Turumun adını Bozkırın Ruhu koydum,dün itibariyle o ruhu ilmik ilmik hissetmeye başladım. İsterseniz Bozkır tanımını bir daha hatırlayalım.
Bozkır veya Step: Fiziki coğrafyada kurakçıl otsu bitkilerden oluşan, sıcak ve ılıman iklimlerdeki ağaçsız ekolojik bölge. Bozkır iklimi terimi , bir ormanı destekleyemeyecek kadar kurak, ancak çöl olabilecek kadar da kurak olmayan bölgelerde karşılaşılan yarı kurak bir iklimi ifade eder. Bozkırlar genellikle yarı kurak veya karasal bir iklimle karakterize edilir.
İşte kısa bir anlatımla Bozkır böyle bir şey…..Dün bu olguyu her yönüyle hissettim.Kavurucu sıcak,akmayan çeşmeler,susuzluk,gölgesine sığınabileceğin hiç bir ağacın olmadığı,şiddetli fırtınanın beni darmadağın ettiği bir gündü.Ha bunun bir de iyi tarafları vardı,o da kısa süreli yağmur ve Kızılırmak’ın hayat vermeye çalıştığı topraklar.Bugün ne mi yapacağım, tabii ki Bozkır yolculuğum devam edecek, pes etmek yok.Ben bu yola bilerek çıktım ve neler ile karşılaşacağımı gayet iyi biliyorum,karşılaşıyorumda,kolayı herkes yapar.Yukarıda anlattıklarımın yanına daha kara ve sivri sinekleri koymadım, elbette sıra onlara da gelecek.Evet sizi fazla merakta bırakmadan dördüncü günümüze başlayalım.
İşte kısa bir anlatımla Bozkır böyle bir şey…..Dün bu olguyu her yönüyle hissettim.Kavurucu sıcak,akmayan çeşmeler,susuzluk,gölgesine sığınabileceğin hiç bir ağacın olmadığı,şiddetli fırtınanın beni darmadağın ettiği bir gündü.Ha bunun bir de iyi tarafları vardı,o da kısa süreli yağmur ve Kızılırmak’ın hayat vermeye çalıştığı topraklar.Bugün ne mi yapacağım, tabii ki Bozkır yolculuğum devam edecek, pes etmek yok.Ben bu yola bilerek çıktım ve neler ile karşılaşacağımı gayet iyi biliyorum,karşılaşıyorumda,kolayı herkes yapar.Yukarıda anlattıklarımın yanına daha kara ve sivri sinekleri koymadım, elbette sıra onlara da gelecek.Evet sizi fazla merakta bırakmadan dördüncü günümüze başlayalım.
4.Gün 04 Ağustos 2025 Savcılı-Kırşehir-Büyükkayapa:
Geceyi Savcılı sahil/mesire alanında biraz da kaçak olarak geçirdim.İzinli/yasak
mevzusuna tekrar girmeyeyim,dün akşam anlatmıştım.Sabah 05:30 gibi uyandım, kahvaltımı yaptım, toparlandım ve 07:00 gibi yola çıkmaya hazırım.Kamp yeri ayrılış fotoğrafı alarak Savcılı sahilden ayrıldım (Kızılırmak Sahili).
Kamp yerinden ayrılırken görevlinin bana gösterdiği şekilde kapıyı açıp kapatıp
mesire alanından ayrıldım.Kızılırmak sahilden Savcılı Büyükoba köyüne ve oradan da
yol ayrımına kadar 8 kilometre kadar yukarı eğimli yol aldım.Sonra tekrar Toklumen
köyüne ve Kızılırmak kenarına kadar yaklaşık 10 kilometrelik iniş yaparak sabah başladığım 850 rakıma tekrar geri indim.
Sarı sarı topraklar, hani ağaç bunun neresinde,hele bir su ver kardaş,tekerlemesi
Toklumen ile son Kırşehir tabelasına kadar durumu biraz olsun özetler.Toklumen köyünden sonra küçük indi çıktılarla 15 kilometre kadar yol aldım.Sonra Sarıyahşi sapağına kadar
3 kilometrelik iniş ve sonra 5 kilometrelik sıkı bir tırmanış ile Kırşehir 20 yazan tabelaya geldiğimde çok şükür dedim.
Tabeladan sonra bir süre düz bir satıhta yol alırken karşıdan gelen rüzgarda yavaş yavaş şiddetini arttırmaya başladı.O şiddetlenen rüzgar ile birlikte uzun bir iniş yaparak öğle vakti Kırşehir merkeze vardım.Kırşehir bugün için benim hem öğle molası verdiğim hem de kumanya takviyesi yaptığım yer oldu.Kırşehir’den biraz geç ayrıldım,Aksaray yoluna çıktım ve Kesikköprü istikametine yol almaya başladım.
Kırşehir: 2021 yılında TÜİK verilerine göre merkez ilçeyle beraber 7 İlçe, 10 belediye, bu belediyelerde 68 mahalle ve ayrıca 252 köy vardır. Nüfus bakımından Türkiye’nin en büyük 69’uncu, yüzölçümü bakımından ise 53’üncü en büyük şehridir. Kırşehir, Türkiye topraklarının yüzde 0,84’lük kısmını oluşturur. Kırşehir’in tarihi Hitit’e kadar uzanır. Hititler döneminde Kırşehir havzası, Yunanların Hititler tarafından bilindiği gibi “Akhalar Ülkesi” anlamına gelen “Ahiyuva” ülkesi olarak biliniyordu. Bu havza Romalılar ve Bizanslılar zamanında Kapadokya adını da almıştır. Uçsuz bucaksız kırın ortasında yükselen bu kente Türkler “Kır şehri” adını vermişlerdir. Kır şehri zamanla halk dilinde “Kırşehir” oldu. Bugün bile bazı köylerinde yaşayan halk buraya Kır şehri der. Kırşehir ismi Türkçedir.
