Salı, Mayıs 5, 2026

Etiket: güzelbahçe

Page 2 of 4 1 2 3 4
#kırklareli #ıstrancadağları #yıldızdağları #sarpdere #balaban #demirköy #iğneada #iğneadalongozormanları #longozormanları #mertgölü

Cennet vatanımın güzel toprakları her zaman gezilmeye, görülmeye değer niteliktedir.Ben de cennet vatanım her köşesini gezmeye and ettim,bu bağlamda her yere gidiyorum.Geçen yıl bir bölümünü yaptığım Trakya Turumun ikinci bölümünü bu yıl devam ettirdim.

Hayat Istranca dağlarında tüm güzelliğiyle devam ediyor.Ülkemin her köşesi ayrı güzellikte olduğu gibi buraları da çok güzel.İki gün önce Trakya ovasında başlayan yolculuğum, önce Istranca dağlarının eteklerinde sonrada Istranca Dağlarının derinliklerinde devam ediyor.Geceyi Sarpdere köyü okul bahçesinde geçirdim. Bugün Istranca dağlarındaki yolculuğum devam edecek Sarpdere,Demirköy rotasını izleyerek İğneada'ya geçeceğim ve longoz ormanları ile tanışacağım.Bunların hepsini burada görmeniz mümkün.

Gün içinde neler yaşadım sizlerde merak ediyorsanız seyretmenizi tavsiye ederim.

Yıldız Dağları (Istranca Dağları):Yıldız Dağları veya Istranca Dağları, Trakya'nın Karadeniz kıyılarına paralel olarak, Bulgaristan'dan İstanbul iline kadar yaklaşık 150 km uzunluğunda bir dağ zincirinden oluşmaktadır. Bu zincirin en yüksek noktası Kırklareli ilinde bulunan yaklaşık 1.031 metrelik Mahya Dağı zirvesidir. Bulgaristan'da "Strandja" adı kullanılır. Türkiye'deki kısmı 197 000 hektarlık bir alan kaplar.Kaynak:T.C. Demirköy Kaymakamlığı

Demirköy:Kırklareli ilinin bir ilçesidir. Bulgarca "Малък Самоков" olarak bilinir. 1914 yılında ilçe olmuştur. 15 köyü 1 bucağı vardır. Yıldız Dağlarının 400 metre yüksekliğinde ormanlar içinde kuruludur. İlçenin yüzölçümü 893 km²dir. Demirköy ilçe merkezinin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 320 metredir. Demirköy’ün hangi tarihte kurulduğu kesin olarak bilinmemekle, MÖ 4200-4000 yılları arasında Trak kabileleri tarafından yerleşim alanı olarak seçildiği sanılmaktadır. 1369 Yılından önce Bizans hâkimiyetinde olan yöre, bu tarihte Sultan Murat Hüdavendigar tarafından Osmanlı toprakları arasına katılmıştır.q Demirköy, 1891 Yılına Kadar Edirne Vilayeti, Kırklareli, Midye Kazasına bağlı Samakocak isimli nahiye merkezi iken, 1891 yılında Edirne Vilayeti, Kırklareli’ne bağlı Kaza statüsünü kazanmış ve 1924 yılında Kırklareli İline bağlı İlçe merkezi haline getirilmiştir. 27 Temmuz 1920’de Yunan işgaline uğrayan ilçe 11 Kasım 1922’ de işgalden kurtarılmıştır.T.C. Demirköy Kaymakamlığı

Longoz Ormanları:3155 hektarlık Milli park alanı, Demirköy'e 25 km uzaklıktadır ve İğneada beldesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Yıldız (Istranca) Dağlarından Karadeniz sahillerine doğru akan derelerin taşıdığı alüvyonların birikmesi ve mevsimsel olarak sular altında kalması sonucunda milli parktaki longoz ormanları oluşmuştur.Ulusal ve Avrupa ölçeğinde korunabilmiş en önemli subasar ormanının yer aldığı İğneada bölgesi içerdiği farklı ekosistemleriyle yöredeki bir çok hayvan türü için kaliteli ve farklı yaşam alanları oluşturmaktadır.Zengin biyolojik çeşitliliği, birbiriyle doğrudan ilişkili ve farklı yaşam alanları ile İğneada Longozları, ülkemizin de içinde bulunduğu ılıman kuşakta eşsiz bir konuma sahiptir. Bölge; tatlı ve tuzlu su gölleri, kıyı kumulları, tatlı ve hafif tuzlu bataklıkları, subasar ormanları, yaprak döken meşe, kayın, gürgen,dişbudak, kızılağaç gibi karışık ağaç türlerinden oluşan orman tiplerinin hepsini barındırmaktadır.Kaynak:T.C. Demirköy Kaymakamlığı

İğneada:Kırklareli ili Demirköy İlçesine bağlı bir sahil beldesidir. İstanbul'a 250 km, Kırklareli'ne 97 km ve Edirne'ye 165 km uzaklıkta olan İğne ada'nın nüfusu 2000 yılı verilerine göre 2215'dir. Denizi, gölleri, subasar ormanları, tarihi ve kültürüyle bir cazibe merkezi olan İğne ada, coğrafi yalıtılmışlığı sayesinde bugüne kadar çok fazla bozulmadan korunabilmiş önemli bir doğal alana ev sahipliği yapmaktadır. Bir ekosistemler zinciri olan İğne ada'da, subasar ormanlar ve yaprağını döken orman ekosistemleri, tatlı ve tuzlu su gölleri, kıyı kumulları, tatlı ve hafif tuzlu bataklıklar bir arada bulunmaktadır. Türkiye'de subasar özelliğe sahip alüvyal karakterdeki birkaç ormanlık alandan biri olan İğne ada Longoz Ormanları, Avrupa'da da nadir bulunan bir ekosistemdir.Kaynak:T.C. Demirköy Kaymakamlığı

Abone olursanız gezilerimden haberdar olursunuz,olmaz iseniz sağlık olsun.

Not:1-Gidilen yerleri,rotaları detaylı bilgileri www.safakomac.com (Şafak Yollarda) blog sayfamda bulabilirsiniz. 
2-Aşağıdaki linglerde aradığınız her şeyi bulabilirsiniz.

https://www.safakomac.com/
https://www.instagram.com/safakyollarda/
https://www.facebook.com/safakyollarda/
https://www.safakomac.com/rota/trakya-turu-2026-3-gun-sarpdere-demirkoy-igneada/?doing_wp_cron=1777299426.6900439262390136718750
https://www.polarsteps.com/SafakYollarda/25129425-trakya-turu-2026?mode=track

#kırklareli #ıstrancadağları #yıldızdağları #sarpdere #balaban #demirköy #iğneada #iğneadalongozormanları #longozormanları #mertgölü

Cennet vatanımın güzel toprakları her zaman gezilmeye, görülmeye değer niteliktedir.Ben de cennet vatanım her köşesini gezmeye and ettim,bu bağlamda her yere gidiyorum.Geçen yıl bir bölümünü yaptığım Trakya Turumun ikinci bölümünü bu yıl devam ettirdim.

Hayat Istranca dağlarında tüm güzelliğiyle devam ediyor.Ülkemin her köşesi ayrı güzellikte olduğu gibi buraları da çok güzel.İki gün önce Trakya ovasında başlayan yolculuğum, önce Istranca dağlarının eteklerinde sonrada Istranca Dağlarının derinliklerinde devam ediyor.Geceyi Sarpdere köyü okul bahçesinde geçirdim. Bugün Istranca dağlarındaki yolculuğum devam edecek Sarpdere,Demirköy rotasını izleyerek İğneada'ya geçeceğim ve longoz ormanları ile tanışacağım.Bunların hepsini burada görmeniz mümkün.

Gün içinde neler yaşadım sizlerde merak ediyorsanız seyretmenizi tavsiye ederim.

