Köyler,yollar,dağlar,doğa,tarih ne ararsan var bu turumda.
Anadolu 2026 turumu planlarken çok yönlü düşünerek bu planımı
yaptım, şimdi uygulama safhasındayım.Plan harici durumlarla da tecrübem
ile baş edip savuşturuyorum.Anadolumun tüm güzelliklerini bir bir yaşayarak
11 günü geride bıraktım.Artık 12.Güne başlarken önce dün neler olmuş hatırlayalım.Eskişehir Bisiklet Derneğinin Karagözler’deki bisiklet evinden
Fransız ve Alman bisiklet turcularına veda ederek oradan ayrıldım.
Çukurhisar yolu ile İnönü ilçesine geldim.Burada uzun vakit geçirirken
sizlere de İnönü hakkında geniş bilgi sundum.İntikamtepe Şehitliğini ziyaret
ederek duamı okudum,saygımı sundum,manen huzura ermiş olarak oradan
ayrıldım.Ve artık Osmanlı Göç Yolundayım, gece Osmanlı Göç Yolu üzerindeki
Yenidodurga’da kaldım.Bugün ise turumun tamamını Osmanlı Göç Yolu
teşkil ediyor,Yenidodurga’dan çıkış yaparak Osmanlı Göç Yolunu izleyerek
Domaniç’e, sonrasında Hayme Ana (Devlet Ana)’ın türbesi olan
Çarşamba’ya ulaşmayı hedefliyorum.Merak ediyorsanız, ilgi duyuyorsanız
takip etmeye devam edin,gün başlıyor.
12.Gün 16 Haziran 2026 Yenidodurga-Osmanlı Göç Yolu-Dombayçayırı-Domaniç-Çarşamba:
Geceyi Yenidodurga’da ki mesire alanında geçirdim.Sabah 06:00 sıraları
uyandım,gece rüzgar gidince yerine gelen durgun hava çadırımı
nemlendirmiş.Çadırı havalandırma yaparken bende kahvaltımı yaptım.
Herşey tamam olunca da kamp yeri ayrılık fotoğrafı alıp Yenidodurga’dan ayrıldım.
Yenidodurga Kütahya yönüne bir kilometre gittikten sonra otların arasında
belli belirsiz görünen Göynücek,Düzağaç,Dombayçayırı tabelası yazan yön
tabelasından girerek yönümü de belli ettim.Bu yolu kullanarak Domaniç’e kadar gideceğim.Ben şu anda Bilecik il sınırlarındayım, tabelada da Bilecik il sınırlarının
son köyü Dombayçayırı yazıyor,sonrası Kütahya il sınırlarına ait.
Ben Osmanlı Göç Yolu’nu ilk Ferdi Kızıl (Ferdimen) kardeşimden duymuştum,
hatta rotasını o bana göndermişti.O bir kısmını yapmıştı,beraber yapacaktık
ama kısmet bana imiş.Bugün Osmanlı Göç Yolu günün tamamını kapsıyor o
yüzden daha yolun ve günün başlangıcında Osmanlı Göç Yolu hakkında bilgi
verip yoluma devam edeyim.
Domaniç-Söğüt Osmanlı Göç Yolu Eko Turizm Alanı:Domaniç-Söğüt
Osmanlı Göç Yolu Eko Turizm Alanı Osmanlı Devletinin kurucusu olan Osman Gazi’nin mensubu olduğu Kayıların (Kayı Boyu) 13. yüzyıldan itibaren Domaniç-Söğüt
arasında gerçekleştirdiği tarihi yayla göç yolları dikkate alınarak planlanmıştır.
Göç yolu Çarşamba köyü Hayme Ana Türbesi’nden başlayıp Çamlıca ve
Berçin köyleri, Domaniç ilçe merkezi, Murat Ağa Konaklamalı Orman Parkı ve
Sefa köyü ile devam edip Çukurca göletinde son bulur. Göç yolu güzergahı
toplam 59.674 metre uzunluğunda 5 ana nirengi ile 4 adet parkura ayrılmıştır.
