Turumun adı Anadolu 2025….Yazımın ilk gününde de açıklamıştım neden Anadolu 2025.
”Bir bölge yada özellikli yerlere tur düzenleyince adını koymak çok kolay ama çeşitli özellikleri ve coğrafyayı içinde barındırdığı için bu tarz turlarıma Anadolu adını vermeyi uygun buldum.”Bu açıklamam her şeyi ortaya koyuyor.Sizlerinde şahit olduğu gibi;ovalar,dağlar,nehirler,ormanlar,kanyonlar,antik şehirler,bozkırlar,köyler,kasabalar tüm güzellikler hepsi bir arada bunlara tek tek isim bulmaktansa,Anadolu hepsini bir arada zaten kapsıyor.Evet,bir kısmını gördük daha görmeye devam edeceğim.Bugün uzun bir rota beni bekliyor,Anadolu’nun bozkırlarında yol alacağım gibi yine önemli bir yere giriş yapacağım, Frigya’ya….
10 ncu Gün 20 Haziran 2025 Çavdarhisar-Aslanapa-Altıntaş-Döğer-Emre Gölü:
Çavdarhisar’da okul bahçesinde kaldım. Bu tarz yerlerde millet ayaklanmadan kalkıp
yola çıkmak gerek.Bende 05:30 gibi uyandım,bahçedeki çeşmede sabah temizliğimi yaptıktan sonra kahvaltı ve toparlanma aşamasına geçtim.06:45 gibi de yola çıkmaya hazırım.Yola çıkmadan önce kamp yeri ayrılık pozu alıp Çavdarhisar’dan ayrıldım.
Çavdarhisar’dan erken saatte çıktığımdan daha hava ısınmamıştı.Sabah serinliği,
bazen de ayazı diyelim üşüterek Çavdarhisar-Kütahya yolunda yol aldım.Yaklaşık
15 kilometre kadar yol almıştım ki Göynükören yakınlarında kameriyesi,mesciti ve salma çeşmesi olan yerde mola hakkımı kullandım. Sabah kahvemi burada yudumladım.

Kahve molası sonrası çok az yol aldıktan sonra Pınarbaşı-Aslanapa yazan tabeladan
içeri girdim.Bugün bu rotada yol alacağım ve Aslanapa’ya ilk defa gireceğim.Ana yoldan
2 yada 3 defa geçmişliğim var, her defasında Aslanapa’ya girmek istemiş nasip olmamıştı,kısmet bu sefere imiş.Bakalım Aslanapa nasıl bir yermiş hele bir görelim.
Aslanapa.
Anayoldan 7 kilometre içeride olan Asalanapa’ya girdim.İlk gözüme çarpan şey çok geri kalmış,fakir,gelişmemiş bir ilçe.Saat kulesi haricinde göze batan fazla bir şey yok.Haaaa unutuyordum,bu kadar gelişmemiş boyutta olan ilçenin tek göze batan ve abartılı olan bir şey var ilçede ”Hükümet Konağı”,pardon saray yavrusu.İlçe fakir,binalar dökülüyor onların arasında tek sırıtan hükümet konağı,fazlaca abartılı olmuş bir bina görüntüsü veriyor.Bu abartı içinde biraz Aslanapa’dan bahsedebilirim.
Aslanapa: Aslanapa İlçesi Kütahya’ya 40 km uzaklıkta olup Kütahya’nın 12 ilçesinden biridir. Kütahya’nın güney batısında yer alan, İl merkezine 40 km uzaklıktaki İlçenin yüzölçümü 659 km2’dir. Rakımı 980 metredir. Yeryüzü şekilleri bakımından dağlar, ovalar ve yaylalarla kaplıdır. Bitki örtüsü makilik ve ormanlıktır. Ormanlarda çam ve meşe ağaçları hakimdir. İklimi karasal iklim karakteri taşır. Ayrıca Ege Bölgesi ile İç Anadolu Bölgesi arasında geçiş bölgesi olduğundan geçiş iklimi özelliği de gösterir. 1967 yılında Belediye ve 1987 yılında ilçe olan Aslanapa, Osmanlı Döneminde “Gireği” adında bir nahiye olarak tarihî kaynaklarda yer almaktadır.1987 yılında çıkarılan 19.06.1987 Tarih ve 3392 sayılı kanunla Aslanapa 103 yerleşim yeri ile beraber ilçe olmuş ve ilgili kanun 04.07.1987 tarih ve 19507 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.