Yıldız Dağları (Istranca Dağları):Yıldız Dağları veya Istranca Dağları, Trakya'nın Karadeniz kıyılarına paralel olarak, Bulgaristan'dan İstanbul iline kadar yaklaşık 150 km uzunluğunda bir dağ zincirinden oluşmaktadır. Bu zincirin en yüksek noktası Kırklareli ilinde bulunan yaklaşık 1.031 metrelik Mahya Dağı zirvesidir. Bulgaristan'da "Strandja" adı kullanılır. Türkiye'deki kısmı 197 000 hektarlık bir alan kaplar.Kaynak:T.C. Demirköy Kaymakamlığı

Demirköy:Kırklareli ilinin bir ilçesidir. Bulgarca "Малък Самоков" olarak bilinir. 1914 yılında ilçe olmuştur. 15 köyü 1 bucağı vardır. Yıldız Dağlarının 400 metre yüksekliğinde ormanlar içinde kuruludur. İlçenin yüzölçümü 893 km²dir. Demirköy ilçe merkezinin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 320 metredir. Demirköy’ün hangi tarihte kurulduğu kesin olarak bilinmemekle, MÖ 4200-4000 yılları arasında Trak kabileleri tarafından yerleşim alanı olarak seçildiği sanılmaktadır. 1369 Yılından önce Bizans hâkimiyetinde olan yöre, bu tarihte Sultan Murat Hüdavendigar tarafından Osmanlı toprakları arasına katılmıştır.q Demirköy, 1891 Yılına Kadar Edirne Vilayeti, Kırklareli, Midye Kazasına bağlı Samakocak isimli nahiye merkezi iken, 1891 yılında Edirne Vilayeti, Kırklareli’ne bağlı Kaza statüsünü kazanmış ve 1924 yılında Kırklareli İline bağlı İlçe merkezi haline getirilmiştir. 27 Temmuz 1920’de Yunan işgaline uğrayan ilçe 11 Kasım 1922’ de işgalden kurtarılmıştır.T.C. Demirköy Kaymakamlığı

Longoz Ormanları:3155 hektarlık Milli park alanı, Demirköy'e 25 km uzaklıktadır ve İğneada beldesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Yıldız (Istranca) Dağlarından Karadeniz sahillerine doğru akan derelerin taşıdığı alüvyonların birikmesi ve mevsimsel olarak sular altında kalması sonucunda milli parktaki longoz ormanları oluşmuştur.Ulusal ve Avrupa ölçeğinde korunabilmiş en önemli subasar ormanının yer aldığı İğneada bölgesi içerdiği farklı ekosistemleriyle yöredeki bir çok hayvan türü için kaliteli ve farklı yaşam alanları oluşturmaktadır.Zengin biyolojik çeşitliliği, birbiriyle doğrudan ilişkili ve farklı yaşam alanları ile İğneada Longozları, ülkemizin de içinde bulunduğu ılıman kuşakta eşsiz bir konuma sahiptir. Bölge; tatlı ve tuzlu su gölleri, kıyı kumulları, tatlı ve hafif tuzlu bataklıkları, subasar ormanları, yaprak döken meşe, kayın, gürgen,dişbudak, kızılağaç gibi karışık ağaç türlerinden oluşan orman tiplerinin hepsini barındırmaktadır.Kaynak:T.C. Demirköy Kaymakamlığı

İğneada:Kırklareli ili Demirköy İlçesine bağlı bir sahil beldesidir. İstanbul'a 250 km, Kırklareli'ne 97 km ve Edirne'ye 165 km uzaklıkta olan İğne ada'nın nüfusu 2000 yılı verilerine göre 2215'dir. Denizi, gölleri, subasar ormanları, tarihi ve kültürüyle bir cazibe merkezi olan İğne ada, coğrafi yalıtılmışlığı sayesinde bugüne kadar çok fazla bozulmadan korunabilmiş önemli bir doğal alana ev sahipliği yapmaktadır. Bir ekosistemler zinciri olan İğne ada'da, subasar ormanlar ve yaprağını döken orman ekosistemleri, tatlı ve tuzlu su gölleri, kıyı kumulları, tatlı ve hafif tuzlu bataklıklar bir arada bulunmaktadır. Türkiye'de subasar özelliğe sahip alüvyal karakterdeki birkaç ormanlık alandan biri olan İğne ada Longoz Ormanları, Avrupa'da da nadir bulunan bir ekosistemdir.Kaynak:T.C. Demirköy Kaymakamlığı

Abone olursanız gezilerimden haberdar olursunuz,olmaz iseniz sağlık olsun.

Not:1-Gidilen yerleri,rotaları detaylı bilgileri www.safakomac.com (Şafak Yollarda) blog sayfamda bulabilirsiniz.
2-Aşağıdaki linglerde aradığınız her şeyi bulabilirsiniz.

https://www.safakomac.com/
https://www.instagram.com/safakyollarda/
https://www.facebook.com/safakyollarda/
https://www.safakomac.com/rota/trakya-turu-2026-3-gun-sarpdere-demirkoy-igneada/?doing_wp_cron=1777299426.6900439262390136718750
https://www.polarsteps.com/SafakYollarda/25129425-trakya-turu-2026?mode=track

11 0

YouTube Video VVVKX1lEbndrWmR0bl9CbS1lUWRLdUVRLmh3c0RkY3ZwMDB3

TRAKYA TURU 2026 # 3 (Sarpdere-Demirköy-İğneada)

Şafak Yollarda 53 views 14 hours ago

#kırklareli #trakyaturu2026 #trakyaturu #üsküp #karapınarşelalesi #sarpdere #çukurpınar #armutveren 

Cennet vatanımın güzel toprakları her zaman gezilmeye, görülmeye değer niteliktedir.Ben de cennet vatanım her köşesini gezmeye and ettim,bu bağlamda her yere gidiyorum.Geçen yıl bir bölümünü yaptığım Trakya Turumun ikinci bölümünü bu yıl devam ettirdim.

Bugün Nisan ayının 16'sı ve gün çok güzel.Kırklareli'de kaldığım otelden saat08:30'da ayrıldım.Bir süre Vize yolunda yol aldıktan sonra Üsküp yoluna saptım.Üsküp'e kadar normal seyrinde yol alırken Üsküp sonrası tırmanışım başladı.Istranca Dağlarında yol alıyorum bu tırmanma fasılları normaldir sanırım.Bu indili çıktılı rota sonunda Karapınar Şelalesine ulaştım.Sonrasında da Armutveren üzeri Sarpdere'ye ulaşıp Sarpdere okul bahçesinde çadır kurdum.

Gün içinde neler yaşadım sizlerde merak ediyorsanız seyretmenizi tavsiye ederim.

Karapınar Şelalesi: Çukurpınar ile Armutveren arasında yer alır. Kat kat oluşmuş olan ufak ufak havuzlardan suların belli bir yükseklikten düşmesi şelale görüntüsü vermektedir ve aslında çok büyük bir şelale değildir ama su her zaman insana hayat verir.Etrafta piknik alanları da mevcuttur ve bol miktarda çeşmeye de ev sahipliği yapar.

Yıldız Dağları (Istranca Dağları):Yıldız Dağları veya Istranca Dağları, Trakya'nın Karadeniz kıyılarına paralel olarak, Bulgaristan'dan İstanbul iline kadar yaklaşık 150 km uzunluğunda bir dağ zincirinden oluşmaktadır. Bu zincirin en yüksek noktası Kırklareli ilinde bulunan yaklaşık 1.031 metrelik Mahya Dağı zirvesidir. Bulgaristan'da "Strandja" adı kullanılır. Türkiye'deki kısmı 197 000 hektarlık bir alan kaplar.Eskiden kayın ormanı olanlar kesilip yerine kızılçam dikilmiştir. Kırklareli'nin kuzeybatı güneydoğu yönündeki Yıldız Dağları'nın asıl ana noktalarını jeolojik yönden granit ve gnayslar oluşturur. Bunun üzerinde de kristalen yüzeyler yer alır. Orta yükseklikte bir dağ sırası olan Yıldız Dağları'nın en yüksek bölümü Kırklareli ile Demirköy arasındadır. Bu bölümdeki büyük ve küçük Mahya Dağları 1.031 metreye ulaşır. Kırklareli Demirköy hattının kuzeybatısına doğru da yükselti azalır. Yıldız Dağları kuzeyden Karadeniz'e dökülen, güneyde de Ergene'ye ulaşan akarsularla parçalanmıştır. İlin dağlık kesimini meydana getiren Kırklareli-Demirköy dışında kalan alanlar, Ergene Havzası’na doğru alçak platolara dönüşür. Bu platolar yer yer parçalanmış ve yarılmıştır.İl topraklarının kuzeyinde yer alan platolar, Yıldız Dağları ile Karadeniz kıyı kuşağı arasında çeşitli yüksekliklerden meydana gelmiştir. Bu kesimde Limanköy Platosu ve Demirköy Platosu bulunmaktadır. Bunlardan Limanköy Platosu Karadeniz’e eğimli alanların kuzeydeki bölümüdür. Düz olan bu plato denize yaklaştıkça dik kayalıklara dönüşür. Bu plato kuzeyde Bulgaristan-Türkiye sınırını oluşturan Rezve Deresi ile ikiye bölünür.Demirköy Platosu ise İğneada Havzası'nın batı ucunda yer alır. Granit bir yapı gösteren bu alan da Karadeniz’e açık olduğu gibi derelerle parçalanmıştır.Güney platolar Ergene Havzası ile Yıldız Dağlarının yüksek kesimleri arasındaki yöreyi kaplar. Ergene Irmağı’nın kolları ile parçalanmış olan bu kesimde çok sayıda düzlükler bulunmaktadır. Aynı zamanda da derin vadilerle yarılmıştır.

