Çok inatçı bir yapıya sahibim,istediğim bir şeyin olması için hep şartları zorlamışımdır.
O istekler doğrultusunda planlamalarımı da gözden geçiririm.Alagöz Karargah Müzesi;hemen karşısında kamp yapmama rağmen iki defa üst üste gezememek bende hırs yaptı.Bu bölge için planlama yaparken Alagöz Karargah Müzesi’ni es geçmedim,programa koydum ve bu sefer işi iyice sağlama aldım,günü ve saati ona göre ayarladım ve muradıma erdim.Malıköy Tren İstasyonu Müzesi içinde tadilatta olmasına ve ziyaret yasağı olmasına rağmen gezdim.Arkadaş benden bahtiyarı var mı?.Bugün yine önemli bir yeri daha ziyaret edeceğim, inşallah orada da aksilik olmaz.Gönlüm rahat,huzurum yerinde artık Bozkırın Ruhu’nu işleyebilirim.
Fiziki coğrafyada kurakçıl otsu bitkilerden oluşan, sıcak ve ılıman iklimlerdeki ağaçsız ekolojik bölge olan Bozkır’da, Bozkırın Ruhunu bugün ve sonrasında yavaş yavaş,bazen de sert hissedeceğim.Bugün rotam Ankara ve Gölbaşı’nın güneyinden, Haymana’nın kuzeyinden geçip gidecek.Yolculuğumu,başıma gelenleri,nasıl bir rotada yol aldığımı merak ediyorsanız güne başlayalım derim.
2.Gün 02 Ağustos 2025 Alagöz-Beynam-Bala:
Geceyi malumunuz Alagöz Karargah Müzesi’nin tam karşısında muhtarlık kompleksinin önünde kamp yaparak geçirmiştim.Akşam başlayan yağmur saat 04:00’e kadar zaman zaman şiddetlenerek yağdı.Sabah ise yağmur yerini rutubetli ve sıcak bir havaya bırakmıştı.Sabah toparlanması sonrasında yandaki cami kameriyesine geçerek sabah kahvaltımı burada yaptım ve sonrada net toparlanma yaptım.
Alagöz Karargah Müzesi’nden Ayrılış.
Kahvaltı, toparlanma derken sabahın ilk saatlerinde yola çıkmaya hazırım.Alagöz Karargah Müzesi önünde günün anlam ve önemine binaen bir ayrılık fotoğrafı alarak yola çıktım.
Erken saatte Alagöz’den ayrıldım,hava bunaltıcı derecede sıcak,bunda gece yağan yağmurun büyük etkisi var.Günün ilk dakikaları ve günün ilk tırmanışı, 6 kilometrelik Hisarlıkaya tırmanışı oldu.6 kilometrelik mevzilde 900 rakımdan 1220 rakıma çıktım.Hisarlıkaya sonrası kısa bir iniş ile dere içine 1100 metreye indim ve sonra yine 6 kilometrelik bir tırmanış ile 1270 metreye çıktım.Sabah sabah bunaltıcı sıcakta bu tırmanış iyi gelmedi ama yapacak bir şey yok.Bu daha fragman, gerçeği öğleden sonra…..
Hallaçlı sonrası uzun bir iniş başladı,bu inişle birlikte Ankara bölgesinin bozkır havası da kendini göstermeye başladı.22 kilometrelik iniş ağırlıklı yolculukta Ankara-Niğde otobanının altından geçtim, Haymana yolunu yarıp geçtim ve Ankara-Adana yoluna vardım.
Ankara-Adana yolunu geçip Beynam yoluna saptım.Öğleden sonraki rotam bu yönde olacak.Beynam yoluna girmem ile birlikte eğimi fazla olmayan tırmanış başladı.
Yaklaşık 10 kilometre tırmandıktan sonra tekrar 1270 rakımlara ulaştım.Beynam girişinde
tır şoförünün buz gibi 1,5 litrelik suyu bana vermesi gerçekten günün en güzel anlarından biriydi.
Beynam Atatürk Tarih Ve Kültür Evi.
Beynam benim için çok önemli,burasını da rotama dahil etmemin bir nedeni var.Burada Atatürk Tarih ve Kültür Evi var.2019 yılında Ferdi Kızıl (Ferdimen) ile yaptığımız Ata Yolu-Kurtuluş Yolu projemizde gezmiştik, 2023 yılında benim yaptığım Ata Yolu projem de ise anahtarı muhtarda olmasına rağmen muhtarı tarladan getirememiştim.Bu sefer gezme niyetindeyim.
