düzenindedir. Türbe, inşa malzemesi ve cenazeliğin orijinal şekli ile dikkat çekmektedir.Halk arasında “Sultan Melek” olarak adlandırılan türbede, Mengücek Beyliği döneminde yaşayan Sultan Melik’in mumyası ve 5 mezar bulunmaktadır.. Kaynak:T.C.Erzincan Kültür ve Turizm Müdürlüğü.
Kemah Kalesi:Karasuya (Fırat) hakim bir tepede inşa edilmiştir. Anadolu’ da bulunan en eski kalelerden biridir.Doğal yapısı gereği savunmaya çok elverişli olduğundan, eski insanlar tarafından ünlü Kemah Kalesi yapılmıştır. Kimler tarafından ve hangi tarihte yapıldığı kesin olarak bilinmemekle beraber, Milattan Önce 205 yıllarında Arzak Kralları tarafından yapıldığı tahmin edilmektedir. Kaynak:Erzincan Valiliği.
Gözetleme Kulesi: ilçe merkezinde Fırat nehri kenarında yapılmıştır.
Kemah’a erken vardım,erken derken marketlerin açılma saatinden önce.08:30 gibi A-101 açılıyormuş,yarım saatten fazla vaktim var, bende hemen karşısındaki tren istasyonuna geçip oyalanma, zaman geçirme moduna geçtim. Yarım saat kadar burada oyalandım.
Kemah’tan Ayrılış.
Alışveriş sonrası fazla oyalanmadım,ilçe merkezinden ayrıldım.İlçe merkezinden hemen tırmanış başladı,bu sabah Kemah’a veda ederken aynı zamanda Karasu’ya da veda edeceğim ama geçici bir süre.Kemah ile buluşma yok ama akşam Karasu Nehri ile tekrar buluşacağız.
Dediğim gibi, Kemah’tan çıkar çıkmaz tırmanış başladı.Tırmanmak o kadar koymuyor da rüzgarın kesildiği anlarda ufak kara sineklerin ağzıma, burnuma, gözüme kaçması sinir bozucu oluyor.Tırmanırken aynı zamanda üfleyerek sinek kovma harekatı da yaptım. En nihayet 9 kilometrelik tırmanış sonunda 1000 rakımdaki Kemah’tan 1460 rakımdaki Gölkaynak köyüne vardım.Köy girişindeki çeşme ise yorgunluğumu aldığı gibi, sinekleri de unutturdu.
Gölkaynak köyü ile Atma köyü sapağı arası 20 kilometre, bu 20 kilometrelik yolu 6 fotoğraf karesi koyarak anlatayım istedim.İniyorsun, çıkıyorsun, vadilerden geçiyorsun,yine tırmanıyorsun,yine iniyorsun,çevrede ağaç yok, mola verme imkanı hiç yok.Yanında suyunda yok ise Gölkaynak’tan doldurmamışsan ve 35 nci kilometredeki çeşmeyi de es geçtin ise vay haline!!!!.Yani sözün kısası bu rotada en zor anlar bu 20 kilometre de saklı.Evet ben şanslıyım, suyum var ve fırsatçıyım, zora girdiğim anların birinde uzaktan gördüğüm ağacı gözüme kestirdim ve yanına yaklaştığımda bana yetecek kadar gölgesi altına sığınarak serinledim, öğle yemeğimi gölgesinde yedim.
Tırmanış Başlıyor.
Kemah, Gölkaynak arası tırmanış fragmanmış,asıl zorlayıcı rotayı da gördüm ve artık günün son tırmanışını yapmak için hazırım.Atma sapağından itibaren önümde vadi içinden 12 kilometrelik bir tırmanış beni bekliyor ve ben zaman kaybetmeden tırmanmaya başlıyorum.
Vadi içinden 3 kilometrelik bir tırmanış sonunda Çiğdemli köyüne vardım.Köy girişinde bulunan cami önünde kısa bir serinleme molası verip yola düştüğümde İliç’e 30 kilometre kadar yolum vardı.
Çeşmeler,Çeşmeler.
Vadi içi tırmanışın en güzel anlarını yaşamaktayım,zirve noktasına, geçide az bir yolum varken peş peşe 3 çeşme ve 3’ü de akıyor.Her birinde durdum, serinledim, nefeslendim yoluma öyle devam ettim.O çeşmeleri de buraya koyarak minnet duygumu sunmak istedim.
