Bozkır veya Step: Fiziki coğrafyada kurakçıl otsu bitkilerden oluşan, sıcak ve ılıman iklimlerdeki ağaçsız ekolojik bölge. Bozkır iklimi terimi , bir ormanı destekleyemeyecek kadar kurak, ancak çöl olabilecek kadar da kurak olmayan bölgelerde karşılaşılan yarı kurak bir iklimi ifade eder. Bozkırlar genellikle yarı kurak veya karasal bir iklimle karakterize edilir.
Kısa bir anlatımla Bozkır böyle bir şey. Şafak bugüne kadar bozkırları bol bol gördü,bu sefer Bozkırın Ruhu’nu yaşamaya niyetli,ne diyelim hayırlı olsun demekten başka deyip turumun içeriğine geçeyim.
Anadolumuzun bozkırlarında gezdiğim gördüğüm yerlerle birlikte hiç gezip görmediğim yerlerde var.Bunların birleşimlerini ara ara yapıyorum.Bu turumda ona benzer bir şey ama genelde bozkır ağırlıklı.Bozkır şartlarında nasıl yol alınır,ne yapılır, nasıl nerede kalınır,ne yenir ne içilir zamanla bu benim uzmanlık alanım oldu.Rota düzenlemesi yaparken turuma önceleri çeşitli isimler yakıştırdım ama rotanın % 90’nı bozkırın ortasında olan rotaya Bozkırın Ruhu’ndan başka bir ismi bir türlü oturtamadım.Ve ortaya Bozkırın Ruhu çıktı,gerçek anlamda bozkırı yaşayabilmek için o ruhu iyi anlamak gerek.Ben işte bu turumda o ruhu bütünüyle yaşayacağıma inanıyorum.Kimilerine bu düşüncem ters gelebilir,varsın gelsin. Bisiklet turculuğu sadece sahillerde fink atmak değil,doğanın her koşullarında, zorluklarında yol alabilmektir.Konu kısaca anlatıldığına ve anlaşıldığına göre bu kadar giriş yazısı bence yeterli,şimdi sıra Bozkırın Ruhu’nu yaşamaya geldi.
Yaz döneminde Çandarlı’da ikamet ettiğimden bu turum için Çandarlı otogarında
otobüs gelmeden önce konumumu aldım. Akşam saat 21:00 kalkışlı Anadolu Ulaşım
Sabah 06:30 gibi Ankara Aşti’ye otobüsümüz sorunsuzca vardı.Bisikletimi ve
çantalarımı bagajdan indirip montaj işlerini yaptıktan sonra Aşti’den ayrıldım,yönümü Eskişehir istikametine çevirdim,bu gün o istikamete gideceğim.Niye o istikamete gittiğimi
Bağlıca bölgesine geldiğimde ise yolun iç bölgesinde bulunan sabahın sessizliğini
barındıran parka girdim.Önce ufak çaplı kahvaltı yaptım sonra da kahvemi demleyip
Eskişehir yolundaki yolculuğumu trafiğin yoğun olması nedeniyle seri yapmaya
çalışırken Yukarı Yurtçu köyü bölgesinde bulunan A-101’den birşeyler alıp yoluma
devam ettim.Şimdi artık hedefe az bir yolum kaldı.
Sanırım tabelayı gördükten sonra konuyu anlamışınızdır.Eskişehir yolunda yoğun
trafikle beraber 40 kilometre kadar yol aldıktan sonra Alagöz sapağındayım.Bugün ilk gezimin merkezi Alagöz Karargah Müzesi olacak, o yüzden Alagöz köyüne doğru gidiyorum.
Alagöz Karargah Müzesini ilk defa 2018 yılında İstiklal Yolundan Zafer Yoluna projemde gezmiştim. 2020 yılında Ferdi Kızıl (Ferdimen) ile yaptığımız Zafere Giden Yol projemizde covid yasakları dolasıyla gezememiş,2024 yılında ise benim yaptığım Zafere Doğru projem de geç kaldığım ve ertesi günü kapalı olduğundan gezememiştim.Yıl 2025, ne pahasına olursa olsun gezmeye niyetliyim.
Tura çıkmadan önce kapalı olduğu günleri telefon ile öğrenip gezimi açık olduğu güne
denk getirerek yola çıktım.Kapısına varınca da telefon edip zaten görevlisi köyde olan
Alagöz Karargah Müzesi’ni açtırıp gezmeye başladım.İçeride fotoğraf ve film çekimi yasak olduğundan (2018’de serbestti) maalesef sizlerle karargahın içi ile ilgili paylaşımda bulunamayacağım, sadece alt metinde Alagöz Karargah Müzesi hakkında bilgiyi severek paylaşıyorum.Burayı gezmeyi sizlere şiddetle tavsiye ederim.