Kırşehir-Kesikköprü arası 21 kilometre ve aşağı eğimli.İlk etapta Kesikköprü’de kamp yaparım düşüncesindeydim,bu Kesikköprü’ye varıncaya kadar sürdü.Ama Kesikköprü’ye varınca fikrim değişti.Burada Cacabey Kervansarayı ve adını köye veren Köprü var onları fotoğraflamak ve mola için durduğumda bacaklarım sivri sinek ısırığı içinde kaldı.Yorgun bacaklar ve kollar tahammül edilemeyecek boyutta ısırık içinde kaldı.Kervansaray gezim iptal,uzaktan Köprüyü fotoğraflayıp hızlıca bölgeden Gülşehir istikametine yöneldim.
Kesikköprü Cacabey Kervansarayı: Kırşehir-Aksaray’ın güzergâhı üzerindeki Kesikköprü Kervansarayı, 1268 tarihlidir. Anadolu Selçuklu hükümdarı III. Giyaseddin Keyhüsrev döneminin önemli veziri Bahaeddin Cacabey oğlu Nureddin Cebrail Bey tarafından inşa ettirildmiştir. Bir köprü ile birlikte veya yolun akarsuyu bir köprü ile geçtiği noktaya yakın olarak inşa edilen hanlara güzel bir örnektir. Yapı, Cacabey Hanı olarak da bilinmektedir.Anadolu Selçuklu kervansaray yapılarında görülen karma plan tipine sahip eser, avlu ve kapalı alandan oluşmak suretiyle iki bölümlüdür. Dikdörtgen bir alanı kaplayan yapı, doğu–batı doğrultusunda konumlandırılmıştır.
Bölge besicilik, hayvancılık bölgesi olması ve Kızılırmak gerçeği sinek olayını ön plana çıkarıyor.Bu keşmekeşte fotoğraflayabildiğim Kızılırmak’ı bir daha hatırlayalım.
Kızılırmak Nehri:İç Anadolu’nun en doğusundaki Sivas ili İmranlı ilçesinde 3025 rakıma sahip Kızıldağ’ın güney yamaçlarından doğar, Bafra kıyılarından Karadeniz’e ulaşır.Türkiye topraklarından doğarak yine, Türkiye topraklarından denize dökülen en uzun akarsudur. Uzunluğu 1.355 km’ dir. Havzada bazı alanlarda vadi genişleyerek ovaya dönüşür. Yukarı havzada; Hafik, Zara, Sivas ovaları, aşağı havzada; Kargı, Osmancık, Tosya ve en büyüğü Bafra Ovasıdır.Nehir taşımacılığı için kullanılmaz. Başlıca kolları Delice Irmağı, Devrez ve Gökırmak’ tır.
Gülşehir bölgesine Kızılırmak boyunca yol alarak devam ettim.Bu arada rüzgarın şiddetini arttırması için Allah’a yalvarıyorum.Rüzgar demek sivrisineklerin kaçması demek.Bu arada da gözler fıldır fıldır kamp yapacağım yer arıyor.

Büyükkayapa Kampı.
Her taraf sulu tarımla sırılsıklam, bol bol da pancar ve mısır tarlası var onlarda ıslak tarla.Ama aradığımı Kesikköprü’yü 15 kilometre geçtikten sonra Büyükkayapa yakınlarında buldum.Bir biçilmiş tarla, tam bana göre.Hava kararmaya yakın vardım,tarlaya girerken bacaklarıma ve kollarıma sinek ve kene kovucu sprey sıkarak girdim.Hızlıca çadırımı kurarken rüzgar da şiddetini iyice arttırdı, bu iyi haber sivri sinekler Kızılırmak’a doğru sürüklenir.Kamp yaptığım yer Kızılırmak’a 300 metre mesafede, bir rüzgar dinse vay anam vay….Evet dünkü gibi olmasa da biraz aksiyonlu bir gün oldu.Dün yorucu 90 küsür km,üstüne bugün 90 küsür km yolculuk herhalde bu gece bana deliksiz bir uyku uyutur.Akşam Kızılırmak/Hirfanlı Baraj Gölü sahilinde kamp yapmıştım,gün içinde bir süre ayrı kaldığım Kızılırmak kenarında bu gece yine kamp yapacağım.Yarın Kızılırmak yine gündemimde olurken Bozkırın bir başka boyutunda yol almaya devam edeceğim.Bozkırın Ruhu tüm zorlukları, güzellikleri ile devam ediyor,merak eden, takip eden,ilgi duyan Bozkırın Ruhunu benimle beraber yaşıyor demektir.
4.Gün 04 Ağustos 2025 Savcılı-Kırşehir-Büyükkayapa:97 KM
BOZKIRIN RUHU (4.Gün Savcılı Sahil-Kırşehir-Büyükkalaba)






























Discussion about this post