Abone olursanız gezilerimden haberdar olursunuz,olmaz iseniz sağlık olsun.

Not:1-Gidilen yerleri,rotaları detaylı bilgileri www.safakomac.com (Şafak Yollarda) blog sayfamda bulabilirsiniz. 
2-Aşağıdaki linglerde aradığınız her şeyi bulabilirsiniz.

https://www.safakomac.com/
https://www.instagram.com/safakyollarda/
https://www.facebook.com/safakyollarda/
https://www.safakomac.com/rota/trakya-turu-2026-2-gun-kirklareli-uskup-sarpdere/
https://www.polarsteps.com/SafakYollarda/25129425-trakya-turu-2026?mode=track

#kırklareli #trakyaturu2026 #trakyaturu #üsküp #karapınarşelalesi #sarpdere #çukurpınar #armutveren

Cennet vatanımın güzel toprakları her zaman gezilmeye, görülmeye değer niteliktedir.Ben de cennet vatanım her köşesini gezmeye and ettim,bu bağlamda her yere gidiyorum.Geçen yıl bir bölümünü yaptığım Trakya Turumun ikinci bölümünü bu yıl devam ettirdim.

Bugün Nisan ayının 16'sı ve gün çok güzel.Kırklareli'de kaldığım otelden saat08:30'da ayrıldım.Bir süre Vize yolunda yol aldıktan sonra Üsküp yoluna saptım.Üsküp'e kadar normal seyrinde yol alırken Üsküp sonrası tırmanışım başladı.Istranca Dağlarında yol alıyorum bu tırmanma fasılları normaldir sanırım.Bu indili çıktılı rota sonunda Karapınar Şelalesine ulaştım.Sonrasında da Armutveren üzeri Sarpdere'ye ulaşıp Sarpdere okul bahçesinde çadır kurdum.

Gün içinde neler yaşadım sizlerde merak ediyorsanız seyretmenizi tavsiye ederim.

Karapınar Şelalesi: Çukurpınar ile Armutveren arasında yer alır. Kat kat oluşmuş olan ufak ufak havuzlardan suların belli bir yükseklikten düşmesi şelale görüntüsü vermektedir ve aslında çok büyük bir şelale değildir ama su her zaman insana hayat verir.Etrafta piknik alanları da mevcuttur ve bol miktarda çeşmeye de ev sahipliği yapar.

Yıldız Dağları (Istranca Dağları):Yıldız Dağları veya Istranca Dağları, Trakya'nın Karadeniz kıyılarına paralel olarak, Bulgaristan'dan İstanbul iline kadar yaklaşık 150 km uzunluğunda bir dağ zincirinden oluşmaktadır. Bu zincirin en yüksek noktası Kırklareli ilinde bulunan yaklaşık 1.031 metrelik Mahya Dağı zirvesidir. Bulgaristan'da "Strandja" adı kullanılır. Türkiye'deki kısmı 197 000 hektarlık bir alan kaplar.Eskiden kayın ormanı olanlar kesilip yerine kızılçam dikilmiştir. Kırklareli'nin kuzeybatı güneydoğu yönündeki Yıldız Dağları'nın asıl ana noktalarını jeolojik yönden granit ve gnayslar oluşturur. Bunun üzerinde de kristalen yüzeyler yer alır. Orta yükseklikte bir dağ sırası olan Yıldız Dağları'nın en yüksek bölümü Kırklareli ile Demirköy arasındadır. Bu bölümdeki büyük ve küçük Mahya Dağları 1.031 metreye ulaşır. Kırklareli Demirköy hattının kuzeybatısına doğru da yükselti azalır. Yıldız Dağları kuzeyden Karadeniz'e dökülen, güneyde de Ergene'ye ulaşan akarsularla parçalanmıştır. İlin dağlık kesimini meydana getiren Kırklareli-Demirköy dışında kalan alanlar, Ergene Havzası’na doğru alçak platolara dönüşür. Bu platolar yer yer parçalanmış ve yarılmıştır.İl topraklarının kuzeyinde yer alan platolar, Yıldız Dağları ile Karadeniz kıyı kuşağı arasında çeşitli yüksekliklerden meydana gelmiştir. Bu kesimde Limanköy Platosu ve Demirköy Platosu bulunmaktadır. Bunlardan Limanköy Platosu Karadeniz’e eğimli alanların kuzeydeki bölümüdür. Düz olan bu plato denize yaklaştıkça dik kayalıklara dönüşür. Bu plato kuzeyde Bulgaristan-Türkiye sınırını oluşturan Rezve Deresi ile ikiye bölünür.Demirköy Platosu ise İğneada Havzası'nın batı ucunda yer alır. Granit bir yapı gösteren bu alan da Karadeniz’e açık olduğu gibi derelerle parçalanmıştır.Güney platolar Ergene Havzası ile Yıldız Dağlarının yüksek kesimleri arasındaki yöreyi kaplar. Ergene Irmağı’nın kolları ile parçalanmış olan bu kesimde çok sayıda düzlükler bulunmaktadır. Aynı zamanda da derin vadilerle yarılmıştır.

Abone olursanız gezilerimden haberdar olursunuz,olmaz iseniz sağlık olsun.

Not:1-Gidilen yerleri,rotaları detaylı bilgileri www.safakomac.com (Şafak Yollarda) blog sayfamda bulabilirsiniz.
2-Aşağıdaki linglerde aradığınız her şeyi bulabilirsiniz.

https://www.safakomac.com/
https://www.instagram.com/safakyollarda/
https://www.facebook.com/safakyollarda/
https://www.safakomac.com/rota/trakya-turu-2026-2-gun-kirklareli-uskup-sarpdere/
https://www.polarsteps.com/SafakYollarda/25129425-trakya-turu-2026?mode=track

17 1

YouTube Video VVVKX1lEbndrWmR0bl9CbS1lUWRLdUVRLllrbDkxNkVWQXJn

TRAKYA TURU 2026 #2 (Kırklareli-Üsküp-Karapınar Şelalesi-Sarpdere)

Şafak Yollarda 160 views Nisan 30, 2026 12:00

#kırklareli #lüleburgaz #trakya #trakyaturu2026 #rüyaköyler

Cennet vatanımın güzel toprakları her zaman gezilmeye, görülmeye değer niteliktedir.Ben de cennet vatanım her köşesini gezmeye and ettim,bu bağlamda her yere gidiyorum.Geçen yıl bir bölümünü yaptığım Trakya Turumun ikinci bölümünü bu yıl devam ettirdim.

Aylardan yine Nisan ve ben bereketli Trakya topraklarındayım.İzmir'den otobüsle turumun başlangıç noktası Lüleburgaz'a geldim.Bugün rotam köyler arasından geçip Kırklareli'ye ulaşmak olduğundan güne öyle başladım.

Ayvalı,Tatarköy,Hamitabat,Çeşmekolu,Erikleryurdu,Değirmencik köylerini bir bir geçerek Kavaklı'da ana yola  kavuştum.Kırklareli'n de ATATÜRK EVi gezim günün final bölümüydü.Güzel bir rota da yol almanın tüm zevkini yaşadım.

Gün içinde neler yaşadım sizlerde merak ediyorsanız seyretmenizi tavsiye ederim.

