Bozkırın Bala gerçeği var, Bala’ya ne taraftan gelirsen gel tırmanırsın kardeşim.
İster doğudan, ister batıdan olsun bu hiç değişmez.Bala’ya bu benim üçüncü gelişim,
ilk ikisinde doğu tarafından geldim, bu yıl ise batı tarafından geldim ve geceyi Bala’da geçirdim.Geceyi geçirdiğim yer gerçekten güzeldi,sessiz sedasız ve bol rüzgarlı,bu bana kaliteli bir uyku olarak geri dönüş yaptı.Bozkırın Ruhu turumda ilk iki gün tarihi olguya dikkat çeken iki gün oldu, eh birazcık ta bozkırın esintileri.Bugün turumun üçüncü günü ve gerçek anlamı ile bozkırın derinliklerine dalacak, bozkıra hayat veren Kızılırmak ile arkadaşlık yapmaya çalışacağım.Günün ilk yarısı için lay lay lom bir rota, ikinci yarısı için ise vay be
bu da neymiş be kardeşim dedirtecek bir rota önümde duruyor.Şimdi havanın lehime olması için dua etmekten başka yapacak bir şeyim yok.Merak ediyor,ilgi duyuyor,takipteseniz Bozkırın Ruhu’nu hep beraber keşfetmeye ne dersiniz.
3.Gün 03 Ağustos 2025 Bala-Hirfanlı-Savcılı:
Akşam ve gece deli deli esen rüzgardan sabah eser yoktu.Turlarımda sabah güneşini
pek üzerime doğdurmam.O yüzden yine sabah çok erken kalktım,sabahın alaca karanlığında şahsi temizlik sonrası kahvaltımı yaptım.Sonra da çadırımı toparlayıp yola çıkmaya
hazır hale geldim.Tabii ben bunları bitirdiğimde de güneş kendini göstermeye başlamıştı.Hazır olduğuma göre kamp yeri ayrılış pozu alabilirim.
Kamp yerimden ayrılıp Bala içinden geçtim,ben Bala içinde resmi geçit yaparken vatandaşlar daha yeni yeni uyanmış, tek tük sokağa çıkmaya başlamıştı.Bala dışına çıkıp yönümü Karakeçili tarafına çevirdim ve ilk etapta sabahın serinliği ile 10 kilometrelik bir inişle Üçem bölgesine geldim.Sonrasın da Büyükboyalık sapağına kadar düz konumda 3 kilometrelik bir yolculuk yaptım.Sabah serinliğinde daha da serinleyerek 1300 rakımdan 1000 rakıma indim.
Büyükboyalık mevkiine geldiğimde artık ana yoldan ayrılma vakti de geldi.
Yönümü Kesikköprü tarafına çevirdim.750 rakıma sahip Kesikköprü bu sapaktan
24 kilometre uzaklıkta ve bu 24 kilometrenin % 90’nı iniş ağırlıklı olacak.
Dediğim gibi Büyükboyalık-Kesikköprü arası 24 kilometre ve iniş ağılıklı.Yol iniş ağırlıklı olunca bazen Allah ne verdiyse bastım, bazen de daha insaflı yoluma devam ederek Kesikköprü’ye ulaştım.Bu bölümde tek göreceğiniz yeşillik ve ağaçlık alan Bala Tarım ve Hayvancılık İşletmesinin olduğu bölge,onun haricinde her yer sapsarı.Bu şekilde Kızılırmak kenarındaki Kesikköprü’ye kadar yol aldım.Kesikköprü’ye vardığımda saat 11:00’i gösteriyordu.
Kesikköprü: Ankara’nın 100 km güneydoğusunda bulunan ve Türkiye’nin en büyük ırmağı olan Kızılırmak’ın kıyısında kurulmuş bir mahalledir. 31 Aralık 1986’da belediye statüsü alarak beldeye dönüştü. 12 Kasım 2012’de TBMM’de kabul edilen 6360 sayılı kanun ile mahalle oldu.