Aslanapa ilçe merkezinde A-101’den yolda gerekli bir kaç parça bir şey alıp ilçe merkezinden ayrıldım.Tabeladaki çokluk kafanızını bulandırmasın,Altıntaş istikametine gidiyorum.
Önce Esenköy’ü geçtim,sonra Nuhören’i geçtim.Günlerdir bol çeşmeli yerlerden geçtiğimden gözler çeşme ararken bozkırda bir vaha gibi çeşmeyi Nuhören sonrası gördüm,biraz serinledim.
Bozkırda yol alırken birden bire kendimi Eymir’in yeşilliklerinde buldum.Sonrada
Altıntaş’ın köyü olan Yalnızsaray’a vardım.Aslanapa yoluna saptığımdan beri Altıntaş’a
kadar düz sayılabilecek Bozkır havasındaki köy yollarında 36 kilometre yol aldım.Güzelmiydi?,güzeldi,zevk aldın mı?,tabii ki evet.
Altıntaş.
15 yıllık bisiklet turculuğumda Altıntaş’a bu ikinci gelişim,ilki yıllar önce idi.İlçeye öğle vakti vardım,ilçe girişinde benzin istasyonunda şahsi temizlik sonra çarşı merkezine geçtim.Öğle olduğundan karnım aç,her yerde de yemek yemediğim için burada gözlemlerim ve sezgilerim devreye girer.Bu güne kadar yanıldığım çok ama çok az oldu.Altıntaş’ta da yanılmadım.Temiz,nezih bir yerde yemeğimi yedim,hesapta makuldü.Yemek sonrası, gün içerinde ihtiyaç olacaklarımı marketten alıp Altıntaş dışına çıktım.
Altıntaş:Türkiye’nin Kütahya ilinin bir ilçesidir. Kütahya il merkezine 50 km, Uşak‘a 90 km, Afyonkarahisar‘a 65 km uzaklıktadır. İlçe Kütahya-Afyonkarahisar, Kütahya-Uşak-İzmir arasında kavşak konumundadır. Eski adı Kurt Köy olarak bilinmektedir. 2020 yılı nüfusu 15.835’tir.İlçenin başlıca geçim kaynağı tarımdır. Kurtuluş Savaşı içerisinde önemli bir yere sahip olan ilçenin sınırları içerisinde Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi yapılmıştır. Zafertepe Çalköy’de Mustafa Kemal Paşa “Ordular İlk Hedefiniz Akdeniz’dir, İleri!” tarihi emrini vermiştir.Kurtuluş savaşında ise, Başkomutanlık Meydan Muharebesi sırasında, savaş idare merkezi, yine bu bölgede kurulmuştur. Çatışmaların en çetin geçtiği yer ise, yine bu bölgede “Çalköy” yöresidir.Zafer Havalimanı burada bulunmaktadır.
Altıntaş’tan ayrılıp Kütahya istikametine doğru bir süre yol aldıktan sonra Çakırsaz
tabelası yazan yerden köy yoluna saptım.Burası beni kestirmeden Afyonkarahisar-Kütahya yoluna çıkaracak.

Bir süre ana yolda yol aldım.Afyonkarhisar il sınırları ile Frigya yön tabelasına aynı
anda ulaştığımda ön lastik fıssssss sönüverdi.Bu iç lastiklerde bir numara var arkadaş,
içine koyduğumuz jel de uçup gitti.Hemen orada bulunan tesiste lastiği değiştirdim.
Şimdi Anadolu’nun bozkırlarında yol alıp Frigya’ya varmak gerek.
Hacıbeyli köyüne kadar asfalt yoldan geldim, sonra en kestirme yol olan Muratlar yoluna saptım.Muratlar yolu toprak yol,olsun bana koymaz,daha da güzel işte toprağın sesini duyarak yol alıyorum.Yol üzerinde çeşme de günlük duşumu da alınca daha da rahatlamış olarak yol almaya devam ettim.Günün başında demiştim, bugün rota uzun,hakkımı sonuna kadar kullanmak niyetindeyim.

Döğer.
Ferdi Kızıl kardeşim ile birlikte 2020 yılında yaptığımız Zafere Giden Yol projemizde Döğer’e girmek istemiş Covid karantinası nedeniyle yolumuzu değiştirmek zorunda kalmıştık.Şimdi ben Döğer’deyim.Ve o projemizde Emre Gölünde kamp yapmayı planlamı,olmamıştı,ben bu gün onu da yapacağım.Bu arada Döğer’e akşam üzeri girmiş bulunmaktayım.Döğer’de kısa bir gezi ve sonrasında alışveriş yapıp Emre Gölü istikametine hareket ettim.