Söz konusu yolda ayrıca ek güzergâhlar bulunmaktadır. Ek güzergâhların
uzunluğu 6.736 metredir. Göç yolu üzerinde Berçin köyü Yangın Gözetleme Kulesi,
Hasan Çamı, Ebe çamlığı, Çatalalıç Konaklamalı Orman Parkı, Sivrice Kale,
Üçtepeler Kulesi, Karagöl yaylası, Çiçek Alanı bulunmaktadır.
Göç yolunda Karaçam başta olmak üzere Doğu Kayını, Meşe, Göknar, Sarıçam,
Boylu Ardıç ağaç türleri ile zengin hayvan varlığı (geyik, ayı, karaca, kurt,
kuş türleri )ve bitki örtüsü çeşitliliği bulunmaktadır.
Kaynak:T.C.Domaniç Kaymakamlığı
Yol sapağından itibaren vadi içinde muhteşem doğa güzellikleri içinde yedi
kilometre kadar yol aldım.Yol ve ortam gerçekten de çok güzel ve bu güzellikte
hafif yukarı eğimli yol aldığımın bile farkına varmadım.Ta ki yükselti birden
bire yukarı yönlü %10 tırmanmaya dönünceye kadar.Bu, rüyadan uyanmama
neden oldu!.
Göynücek.
Evet o %10 tırmanış her safhasında olmasa da ilk başlarda yorucu oldu,
sonrasında daha da yumuşayarak 4 kilometre kadar tırmanış ile 1350 rakıma
ulaştım ve karşımda Göynücek köyü.Köy içindeki çeşmeden mataralarımı
tazelerken köy kadını pencereden seslendi ”o su iyi değil içme” o kısa
cümleden sonra evinin penceresinden buz gibi sudan bana getirip mataralarımı
doldurdu.Bu diyalog bile insanın içini ısıtan bir duyguydu.
Göynücek:Köy halkı 93 Harbi Bulgaristan muhaciridir. Bozüyük’e 35 km
uzaklıktadır.Nüfus 2000 sayımına göre 182’dir. Tarım ve hayvancılıkla
geçinmektedirler. Civarında bazı antik kalıntılara rastlanmaktadır. Orman köyüdür.
Düzağaç.
Göynücek köyü sonrası yol bayağı bozuldu, 5 kilometre boyunca bu bozuk yolda
yol alırken ormanlık alandan çıkar çıkmaz karşımda Düzağaç köyü göründü.
Düzağaç:Bilecik ilinin Bozüyük ilçesine bağlı bir köydür.Köyün eski adı 1921 yılı
kayıtlarında Devlez olarak geçmektedir.Köy, Bilecik il merkezine 79 km,
Bozüyük ilçe merkezine 44 km uzaklıktadır.Köy ahalisi 93 harbinde Bulgaristan’ın
Deliorman bölgesinden buraya göç etmiştir.Çevresi çam ormanları ile kaplıdır.
Nüfusu 107 dir.
Düzağaç köyüne yaklaşıp vadi içine indiğimde gürül gürül akan çeşme başındaki
bu tabela benim dünden ve sabahtan beri söz ettiğim Osmanlı Göç Yolunu
gösteriyor.Göç yolunu Orman Bakanlığı sayfasında da bulabilirsiniz.
Domaniç-Söğüt Osmanlı Göç Yolu Eko Turizm Alanı:Domaniç-Söğüt
Osmanlı Göç Yolu Eko Turizm Alanı Osmanlı Devletinin kurucusu olan
Osman Gazi’nin mensubu olduğu Kayıların (Kayı Boyu) 13. yüzyıldan itibaren
Domaniç-Söğüt arasında gerçekleştirdiği tarihi yayla göç yolları dikkate alınarak planlanmıştır.Göç yolu Çarşamba köyü Hayme Ana Türbesi’nden başlayıp Çamlıca ve
Berçin köyleri, Domaniç ilçe merkezi, Murat Ağa Konaklamalı Orman Parkı ve
Sefa köyü ile devam edip Çukurca göletinde son bulur. Göç yolu güzergâhı
toplam 59.674 metre uzunluğunda 5 ana nirengi ile 4 adet parkura ayrılmıştır.