Lüleburgaz:Lüleburgaz, Kırklareli ilinin güneyinde yer almakta olup, doğusunda Tekirdağ ilinin Saray ve Ergene ilçeleri, batısında Kırklareli ilinin Babaeski ilçesi, kuzeyinde Kırklareli ilinin Pınarhisar ilçesi ve güneyinde ise Tekirdağ ilinin Hayrabolu ve Muratlı ilçeleriyle çevrilmiştir. Kırklareli ilinin en büyük yerleşim yeri olan ilçenin toplam alanı 1372 hektar olup, ilçe merkezinin denizden yüksekliği 30 metredir. İklim genel olarak yazları sıcak ve kurak, kışları ise yağışlı ve soğuktur.

Kırklareli: Kırklareli'nin eski ismi Kırk Kilise, Yunanca'da Saranta Eklesies, Bulgarca'da Lozengrad idi. Türkiye’nin Avrupa Kıtası’ndaki beş ilinden biridir. Marmara Bölgesi'nde Istranca (Yıldız) Dağları ve Ergene Ovası bölümleri üzerinde yer alan hudut şehrinin kuzeyinde Rezve deresinin ayırdığı Bulgaristan, batısında Edirne, doğusunda Karadeniz ve İstanbul, güneyinde Tekirdağ ile komşudur.Kırklareli il merkezi 6.459 km2 olup rakımı 203 m'dir. İlçeler dâhil toplam yüz ölçümü 6.459 km2’dir. İlimizin Bulgaristan’a 180 kilometre kara sınırı, Karadeniz’e 60 kilometre deniz kıyısı bulunmaktadır. Merkez, Kofçaz ve Demirköy ilçelerinin kuzey kesimleri Bulgar sınırında, Demirköy ve Vize ilçelerinin doğu kısımları Karadeniz kıyısındadır.Kuzeyi dağlık ve ormanlık, doğusu ormanlık, geri kalanı ise ovadır. Genel olarak kışları sert ve yağışlı, yazları sıcak ve kurak geçer.Kaynak:T.C. Kırklareli Valiliği

Atatürk Evi: Kırklareli Belediyesi öncülüğünde Kırklarelili hayırsever vatandaşların desteği ile bir buçuk yılda yapımı tamamlanan Kırklareli Atatürk Evi 17 Ocak 2018 tarihinde ziyarete açıldı. Yayla mahallesinde yer alan ve mimarı olarak Selanik'teki Ulu Önder’in evinin birebir aynısı olan Kırklareli Atatürk Evi düzenlenmesinde en ince ayrıntısına kadar önem verilmiş olup, Kırklareli’nin tarihsel değerini arttırıp Kent Kültürü ve toplumsal değerler bakımından önemli bir merkez olup Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e olan sevgimizi, vefamızı ve bağlılığımızı simgeleyecektir. 

Abone olursanız gezilerimden haberdar olursunuz,olmaz iseniz sağlık olsun.

Not:1-Gidilen yerleri,rotaları detaylı bilgileri www.safakomac.com (Şafak Yollarda) blog sayfamda bulabilirsiniz. 
2-Aşağıdaki linglerde aradığınız her şeyi bulabilirsiniz.

https://www.safakomac.com/
https://www.instagram.com/safakyollarda/
https://www.facebook.com/safakyollarda/
https://www.safakomac.com/rota/trakya-turu-2026-1-gun-luleburgaz-kirklareli/
https://www.polarsteps.com/SafakYollarda/25129425-trakya-turu-2026?mode=track

#kırklareli #lüleburgaz #trakya #trakyaturu2026 #rüyaköyler

Cennet vatanımın güzel toprakları her zaman gezilmeye, görülmeye değer niteliktedir.Ben de cennet vatanım her köşesini gezmeye and ettim,bu bağlamda her yere gidiyorum.Geçen yıl bir bölümünü yaptığım Trakya Turumun ikinci bölümünü bu yıl devam ettirdim.

Aylardan yine Nisan ve ben bereketli Trakya topraklarındayım.İzmir'den otobüsle turumun başlangıç noktası Lüleburgaz'a geldim.Bugün rotam köyler arasından geçip Kırklareli'ye ulaşmak olduğundan güne öyle başladım.

Ayvalı,Tatarköy,Hamitabat,Çeşmekolu,Erikleryurdu,Değirmencik köylerini bir bir geçerek Kavaklı'da ana yola kavuştum.Kırklareli'n de ATATÜRK EVi gezim günün final bölümüydü.Güzel bir rota da yol almanın tüm zevkini yaşadım.

Gün içinde neler yaşadım sizlerde merak ediyorsanız seyretmenizi tavsiye ederim.

Lüleburgaz:Lüleburgaz, Kırklareli ilinin güneyinde yer almakta olup, doğusunda Tekirdağ ilinin Saray ve Ergene ilçeleri, batısında Kırklareli ilinin Babaeski ilçesi, kuzeyinde Kırklareli ilinin Pınarhisar ilçesi ve güneyinde ise Tekirdağ ilinin Hayrabolu ve Muratlı ilçeleriyle çevrilmiştir. Kırklareli ilinin en büyük yerleşim yeri olan ilçenin toplam alanı 1372 hektar olup, ilçe merkezinin denizden yüksekliği 30 metredir. İklim genel olarak yazları sıcak ve kurak, kışları ise yağışlı ve soğuktur.

Kırklareli: Kırklareli'nin eski ismi Kırk Kilise, Yunanca'da Saranta Eklesies, Bulgarca'da Lozengrad idi. Türkiye’nin Avrupa Kıtası’ndaki beş ilinden biridir. Marmara Bölgesi'nde Istranca (Yıldız) Dağları ve Ergene Ovası bölümleri üzerinde yer alan hudut şehrinin kuzeyinde Rezve deresinin ayırdığı Bulgaristan, batısında Edirne, doğusunda Karadeniz ve İstanbul, güneyinde Tekirdağ ile komşudur.Kırklareli il merkezi 6.459 km2 olup rakımı 203 m'dir. İlçeler dâhil toplam yüz ölçümü 6.459 km2’dir. İlimizin Bulgaristan’a 180 kilometre kara sınırı, Karadeniz’e 60 kilometre deniz kıyısı bulunmaktadır. Merkez, Kofçaz ve Demirköy ilçelerinin kuzey kesimleri Bulgar sınırında, Demirköy ve Vize ilçelerinin doğu kısımları Karadeniz kıyısındadır.Kuzeyi dağlık ve ormanlık, doğusu ormanlık, geri kalanı ise ovadır. Genel olarak kışları sert ve yağışlı, yazları sıcak ve kurak geçer.Kaynak:T.C. Kırklareli Valiliği

Atatürk Evi: Kırklareli Belediyesi öncülüğünde Kırklarelili hayırsever vatandaşların desteği ile bir buçuk yılda yapımı tamamlanan Kırklareli Atatürk Evi 17 Ocak 2018 tarihinde ziyarete açıldı. Yayla mahallesinde yer alan ve mimarı olarak Selanik'teki Ulu Önder’in evinin birebir aynısı olan Kırklareli Atatürk Evi düzenlenmesinde en ince ayrıntısına kadar önem verilmiş olup, Kırklareli’nin tarihsel değerini arttırıp Kent Kültürü ve toplumsal değerler bakımından önemli bir merkez olup Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e olan sevgimizi, vefamızı ve bağlılığımızı simgeleyecektir.

Abone olursanız gezilerimden haberdar olursunuz,olmaz iseniz sağlık olsun.

Not:1-Gidilen yerleri,rotaları detaylı bilgileri www.safakomac.com (Şafak Yollarda) blog sayfamda bulabilirsiniz.
2-Aşağıdaki linglerde aradığınız her şeyi bulabilirsiniz.

https://www.safakomac.com/
https://www.instagram.com/safakyollarda/
https://www.facebook.com/safakyollarda/
https://www.safakomac.com/rota/trakya-turu-2026-1-gun-luleburgaz-kirklareli/
https://www.polarsteps.com/SafakYollarda/25129425-trakya-turu-2026?mode=track

28 1

YouTube Video VVVKX1lEbndrWmR0bl9CbS1lUWRLdUVRLkxLMEtZM3FlZ2xv

TRAKYA TURU 2026 #1 (Lüleburgaz-Hamitabat-Kırklareli)

Şafak Yollarda 232 views Nisan 27, 2026 12:00

Bereketli ve yağışlı geçen iki ayın sonunda cemreler düşmeye başlayınca hava tur için ideal hal aldı.Ben de fırsatı değerlendirmek hemde hamlığımı gidermek için yola çıkmaya karar verdim.Bölgemde bana en yakın hamlığımı atacak,kendimi test edecek yer olarak Karaburun Yarımadası coğrafyası ideal.Ben de formatımı bozmadan ve artık geleneksel hale gelen Karaburun 2026 Turuna mart ayının ilk günü başladım.