Bala’dan Kesikköprü’ye kadar toplamda 40 kilometre kadar iniş ağırlıklı yol kat ettim
ve 1300 rakımdan 750 rakıma Kızılırmak kenarındaki Kesikköprü’ye vardım.Haliyle bir mola vermeli,Kesikköprü’de çok şahane park var ama su yok,ben de o eksiği hemen girişte bulunan A-101’den hallettim.Tüm sularımı tamamladım, yedekledim ve daha fazlası ile parkta serinledim. Hani başlangıçta sabah ki rota lay lay lom demiştim ya, lay lay lom buraya kadar şimdi işin farklı boyutuna geçebiliriz!.
Kesikköprü çukurda ve o çukurdan bir şekilde çıkılmalı.Nasıl olacağını da yön tabelaları gösteriyor.Ben buraya tırmanmaya başladığımda da öğle sıcağı tüm şiddeti ile kendini göstermeye başladı.Sabah ki o lay lay lom iniş yerini sıcakla beraber kabus dolu saatlere bıraktı.Öğle sıcağında Küçükcamili’ye kadar olan 6 kilometrelik tırmanış fena sarstı.Küçükcamili tırmanışının tek tesellisi sol yanımda gözüken Kızılırmak ve Kesikköprü Barajı idi.
O kadar sıcak var ki anlatamam,tırmanırken bol su tükettim ama bir türlü serinleyemedim.Ağaç gölgesi de yok ki biraz mola veresin.En iyisi bir çeşme ve serinlemek ama yol boyu hiç çeşme yok ve köylerde de camilerde de su yok.Burada imdadıma Küçükbıyık köyünün muhtarlığının bahçesi yetişti.Baktım bahçede hortum var,hortumu
takip ettim ve bingo çeşmeyi buldum üstelik su akıyor.Hiç tereddüt etmeden hemen duşumu aldım.Öyle rahatladım ki anlatamam,hazır rahatlamışken burada öğle yemeğimi de yedim.
Serinlemiş,rahatlamış ve karnı doymuş Şafak ne kadar mutlu anlatamam.
Bu mutlulukla Büyükbıyık köyüne doğru gelirken öğlenin o kavurucu sıcağı yerini
sertleşen rüzgara bıraktı.Büyükbıyıklı köyü ile birlikte de inceden ve sonrada şiddetlenen yağmurda günün ikinci duşunu aldım.Keşke bu yağmur daha uzun sürseydi ama kısa sürdü.
Yağmur dindi ve ben yol ayrımındayım.Hirfanlı Barajı yönüne dönerken 3 kilometrelik
baraj setine kadar 3 kilometrelik bir iniş yaparken artık Hirfanlı Baraj Gölü’nü oluşturan Kızılırmak ile de 2 yıl aradan sonra kavuşmuş oldum.
Kızılırmak bu turumda çeşitli defalar karşıma çıkacak,isterseniz biraz Kızılırmak,
biraz da Hirfanlı Barajından bahsedeyeim.
Kızılırmak Nehri:İç Anadolu’nun en doğusundaki Sivas ili İmranlı ilçesinde 3025 rakıma sahip Kızıldağ’ın güney yamaçlarından doğar, Bafra kıyılarından Karadeniz’e ulaşır. Türkiye topraklarından doğarak yine, Türkiye topraklarından denize dökülen en uzun akarsudur. Uzunluğu 1.355 km’ dir. Havzada bazı alanlarda vadi genişleyerek ovaya dönüşür. Yukarı havzada; Hafik, Zara, Sivas ovaları, aşağı havzada; Kargı, Osmancık, Tosya ve en büyüğü Bafra Ovasıdır.Nehir taşımacılığı için kullanılmaz. Başlıca kolları Delice Irmağı, Devrez ve Gökırmak’ tır.