Söz konusu yolda ayrıca ek güzergâhlar bulunmaktadır. Ek güzergâhların
uzunluğu 6.736 metredir. Göç yolu üzerinde Berçin köyü Yangın Gözetleme Kulesi,
Hasan Çamı, Ebe çamlığı, Çatalalıç Konaklamalı Orman Parkı, Sivrice Kale,
Üçtepeler Kulesi, Karagöl yaylası, Çiçek Alanı bulunmaktadır.
Göç yolunda Karaçam başta olmak üzere Doğu Kayını, Meşe, Göknar, Sarıçam,
Boylu Ardıç ağaç türleri ile zengin hayvan varlığı (geyik, ayı, karaca, kurt,
kuş türleri ) ve bitki örtüsü çeşitliliği bulunmaktadır.
Kaynak:T.C.Domaniç Kaymakamlığı
Dombayçayırı.
Düzağaç 1250 rakıma sahip 2 kilometre kadar mera,orman karışımı doğal
güzellikler içinde yol aldıktan sonra aynı rakıma sahip Dombayçayırı’na vardım.Dombayçayırı,Bilecik/Bozüyük ilçesinin son köyü.
Dombayçayırı: Bilecik ilinin Bozüyük ilçesine bağlı bir köydür.Köy, uzun zamandır
aynı adı taşımaktadır.Köy, Bilecik il merkezine 82 km, Bozüyük ilçe merkezine 47 km uzaklıktadır. 1891-1893 de (Eski Cuma-Bulgaristan)”dan gelen muhacirler tarafından
1891-1893 yılları arasında kurulmuştur. Orman köyüdür.Köy ahalisi, Bulgaristan’ın
Deliorman bölgesinden gelme olup Gakçı olarak tabir edilir. Bulgaristan’dan Cumapazarı”ndan geldikleri söylenmektedir.Nüfusu 50’dir.
Çukurca Göleti.
Osmanlı Göç Yolu üzerinde yol almaya devam ediyorum.Dombayçayırı’ndan
sonra yoluma devam ettim ve Çukurca Göletine varırken aynı zamanda Kütahya
il sınırlarına da giriş yaptım.Çam ormanları içindeki yolun sonunda Osmanlı Göç
Yolunun rotası dahilindeki Çukurca Göletine ulaştım.Fotoğraflar ne kadarını
yansıtıyor yada yansıtmıyor bilemiyorum ama canlı gözünüzle gördüğünüzde
muhteşem bir doğada olduğunuzu anlıyorsunuz.
Çukurca Göleti:Kütahya’nın Domaniç ilçesine bağlı Çukurca beldesinde yer alan
Çukurca Göleti, ormanlık alanları ve sakin yapısıyla öne çıkan doğal bir alandır.
Bölgedeki binlerce dönümlük tarım arazisinin modern sistemle sulanmasına da
hizmet eden gölet, aynı zamanda doğa yürüyüşleri ve piknik gibi aktiviteler için
tercih edilmektedir. Gölet, Çukurca Ovası’ndaki tarım arazilerinin sulanması
açısından hayati bir öneme sahiptir.Osmanlı Göç Yolu üzerinde bulunmaktadır.
Hayat onlara güzel,çoban arkadaşla biz muhabbet ederken sarı kızlarda hem
Çukurca Göletinde serinliyor hem de gölet çevresindeki taze otlarla besleniyordu.
Neşeleri o kadar yerindeyki anlatamam.
Çukurca göletinden sonra orman içi yolculuğum Küçükler köyü civarı asfalt
yolla buluştu.Küçükler köyünden sonra Muratlı sapağına kadar geldim,
bu çeşme ile karşılaştığımda serinleme zamanımında geldiğini anladım.
Çeşmeden sonra Muratlı 3 kilometre sert inişli ve toprak yola sahip,Çukurca
üzeri gidersen yolu 3 kilometre daha uzatıyor,asfalt ve o da sert inişli.
Sizin tercihiniz ne olur bilemem ama benim tercihim direk Muratlı’ya iniş.
Kaskı tak yoluna devam et Şafak.
Domaniç.