Geceyi Baklıklıova sahilde geçirdim, Sakin bir sabaha uyanıp Balıklıova-Gülbahçe arasını sakin sakin aldım.İskenderin Köprüsü günümü renklendirdi.Urla-Zeytinalanı -Güzelbahçe derken Narlıdere'ye kadar yol aldım.Narlıdere'den metroya binerek günü sonlandırdım.

Çarpan Derbenti-İskenderin Köprüsü ( Roma Köprüsü ) :Yedi yüzyıl önce bu coğrafyaya gelen Türkler, kıyılara yerleşmek yerine denizden içeride şehirler kurarlar ve yeni bir isimle Urla diye adlandırırlar ana kentlerini. Urla çevresinde tıpkı Klazomenlilerin yaptığı gibi, kısa zaman içerisinde birçok köyler kurarlar. İşte bu köylerden birisi de, XV. yüzyıl içerisinde ortaya çıkan ve Malgaca Ovasında kurulan, Malkoç Köyü dür. Bu tarihten sonradır ki, bölge Malgaca Ovası adını almış ve bu isimle günümüzde de anılır olmuştur.XV. ve XVI. yüzyıllar boyunca Anadolu’nun batıya açılan kapısı olan Çeşme Limanı sayesinde, önemli bir noktada yer alan Malkoç Köyü; bu önemini, deniz içerisinde dalgalara karşı direnmeye çalışan iki kervan köprüsü de göstermektedir. 1519 tarihli Piri Reis haritasında Çarpan Derbendi adıyla işaretlenen bu köprüler, Çeşme-Urla canlı ticaret yolunu koruyan bir derbent teşkilatının da varlığına işaret eder. Aynı haritada İçmeler sahili yakınına işaretlenen Samut Baba Tekkesi ise, XV. yüzyılda inşa edilmiş Derbent de görevli askerlerin konuşlandığı bir yerleşime dönüşmüştür.Zaman içinde Malgaca da sıcak kükürtlü suyun varlığı ortaya çıkar. Buraya herkesin faydalanacağı bir tesis yapılır. Bu aslında aynı zamanda şimdiye kadar bilinen bölgedeki ilk turizm faaliyetidir. Tesis; Ilıca etrafında bulunan kamping ve kiralık odalardan oluşur. İçmeler, zaman içerisinde o kadar tanınır ki, Malgaca yerine, bölge günümüzde olduğu gibi İçmeler adıyla anılır.Kaynak:www.erolsasmaz.com

Gün içinde neler yaşadım merak ediyorsanız seyretmenizi tavsiye ederim.

Abone olursanız gezilerimden haberdar olursunuz,olmaz iseniz sağlık olsun.

Not:1-Gidilen yerleri,rotaları detaylı bilgileri www.safakomac.com (Şafak Yollarda) blog sayfamda bulabilirsiniz. 

2-Aşağıdaki linglerde aradığınız her şeyi bulabilirsiniz.
https://www.safakomac.com/
https://www.instagram.com/safakyollarda/
https://www.facebook.com/safakyollarda/
https://www.safakomac.com/rota/karaburun-2026-5-gun-balikliova-gulbahce-izmir/
https://www.polarsteps.com/SafakYollarda/24381118-karaburun-2026?mode=track

Bereketli ve yağışlı geçen iki ayın sonunda cemreler düşmeye başlayınca hava tur için ideal hal aldı.Ben de fırsatı değerlendirmek hemde hamlığımı gidermek için yola çıkmaya karar verdim.Bölgemde bana en yakın hamlığımı atacak,kendimi test edecek yer olarak Karaburun Yarımadası coğrafyası ideal.Ben de formatımı bozmadan ve artık geleneksel hale gelen Karaburun 2026 Turuna mart ayının ilk günü başladım.

Geceyi Baklıklıova sahilde geçirdim, Sakin bir sabaha uyanıp Balıklıova-Gülbahçe arasını sakin sakin aldım.İskenderin Köprüsü günümü renklendirdi.Urla-Zeytinalanı -Güzelbahçe derken Narlıdere'ye kadar yol aldım.Narlıdere'den metroya binerek günü sonlandırdım.

Çarpan Derbenti-İskenderin Köprüsü ( Roma Köprüsü ) :Yedi yüzyıl önce bu coğrafyaya gelen Türkler, kıyılara yerleşmek yerine denizden içeride şehirler kurarlar ve yeni bir isimle Urla diye adlandırırlar ana kentlerini. Urla çevresinde tıpkı Klazomenlilerin yaptığı gibi, kısa zaman içerisinde birçok köyler kurarlar. İşte bu köylerden birisi de, XV. yüzyıl içerisinde ortaya çıkan ve Malgaca Ovasında kurulan, Malkoç Köyü dür. Bu tarihten sonradır ki, bölge Malgaca Ovası adını almış ve bu isimle günümüzde de anılır olmuştur.XV. ve XVI. yüzyıllar boyunca Anadolu’nun batıya açılan kapısı olan Çeşme Limanı sayesinde, önemli bir noktada yer alan Malkoç Köyü; bu önemini, deniz içerisinde dalgalara karşı direnmeye çalışan iki kervan köprüsü de göstermektedir. 1519 tarihli Piri Reis haritasında Çarpan Derbendi adıyla işaretlenen bu köprüler, Çeşme-Urla canlı ticaret yolunu koruyan bir derbent teşkilatının da varlığına işaret eder. Aynı haritada İçmeler sahili yakınına işaretlenen Samut Baba Tekkesi ise, XV. yüzyılda inşa edilmiş Derbent de görevli askerlerin konuşlandığı bir yerleşime dönüşmüştür.Zaman içinde Malgaca da sıcak kükürtlü suyun varlığı ortaya çıkar. Buraya herkesin faydalanacağı bir tesis yapılır. Bu aslında aynı zamanda şimdiye kadar bilinen bölgedeki ilk turizm faaliyetidir. Tesis; Ilıca etrafında bulunan kamping ve kiralık odalardan oluşur. İçmeler, zaman içerisinde o kadar tanınır ki, Malgaca yerine, bölge günümüzde olduğu gibi İçmeler adıyla anılır.Kaynak:www.erolsasmaz.com

Gün içinde neler yaşadım merak ediyorsanız seyretmenizi tavsiye ederim.

Abone olursanız gezilerimden haberdar olursunuz,olmaz iseniz sağlık olsun.

Not:1-Gidilen yerleri,rotaları detaylı bilgileri www.safakomac.com (Şafak Yollarda) blog sayfamda bulabilirsiniz.

2-Aşağıdaki linglerde aradığınız her şeyi bulabilirsiniz.
https://www.safakomac.com/
https://www.instagram.com/safakyollarda/
https://www.facebook.com/safakyollarda/
https://www.safakomac.com/rota/karaburun-2026-5-gun-balikliova-gulbahce-izmir/
https://www.polarsteps.com/SafakYollarda/24381118-karaburun-2026?mode=track

46 3

YouTube Video VVVKX1lEbndrWmR0bl9CbS1lUWRLdUVRLk9LVmROQVBFWE9Z

KARABURUN 2026 (Balıklıova-Gülbahçe-İzmir)

Şafak Yollarda 603 views Mart 23, 2026 12:00

Bereketli ve yağışlı geçen iki ayın sonunda cemreler düşmeye başlayınca hava tur için ideal hal aldı.Ben de fırsatı değerlendirmek hemde hamlığımı gidermek için yola çıkmaya karar verdim.Bölgemde bana en yakın hamlığımı atacak,kendimi test edecek yer olarak Karaburun Yarımadası coğrafyası ideal.Ben de formatımı bozmadan ve artık geleneksel hale gelen Karaburun 2026 Turuna mart ayının ilk günü başladım.