Döğer:Afyon ili İhsaniye ilçesine bağlı 7.500 nüfuslu bir kasaba olan Döğer çok eski bir yerleşim yeridir. Kasabada Türklerden önce de insanlar yaşamıştır. Bilinen ilk yerleşim Hititlerle başlamıştır. Frigler de Truva savaşından sonra bölgeyi Hititlerin elinden alarak kasabadaki hakimiyeti ele geçirmiştir. Bölgede uzun süre yaşayan Frigler olmuştur. Kasabada Friglerden kalma büyük kaya mezarları, tanrılar için yapılan kaya sunakları ve açık hava mabetleri vardır. Günümüze kadar ayakta kalan kaya anıtları hâlen ilk günkü güzelliklerini korumaktadır. Bunların en önemlisi Aslan Kaya ve Kapı Kaya’dır. İkisi de açık hava tapınağı olan bu anıtlar korunmasız ve bakımsız durumdadır.
Hava kararmak üzere iken Emre Gölüne vardım.Emre Gölü’nü bu akşam görmek nasip olmadı,sabah görürüm çünkü müthiş bir fırtına var ve ben üşüyorum.Emre Gölü hakkında bilgi geçip kamp haline dönmek istiyorum.
Emre Gölü: İhsaniye ilçesine bağlı Döğer kasabası ve Frig Vadisi sınırları içinde olup, Afyon‘a 50 Km. 1 saat civarıdır. Göletinyüz-ölçümü yaklaşık 5 km² derinliği ise bazı bölgelerde 3M. nin üzerindedir. Göleti ziyaret aynı zamanda Frig vadisindeki bir çok tarihi eserinde görülmesine vesile olmaktadır. Gölün kıyısında Frig Kaya Anıtlarının yanında bulunan Yunus Emre tekkesi’ni de ziyaret edebilirsiniz. Emre Göleti’ nde Piknik alanı ve Sosyal tesis bulunmaktadır, gölette gezmek için Kano mevcut olup, Bisiklet ve ATV Motosikletler ile de çevreyi turlayabilirsiniz.Ayrıca Kaymakamlığımız tarafından hayata geçirilen ‘Frig Vadisi Turizm Geliştirme Projesi‘ kapsamında Frig eserleri ve motifleri temel alınarak hazırlanan ‘Kral Midas‘ adlı Frig kayığı, sizi gölde güzel bir geziye çıkarabilir.Kaynak:T.C. İhsaniye Kaymakamlığı
Emre Gölü Kampı.
2020 yılında niyetlenipte yapamadığımızı bugün yaptım ve Emre Gölü’nde mesire alanında kamp yaptım.Göl ile yarın haşır neşir olurum,burada büyük bir mesire alanı var, soğuk
ve fırtınaya rağmen bayağı rağbette var.Kendime uygun yer ayarlayıp hemen çadırı kurdum,çeşmede şahsi temizliğimi yapıp sıkıca giyindim.Sonra yemek faaliyetine giriştim.
Bu akşam atıştırmalık yapacağım bu bana kafi gelir.Fırtına ve soğuk insanın içine işliyor ama erkenden de yatılmaz be kardeşim.Dışarıda kameriyede ayaklarımı uzattım dinlendim, gerdirme hareketleri yapıp bacaklarımın farklı yönlerini de harekete geçirdim.Bugün Anadolu’nun bozkırlarında 100 kilometrenin üzerinde yol alarak Frigya’da Emre Gölü kenarından kamp halindeyim. Yarın ki programı anlamışınızdır herhalde,Frigya’da yol alacak,Şehitlik ziyareti yapacak Akören tarafına yöneleceğim.Merak ediyorsanız, ilgi duyuyorsanız takipte kalın.
10 ncu Gün 20 Haziran 2025 Çavdarhisar-Aslanapa-Altıntaş-Döğer-
Emre Gölü:102 KM
ANADOLU 2025 (10. Gün Çavdarhisar-Aslanapa-Altıntaş-Döğer-Emre Gölü)



































Discussion about this post