Muratlı sonrası 7 kilometre kadar 800-850 rakım arası yolculuğum
Domaniç’te son buldu.Domaniç’e sıcak bir havada 15:30 gibi vardım.Bu günkü
rotada çok indi çıktım olduğundan yemek işine vakit ayırmadım, onun yerine
bisküvi ile idare ettiğimden bayağı aç olarak Domaniç’e vardım.Domaniç
merkezde kısa bir kültür turu sonrasında da kuşbaşılı pideyi mideye indirdim.
Şimdi rahatlamış,dinç olarak Domaniç’ten ayrılırken tekrar mini kültür turu ile
Domaniç’i tanıyalım.
Domaniç:Kütahya’nın kuzeyinde yer alan ilçenin yüzölçümü 1.240 km 2
rakımı 870 metredir. Yeryüzü şekilleri bakımından dağlar ve ormanlarla kaplıdır.
Bitki örtüsü çam ve kayın ormanlarından oluşmaktadır. İklim bakımından karasal iklim kuşağındadır.Domaniç yöresinde yapılan yüzey araştırmalarında tespit edilen höyüklerin,
İlk Tunç Çağından olduğu (M.Ö.3000-2500) üzerindeki keramik buluntularından anlaşılmaktadır.Roma ve Bizans dönemine ait yapı ve kalıntıları ilçede çeşitli yerlerde
tespit edilmiştir. Domaniç merkezde toprak altında anıtsal bir Roma mezarı (M.S.II.Y.Y)
yer almaktadır.Bizans hakimiyetinden sonra 13.y.y da Germiyanoğullarının ve daha sonra
Osmanlıların hakimiyeti altına girmiştir. Osmanlı bu bölgeyi yaylak olarak kullanmış,
yöre Ertuğrul Gaziye verilmiştir. Babası Gündüz Alp’in ölümünden sonra Ertuğrul
annesi Hayme ana önderliğinde Karakeçili aşireti ile birlikte Karacadağ yöresine
yerleşmiştir. Moğol saldırıları sırasında gösterdiği kahramanlık nedeniyle Ertuğrul’a bey
unvanı verilmiştir.Osmanlı kış aylarını Söğüt’te geçirir yazın Domaniç’e gelirdi.
İlçe merkezi önceleri Hisarköy iken sonraları Domaniç adını almıştır.15 Temmuzda
Yunan işgaline uğrayan Domaniç, 5 Eylül 1922 de işgalden kurtarılmıştır.
Kaynak:T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı
Domaniç molası uzun sürdü,haliyle yemek yedim,dinlendim, alışveriş yaptım
bunlar bir saatten fazla sürdü.Domaniç Tavşanlı yolunda 6 kilometre gittikten
sonra Çamlıca sapağından içeri girdim.Domaniç’te yediğim kuşbaşılı pide
hararet yaptı Çamlıca’da kısa bir dondurma molası verdim,iki de soda ile
Çarşamba.
Çamlıca sonrası aşağı eğimli 5 kilometre yolu çabuk alarak Osmanlı Göç Yolunda
önemli yeri olan Çarşamba köyüne ulaştım. Köy meydanında bulunan Hayme Ana çeşmesinde serinledim,sularımı tamamladım.Köy meydanına yakın Hayme Ana
Türbesine gitmeden önce Çarşamba Köyünü bir tanıyalım.
Çarşamba Köyü: Domaniç ilçe merkezine yaklaşık 13 kilometre uzaklıktadır.
Kütahya’nın Domaniç ilçesine bağlı, Osmanlı tarihi açısından büyük öneme sahip
şirin bir köydür. Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin ninesi ve
Ertuğrul Gazi’nin annesi Hayme Ana’nın türbesi bu köyde yer almaktadır
Köy meydanından hemen 150 metre yukarıda köy içinde bulunan Hayme Ana
Türbesi önüne vardım.Türbe ziyaretimi yaptım,duamı okudum,saygımı sundum.
Hayme Ana hakkında burada sizlere resmi kaynaktan bilgilendirme sunmak isterim.