Geceyi Küçükbahçe'de geçirdim,Gece boyunca fırtına vardı,sabaha karşı etkisini azalttı.Sabahın ilk saatlerinde hareketimle birlikte Sarpıncık rampasını tırmanmaya başladım,tırmandıkça şiddetli rüzgar yerini şiddetli fırtınaya bıraktı.Fırtınaya karşı Salman,Parlak köylerini geçtim terk edilmişlerin diyarı Sazak köyünü uzaktan (2 km ) seyrettim.Yine şiddetli fırtına eşliğinde Sarpıncak'a vardım.Fırtınanın en etkili halini Sarpıncak-Hasseki-Küçükliman hattında hissettim.Bu iniş anında defalarca savruldum ama pes etmeden ve kazasız belasız Yeniliman' vardım.
Yeniliman-Karaburun yolunda otoban vari bir yolda rüzgarı sol önden yiyerek yol aldıktan sonra Karaburun-Mordoğan hattında zorlanmadan yol aldım.Mordoğan mı?, Balıklıova mı kamp yerim olsun derken 19:30 gibi Balıklıova'ya varıp kamp faaliyetine giriştim.

Salman:İlçe merkezine 24 kilometre uzaklıkta, denizden 150 metre yükseklikte 119 nüfuslu tarihi bir köydür.Köy halkı geçimini tarım ve hayvancılıktan sağlamaktadır.Keçi yetiştiriciliği gelişmiştir.Kaynak:Karaburun Belediyesi

Parlak Köyü: Boynak köyü olarak da bilinir,rakımı 230’dur. Köyün binaları geneldetaş evlerdir. Köy, 5 kilometre ötede sahil kesimindeki koyu Badembükü ile ünlüdür.Pansiyonculuğun gelişmeye başladığı köyün mutfağında güveçte kuzu kapama, yoğurtlu katmer, lor böreği, patlıcan böreği, enginar dolması, kabak çiçeği dolması, fava, lor tatlısı, sündürme gibi yemek ve tatlılar ün yapmıştır.Parlak köyü yakınlarında ayrıca keklik üreme sahası da bulunmaktadır. Kaynak:Karaburun Belediyesi

Sazak Köyü:Parlak köyü sınırları içinde kalan Sazak Köyü, eşsiz manzarasıyla büyüleyicibir atmosfere sahip. Oldukça büyük bir köy olan Sazak Köyü’nde sizi önce Ege Denizi’nden esen rüzgarın sesi karşılar. Hemen karşısında ise Sakız Adası vardır.Sazak Köyü’nde eskiden 120 hane bulunurmuş. Bu 120 hanenin 100’ü Rumlara, 20’si Türklere aitmiş. Rumların ve Türklerin barış içinde yaşamını sürdürdüğü nadide köylerden biriymiş Sazak. Bunun en güzel örneği köyün içerisinde bulunan kilise ve cami kalıntılarıdır. Sazak Köyü terk edilmeden önce Razaki üzümü, şarabı ve pekmezi ile ünlüymüş. 1923 yılında, Yunanistan ve Türkiye arasında imzalanan nüfus mübadelesi ile Rumlar köyden ayrılmış. Köyde önce göç edenlerin arkalarında bıraktığı ev eşyaları sonra ise evlerin kapıları, pencereleri, kiremitleri, taşları yağmalanmış ve define avcıları tarafından talan edilmiş.Bölgede yaşanan depremlerden de olumsuz etkilenen bu güzel köy, günümüzde harabe görüntüsü almış.Sazak Köyü, bugüne kadar pek çok sanatsal etkinliğe imza attı. Bu etkinliklerden en fazla ses getireni ise İranlı def sanatçısı Sami Hosseini öncülüğünde kurulan ünlü ritm topluluğu Ahura’nın “Gafil Gezme Şaşkın” parçasına çekilen klip olmuştur.Kaynak:maikonak.com

Sarpıncık:1800’lü yıllarda kurulan Sarpıncık Köyü, Karaburun Yarımadasının batısında yer alır. Karaburun ilçe merkezine uzaklığı 12 kilometredir.310 rakıma sahip 45 haneli köyde 259 kişi yaşamaktadır. Köy halkı geçimini hayvancılık ve zeytincilikle sağlar.Köyün sahilinde kurulu olan ve toprak yol ile ulaşılan Sarpıncık Feneri, ilginç görünümü ile hem fotoğraf sanatçıları hem de trekking yürüyüşçüleri için görülmesi ve gidilmesi gereken yerlerden biridir. 1938 yılında inşa edilen fenerin çevresindeki, Ege Denizi’ne hakim yamaçlarda günbatımını izlemek ise bir ayrıcalıktır.Kaynak:Karaburun Belediyesi

Hasseki:Karaburun ilçe merkezine 12 kilometre uzaklıkta bulunan 140 rakımdaki 91 nüfuslu Hasseki yarımadanın bilinen en eski köylerinden biridir. Geçmişteki adı Hisarseki’dir. Kayıtlara göre Türk ve Rum halklarının birlikte yaşadığı ve o yıllarda Türkler’in çoğunluğu oluşturduğu nüfuslu göçlerle azalmıştır.Köyün ana geçim kaynağı zeytincilik ve hayvancılıktır. Denize kıyısı olması nedeniyle bölgede dalyan balıkçılığı da yapılıyor.Kaynak:Karaburun Belediyesi.

Gün içinde neler yaşadım merak ediyorsanız seyretmenizi tavsiye ederim.

Abone olursanız gezilerimden haberdar olursunuz,olmaz iseniz sağlık olsun.

Not:1-Gidilen yerleri,rotaları detaylı bilgileri www.safakomac.com (Şafak Yollarda) blog sayfamda bulabilirsiniz. 

2-Aşağıdaki linglerde aradığınız her şeyi bulabilirsiniz.
https://www.safakomac.com/
https://www.instagram.com/safakyollarda/
https://www.facebook.com/safakyollarda/
https://www.safakomac.com/rota/karaburun-2026-4-gun-kucukbahce-sarpincik-karaburun-balikliova/?doing_wp_cron=1773140133.6372859477996826171875
https://www.polarsteps.com/SafakYollarda/24381118-karaburun-2026?mode=track

Bereketli ve yağışlı geçen iki ayın sonunda cemreler düşmeye başlayınca hava tur için ideal hal aldı.Ben de fırsatı değerlendirmek hemde hamlığımı gidermek için yola çıkmaya karar verdim.Bölgemde bana en yakın hamlığımı atacak,kendimi test edecek yer olarak Karaburun Yarımadası coğrafyası ideal.Ben de formatımı bozmadan ve artık geleneksel hale gelen Karaburun 2026 Turuna mart ayının ilk günü başladım.

Geceyi Küçükbahçe'de geçirdim,Gece boyunca fırtına vardı,sabaha karşı etkisini azalttı.Sabahın ilk saatlerinde hareketimle birlikte Sarpıncık rampasını tırmanmaya başladım,tırmandıkça şiddetli rüzgar yerini şiddetli fırtınaya bıraktı.Fırtınaya karşı Salman,Parlak köylerini geçtim terk edilmişlerin diyarı Sazak köyünü uzaktan (2 km ) seyrettim.Yine şiddetli fırtına eşliğinde Sarpıncak'a vardım.Fırtınanın en etkili halini Sarpıncak-Hasseki-Küçükliman hattında hissettim.Bu iniş anında defalarca savruldum ama pes etmeden ve kazasız belasız Yeniliman' vardım.
Yeniliman-Karaburun yolunda otoban vari bir yolda rüzgarı sol önden yiyerek yol aldıktan sonra Karaburun-Mordoğan hattında zorlanmadan yol aldım.Mordoğan mı?, Balıklıova mı kamp yerim olsun derken 19:30 gibi Balıklıova'ya varıp kamp faaliyetine giriştim.