Beynam Atatürk Tarih Ve Kültür Evi.
Buraya gelmeden bir kaç gün önce geleceğim günü muhtara söylemiştim.”Gel ağabey hep açık,bende buradayım” demişti.Beynam’a vardım,muhtarla irtibata geçtim,hafta içi Belediye’nin görevlisi varmış,hafta sonu çalışmıyormuş.Anahtarın biri onda biliyorum o yüzden ”Sen aç o zaman” dedim.Ankara’da olduğunu söyleyince burayı yine gezemeyeceğim aşikar oldu.Ama burası hakkında bilgiyi sizlerle paylaşmadan buradan ayrılmayacağım.
Beynam: Ankara ilinin Bala ilçesine bağlı bir mahalledir.Ankara-Bala karayolu üzerinde bulunan köy, eski yerleşme yerlerindendir.Mustafa Kemal Paşa, Milli Mücadele yıllarında Sivas’tan Ankara’ya “Heyet-i Temsiliye” ile birlikte gelirken, 26 Aralık 1919 gecesi bu köyde konaklamıştır.Yine Milli Mücadele yıllarının Ankara’ sında önemli bir yere sahip olan “Beynamlı Hacı Mustafa Efendi”, bu köyde doğmuştur. İlçeye uzaklığı 33 km. Ankara’ya 38 km olup, 1.191 nüfusludur. “Atatürk Evi Müzesi”, Sağlık Ocağı ve İlköğretim Okul’ u vardır. Tarım ve Hayvancılık (Besicilik) yapılır.Kaynak :Bala Belediyesi.
Beynam Atatürk Tarih Ve Kültür Evi:Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara’ya ilk gelişinde 26 Aralık 1919 gecesi Bala İlçesi’ne bağlı Beynam Köyü’ nde konakladığı evin bakımsızlıktan çökmek üzere olduğu 26 Ağustos 2004 tarihinde basından öğrenilmiştir.
Ulu Önderin hatırasını yaşatmak amacıyla; TSK Güçlendirme Vakfı tarafından, harap haldeki tarihi ev eski haline uygun şekilde yeniden inşa edilmiş, çeşitli kurumlarla koordine edilerek bir tarih ve kültür evi olarak düzenlenmiş, BEYNAM ATATÜRK TARİH VE KÜLTÜR EVİ adı altında 26 Aralık 2004 tarihinde halkımızın ziyaretine açılmıştır.Ankara Valiliği Defterdarlık Milli Emlak Dairesi Başkanlığı tarafından 11 Ekim 2005 tarihinde Bala Belediye Başkanlığı adına tahsis edilen evde her yıl 26 Aralık günü Bala Belediye Başkanlığı tarafından Anma ve Kutlama Töreni yapılmaktadır.Kaynak:Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı
Şehitler Çeşmesi.
Beynam’da istediğimi elde edemedim,bu hiç iyi olmadı.Öğle vakti olduğundan yoğurt destekli bir şeyler atıştırarak Beynam’ın ilerisinde bulunan Şehitler Çeşmesine hareket ettim.Orası kurtarıcı olur ve güzelce duş alırım dedim ama nafile su akmıyor, kurumuş.Anadolu Bozkırının gerçeğine hoş geldin Şafak.(Fotoğraf 04 Ağustos 2023
yılında tarafımdan, gürül gürül akarken çekilmiştir).
Şehitler Çeşmesinden itibaren 8 kilometrelik inişle daha önceden de bildiğim Çavuşlu sapağındaki A-101’e attım kendimi.Dışımı serinletemiyorsam içimi serinletirim.Ayran bunun için en iyi çözüm,iki büyük boy bardak ayran içimi buz gibi yaptı.Soğuk su takviyesi de yaparak günün son tırmanışı için hazırlık yaptım.
Bala.
Tolköy’e kadar inişim Tolköy sonrası 10 kilometrelik tırmanış ile 1320 rakımdaki Bala’ya kadar sürdü.Bu tırmanış hem günün sonuna denk gelmesi hem de yorgunluk belirtisi başlamasından dolayı gerçekten de sıkıcıydı,sıkıcı olmayan bir tarafı ise kamp yerini daha ilçe merkezine girerken ayarlamam.Ben önce Bala’dan bahsedeyim sonra kamp ve diğer şeylerden söz ederim.