Her tırmanışın bir sonu vardır, bu tırmanışın sonunda da Savaşgediği Geçidi var.Bugün uzun süreli iki tırmanış, bol indi çıktı derken o uzun süreli tırmanışın sonuncusundayım.Mükafatım, afili bir poz vermek olsun istedim ve pozumu verip inişe geçtim.Şimdi diyeceksiniz ki?,kask nerede?.Haklısınız fotoğraf çekiminde kask kafamda olmadığı için inişi öyle yaptığımı sanıyorsunuz.Yanılıyorsunuz, fotoğraf çekimi sonrası kaskımı takar ve inişe başlarım,merakta kalmayın. Kask önemli bir emniyet aracıdır.

1630 metreden 1000 metreye yaklaşık 16 kilometrelik iniş ne çabuk bitti anlamadım.İndim, indim,indim sonunda Refahiye,Kemah,İliç sapağına ulaştım.Sapağa varınca yolun şekli şemali değişti,geldiğim yola nazaran otoban gibi bir yola kavuştum.
İşte o sapakta Boyalı köyüne giden yolun başında bu çeşme,çeşmenin yanı başında ortadan kesilmiş 10 LT lik bidon ve çeşmenin arkası park.Ne yapacağımı anladınız değil mi?.Tereddüte yer yok,hemen bidonu doldurup doldurup bıcı bıcı yaptım, kıyafetlerimi de yıkadım.Çok iyi oldu, rahatladım önümde İliç’e kadar 10 kilometrelik bir yol kaldı,şimdi İliç’e varma zamanı.
İliç’e 10 kilometre yolum var ama günün tüm yorgunluğu o son 10 kilometrede ortaya çıktı.Bacaklar artık pes etme aşamasındayken Bağıştaş Baraj gölü üzerindeki köprüden geçerken İliç karşıdan gözüküyordu.
Bağıştaş Barajı:Bağıştaş 1 Barajı Erzincan ilinin İliç ilçesi Bağıştaş yakınında Fırat Nehri üzerinde bir dolgu barajdır. Barajın temel amacı elektrik üretimi olup 140,4 MW’lık enerji üretmektedir. Yapımına 2011 yılında başlanan baraj 2015 yılında enerji üretimine başlamıştır.
Yorucu geçen bir günün sonunda akşam üzeri İliç girişine vardım.Bu tabela eşliğinde İliç’ten bahsedebilirim.
İliç:İl merkezine 116 km. uzaklıkta, 1397 km2 yüzölçümü olan ilçenin 2000 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre nüfusu 7.691’dir. Nüfusun 2361’i İlçe merkezinde 5330`u köylerde yaşamaktadır.İlçeye 58 köy ve 23 mezra bağlıdır. Kuruçay adıyla Kemaliye ilçesine bağlı bucak merkezi iken, 1938 yılında demiryolunun İliç’ten geçmesi üzerine Kuruçay kaza merkezi İliç’e taşınarak ilçe yapılmıştır. İliç’in köylerinde çok sayıda tarihi yapı kalıntıları bulunmaktadır.İlçe tulum peyniri ile ünlüdür. İlçenin en önemli tarihi eseri “saatli çeşme” olarak bilinen büyük çeşmedir. Rakımı 1000 metredir. Kaynak:T.C.Erzincan Kültür ve Turizm
İliç Kampı.
Akşam 19:30-20:00 aralığında İliç girişine vardım, İliç merkeze tırmanış olması hiç hesapta yoktu.Ağır ağır tırmanarak merkeze yakın bir konuma geldim.İlk gördüğüm markete dalıp hemen alışveriş işine yoğunlaştım,marketten çıktığımda artık hava kararmış idi.Geceyi geçirmek için tırmanış anında gözüme kestirdiğim Anagold Madenciliğin yaptığı ortaokul bahçesine attım kendimi. Karnım aç olduğundan önce yemeğimi yedim,sonrasında ise ağacın altına çadırımı kurarak geceye hazırlık yaptım.Soğuk çay, çerez ve radyom günün yorgunluğunu üzerimden almak için ortak mücadele verdiler.Gerçekten de bugün yorucu bir gün oldu,bacaklarımı iyi dinlendirmem gerek.Bugün zorlu Kemah-İliç yolunu kat ettim, yarın ki programda İliç-Karanlık Kanyon-Kemaliye rotası var,takipte kalmaya, beni izlemeye devam edin.
2 nci Gün 06 Ağustos 2024 Kemah-İliç:77 KM
ANADOLU 2024 05-18 AĞUSTOS 2024 (2. Gün Kemah-İliç)














































Discussion about this post