Salman:İlçe merkezine 24 kilometre uzaklıkta, denizden 150 metre yükseklikte 119 nüfuslu tarihi bir köydür.Köy halkı geçimini tarım ve hayvancılıktan sağlamaktadır.Keçi yetiştiriciliği gelişmiştir.Kaynak:Karaburun Belediyesi

Parlak Köyü: Boynak köyü olarak da bilinir,rakımı 230’dur. Köyün binaları geneldetaş evlerdir. Köy, 5 kilometre ötede sahil kesimindeki koyu Badembükü ile ünlüdür.Pansiyonculuğun gelişmeye başladığı köyün mutfağında güveçte kuzu kapama, yoğurtlu katmer, lor böreği, patlıcan böreği, enginar dolması, kabak çiçeği dolması, fava, lor tatlısı, sündürme gibi yemek ve tatlılar ün yapmıştır.Parlak köyü yakınlarında ayrıca keklik üreme sahası da bulunmaktadır. Kaynak:Karaburun Belediyesi

Sazak Köyü:Parlak köyü sınırları içinde kalan Sazak Köyü, eşsiz manzarasıyla büyüleyicibir atmosfere sahip. Oldukça büyük bir köy olan Sazak Köyü’nde sizi önce Ege Denizi’nden esen rüzgarın sesi karşılar. Hemen karşısında ise Sakız Adası vardır.Sazak Köyü’nde eskiden 120 hane bulunurmuş. Bu 120 hanenin 100’ü Rumlara, 20’si Türklere aitmiş. Rumların ve Türklerin barış içinde yaşamını sürdürdüğü nadide köylerden biriymiş Sazak. Bunun en güzel örneği köyün içerisinde bulunan kilise ve cami kalıntılarıdır. Sazak Köyü terk edilmeden önce Razaki üzümü, şarabı ve pekmezi ile ünlüymüş. 1923 yılında, Yunanistan ve Türkiye arasında imzalanan nüfus mübadelesi ile Rumlar köyden ayrılmış. Köyde önce göç edenlerin arkalarında bıraktığı ev eşyaları sonra ise evlerin kapıları, pencereleri, kiremitleri, taşları yağmalanmış ve define avcıları tarafından talan edilmiş.Bölgede yaşanan depremlerden de olumsuz etkilenen bu güzel köy, günümüzde harabe görüntüsü almış.Sazak Köyü, bugüne kadar pek çok sanatsal etkinliğe imza attı. Bu etkinliklerden en fazla ses getireni ise İranlı def sanatçısı Sami Hosseini öncülüğünde kurulan ünlü ritm topluluğu Ahura’nın “Gafil Gezme Şaşkın” parçasına çekilen klip olmuştur.Kaynak:maikonak.com

Sarpıncık:1800’lü yıllarda kurulan Sarpıncık Köyü, Karaburun Yarımadasının batısında yer alır. Karaburun ilçe merkezine uzaklığı 12 kilometredir.310 rakıma sahip 45 haneli köyde 259 kişi yaşamaktadır. Köy halkı geçimini hayvancılık ve zeytincilikle sağlar.Köyün sahilinde kurulu olan ve toprak yol ile ulaşılan Sarpıncık Feneri, ilginç görünümü ile hem fotoğraf sanatçıları hem de trekking yürüyüşçüleri için görülmesi ve gidilmesi gereken yerlerden biridir. 1938 yılında inşa edilen fenerin çevresindeki, Ege Denizi’ne hakim yamaçlarda günbatımını izlemek ise bir ayrıcalıktır.Kaynak:Karaburun Belediyesi

Hasseki:Karaburun ilçe merkezine 12 kilometre uzaklıkta bulunan 140 rakımdaki 91 nüfuslu Hasseki yarımadanın bilinen en eski köylerinden biridir. Geçmişteki adı Hisarseki’dir. Kayıtlara göre Türk ve Rum halklarının birlikte yaşadığı ve o yıllarda Türkler’in çoğunluğu oluşturduğu nüfuslu göçlerle azalmıştır.Köyün ana geçim kaynağı zeytincilik ve hayvancılıktır. Denize kıyısı olması nedeniyle bölgede dalyan balıkçılığı da yapılıyor.Kaynak:Karaburun Belediyesi.

Gün içinde neler yaşadım merak ediyorsanız seyretmenizi tavsiye ederim.

Abone olursanız gezilerimden haberdar olursunuz,olmaz iseniz sağlık olsun.

Not:1-Gidilen yerleri,rotaları detaylı bilgileri www.safakomac.com (Şafak Yollarda) blog sayfamda bulabilirsiniz.

2-Aşağıdaki linglerde aradığınız her şeyi bulabilirsiniz.
https://www.safakomac.com/
https://www.instagram.com/safakyollarda/
https://www.facebook.com/safakyollarda/
https://www.safakomac.com/rota/karaburun-2026-4-gun-kucukbahce-sarpincik-karaburun-balikliova/?doing_wp_cron=1773140133.6372859477996826171875
https://www.polarsteps.com/SafakYollarda/24381118-karaburun-2026?mode=track

38 3

YouTube Video VVVKX1lEbndrWmR0bl9CbS1lUWRLdUVRLjVnVmQwOVBsS1Jv

KARABURUN 2026 (Küçükbahçe-Sarpıncık-Karaburun-Mordoğan-Balıklıova)

Şafak Yollarda 796 views Mart 18, 2026 12:00

Bereketli ve yağışlı geçen iki ayın sonunda cemreler düşmeye başlayınca hava tur için ideal hal aldı.Ben de fırsatı değerlendirmek hemde hamlığımı gidermek için yola çıkmaya karar verdim.Bölgemde bana en yakın hamlığımı atacak,kendimi test edecek yer olarak Karaburun Yarımadası coğrafyası ideal.Ben de formatımı bozmadan ve artık geleneksel hale gelen Karaburun 2026 Turuna mart ayının ilk günü başladım.

Yalı'da gece durgun geçti sabahta ona keza durgun bir havaya uyandım.Sabah her zamanki gibi kalkıp rutin işlerimi yapıp Ildır tarafına yola çıktım.Yalı-Ildır arası düz bir yol sayılır.Ildır-Balıklıova arası biraz indi çıkt,Balıklıova -Küçükbahçe arası ise bol indi çıktılı bir coğrafya.Karaburun Yarımadasının batı bölümünden bahsediyorum,güzel bir rota, kendini test etmek isteyenler için ideal.Mimas,İris Gölü,Küçükbahçe köyü sizlere anlatacakalarım içinde.

İris Gölü:Yarımada’nın tek sulak alanıdır.Karaburun’a bağlı Küçükbahçe Köyü
sınırlarındaki İris Gölü, kuşların göç sırasında konakladıkları alanlardandır.
Küçük ak balıkçıl (Egretta garzetta), gri balıkçıl (Ardea cinerea), sarı kuyruksallayan (Motacilla flava) ve şahin (Buteo buteo) alanda görülür. Göl çevresinde bulunan kamış (Phragmites spp.), kofa (Juncus spp.) ve birçok bitki türü diğer canlılara ev sahipliği yapar. Ayrıca çevresinde ufak tepelik alanların bulunması da tür çeşitliliğini arttıran etkenlerdendir. İris Gölü özel mülkiyet arazisidir. Gölde sulama kanalları yapılması nedeniyle göl kurumanın eşiğine gelmiş ancak sonrasında bu çalışmalar durdurularak gölün tekrar doğal haline kavuşması sağlanmıştır.Kaynak:Visit İzmir

Bozdağ: Karaburun’un (eski adıyla Mimas), Yunan mitolojisinde de sıkça yer aldığını görmekteyiz. Homeros’un ünlü eseri “Oddysea”da Rüzgârlı Mimas (Windy Mimas) olarak geçen “Mimas Dağı”, bugün Bozdağ diye adlandırdığımız dağdır,Akdağ,Bozdağ’ın 1212 metre ile zirve noktasıdır. Bu dağın eskiden Mimas olarak adlandırılması, mitolojik tanrılarla savaşan devlerin başında yer alan ve tanrı Zeus’u çok zorlayan Mimas isimli devin, üzerine erimiş demir, çelik ve bakır dökülerek öldürüldüğü ve bir daha uyanmamak üzere söz konusu dağların altına gömüldüğü hikâyesine dayanmaktadır. Karaburun yarımadasının ne denli rüzgâr aldığı ve tarih boyunca bu rüzgarı kullanarak, sayısız değirmenler yapıldığı düşünülürse aradaki ilişki kolayca kurulabilir. Yakın bir gelecekte bu özelliğin, rüzgâr enerjisinden yararlanılarak elektrik üretilecek projelerin hayata geçirilmiş olması da bu ilişkinin günümüzdeki devamı niteliğindedir.Kaynak:T.C.Kültür ve Turizm Bakanlığı