Alagöz Karargah Müzesi:Alagöz Köyü, Ankara Polatlı yoluna 4 km’lik tali bir yolla bağlıdır. Yol ayrımı Ankara’ya 36 km, Polatlı’ya 31 km uzaklıktadır. Mevki olarak Malıköy tren istasyonunun yaklaşık 9 km güney doğusunda bulunmaktadır. Bugün, 45 hane ve 285 nüfuslu olan Alagöz Köyü o tarihte birkaç binadan ibaret küçük bir çiftlik idi. Alagöz Köyü, Sakarya Meydan Muharebesi sırasında Türk Orduları Başkomutanlık Karargah binasına sahip olmakla övünür. Bu köyün halkından, Türkoğlu Ali Ağa’ya ait çiftlik evi karargah olarak kullanılmıştır.
Alagöz Köyü yakınında Türkoğlu Çiftliğinin sahiplerinden Şerafettin Türkoğlu ile Mahmut Türkoğlu tarafından hibe edilen bu ev, Türk İstiklal Savaşı’nın şanlı sayfaları arasında yer alan Sakarya Meydan Muharebesi’ nde Türk Ordularına, onun kahraman Başkomutanına karargah vazifesi görmüş, Başkomutan Mustafa Kemal, Sakarya Muharebelerine ait buhranlı ve sevinçli bilgileri bu karargahta almıştır. Atatürk 23 Ağustos’tan 13 EYLÜL 1921 tarihine kadar 22 gün, 22 gece aralıksız devam eden savaşın büyük bir bölümünü bu binadan idare etmiş, bütün planlarını burada hazırlamış, tarihi kararlarını burada vermiştir.
Sakarya Savaşı’nın bitiminde bina sahipleri olan Ali Türkoğlu ve oğullan tarafından 1965 yılına kadar ev olarak kullanılmış, 1965 yılında bina varisleri tarafından Milli Eğitim Bakanlığı’na devredilmiştir.
1967 yılında Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne bağlı Anıtkabir Müze Müdürlüğü’ne devredilerek binanın onarımı yapılmış ve müze haline getirilmesi sağlanmıştır. Müze haline getirilen bina 10 KASIM 1968’de Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay (1966-1973) tarafından törenle açılmıştır.
Aziz Atatürk’ün ebediyete intikalinin 30’uncu yılında müzenin açılışı dolayısıyla yapılan tören, Atatürk’ün Alagöz Köyünde karargahını kurduğu 1921 yılından beri İkinci müstesna olay olarak kabul edilmektedir.
Karargah Müzesi binası, 1 MART 1982’de Genelkurmay Genel Sekreterliği’ne bağlı Anıtkabir Komutanlığı’na devredilmiştir. Bina, 2 katlı ve 12 odalıdır. Kaynak:www.anitkabir.tsk.tr
Alagöz’e öğleye yakın varmıştım,Alagöz Karargah Müzesi gezimde öğle vakti oldu.
Gezim bittikten sonra planlamamda Malıköy ve sonra tekrar burası var.
Malıköy’e gitmeden önce cuma vakti olduğundan karargahın hemen karşısında
bulunan camide cuma namazını da kılıp Malıköy’e öyle hareket ettim.
Cuma namazından sonra Alagöz’den 10 kilometre ilerideki Malıköy’e geçtim.
Malıköy Tren İstasyonu Müzesi’ne vardığımda görevliler tarafından tadilatta olduğundan gezemeyeceğim söylendi ama durumumu ve isteğimi görünce iltimas geçtiler.
”Ağabey sen uzun yolcuya ve bu konulara meraklı birine benziyorsun senin için kurallar bazen görmezden gelinebilir,gel gönlünce gez” dediler.Böylece benim gezimde başladı.
Malıköy.
Araya pek girmeyeceğim,sadece gezimin başında Malıköy ve Malıköy Tren İstasyonu Müzesi hakkında bilgilendirme yapıp kültür gezimizi hep beraber yapalım.
Malıköy:Ankara – Eskişehir güzergahı üzerinde bulunan Malıköy, Polatlı İlçesi’ne bağlı bir yerleşim merkezidir. Tarihi bilgi ve belgeler incelendiğinde, burada bulunan demiryolu istasyonu, Sakarya Meydan Muhaberesi’nin destansı mücadelesinin geçtiği bu bölgede, milletimizin kaderini etkilemiş stratejik bir istasyonumuzdur.