Çarşamba-Hayme Ana Türbesi:Hayme Ana, Osmanlı Devleti’nin kurucusu
Osman Gazi’nin ninesi, Ertuğrul Gazi’nin annesidir. Oğuzların Bozok Kolu’nun
Kayı Boyu’na mensup bir Türkmen (Yörük) kızıdır.Kayı Boyu önce Ankara’nın batısındaki Karacadağ yöresine yerleşmiştir. Ankara’nın batısındaki Haymana ilçesi adını
Hayme Ana’dan almıştır. Osmanlı obasının Söğüt ve Domaniç’e yerleşmesiyle
belli bir dönem devlet idaresini eline alması ve devletin kuruluşunda hayati
rol oynaması sebebiyle “Devlet Ana” olarak da anılmıştır. Ölümü üzerine
Domaniç ilçesine bağlı Çarşamba Köyü’ne gömülmüştür.Osmanlı Padişahı
II. Abdülhamit, 1886 yılında Hayme Ana’nın kabrini buldurarak üzerine
bugünkü türbeyi yaptırmıştır. Hayme Ana, Çarşamba Köyü’nde her yıl eylül
ayının ilk pazar günü gerçekleştirilen “Hayme Ana’yı Anma ve Göç Şenlikleri”
etkinlikleriyle anılmaktadır.Hayme Ana Türbesi Domaniç ilçe merkezine 13 km.
uzaklıkta yer alan Çarşamba köyünde bulunmaktadır.
Kaynak:T.C. Domaniç Kaymakamlığı
Çarşamba köyündeyim,Hayme Ana Türbesinin karşısında hediyelik eşya ve
dondurma satışı var.Burada kendime manda sütünden dondurma ve soda
söyledim,ben dondurmayı yerken köylü kadınla da sohbet ettik.Hayme Ana
Türbesinin ben oradayken tek tek ziyaretçisi vardı ama özellikle hafta sonları
tur otobüsleri ile bayağı gelen varmış.Bunları duyunca insan mutlu oluyor,
inşallah gelenler yalnız Hayme Ana Türbesi için değil de Osmanlı Göç Yolu içinde
gelirler düşüncesi ile artık kalacağım yere doğru harekete geçtim.
Osmanlı Göç Yolu Ve Çarşamba Kampı.
Burası tören alanı,Hayme Ana Türbesinden 400 metre yukarıda köyün Karaköy
çıkışına yakın.Kalmak için kafamda planladığımda inşallah etrafı kapalı değildir
dedim, değilmiş.Fazla arayışa girmeden ikram binası önü bana göre uygun,
o alana yerleştim.Burada en son 10 yıl önce Devlet tören düzenlemiş,ondan sonra
bir daha düzenlememiş.Köylüler bu konuda sitemkar ”niye Söğüt’te yapılıyorda
burada yapılmıyor, asıl Devlet Ana (Hayme Ana) burada,Ertuğrul Gazi’nin annesi
burada” diyorlar.
Evet bu gece Çarşamba köyünde Osmanlı Göç Yolu’nun başlangıcı kabul edilen
yerde kamp yapıyorum.Çadırı kurduğum yerin 30 metre yanında salma akan
çeşmeden şahsi temizliğimi yapıp soğuk içecek,çerez ve radyo ile akşamı ve
sonrası geceyi ettim.Bugün tamamı Osmanlı Göç Yolu’nda yol alarak günümü
Osmanlı Göç Yolu başlangıcı olan Hayme Ana Türbesinin olduğu Çarşamba köyünde sonlandırdım.Güzel bir rotada,tarihe yakın bir konumda yol almanın zevkini tattım.
Yarın, köy yollarında zorlu bir rota ve sonrasında ana yolda yolculuk beni bekliyor.
Merak ediyor,ilgi duyuyorsanız takipte kalın.Selamlar.
12.Gün 16 Haziran 2026 Yenidodurga-Osmanlı Göç Yolu-Dombayçayırı-Domaniç-Çarşamba:54 KM
ANADOLU 2026 (12.Gün Yenidodurga-Dombayçayırı-Domaniç-Çarşamba)













































.jpg)







Discussion about this post