Küçükbahçe: Yarımadanın Ege Deniz’ine dönük yüzünde bulunan bir köydür. Henüz sayfiyecilerin tam anlamıyla keşfetmediği bölge beton yapılaşmalardan uzak doğa ile içi içe bir Anadolu köyü görünümündedir.Güneye giden sahil yolunda Ildır’ı ve Çeşme’ye, kuzey giden yol ile Karaburun’a bağlanır.Yakınlarında bulunan 1212 metre rakımlı Akdağ, dağcılık ve kampçılık için idealdir.Bölge ayrıca av üretim sahasıdır. Beldenin başlıca geçim kaynağı mandalin, zeytin, enginar üretimi ve balıkçılıktır.Küçükbahçe Osmanlı döneminde Rum korsanların tehditleri nedeniyle iç kesimlerde, bir tepenin yamacında kurulmuştur. 1970’li yıllarda meydana gelen depremin ardından evlerin çoğu yıkılmış ve daha sonra yapılan evler sahile yakın yerlere inşa edilmiştir. Burada Denizgiren adı verilen yerleşim yeri oluşmuştur.
Küçükbahçe’de yaklaşık 750 kişi yaşamaktadır. 2 kilometrelik sahil şeridinin güzelliği nedeniyle bölgede yaz nüfusu artmaktadır.Kaynak:Karaburun Belediyesi.

Gün içinde neler yaşadım merak ediyorsanız seyretmenizi tavsiye ederim.

Abone olursanız gezilerimden haberdar olursunuz,olmaz iseniz sağlık olsun.

Not:1-Gidilen yerleri,rotaları detaylı bilgileri www.safakomac.com (Şafak Yollarda) blog sayfamda bulabilirsiniz. 
2-Aşağıdaki linglerde aradığınız her şeyi bulabilirsiniz.

https://www.safakomac.com/
https://www.instagram.com/safakyollarda/
https://www.facebook.com/safakyollarda/
https://www.safakomac.com/rota/karaburun-2026-3-gun-yali-ildir-kucukbahce/
https://www.polarsteps.com/SafakYollarda/24381118-karaburun-2026?mode=track

Bereketli ve yağışlı geçen iki ayın sonunda cemreler düşmeye başlayınca hava tur için ideal hal aldı.Ben de fırsatı değerlendirmek hemde hamlığımı gidermek için yola çıkmaya karar verdim.Bölgemde bana en yakın hamlığımı atacak,kendimi test edecek yer olarak Karaburun Yarımadası coğrafyası ideal.Ben de formatımı bozmadan ve artık geleneksel hale gelen Karaburun 2026 Turuna mart ayının ilk günü başladım.

Yalı'da gece durgun geçti sabahta ona keza durgun bir havaya uyandım.Sabah her zamanki gibi kalkıp rutin işlerimi yapıp Ildır tarafına yola çıktım.Yalı-Ildır arası düz bir yol sayılır.Ildır-Balıklıova arası biraz indi çıkt,Balıklıova -Küçükbahçe arası ise bol indi çıktılı bir coğrafya.Karaburun Yarımadasının batı bölümünden bahsediyorum,güzel bir rota, kendini test etmek isteyenler için ideal.Mimas,İris Gölü,Küçükbahçe köyü sizlere anlatacakalarım içinde.

İris Gölü:Yarımada’nın tek sulak alanıdır.Karaburun’a bağlı Küçükbahçe Köyü
sınırlarındaki İris Gölü, kuşların göç sırasında konakladıkları alanlardandır.
Küçük ak balıkçıl (Egretta garzetta), gri balıkçıl (Ardea cinerea), sarı kuyruksallayan (Motacilla flava) ve şahin (Buteo buteo) alanda görülür. Göl çevresinde bulunan kamış (Phragmites spp.), kofa (Juncus spp.) ve birçok bitki türü diğer canlılara ev sahipliği yapar. Ayrıca çevresinde ufak tepelik alanların bulunması da tür çeşitliliğini arttıran etkenlerdendir. İris Gölü özel mülkiyet arazisidir. Gölde sulama kanalları yapılması nedeniyle göl kurumanın eşiğine gelmiş ancak sonrasında bu çalışmalar durdurularak gölün tekrar doğal haline kavuşması sağlanmıştır.Kaynak:Visit İzmir

Bozdağ: Karaburun’un (eski adıyla Mimas), Yunan mitolojisinde de sıkça yer aldığını görmekteyiz. Homeros’un ünlü eseri “Oddysea”da Rüzgârlı Mimas (Windy Mimas) olarak geçen “Mimas Dağı”, bugün Bozdağ diye adlandırdığımız dağdır,Akdağ,Bozdağ’ın 1212 metre ile zirve noktasıdır. Bu dağın eskiden Mimas olarak adlandırılması, mitolojik tanrılarla savaşan devlerin başında yer alan ve tanrı Zeus’u çok zorlayan Mimas isimli devin, üzerine erimiş demir, çelik ve bakır dökülerek öldürüldüğü ve bir daha uyanmamak üzere söz konusu dağların altına gömüldüğü hikâyesine dayanmaktadır. Karaburun yarımadasının ne denli rüzgâr aldığı ve tarih boyunca bu rüzgarı kullanarak, sayısız değirmenler yapıldığı düşünülürse aradaki ilişki kolayca kurulabilir. Yakın bir gelecekte bu özelliğin, rüzgâr enerjisinden yararlanılarak elektrik üretilecek projelerin hayata geçirilmiş olması da bu ilişkinin günümüzdeki devamı niteliğindedir.Kaynak:T.C.Kültür ve Turizm Bakanlığı

Küçükbahçe: Yarımadanın Ege Deniz’ine dönük yüzünde bulunan bir köydür. Henüz sayfiyecilerin tam anlamıyla keşfetmediği bölge beton yapılaşmalardan uzak doğa ile içi içe bir Anadolu köyü görünümündedir.Güneye giden sahil yolunda Ildır’ı ve Çeşme’ye, kuzey giden yol ile Karaburun’a bağlanır.Yakınlarında bulunan 1212 metre rakımlı Akdağ, dağcılık ve kampçılık için idealdir.Bölge ayrıca av üretim sahasıdır. Beldenin başlıca geçim kaynağı mandalin, zeytin, enginar üretimi ve balıkçılıktır.Küçükbahçe Osmanlı döneminde Rum korsanların tehditleri nedeniyle iç kesimlerde, bir tepenin yamacında kurulmuştur. 1970’li yıllarda meydana gelen depremin ardından evlerin çoğu yıkılmış ve daha sonra yapılan evler sahile yakın yerlere inşa edilmiştir. Burada Denizgiren adı verilen yerleşim yeri oluşmuştur.
Küçükbahçe’de yaklaşık 750 kişi yaşamaktadır. 2 kilometrelik sahil şeridinin güzelliği nedeniyle bölgede yaz nüfusu artmaktadır.Kaynak:Karaburun Belediyesi.

Gün içinde neler yaşadım merak ediyorsanız seyretmenizi tavsiye ederim.

Abone olursanız gezilerimden haberdar olursunuz,olmaz iseniz sağlık olsun.

Not:1-Gidilen yerleri,rotaları detaylı bilgileri www.safakomac.com (Şafak Yollarda) blog sayfamda bulabilirsiniz.
2-Aşağıdaki linglerde aradığınız her şeyi bulabilirsiniz.

https://www.safakomac.com/
https://www.instagram.com/safakyollarda/
https://www.facebook.com/safakyollarda/
https://www.safakomac.com/rota/karaburun-2026-3-gun-yali-ildir-kucukbahce/
https://www.polarsteps.com/SafakYollarda/24381118-karaburun-2026?mode=track

47 9

YouTube Video VVVKX1lEbndrWmR0bl9CbS1lUWRLdUVRLjJLM1VoNHhvaGpn

KARABURUN 2026 (Yalı-Ildır-Küçükbahçe)

Şafak Yollarda 705 views Mart 16, 2026 18:34

Arşiv

Welcome Back!

Login to your account below

Create New Account!

Fill the forms below to register

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.