Bala:Ankara’nın güneyinde yer alan ilçe, doğusunda Kırşehir iline bağlı Kaman ilçesi ile Kırıkkale iline bağlı Karakeçili ilçesi, batısında Haymana ve Gölbaşı ilçeleri, güneyinde Şereflikoçhisar ilçesi ve kuzeyinde Elmadağ ilçesi ile çevrilidir. İlçe merkezine ve Ankara’ya 35 kilometre uzaklıkta yer alan ve Orman Bakanlığınca Milli Park haline getirilen Beynam Ormanları hem ilçenin hem de ilin önemli mesire yerleri arasındadır. Bitki örtüsü çamdır. Milli Park olduğundan içinde piknik masaları ve piknik ocakları yer almaktadır. Ankara’ya yakınlığı ve diğer imkânları ile hafta sonu tatilleri için ideal bir dinlenme alanıdır. İlçe merkezine 40 kilometre, Ankara’ya 110 kilometre uzaklıkta yer alan Kesikköprü Barajı civarında piknik yapılabilmekte, yüzülebilmekte ve sandalla gezinti yapılmaktadır. Baraj gölüne gitmek için ilçe merkezinden geçen devlet yolu kullanılmaktadır.Kaynak:T.C. Ankara Valiliği
Bala:Türk siyaset hayatında fazla bilinmeyen bir yönüyle önemli bir yere sahiptir. Mustafa Kemal Atatürk, Bala milletvekilidir. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk 26 Aralık 1919 Cuma günü hareketle Keskinlilerin koruma ve gözetiminde İğdebeli-Köprüköy yolu ile Bala’ya gelinmiş, Üçem ve Aşıkoğlu köylerinde dinlenmiş köylülerin fikirlerini almış vaktin geç olması ve bölgenin Ormanlık olmasından dolayı Keskinli süvarilerle geceyi Beynam köyünde geçirip ve 27 Aralık 1919 da Dikmen sırtlarından Ankara’ya girilmiştir. Cumhuriyet kurulduktan sonra Ulu Önder milletvekilliğini Bala’dan koymuştur. Kaynak:Bala Belediyesi.
Akşam 19:00 sıraları Bala ilçe merkezine girmek üzere iken sol yanımdaki park dikkatimi çekti.Park hemen Belediyenin Park ve Bahçeler Müdürlüğünün bitişiğinde, nöbetçi görevli arkadaş ile görüştüm,belediyeninmiş, ”o zaman gece kalmam da sakınca olmaz’ dedim.Haber verip,izni de kopardıktan sonra ilçe merkezine geçip akşam ve sabah için tüm gerekli nevaleleri alıp doğruca tekrar parkın yolunu tuttum.
Bala Kampı.
Parkta şu an kimse yok ama ilerleyen zamanda ya aileler olursa telaşıyla arayışa girdim.Önce hızlıca çadırı kurdum,sonra da çeşmesi olmayan ama sulama sistemi hortumları dışarıda olan ekipmandan bir hortumu kelepçesinden söktüm.Al sana duş sistemi,ortalarda hazır kimse yokken hızlıca duş işlemini de hallettim.Giyindim,şimdi her şeye hazırım.Bu arada rüzgar dün akşam ki gibi şiddetlenmeye başladı, rüzgara aldırış etmeden kameriyelerin birinde yemeğe başladığımda da bir iki aile ve kadınlar parka teşrif etti.Duş için iyiki elimi çabuk tutmuşum deyip kendime aferin dedim. Gece karanlığı ben yemeğimi yerken çöktü,akşam 22:00 sıralarında da park bana kaldı.Eh ben de attık uyumalıyım, yarın yorucu bir gün beni bekliyor.Bugün,Alagöz hareket ile iki defa tırmanış yapıp Beynam’a ulaştım,Beynam Atatürk Tarih Ve Kültür Evi gezim de gerçekleşseydi iyi olacaktı ama olmadı,kısmet.Bala tırmanışı ile final yapıp günü sonlandırdım.Yarın,Bozkırın derinliklerine dalıp Bozkırın Ruhunu iyice hissedecek,Kızılırmak ile haşır neşir olacağım.Takip eden, merak eden,ilgi duyan benimle kalır.
2.Gün 02 Ağustos 2025 Alagöz-Beynam-Bala:76 km
BOZKIRIN RUHU (2.Gün Alagöz-Beynam-Bala)































Discussion about this post