Malıköy Tren İstasyonu Müzesi: Genelkurmay Başkanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü’nün işbirliği ile yapılan ve 01 Haziran 2008 tarihinde müze olarak kültür hayatımıza kazandırılan Malıköy İstasyonu.Komuta merkezinden sonra en önemli üst olan Malıköy İstasyonu, Sakarya Meydan Muharebesi’nin tüm ihtiyaçlarını karşılayan ve yaralı askerlerin ilk müdahalelerinin yapıldığı yer olmuş ve savaş esnasında revir, askeri mühimmat ve lojistik merkezi ile askeri uçak pisti olarak kullanılmıştır.
Müze, 5 bin 713 şehit adına yapılan şehitlik anıtı, Mustafa Kemal Atatürk’ün sivil giysili anıtı, TCDD tarafından onarılan ve Sakarya Meydan Muharebesi sırasında kullanılan 1897 tarihli Alman yapımı lokomotif ile 1909 tarihli Alman yapımı vagon, o zamanki uçakların aslına uygun yapılan 2 uçak ile istasyon binasından oluşmaktadır. Tren ve uçakların bulunduğu bölümler, uçak ve tren sesleri eşliğinde gezilmektedir.
Kurtuluş Savaşı’nın heykellerle ve görsel materyallerle temsil edildiği müzede, o dönemde kullanılan demiryolu malzemeleri de sergilenmektedir.Kaynak:TCDD Malıköy Tren İstasyon Müzesi
2020 yılında Ferdi Kızıl (Ferdimen) ile yaptığımız Zafere Giden Yol projemizde covid yasakları nedeniyle gezememiş,2024 yılında Zafere Doğru projemde ise vakti kaçırmıştım.2025 yılı, yani bugün Malıköy Tren İstasyonu Müzesi’nde kapsamlı bir gezi yaptım, benim için çok faydalı oldu.
Malıköy Tren İstasyonu Müzesi gezi sonrası Malıköy’de eksik nevalelerimi alıp tekrar Alagöz’e geçtim,bu gece burada kalacağım.Karargah Müzesi karşısında bulunan caminin bahçesinde şahsi temizlik işimi yaptım ve kameriyesinde de akşam yemeğimi yedim.
Artık çadırı kurma vakti geldi.Alagöz Karargah Müzesi karşısında bulunan köy muhtarlığı kompleksinin bulunduğu yere çadırımı şiddetli rüzgarla beraber kurdum.Geceyi burada geçireceğim.
Alagöz Gecesi.
Aynı yerde,aynı şekilde çadırımı kurup gecelediğim 4’ncü kez olacak.Atamdan izler taşıyan binanın karşısında gecelemek inanılmaz bir duygu.Hava karardı, sakin olan köy iyice sakinleşti,ben ve ara ara şiddetlenen rüzgardan başka sanki kimseler yok.Sandalyemi sütunun dibine çekip sırtımı sütuna yasladım, karargahın ışıklar altında nasıl göründüğünü seyrediyorum.Gece uzun, bir şekilde oyalanmak gerek, soğuk çay ve çerez desteği ile radyomdaki müzik beni oyalamaya yetiyor bile.Şiddetli rüzgar artık yerini hafif yağmura bıraktı,konumum itibari ile yağmur beni etkilemiyor aksine, yağmurun sesi geceye başka bir hava katıyor.Bu şekilde uykum gelinceye kadar dışarıda oyalandım, sonra çadırımın sıcaklığına daldım.Gecenin ilerleyen saatlerinde yağmur şiddetini iyice arttırdı,uzun uzun yağdı.Merak etmeyin çadırımı iyi gerdim içeri su almaz.Bozkırın Ruhu Turumda bugün birinci gün,ilk günü özellikle son yıllarda gezemediğim ama içimde uhdesi olan Alagöz Karargah Müzesi ve Malıköy Tren İstasyonu Müzesi’ne ayırdım.Çok keyifliydi ve çok mutlu oldum.Yarın ikinci güne uyanacak ve Bozkırlardaki yolculuğumuz devam ederken bir önemli yere daha uğrayacağım.Merak eden,ilgi duyan, takip eden ben de kalsın deyip sabaha görüşmek üzere diyelim.
1 nci Gün 01 Ağustos 2025 Ankara-Malıköy-Alagöz:71 km
BOZKIRIN RUHU (1.Gün Ankara-Malıköy-Alagöz)











































Discussion about this post