Hirfanlı Barajı: Kapsadığı Alan: Kaman, Kırşehir Merkez, Evren, Şerefli Koçhisar Yüzölçümü: 26.300 ha. Elektrik üretmek, taşkınları önlemek ve sulamada kullanmak amacıyla 1959 yılında tamamlanan ve 8 Ocak 1960 tarihinde işletmeye açılan Hirfanlı Barajı, Tuz Gölü’nün kuzey doğusunda Kızılırmak üzerinde yer alan büyük bir barajdır.“Orta Anadolu’nun Denizi” olarak bilinen Hirfanlı Baraj Gölü, eşsiz manzarası, plaj ve sosyal tesisleri ile dikkatleri çekmektedir.Kaynak:T.C. Kırşehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
Hirfanlı Baraj setine 3 kilometrelik bir iniş ile vardım.Baraj seti ile birlikte de Ankara
il sınırlarını terk edip Kırşehir sınırlarına girmiş bulunmaktayım.Kırşehir il sınırlarındaki
bir kaç günlük yolculuğum an itibari ile başlıyor.
Baraj seti haliyle vadi tabanında ve bu tabandan Hirfanlı’ya kadar kısa süreli sıkıntısız
bir tırmanış yaptım.Ama Hirfanlı’ya varışımla birlikte başlayan karşıdan gelen şiddetli fırtına beni resmen mahvetti.O şiddetli fırtına da bırak bisiklete binmeyi yürümek bile imkansız
hale geldi.Benzer-Yeniköy arasındaki 3 km’lik bir iniş bile rahatlatmadı.Çünkü o inişten sonra tekrar şiddetli fırtınaya karşı tırmanış başladı.Şiddetli fırtınaya karşı son 10 kilometrelik
bir tırmanış yaparak Kaman-Savcılı Büyükoba yoluna çıktım.
Savcılı Büyükoba köyüne kadar 5 kilometrelik iyi bir iniş yaparken artık hava da
kararmaya başladı.Burada bir çok Savcılı ile başlayan köy var ben bu gece Savcılı Büyükoba köyünde kalmaya niyetliyim.Köy içerisine vardım,küçük bir alışveriş yaptım ve artık kamp yapacağım yer bulmalıyım.
Savcılı Kampı.
Savcılı Büyükoba köyünde mezarlık karşısında kalacak yer var ama mezarlık manzaralı kalmayı pek istemedim.O yüzden okul bahçesi uygun olur yada sahile inerim düşüncesindeyken Jandarma Karakolu önünden geçerken köyde olduğumu bir haber vereyim dedim.Görevli arkadaşta beni sahile yönlendirdi (Sahil dediysem Kızılırmak Sahili).Sahil/mesire alanına 5 km daha iniş yaparak vardım.Burasının İl Özel İdaresinin kiraya verdiği yer olduğunu bilseydim girmezdim,çünkü bu yerler sıkıntılı oluyor,belediyelerin ise tam tersine sıkıntısız.Önce izin verilen kalma işi 1,5 saat sonra iptal edildi,toplanıp çıkmam söylendi ama orada çalışanlardan birinin insiyatif alması ile gizlice kaldım.Çadırımı kurmuş,duşumu almış,yemeğimi yemişken çadır toplanır mı?,el insaf.Çalışan arkadaş risk aldı,sabah ta kapıyı nasıl açıp kapayacağımı bana gizlice gösterdi ve o da evine giderken ben mesire/sahil ve rüzgarla baş başa kaldım.
Bugün Bala’dan başlayıp Savcılı sahilinde son bulan yolculuğum bayağı maceralı geçti.Uzun bir lay lay lom iniş sonrası aşırı sıcakla tırmanışlar olması,yağmura yakalanma,şiddetli fırtına ile mücadele et bunlar günün özeti iken 2 yıl aradan sonra Kızılırmak ile kavuşmak günün tesellisi idi.Günün kısa özeti bu şekilde.Yarın Kızılırmak boyunca bir süre yol alacağım, belki yakınında kamp yaparım ne dersiniz?,yani Bozkır’da olan yolculuğum tüm sıcaklığı ve kuraklığı ile devam edecek.Kırşehir merkeze de girip ne var ne yok bakacağım.Merak eden, ilgi duyan,takip eden herkesi Bozkırın Ruhu’na bekliyorum.
3.Gün 03 Ağustos 2025 Bala-Hirfanlı-Savcılı:96 KM
BOZKIRIN RUHU (3.Gün Bala-Hirfanlı-Savcılı Sahil)













































Discussion about this post